FANDOM


Bakınız

D. İrtibat. Bağlantı. Rabıta. İrtibat ve iltisak. [1] . Rütbe. Tertip. Ehl-i tertip. Tertip sahibi. Murabit.

Bakınız

Şablon:iltisak bakınız d İLTİSAK (ﺍﻟﺘﺼﺎﻕ) i. (Ar. luṣūḳ “yapışmak”tan iltiṣāḳ) 1. Bitişme, kavuşma: Şehzâdebaşı ile Direklerarası’nın iltisak noktasını teşkil eden köşedeki kırâathânede İstanbul’un en mükemmel addedilen saz takımını dinlemeye gittik (Hâlit Z. Uşaklıgil). 2. tıp. İki organın birbirine yapışması: Olabilir ki küçük bir ameliyatla, hatta yalnız alçıyla yâhut yarım bir iltisâk-ı mafsal ile kurtarırız (Peyâmi Safâ). İLTİSÂKÎ (ﺍﻟﺘﺼﺎﻗﻰ) sıf. (Ar. iltiṣāḳ “yapışmak” ve nispet eki -і ile iltiṣāḳі) 1. İltisakla ilgili. 2. dilb. Eklemeli (diller). ѻ İltisâkî diller: dilb. Eklemeli diller. التصاق - iltisak- ( lüsûq لصوق dan) 1. bitişme kavuşma, yapışma, birleşme, 2. (Biyoloji) iki organın birbirine yapışması. Terimler ve terkipler * iltisak-ı ecfan hekimlik Ağrı'dan dolayı göz kapaklarının birbirine bitişmesi. * iltisakı hadeka hekimlik göz karısının geçici bir iltihap neticesi olarak tabakayı kamiye ile birleşmesi *iltisakı Em'a hekimlik hastalıktan dolayı bağırsakların birbirine yapışması *iltisakı esabi' hekimlik parmakların hastalık neticesinde anormal olarak birbirine bitişmesi *iltisakı mafsallı nakıs hekimlik mafsal hareketinin kısmen inkıtaa uğraması *iltisakı mafsalı tâmm hekimlik mafsal hareketinin tamamı ile inkitaa uğraması iltisaki Iltisaki التصاقى 1. Iltisakla ilgili 2.leng. bitişken Fransızca agglutinant meselâ: gözler-in-den.. gibi *Iltisak *İltisakı

Bakınız

D. Üyelik. Azalık. Member. Vücudun azaları. Organ.

Bakınız

Şablon:FETÖbakınız d


FETÖ FETÖ haberleri FETÖ/Davaları FETÖ/İhraçları FETÖ/Casusluk davası FETÖ/MİA FETÖ/Adliye FETÖ/Dilekçe FETÖ/Savunma FETÖ/İddianameler Yıldıray Oğur/Dava terminolojisi Adaleti “bireysel” dağıtmak FETÖ/Lehe deliller İstishab Beraati zimmet İbaha FETÖ/Aleyhe deliller

Ar isim rabeta rant dan

1. Reddedilme, bağlanış, bağlanma

2. ilgi, ilgili olma,

3 bağlantı, ibarelerin birbirini tutması, bakınız insicam

Anlamı Edit

  1. İki veya daha çok şeyin birbiriyle bağlı bulunması, ilişki, irtibat, bağlanak.
  1. İki şey arasında ilişki sağlayan bağ 
    Örnek: Bütün ulaştırma bağlantıları tahrip edilmiştir. F. R. Atay
  1. Yüklenme, üstlenme, angajman.
  2. İletken sarımlarından oluşan kapalı bir akım çevriminde sarım sayısı ile mıknatısısal akı çarpımı.
  3. Bk. noktalama
  4. Alel olmayan iki ya da daha fazla sayıdaki genin birlikte kalıtlanması. Bu genler aynı kromozomda bulunmaları nedeniyle birbirine bağlıdırlar ve ikinci Mendel kanununa ters hareket ederler, yani bağımsız değildirler.
  5. Motorlu araçlarda devimi oluşturan parçalarla motor arasında birleşmeyi sağlayan parça ya da düzen.
Şablon:Üyelik


Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.