FANDOM


Bakınız

Şablon:İHLbakınız d


İHL İHL/Burs İHL/Spor lisesi İHL/Fen Lisesi (Kaymakam Eyup Sabri Kartal'ın proje önerisidir) İHL/Sosyal Bilimler Lisesi İHL/Anadolu Lisesi Anadolu İHL İHL/Süper Lise Super İHL Uluslararası İmam Hatip Lisesi Uluslararası İmam Hatip Lisesi Projesi Uluslararası Software İmam Hatip Lisesi Uluslararası Software Din Eğitimi Lisesi Projesi
İmam Hatip Lisesi İmam Hatip Okulu İmam Hatip Lisesi İmam Hatip Ortaokulu
Proje İmam Hatip Lisesi Sosyal Bilimler Lisesi İmam Hatip Liseleri İlahiyat Fakülteleri İslam Enstitüleri
Din eğitimi Din Eğitimi Genel Müdürlüğü
ABD de İHL'ler Din Eğitimi Genel Müdürlüğü 2 adet açtı. 2008 de
BİHMED Bursa İHL Mezunları Derneği http://www.bihmed.org.tr Başkan: Halil Eldemir Necmetin Şenocak Bursa BŞB GS yardımcısı Bursa milletvekilleri 7/11 İHL'leli Din Eğitimi Çalıştayı Bursa Din Eğitimi Çalıştayı
Numan Kurtulmuş
İmam Hatip Kadroları Dağıtımında Sıralama Kurulu
İmam Hatip
İmam Hatip
Belçika Uluslararası İHL
1.İHL Çalıştayı (E.S. Kartal'ın ev sahipliğinde ilk fen ve sosyal bilimler hatta spor lisesi proğramı uygulayan ihl ler olmalı önerisi, çalıştaya damga vurmuş ve sonrada bu öneri tahakkuk etmiştir. Şablon:İHL

Wikipedia-logo-tr
Vikipedi'den İHL ile ilgili bir şeyler var.
Eyup Sabri Kartal - Din Öğretiminde Yeni Teknikler - Koç İlköğretim Okulu

Eyup Sabri Kartal - Din Öğretiminde Yeni Teknikler - Koç İlköğretim Okulu

Eyup Sabri Kartal - Din Öğretiminde Yeni Teknikler - Koç İlköğretim Okulu

Bakınız

Şablon:Din eğitimi d


Din eğitimi Din öğretimi
İmam Hatip Lisesi İHL İmam Hatip Ortaokulu
İHO İmam Hatip Okulu
Bursa'da İmam Hatip Lise ve Ortaokulları
İmam İmame İmamet İmamet-i suğra İmamet-i kübra Namaz kıldırma memuru
Hatip
Hitap Kıraat Okuma Tilavet Söyleme Söylenme Dedi kodu Konferans Nutuk Bağırma Azar Tedip Tahkir
Hatap
Hutbe Vaaz
Vaiz
Müzezzin Kayyum Müftü
Cumhuriyet döneminde din eğitimi Din Öğretimi Genel Müdürlüğü [1] Din Öğretimi Genel Müdürü DÖGM/Eğitim Politikaları Grup Başkanlığı DÖGM/Programlar ve Öğretim Materyalleri Grup Başkanlığı DÖGM/Uluslararası Dini Eğitim Grup Başkanlığı DÖGM/İzleme ve Değerlendirme Grup Başkanlığı
DÖGM/Özel Büro
Osmanlı'da din eğitimi
DKAB DEĞİTEK 1.İHL Çalıştayı

Din Öğretimi Genel Müdürlüğü İHL 1

Din Öğretimi Genel Müdürlüğü İHL 1. Çalıştayı Açılış

İlk İmam Hatip Okulu nasıl açıldı?

26.11.2014

Üstad Ali Ulvi Kurucu'nun hatıralarında ilk İmam Hatip Okulu'nun kuruluş hikayesi de yer aldı. İşte Celal Hoca'nın tarihe adanan gayreti:

M. Ertuğrul Düzdağ tarafından kaleme alınan Ali Ulvi Kurucu'nun hatıralarının 4'üncü kitabında ilk İmam Hatip Okulu'nun kuruluş hikayesi de yer aldı.

Merhum Üstad Ali Ulvi Kurucu'nun merhum Celâl Hoca'nın (Celalettin Ökten) ağzından aktardığı ilk İmam Hatip Okulu'nun 'tarihe emanet edilen' hikayesi oldukça çarpıcı...

İmam Hatip mücadelesinde Celâl Hoca'nın yanı sıra dönemin Maarif Vekili (Milli Eğitim Bakanı) Tevfik İleri ve Başbakan Adnan Menderes'in de gayretleri dikkat çekiyor.

İşte "Ankara'da bir ay süründüm" diyen Celâl Hoca'nın ağzından aktarılan göz yaşartıcı hikaye:

"İMAM HATİP OKULLARI İÇİN NASIL İZİN ALINDI?"

Celâl Hoca merhum, hak yolunda mücadeleci, azimli, kararlı bir insandı. İmam Hatip Okulları'nın Türkiye'de ilk açılışı onun azmi ve ısrarı sayesinde, lütf-i İlâhî'nin tecellisi ile olmuştur, dersek mübalağa etmiş olmayız.

Bu bahsi fakir, kendisinden, muhtelif zamanlarda dinlediğim şekilde, tarihe emanet etmek isterim. Esasen bu hadiseye ve safhalarına şahit olmuş bulunan herkesin, bildiğini yazması da vicdanî, dinî ve tarihî bir borç hükmündedir...

İşte Celâl Hocamızın Ankara'da Tâlim Terbiye Kurulu'ndan İmam hatip Okullarının açılmasına dair izin alışının, Hoca'nın ağzından dinleyip de bugün hatırlayabildiğim kadarıyla hikâyesi:

Celâl Hocamızın anlattıkları

Merhûm Celâleddin Ökten Hocamız şöyle anlatmıştı:

Memleketimizde 1940'lı yıllarda, halkın ağzında dolaşan bir söz vardı:

"Cenazelerimizi yıkayacak imam kalmayacak!.."

Bu söylentide doğruluk payı vardı. Bazı köylerde imam olmadığı ve ölenlerin yıkanıp gömülmesi için yakın köylerden imam gelmesinin beklendiği bilinen bir şeydi. Zaman geçtikçe, bu halin daha kötüleşeceği de belli idi...

Asıl, imanları yıkayacak hoca yoktu

Halbuki asıl tehlike bu değildi... Cenazenin üzerine bir teneke su atarsın yahut bir havuza, bir göle batırırsın yıkarsın... Avam: Cenazemizi yıkayacak hoca kalmadı, der; hocayı, cenaze namazından ibaret bilir... Fakat asıl tehlike şu idi ki:

Milletin imanını yıkayacak, ruhunu yıkayacak, aklını yıkayacak hoca kalmamıştı; kalmayacaktı...

Memleketin imanını yıkayan, koruyan, Mustafa Sabri Efendiler, Hamdi Efendiler, Naim Beyler, Akif Beyler, Ferid Beyler, İzmirli İsmail Hakkı Beyler gitmişti...

Memleketin imanı gidiyordu. Memleket, sade cehaletin değil, küfrün istilâsına giriyor; küfrün silindiri altında eziliyor, eriyordu...

Tevfik İleri talebem idi

Ne yapıp edip, küfrün kalesinde bir delik açmak için, bir İmam Hatip Okulu'nun açılmasına arkadaşlarla karar verdik... Elimde baston, rahatsız halimle trene bindim; Ankara'ya gittim.

O günün Maarif Vekili olan Tevfik İleri merhum, talebelerimden idi. Terbiyeli bir talebe idi. Beni unutmamıştı...

Daha önce de onun tavassutu ile Başbakan Adnan Menderes'in oğullarına Kur'ân-ı Kerîm okutmak, dinî bilgiler öğretmek için beni tâyin etmişlerdi. O işin de tek âmili Tevfik İleri idi.

Adnan Bey'in oğullarının İstanbul'da olduğu günlerde, Hâriciye Vekili Fatin Rüştü Zorlu'nun evine gider, çocuklara ders verirdim. Bunu herkes de bilmez.

Tevfik İleri ile daha önce konuşmuştum,

"Hocam Ankara'ya gelin. Ümit ederim ki, inşâallah bu İmam Hatip kararını çıkarırız" demişti.

"İmam Hatip Okulları İçin Nasıl İzin Alındı? "

Masonlar, Dönmeler bakanı dinlemiyor

Ankara'da bir otelde kaldım. Günler geçiyor, Tevfik İleri'nin verdiği emirler, Tâlim Terbiye Daire'sinden bir türlü çıkmıyor. Bekle bekle bir ses yok... Tevfik İleri'nin talebem olması, gelin demesi, bana güç vermişti. Fakat işin bu kadar zor olacağı, Masonların, Dönmelerin Bakanı dahi dinlemeyecekleri hesapta yoktu. Bir ay uzayacağını ise hiç beklemiyordum...

Müdür:

"Mevzuat, kanunlar müsaade etmiyor. Bunun için Tevhîd-i Tedrisat Kanunu'nun değişmesi lâzımdır. Bu kanun ile İmam Hatip Mektepleri kapatılmış; o günden bu güne, buna dair bir kanun da çıkmamış... Karar, bizim selâhiyetimizin dışındadır. Parlamento'dan bir kanun çıkması lâzım. Biz böyle bir izin vere-meyiz" diyor, direniyordu.

Param bitti, çay ekmek yiyorum

Müdür olacak adam, sarı bir herif... Yılan gibi bakışları var... Beni çok soğuk karşılıyor. Diyebilse, bana:

"Hoca defol git!" diyecek... Demedi ama bakışları öyle... Bir ay boyunca, her gittiğimde, bu Dönme, beni:

"Yine mi geldin Hoca! Boşuna yorulma!.."diyen bakışlarla karşılıyor.

Bir ay Ankara'da süründüm. Çamaşırım kalmadı. Param bitti. Akşamları, otelden aldığım çayla, odamda ekmeği çaya batırıp yemek zorunda kaldım. Artık uykularım kaçıyordu. Hatta bir gece kaşınmaya başladım.

Bitleneceğim; altıma kaçırıyorum...

"Eyvah, bitlendim mi acaba?" diye korktum, gözlüğümü takıp bakındım... Çünkü temiz çamaşırım kalmamıştı. Girişken bir kimse değilim. Davet eden kimse de yok. Ancak Tâlim Terbiye Kurulu'na ve Tevfik Bey'e giderim, otele dönerim.

Vallahi Ali Ulvi Bey, bir ay içinde kimseye söylemedim: Oturup beklerken, bacağımın altına mendil koyuyordum. Prostatım var, kaçırıyorum.

"Abdeste gideceğim" de diyemiyorum ki;

"Ulan, abdestini tutamayan adamın, burada ne işi var" derler mi diye...

Adnan Menderes hayret etti, üzüldü

Nihayet bir gün, artık çok sıkıldım, rahatsızlandım... Sarı adam, gittiğimde artık yüzüme bile bakmaz olmuştu... Bastonuma dayandım:

"Buradan doğru trene gideyim" diye kalktım. Yalnız Tevfik İleri Bey'e bir daha uğrayayım, hem vedâ edeyim dedim. Tevfik Bey, o kırgın halimi gördü; rengimi beğenmedi:

"Hocam, siz rahatsızsınız..."'

"Tevfik Bey, ben gidiyorum..." dedim... Üzüldü; düşündü:

"Hocam iyi sabretmişsiniz... Son bir çare olarak, meseleyi Adnan Bey'e açalım" dedi.

Birlikte Adnan Menderes Bey'e, başvekâlete gittik. Vaziyeti anlattık. Adnan Bey hayret etti, üzüldü. Tâlim Terbiye Dairesi'ndeki bir adamın, Bakana karşı koyduğuna şaştı:

"Bu derece mi Tevfik Bey?"

"Evet, efendim, bu derecedir..."

Adnan Menderes Bey'in planı

Başbakan biraz düşündükten sonra dedi ki:

"Hocam, yarın siz Tevfik Bey'e gelin; Tevfik Bey'le beraber Tâlim Terbiye'ye gidin... Ben aynı saatte baskın yapayım... Bir de bu şekilde tecrübe edelim. Belki Allah yardımcımız olur."

Ertesi gün Adnan Bey'in dediği gibi, Tevfik Bey'le birlikte Tâlim Terbiye'ye gittik. O memurun masasında iken Başbakan geldi.

Girer girmez selâm verdi. Sonra: 

"Tevfik Bey neredesin yahu! Ne zaman sorsam, Tâlim Terbiye'de diyorlar!.. Nedir bu?.. Allah aşkına senin Tâlim Terbiye'de bu kadar ne işin var?.."

"Efendim, Celâl Okten Hoca, benim hocamdır. Bir aydan beri buradadır..."

"Hayırdır ne işi varmış?.."

Tevfik Bey,

"Efendim, böyle böyle..." diye anlattı...

Lâzım olanı yazın, ben imza ederim!..

Adnan Bey, memura sordu:

"Beyefendi bunun mahzuru nedir?"

"Efendim, bana meşguliyetimin dışında bir teklif yapılıyor. Ben böyle bir karar veremem. Böyle bir müsaadeyi benden istiyorlar. Benden çıkması lâzımmış. Binaenaleyh mevzuat böyle bir karar vermeme müsaade etmez. Vekil Bey üzerime büyük baskı yapıyor..."

"Peki, Tevfik Bey'in verdiği tâlimat kâfi gelmiyorsa; emri ben vereyim: Bu emri günün Başvekili vermiş deyin..."

"Muhterem başvekilim, ben mes'ul olurum; şifahî emir beni kurtaramaz..."

"O halde, lâzım olanı yazın, ben imza edeyim..."

Merhum Adnan Menderes'in bu kararlı tavrı karşısında, artık Tâlim Terbiye Dairesi Başkanlığı'nın söyleyecek sözü kalmadı.

Bina bizden, maaşlar da bizden

Bizim vekâletten bir şey istediğimiz de yok... Binayı bulacağız, kirası, bakımı; idareciler, öğretmenler, hademe vs. maaşları, hepsi bize ait olacak...

Tevfik Bey de sormuştu:

"Hocam nereye açacaksınız? Kimler okutacak?.."

"Siz hele bize bir izni verin; Allah'ın lutf ü keremi ile onlar bulunur..."

O gün, benim için bayram oldu. İstanbul'dan telgraf çekip sorarlar:

"Ne zaman geleceksin?"

"Geldim, geliyorum" derken, neyse müjdeyle döndüm.

O gün nasıl çıldırmadım, hâlâ şaşarım..

O gün, muvafakat emrini alıp da, Başvekâletten otele gelirken, nasıl çıldırmadım, nasıl aklımı kaybetmedim, diye hâlâ şaşarım... Ne evlendiğim gün, ne de icazet aldığım zaman böyle sevindim.

O gün bu kadar sevinmiştim!..

Bu dereceden fazla, bunu bastıran bir sevinci, ancak Beytullah'ı gördüğüm zaman hissettim...

Artık hemen Başvekâlet'e Adnan Bey'e teşekküre gittim...

Yâhu geçen günler, nasıl unutuluyor; bunları bilmek lâzım... Tarih bunun için, ibret almak için lâzımdır."

 

 

Yorumlar (16)

selam size:  Allah razı olsun sizlerden,yine üstadın deyimiyle kalede bir delik açtınız mukaddesmi mukaddes..bu millet sizlere çok şey borçlu26.11.2014 13:11

muhammet:  imamhatipleri açan inönüyü buradan nefretle kınıyorum.bugün Atatürk'ü daha iyi anlıyorum.eskiden askere kötü gözle bakardım ama yanılmışım.şimdi devrim şart eğitimde.birgün bir yiğit gelecek elbet.26.11.2014 14:21

AHMET:  Allah razı olsun mekanı cennet olsun rahmetli menderes 10-15 yıl daha gecikilse memleket te din diyanet diye bişeyler kalmayacakmış ne kadar acı Allah bu memlekete bizlere acımış bu insanların sayesin de İmam Hatip mezunu cumhurbaşkanımız var.26.11.2014 14:38

Vallahi öyle:  Ne zorluklarla kurulmuş. Dahası merhum Menderes ne zulümler çekmiş. Adamın etrafında şimdiki gibi Ak Parti kadroları gibi kadro olsaydı şu an 60 yıllık ilerideydik. Allah cümlesinden razı olsun. Ecdadları dahi nurda yatsın.26.11.2014 14:50

Kayhan ALTAN:  İşte böyle..Bu davalar için yıllarca savaşıp bu günkü başarıların kapılarını açan kahramanlar, yokluk içinde ve unutularak Hakk'ın rahmetine kavuşurken,bu gün hiç bir mücadelede bulunmamış,kulaktan dolma bir kaç uyduruk bilgi ve uyduruk üniversitelerden mezun hırslı ve azgın yeni gençler birbirlerine destek olarak kolay ve çabuk yoldan şöhret,para ve mevkii sahibi oluveriyor..Elbette işlerine geldiğinde hatırladıkları davanın büyükleri eğer kendilerinin azıcık kulaklarını çekse hemen kuduruyor ve böylelerin önünü kesmek için ittifak halinde münafıklık yapıyorlar..Yerlerini,hadlerini bilmeyen,aç gözlü ve hazımsız gençlerin böyle muhterem büyükleri sadece bazılarını(kendilerini yeterli derecede yemlemediği için iktidarı) eleştirmek adına da olsa yad etmeleri sevindirici.. Ümmetin emirinin adını mahlas almış olan alığa gelince..O YİĞİT ÇOKTAN GELDİ DE SİZİN GİBİLERE EKMEK YOK..DAHA ANLAMADIN MI??????26.11.2014 14:59

kırşehirli:  hepiniz nur içerisinde yatın makamınız rasulullahın dairesinde olsun hepinize ve ailenize efratınıza bir fatiha ve üç ihlası hemen okuyorum inşaallah bizede himmet edersiniz26.11.2014 16:04

kırşehirli:  sevgili editör günlük okunan duaları fırsat buldukça okuyorduk şimdi göremuiyoruz niçin kaldırıldı26.11.2014 16:08

mehmet:  devrim oldu haberin yok mu26.11.2014 19:02

sedat:  1924 yılında İmam Hatip Mektepleri adı altında 29 merkezde açıldı sonra öğrenci olmadığından 1929 veya 30 da kapatıldı Diyanet İşleri Başkanlığı bünyesinde açılan Kur'an kursları açıldı yani vatandaş dinini din para makam mevki etmeye başlayınca sahip çıkıyor aynı 28 şubatta korkup ihl boş kaldığı gibi o devirde öyle olmuştur. yani laftır. bu gün gene bir sapık çıkıp ihl kötü desin bu muhteşem Müslüman halkımız gene ihl den uzaklaşır. emin olun . birde hocam anılarında sallamış o yıl aynı anda 7 ihl açıldı demokrat parti tarafından...26.11.2014 20:18

karadeniz:  imam hatipin karşısında duran o sarı adama dua varmı.yok.rabbim imam hatip açılması için çalışan o güzel kullarına bütün imanlı kullarına dua ettiriyor.ne mutlu onlara.allah onlardan razı olsun.adnan menderesinde mekanı cennet olsun.ya astıranlara mekanları cehennem olsun.inşaallah.26.11.2014 20:30

Diğer yorumları görüntülemek için tıklayınız

Tüm KİTAP haberleri için tıklayınız

Nokta Elektronik Medya Ltd. Şti. © 2003-2014 Tüm Hakları Saklıdır. Normal site - Künye

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.