D idari yargı

İDARİ_YARGI_-_Ders_Tanıtımı-1

İDARİ YARGI - Ders Tanıtımı-1

idari yargı kitabı değişti . zira askeri mahkemeler kalktı.

İDARİ_YARGI_-_Ünite_1_Konu_Anlatımı_1

İDARİ YARGI - Ünite 1 Konu Anlatımı 1

İdari denetimin amacı ve türlerini anlatabileceksiniz. Yargısal denetimin ortaya çıkış nedenini saptayabileceksiniz. Denetim kavramı ve türlerini açıklayabileceksiniz. Kamu denetiminin hangi araçlarla gerçekleştiğini belirleyebileceksiniz. Yasama organının idareyi nasıl denetlediğini açıklayabileceksiniz.


İDARİ_YARGI_-_Ünite2_Özet

İDARİ YARGI - Ünite2 Özet

Yargı yetkisinin kapsam ve özelliğini açıklayabileceksiniz. Anayasa Mahkemesi’nin kuruluş ve görevlerini belirleyebilecek. Adli yargıda çözümlenecek uyuşmazlıklar ile adli yargı düzenine dâhil mahkemeleri saptayabileceksiniz. İdari yargı düzeninde çözümlenecek uyuşmazlıklar ile idari yargı düzenine dâhil mahkemeleri ifade edebileceksiniz. Sayıştay’ın görevlerini açıklayabileceksiniz. Uyuşmazlık Mahkemesi’nin kuruluşunu ve görevlerini belirleyebileceksiniz.

İDARİ_YARGI_-_Ünite_2_Konu_Anlatımı_1

İDARİ YARGI - Ünite 2 Konu Anlatımı 1

Yargı yetkisinin kapsam ve özelliğini açıklayabileceksiniz, Anayasa Mahkemesi’nin kuruluş ve görevlerini belirleyebilecek, Adli yargıda çözümlenecek uyuşmazlıklar ile adli yargı düzenine dâhil mahkemeleri saptayabileceksiniz, İdari yargı düzeninde çözümlenecek uyuşmazlıklar ile idari yargı düzenine dâhil mahkemeleri ifade edebileceksiniz, Sayıştay’ın görevlerini açıklayabileceksiniz, Uyuşmazlık Mahkemesi’nin kuruluşunu ve görevlerini belirleyebileceksiniz.

İDARİ_YARGI_-_Ünite_3_Konu_Anlatımı_1

İDARİ YARGI - Ünite 3 Konu Anlatımı 1

İdari yargının tarihi gelişimini açıklayabileceksiniz, Bölge idare mahkemelerinin kuruluş ve görevlerini listeleyebileceksiniz, Danıştay’ın kuruluş ve görevleri ile iç işleyişini belirleyebileceksiniz. İdare ve vergi mahkemelerinin görevlerini açıklayabileceksiniz.

İDARİ_YARGI_-_Ünite_3_Özet

İDARİ YARGI - Ünite 3 Özet

İdari yargının tarihi gelişimini açıklayabileceksiniz. Bölge idare mahkemelerinin kuruluş ve görevlerini listeleyebileceksiniz. Danıştay’ın kuruluş ve görevleri ile iç işleyişini belirleyebileceksiniz. İdare ve vergi mahkemelerinin görevlerini açıklayabileceksiniz.


İDARİ_YARGI_-_Ünite_4_Konu_Anlatımı_1

İDARİ YARGI - Ünite 4 Konu Anlatımı 1

İdarenin yargı kararıyla işlem yapmaya zorlanamamasından ne anlaşılması gerektiğini anlatabileceksiniz, İdari işlem veya eylem niteliğinde yargı kararı verilememesinin kapsamını özetleyebileceksiniz. İdari yargının görev alanının belirlenmesinde kullanılan ölçütleri ve idare işlevi kavramını açıklayabileceksiniz. Yargı denetimi dışında bırakılan işlemler ile idari yargının görev alanı dışında bırakılan işlemleri belirleyebileceksiniz. İdari yargının idarenin takdir yetkisini nasıl denetlediğini ve yerindelik denetimi yasağının kapsamını açıklayabileceksiniz.

İDARİ_YARGI_-_Ünite_4_Özet

İDARİ YARGI - Ünite 4 Özet

İdarenin yargı kararıyla işlem yapmaya zorlanamamasından ne anlaşılması gerektiğini anlatabileceksiniz. İdari işlem veya eylem niteliğinde yargı kararı verilememesinin kapsamını özetleyebileceksiniz. İdari yargının görev alanının belirlenmesinde kullanılan ölçütleri ve idare işlevi kavramını açıklayabileceksiniz. Yargı denetimi dışında bırakılan işlemler ile idari yargının görev alanı dışında bırakılan işlemleri belirleyebileceksiniz. İdari yargının idarenin takdir yetkisini nasıl denetlediğini ve yerindelik denetimi yasağının kapsamını açıklayabileceksiniz.

Yargı, Adli yargı, askeri yargı, malı yargı ve İdari yargıdan oluşur .

İdari yargı ise ;

1. İdarenin denetlenmesi

2: Yargı Yetkisi ve Yargı Düzenleri

3 : İdari Yargı Teşkilatı

4: İdari Yargının Görev Alanı ve İdari Yargı Denetiminin Sınırı

5. İdari davalar

6. Davaların incelenmesi

7: Kararlara Karşı Başvurma Yolları

8: Kararların uygulanması


Ünite 2[düzenle | kaynağı değiştir]

Giriş

Hâkim ve savcıların görevlerini; kanun ve diğer mevzuata (hâkimler için idari nitelikteki genelgelere) uygun olarak yapıp yapmadıklarını denetleme; görevlerinden dolayı veya görevleri sırasında suç işleyip işlemediklerini, hal ve eylemlerinin sıfat ve görevleri icaplarına uyup uymadığını araştırma ve gerektiğinde haklarında inceleme ve soruşturma işlemleri, ilgili dairenin teklifi ve Hâkimler ve Savcılar Kurulu Başkanının oluru ile Kurul müfettişlerine yaptırılır. Kurul Başkanı Adalet Bakanı olduğu için Bakan önemli bir yetki kullanmaktadır.

Kurulun meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamaz.

[[Mahkemelerin Kuruluşu ve Yargı Düzenleri]y

Anayasa’nın 142. maddesine göre, mahkemelerin kuruluş, görev ve yetkileri yasalarla düzenlenir. Ancak yüksek mahkemelerin kuruluşu Anayasayla düzenlenmiştir. Doktrinde yargı çeşidi veya yargı kolu olarak adlandırılan yargı düzeni, hukuki nitelikleri bakımından bir bütün teşkil eden uyuşmazlıkların, ayrı bir yargılama usulüne tabi tutulmasını ifade etmektedir.

Yargı kolu kavramı, yüksek mahkemelerden hareketle de tanımlanmaktadır. Buna göre yargı kolu, “kararları aynı yüksek mahkemede temyiz edilen mahkemelerin oluşturduğu düzen olarak tanımlanabilir”.

Yüksek mahkeme, alt dereceli mahkemelerin kararlarını denetleyen ve kararlarına karşı başka mahkemeye başvurulamayan mahkemedir. Temyiz denilen bu denetim yolu, yargı düzeninde kararlar arasında uyum ve birlik sağlanmasına da yaramaktadır.

Temyiz, iki dereceli yargı sisteminde ilk derece mahkemelerince üç dereceli yargı sisteminde istinaf mercilerince verilen kararda usul ve hukuk kurallarına aykırılık bulunduğu iddiası ile kararın bozulması için yüksek dereceli mahkemeye yapılan başvurudur.

Anayasa’da şu üç yargı düzeni bulunmaktadır:

• Anayasa yargısı, • Adli yargı, • İdari yargı.

Adli ve idari yargı mercileri arasında görev ve hüküm uyuşmazlıkları çıktığında bu uyuşmazlıkları çözümlemek için Uyuşmazlık Mahkemesi kurulmuştur. Görev uyuşmazlığı, adli ve idari yargı mercilerinden en az ikisinin tarafları, konusu ve sebebi aynı olan davada kendilerini görevsiz ya da görevli görmeleri halinde ortaya çıkan ve Uyuşmazlık Mahkemesince giderilecek uyuşmazlıktır. Hüküm uyuşmazlığı, adli ve idari mercilerinden en az ikisi tarafından, görevle ilgili olmaksızın kesin olarak verilmiş veya kesinleşmiş, aynı konuya ve sebebe ilişkin, taraflarından en az biri aynı olan ve kararlar arasındaki çelişki yüzünden hakkın yerine getirilmesi olanaksız bulunan hallerde ortaya çıkan ve Uyuşmazlık Mahkemesince giderilecek uyuşmazlıktır.

Anayasa Yargısı-Anayasa Mahkemesi[düzenle | kaynağı değiştir]

Kuruluşu[düzenle | kaynağı değiştir]

Anayasa yargısı esas olarak kanunların anayasaya uygunluğunun denetlenmesidir. Ülkemizde bu görevi, Anayasa Mahkemesi yapmaktadır.

Anayasa Mahkemesi on beş üyeden kurulur. Üç üyeyi Türkiye Büyük Millet Meclisi, kalan on iki üyeyi ise Cumhurbaşkanı seçer. Anayasa Mahkemesi üyeleri on iki yıl için seçilirler. Bir kimse iki defa Anayasa Mahkemesi üyesi seçilemez. Anayasa Mahkemesi üyeleri altmış beş yaşını doldurunca emekliye ayrılırlar.

Anayasa Mahkemesinin Görevleri[düzenle | kaynağı değiştir]

Anayasa Mahkemesi’nin başlıca görevleri anayasa uygunluk denetimi yapmak, siyasi partilerin mali denetimini yapmak, kapatılma taleplerini karar bağlamak ve bazı parlamento kararlarını denetlemektir.

Anayasa Mahkemesi, kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğü’nün Anayasa’ya şekil ve esas bakımından uygunluğunu denetler. Anayasa değişikliklerini ise sadece şekil bakımından inceler ve denetler. Ancak olağanüstü hallerde ve savaş hallerinde çıkarılan Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin şekil ve esas bakımından Anayasa’ya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’nde dava açılamaz.

Anayasa Mahkemesi’nde doğrudan doğruya iptal davası açma hakkı, Cumhurbaşkanına, TBMM’nde en fazla üyeye sahip iki siyasi parti grubu ile TBMM üye tamsayısının en az beşte biri tutarındaki üyelere aittir.

Görülmekte olan bir davada, mahkeme uygulanacak bir kanun veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesi hükmünü Anayasa’ya aykırı bulursa ya da taraflardan birinin anayasaya aykırılık itirazının ciddi olduğu kanısına varırsa, Anayasa Mahkemesi’ne başvurabilir. Buna itiraz yolu denir. Anayasa Mahkemesi Cumhurbaşkanını, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanını, Cumhurbaşkanı yardımcılarını, bakanları, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay Başkan ve üyelerini, Başsavcılarını, Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Hâkimler ve Savcılar Kurulu ve Sayıştay Başkan ve üyelerini görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatıyla yargılar. Ayrıca Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları da görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divanda yargılanırlar. Yüce Divan kararlarına karşı yeniden inceleme başvurusu yapılabilir. Genel Kurulun yeniden inceleme sonucunda verdiği kararlar kesindir. Anayasa Mahkemesi, milletvekilliğinin düşmesine ve yasama dokunulmazlığının kaldırılmasına ilişkin Türkiye Büyük Millet Meclisi kararlarına karşı yapılan itirazları sonuçlandırır. Milletvekilliğin düşmesi, Anayasa’nın 84. maddesinde sayılan istifa, kesin hüküm giyme, kısıtlanma, milletvekilliğiyle bağdaşmayan bir görev veya hizmeti sürdürmekte ısrar etme, devamsızlık nedenlerinden biriyle ya da Anayasa’nın 101. maddesine göre Cumhurbaşkanı seçilme nedeniyle milletvekilliğinin kendiliğinden ya da TBMM kararıyla sona ermesi halidir.

Yasama dokunulmazlığının kaldırılması, seçimden önce veya sonra suç işlediği ileri sürülen bir milletvekili hakkında tutulma, sorgulanma, tutuklanma ve yargılanma işlemlerinin yapılabilmesi için TBMM tarafından alınan karardır.

Siyasal partilerin kapatılmalarına ilişkin davalar, Anayasa Mahkemesi’nde görülmektedir. Ayrıca siyasal partilerin gelir ve giderlerinin yasalara uygunluğunun denetimi de Anayasa Mahkemesi’nce yapılmaktadır. Siyasi partiler, milletvekili ve mahalli idareler seçimleri yoluyla, tüzük ve programlarında belirlenen görüşleri doğrultusunda çalışmaları ve açık propagandaları ile milli iradenin oluşmasını sağlayarak demokratik bir Devlet ve toplum düzeni içinde ülkenin çağdaş medeniyet seviyesine ulaşması amacını güden ve ülke çapında faaliyet göstermek üzere teşkilatlanan tüzel kişiliğe sahip kuruluşlardır. Herkes, Anayasa’da güvence altına alınmış temel hak ve özgürlüklerinden, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamındaki herhangi birinin kamu gücü tarafından, ihlal edildiği iddiasıyla Anayasa Mahkemesi’ne başvurabilir. Buna bireysel başvuru denir. Başvuruda bulunabilmek için olağan kanun yollarının tüketilmiş olması şarttır. Bireysel başvuruda, kanun yolunda gözetilmesi gereken hususlarda inceleme yapılamaz. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvurmazdan önce tüketilmesi gereken bir son iç hukuk yoludur.

Olağan kanun yolları, mahkemeler tarafından verilen nihai kararların kesinleşmesine engel olan istinaf ve temyiz kanun yollarıdır.

Adli Yargı-Yargıtay[düzenle | kaynağı değiştir]

Adli yargı ceza davalarının ve kişiler arasında çıkan hukuki uyuşmazlıkların çözümlendiği genel yargı düzenidir. Bu yargı düzeninin yüksek mahkemesi Yargıtay’dır.

Anayasa’nın 154. maddesine göre Yargıtay, adliye mahkemelerince verilen ve kanunun başka bir adli yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme merciidir. Kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar.

Yargıtay üyeleri, birinci sınıfa ayrılmış adli yargı hâkim ve cumhuriyet savcıları ile bu meslekten sayılanlar arasından Hâkimler ve Savcılar Kurulu’nca üye tamsayısının salt çoğunluğu ile ve gizli oyla seçilir.

Adli yargı düzeni içindeki mahkemeler;[düzenle | kaynağı değiştir]

• Hukuk ve • Ceza mahkemeleri olarak ikiye ayrılmaktadır. Hukuk mahkemeleri, sulh hukuk ve asliye hukuk mahkemeleri ile özel kanunlarla kurulan diğer hukuk mahkemeleridir. Bölge adliye mahkemeleri, Yargıtay’ın ağır iş yükünü hafifletecek, davaların daha çabuk sonuçlanmasını sağlayacak mahkemelerdir. Bölge adliye mahkemelerinin esas görevi, adli yargı ilk derece mahkemelerince verilen ve kesin olmayan hüküm ve kararlara karşı yapılacak başvuruları inceleyip karara bağlamaktır. Bölge adliye mahkemeleri, hukuk ve ceza dairelerinden oluşur.

İdari Yargı-Danıştay[düzenle | kaynağı değiştir]

Yürütme ve idarenin hukuka aykırı işlemlerini iptal etmek; idari işlem ve eylemlerden zarar görenlerin zararlarının tazminini sağlamakla görevli yargı düzeni idari yargıdır. İdare ve vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri idari yargı mercileridirler. İdari yargı düzeninin yüksek mahkemesi ise Danıştay’dır.

Danıştay, idari mahkemelerce verilen ve kanunun başka bir idari yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme merciidir. Kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar.

Sayıştay[düzenle | kaynağı değiştir]

Sayıştay, merkezî yönetim bütçesi kapsamındaki kamu idareleri ile sosyal güvenlik kurumlarının bütün gelir ve giderleri ile mallarını Türkiye Büyük Millet Meclisi adına denetlemek, sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlamak ve kanunlarla verilen inceleme, denetleme ve hükme bağlama işlerini yapmakla görevlidir. Kamusal kaynakların yasalara uygun ve verimli kullanılmasında Sayıştay denetimi önemli yer tutmaktadır.

Sayıştay’ın sorumluların hesap ve işlemlerini kesin hükme bağlaması; • Bir başka anlatımla sorumluların mali sorumluluğunu tespit etmesi, • Yargılamaya esas rapor hazırlanması, • Yargılama ve temyiz olmak üzere üç aşamadan geçerek gerçekleşmektedir.

Uyuşmazlık Mahkemesi[düzenle | kaynağı değiştir]

Anayasa’nın 158. maddesine göre; Uyuşmazlık Mahkemesi adli ve idari yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeye yetkilidir.

Uyuşmazlık Mahkemesi, adli ve idari yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını çözümlemektedir.

Uyuşmazlık Mahkemesi bir Başkan ile on iki asıl, on iki yedek üyeden kurulur. Uyuşmazlık Mahkemesi Başkanı, Anayasa Mahkemesi’nce kendi asıl ve yedek üyeleri arasından seçilir.

İdari Yargı[düzenle | kaynağı değiştir]

İdarenin eylem ve işlemlerine karşı iptal ve tam yargı davalarının açıldığı, bağımsız ve adli yargıdan ayrı bir yargı düzeni bulunan Danıştay ve yerel mahkemelerin mevcut olduğu sisteme İDARİ YARGI SİSTEMİ “İdari Yargı Sistemi" denir.

1982 Anayasamızın “Yargı Yetkisi” başlığını taşıyan 9 uncu maddesinde, “Yargı yetkisi, Türk Milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır.” hükmü, “Yargı Yolu” başlığını taşıyan 125 inci maddesinde ise “İdarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır.

(Ek hüküm:13/8/1999-4446/2 md.) Kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinde bunlardan doğan uyuşmazlıkların milli veya milletlerarası tahkim yoluyla çözülmesi öngörülebilir. Milletlerarası tahkime ancak yabancılık unsuru taşıyan uyuşmazlıklar için gidilebilir.

Cumhurbaşkanının tek başına yapacağı işlemler ile Yüksek Askeri Şuranın kararları yargı denetimi dışındadır.

İdari işlemlere karşı açılacak davalarda süre, yazılı bildirim tarihinden başlar.

Yargı yetkisi, idari eylem ve işlemlerin hukuka uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır. Yürütme görevinin kanunlarda gösterilen şekil ve esaslara uygun olarak yerine getirilmesini kısıtlayacak, idari eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verilemez.

İdari işlemin uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararların doğması ve idari işlemin açıkça hukuka aykırı olması şartlarının birlikte gerçekleşmesi durumunda gerekçe gösterilerek yürütmenin durdurulmasına karar verilebilir.

Kanun, olağanüstü hallerde, sıkıyönetim, seferberlik ve savaş halinde ayrıca milli güvenlik, kamu düzeni, genel sağlık nedenleri ile yürütmenin durdurulması kararı verilmesini sınırlayabilir.

İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” hükmü yer almaktadır.

Anayasamızın 129 uncu maddesinin 5 inci fıkrasında, “Memurlar ve diğer kamu görevlilerinin yetkilerini kullanırken işledikleri kusurlardan doğan tazminat davaları, kendilerine rücu edilmek kaydıyla ve kanunun gösterdiği şekil ve şartlara uygun olarak, ancak idare aleyhine açılabilir.” hükmü ile idarelerin sorumluluğuna değinilmiştir.

Anayasa’da Türkiye Cumhuriyeti’nin demokratik bir hukuk devleti olduğu vurgulanırken, Devlet içinde tüm kamusal yaşam ve yönetimin yargı denetimine bağlı olması amaçlanmıştır. Anayasa’nın 125. maddesinin birinci fıkrasındaki “idarenin her türlü eylem ve işlemlerine karşı yargı yolu açıktır” kuralıyla amaçlanan etkili bir yargısal denetimdir. Bu kural, yönetimin kamu hukuku ya da özel hukuk alanına giren tüm eylem ve işlemlerini kapsamaktadır.

Anayasa’nın yürütme bölümünde yer alan 125. maddesiyle idarenin her türlü eylem ve işlemlerini yargı denetimine bağlı tutulduktan sonra, maddenin diğer fıkraları da idari yargı sisteminde geçerli olan ilkeleri belirlemektedir.

İdari işlemlere karşı açılacak davalarda sürenin yazılı bildirim tarihinden itibaren başlaması, idarî eylem ve işlem niteliğinde veya takdir yetkisini kaldıracak biçimde yargı kararı verme yasağı, yürütmenin durdurulması kararı verilebilmesi için gerekli olan koşullar, yürütmenin durdurulması kararına getirilebilecek sınırlamalar ve idarenin verdiği zararı ödeme yükümlülüğü, ağırlıklı olarak adlî yargı sistemi için değil, idarî yargı sistemi için geçerli olan temel ilkelerdir.

Anayasamızın 142 nci maddesi uyarınca mahkemelerin kuruluşuna ve yargılama usulüne ilişkin olarak idari yargıyı ilgilendiren yasalar aşağıda gösterilmiştir.

2575 sayılı Danıştay Kanunu

2576 sayılı Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu ve


Hukuku Usulü Muhakemeleri Kanununu (Bazı maddeleri )[düzenle | kaynağı değiştir]

Elbette bu yasaların dışında kalan bir çok yasada idari yargıyı ilgilendiren hükümler mevcuttur. Ancak, idari yargı mahkemelerini en çok ilgilendiren yasalar bunlar olmaktadır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 1 inci maddesine baktığımızda, idari yargıda;

1-Yazılı yargılama usulü uygulanac

2-İncelemenin evrak üzerinde yapılacağı, bunlara ilaveten Danıştay içtihatlarıyla kabul edilen,

3-Re’sen inceleme ilkesi ve .

4-Kamu Yararı Denetimi mevcuttur.

Kamu yararı denetimi ve Re’sen inceleme ilkeleri sıkça karşımıza çıkacaktır. Bu ilkeye dayanılarak idari yargı mercileri davanın çözümü sırasında tarafların iddia etmediği hususları dahi inceleyebilmektedirler. İdari yargı bu özelliği nedeniyle bir miktar anayasa yargısı ve ceza yargısı ile ortak özellikler göstermektedir.

Yine görev, yetki ve süre gibi hususlar kamu düzenine ilişkin olması sebebiyle her aşamada inceleme konusu yapılabilecektir. Üstelik bu hususlarda iddia, itiraz ve temyiz talebi olmasa bile bu incelemeler yapılacaktır.

Böylece idari yargı yerinde usulüne uygun dilekçe ile bir dava açılması halinde, bu davada davacı ve davalı idarece ileri sürülmemiş olsa her iki taraf lehine ve aleyhine olabilecek hususların idari yargı yerince incelenmesi gerekmektedir.

Anayasa’nın 141 inci maddesinin son fıkrasında, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılması yargının görevi olarak belirtilmiştir. Böylece davaların mümkün olan süratle sonuçlandırılması anayasal bir ilke olarak da karşımıza çıkmaktadır.

İdari yargı sisteminin başında Danıştay yer almakta, yerel mahkemeler ise Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemeleridir.

Şablon:İdare hukuku

Şablon:İptal davası - d


İptal - Dava

İdari Yargı
İdari Yargı Dava Türleri
İdari davalar

İptal davası -
İptal davasında süre

Tam Yargı Davası

Tazminat davası

Vergi davası

Şablon:Tam Yargı Davası

Şablon:Mersin İM

Şablon:3. İDD {{İDD}

{{}}

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.