FANDOM


Mutaffifin Suresi İnşikak Suresi
Buruc Suresi
2010 Kur'an Yılında Mersin Yenişehir Kaymakamlığı İlçe Müftülüğünün Dünyanın En Kapsamlı Kur'an Portali Projesidir.
Ayet No
Ayet Metni
Elmalı Meali (Orijinali)
Japonca [1]
İngilizce Meali Pickthall)
Rahmân ve Rahîm olan Allah'ın ismiyle.
慈悲あまねく慈愛深きアッラーの御名において。
In the name of Allah, the Beneficent, the Merciful
Semâ inşikak ettiği
天が裂け割れて,
When the heaven is split asunder
Ve rabbını dinleyip haklandığı vakıt
その主(の命)を聞き,従う時,
And attentive to her Lord in fear,
Ve Arz meddedildiği
大地が延べ広げられ,
And when the earth is spread out
ve içindekini atıp boşaldığı
その中のものを吐き出して空になり,
And hath cast out all that was in her, and is empty
Ve rabbını dinleyip haklandığı vakıt
その主(の御命令)を聞き,従う時。
And attentive to her Lord in fear!
Ey o insan! Sen cidden rabbına doğru çabalar da çabalar nihâyet ona mülâkî olursun
おお人間よ,本当にあなたは,主の御許へと労苦して努力する者。かれに会うことになるのである。
Thou, verily, O man, art working toward thy Lord a work which thou wilt meet (in His presence).
O vakıt kitabı sağ eline verilen
その時右手にその書冊を渡される者に就いては,
Then whoso is given his account in his right hand
Kolay bir hisab ile muhasebe olunur
かれの計算は直ぐ容易に精算され,
He truly will receive an easy reckoning
Ve mesrur olarak ehline gider
かれらは喜んで,自分の人々の許に帰るであろう。
And will return unto his folk in joy.
Ve amma kitabı «arkasında» verilen
だが背後に書冊を渡される者に就いては,
But whoso is given his account behind his back,
helâk! Diye çağırır
直に死を求めて叫ぶのだが,
He surely will invoke destruction
Ve Saıyre yaslanır
燃える炎で焼かれよう。
And be thrown to scorching fire.
Çünkü o ehlinde mesrur idi
本当にかれは,自分の人々の中で歓楽していた。
He verily lived joyous with his folk,
Çünkü hiç inkılâb görmiyecek sanmıştı
かれは,本当に(主の許に)帰ることなどないであろうと思っていた。
He verily deemed that he would never return (unto Allah).
Hayır, çünkü rabbı onu gözetiyordu
いや,主はいつもかれを見通しておられる。
Nay, but lo! his Lord is ever looking on him!
İmdi kasem ederim o şefaka
わたしは,落日の夕映えによって誓う。
Oh, I swear by the afterglow of sunset,
Ve geceye ve derlendiğine
夜と,それに帰り集うものにおいて,
And by the night and all that it enshroudeth,
Ve derlendiği zaman o Aya
また満ちたる月にかけて(誓う)。
And by the moon when she is at the full,
Ki sizler binip binip gececeksiniz elbette tabakadan tabakaya
あなたがたは,必ず一層から他層に登るであろう。
That ye shall journey on from plane to plane.
O halde onlara ne var ki iyman eylemezler?
それでも,かれらが信じないのはどうした訳か。
What aileth them, then, that they believe not
Ve karşılarında Kur'an okunduğu vakıt secde etmezler?
クルアーンが,かれらに読唱されると,かれらはサジダしようとはしない。〔サジダ〕
And, when the Qur’an is recited unto them, worship not (Allah)?
Hattâ o küfr edenler tekzîb ederler
いや,信じない者は,(それを)嘘であると言う。
Nay, but those who disbelieve will deny;
Halbu ki Allah içlerindekini biliyor
だがアッラーは,かれらの胸に隠すことを熟知なされる。
And Allah knoweth best what they are hiding.
Onun için onlara elîm bir azâb müjdele
それであなたは,痛烈な懲罰をかれらに伝えなさい。
So give them tidings of a painful doom,
Ancak iyman edip Salih ameller yapanlar başka onlara tükenmez bir ecir var
だが信仰して善行に勤しむ者は別である。かれらには絶えることのない報奨があろう。
Save those who believe and do good works, for theirs is a reward unfailing.
Yenişehir..

Şablon:Sadeleştirilmiş ET


Sure Formülleri