FANDOM


www.silifkecatak.com

ÇATAK

Dört tarafı çevrilidir dağlarla,

Övünülür suluktaki bağlarla.

Yüksek yayladır, 1200 m rakım,

Burada yaşamakla övünmek hakkım.


Silifke’ye ve Mut’a 64 km dir uzaklık,

Yün eğrilir, atkı, çorap ve kazaklık.

Toros dağlarının eteğinde,

Bal dolar yazın peteğinde.


Çınarlar, kavaklar, kaysılar, dutlar,…

Çatak’ta asla tükenmez umutlar.

Öz’ünde erik, elma; bağında üzüm,

Çataklılar benim iki gözüm.


Kışın iledin dağında kurtlar uluşur,

Aşıklar bağda bahçede buluşur.

Müzmin bekar İhsan Çavuş, Suluk’ta domuz bekler,

Domuzdan da çok korkar, tam atacakken tüfek tekler.


Setter’i var, Cofili’si var, Badır’ı var,

Ham çökelekle sıkma sıkılan kıldan çadırı var.

Arab’ı var, Laz’ı var, saz’ı var,

Serin serin yaylası var, yazı var.


Fındık Ziya’sı, Gök Ziya’sı, Kılay’ı var,

Morkulağı, Ton Ömer’i, Keş’i var.

Tânı, hangırdâ derler, bir de ANNÂÂ!...

Gittim geldim, bâcı, derler sana.


Ne güzel de oynar, emmim cümücek,

Hep güler, ömür boyu da gülecek.

At’a, eşeğe konan üvez, kan sever,

Baki Kemal’e Çatak’ta derler Cansever.


Selahattin Oğuz’un en sevdiği yemek,

Annesinin pişirdiği paparası,

Senede on iki pijama eskitir,

Yeni pijama almaya gider tüm parası.


Meşhurdur pancar ve pekmez,

Lezzetli ve bereketli, enerji bitmez.


Pancarı yerler, yazın yaşını kışın başını,

Seveyim Çatağın toprağını taşını.


Misafir pancarlı kavurma yiyor, demiş ki;

Çataklıyı kandırdım, kavurmayı kaşıkla ittim,

Pancarı yedim tabak tabak,

Pancar, kavurmaya tercih edilir mi? Alâabak.


Gençler güreşir, kuzular meleşir,

Çatağa gelen gitmez, imam gibi yerleşir.

İtler cirit atar, eşekler çitme,

Eşref Koçak kısacık, sanki yerden bitme,

Erdemli’ye yerleşenlerin yarısı da Çatak’tan gitme.


Başoluğun suyu serin serindir,

Saddam Hüseyin’in oğlu bekçi Kerimdir.

Değirmenin arkasında yaşar Sürmeli,

Gidip de temizliğini bir görmeli.


Mutulusu var, Nasıflısı var, Sofusu var,

Bana sitem etmeyin, siz Çatağ’ın gülüsünüz dostlar.

Rittirisi var, Donkisi var, Nazlısı var,

Çataklıya saz gereksiz, kapı gıcırtısına oynar.


Savcı der ki; “Yi kı yii, Bi datlı.”

Çatağın insanı hakikaten pek tatlı.

Bedri Koçak, Çatağın mahalli sanatçısı,

Bizim Hüdaver de meşhur lokanta aşçısı.


Çatağın meşhur yemeği dörtköşe pilav,

Topalak ile Yahnisulu,

Dede Alinin evinin yanında,

Tek başına yaşar Maralı Culu.


Çatağın vardır iki tane,

Meşhur ağası.

Enver uysala derler davar ağası,

İbrahim uysal hocama da derler, hıyar ağası.


Arnavut Halil’in başında poşu,

Sırtında pardösü yaz kış eksik olmaz.

Aman Behçet Taş’ın diline düşmeyin,

Ağzından çıkanı kulağı duymaz.


Arif Can Halil’e bakın,

Ne de güler keleş keleş.

Hala anlayamadım,

Niye derler Halil Beleş.


Jandarma çavuşuyum,

Yol verin savuşayım,

Beni TEMBEL sanmayın,

HASTA’nın karısıyım.

Zengini var, Paşası var, Sarısı var,

Avluda püsküllü püsküllü darısı var,

Çoban Ali’nin evinin arkasında,

AYDOĞDU KARISI var.


Niyazi Çavuş Ömer, sempatik ve tatlı adam,

Önüne gelen herkes takılır.

Özellikle hakkı hocam, Ünsal emmi,

Ve İmam tarafından tadına bakılır.


Kırağı çalmaz acı patlıcanı,

Yumdukça gözünde döker mercanı,

Burnu fındık, ağzı kahve fincanı,

Kızdırma Mutulu Kazımı, sövmek ister canı.


Seni sevmek suç mu bana?

Ağlıyorum yana yana,

İnşaat yaptıracak isen,

Duvarını ördür ERBAKAN’a.


İdris emmiye derler, YARISI DELİ,

Kızınız erken evlenir, değerse İŞTAHLI’nın eli.


Bana diyorlar ki, “Hocam senin memleketin nire?”

Çatak’ta Muhsin Çavuşun karısına derler PİRE.


Denizdeki meddücezir olayına derler GEL-GİT,

Çatakta Nuri İbrahime derler KİRKİT.


Temel ile Dursunu denizde görürsünüz daima kayıklı,

Çatakta Servet Döndü’ye derler BIYIKLI.


Arap Mustafa vermeyi unutmuş atın eşeğin yemini,

Unuttum sanmayın, Gardiyan Hasan’la ZAL EMİNİ.


Pancarın iyisi el ile kolayca sökülür,

Fikri eniştenin iki dalının arasına iyi yemek dökülür.


Hocam sen neler neler dedin,

İstirham ediyorum, hakkınızı helal edin.


Yüzünüz gülücük, kalbiniz iman, eviniz bereketle dolsun,

Bizi affeden de, affetmeyen de sağ olsun.


İyi günde kötü günde, hastalıkta sağlıkta,

Varlıkta darlıkta daima olun kol kola,

Sürçi lisan eyleyip de bir hatamız oldu ise affola.


GÖZCÜ der ki; Sözlerime birkaç kelime daha eklerim,

İSTİRHAMLA, HAYIR DUALARINIZI BEKLERİM.


“Arkamızdan âh ve vâh bırakmayalım,

Baki olan gök kubbede hoş bir sedâ bırakalım”.

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.