FANDOM


Wikipedia-logo-tr
'den İstanbul boğazı nasıl açıldı? ile ilgili bir şeyler var.
Bakınız

Şablon:Hızırbakınız d {{Hızırbakınız}}


Hızır Hıdır Hızırname Hızır Aleyhisselam Hızır Nebi
"Hızır günleri" Hızırellez Hıdırellez Nevruz
"Hızır kavramları" mecmeul'bahreyn İstanbul boğazı İstanbul boğazı nasıl açıldı? EÇS Hızr açtı der. Septe boğazı Cebel-i Tarık boğazı Hürmüz boğazı Sinop boğazı Hızır türbesi/Sinop Suveyş kanalı Afrikiyye
İskender-i Zülkarneyn ve onun ordusunda bulunan Hızır Aleyhisselam Beşiktaşlı Şeyh Yahya Efendi
"Kaya" Sahre -Sahretullah Kudüs'te
"Kaynaklarda hızır" Hızır ayetleri Hızır tefsirleri Hak Dini Kur'an Dili Tefsiri ve Hızır Hızır tefsirleri Hızır duası Kumeyl duası Kumail
Hızır Aleyhisselam Hz Hızır Hızır peygamber
Makam-ı Hızır
"wiki" Khidr Hızır/VP Hızır/VS Hızır/Vikisözlük Hızır/Video Hızır/Resimler
Hızır Reis Barbaros Kurtoğlu Hızır Reis
Hızır türbesi Hızır ve Sinop
Hızır ve Evliya Hızır ve Musa Hızır ve İlyas Yuşa' ibni Nun Hz. Musa'nın Fetası veya asistanı Hızır ve İstanbul ve İskender ve Karadeniz EÇS/1/31
Hızır ve Osmanlı Endenozya adaları ve Hızır camileri
Şablon:Hızır

Kutahyada-yapilan-evliya-celebi-heykeli-torenle-acildi-IHA-20110324A240313C-01
Bakınız

D Şablon:EÇS Şablon:EÇS2Şablon:EÇS3Şablon:EÇS4Şablon:EÇS5Şablon:EÇS6Şablon:EÇS7Şablon:EÇS8Şablon:EÇS9Şablon:EÇS10Şablon:EÇS11Şablon:EÇS12Şablon:EÇS13Şablon:EÇS14Şablon:EÇS15 EÇS/İndex Evliya Çelebi ve eserleri hakkında Evliya Çelebi Seyehatnamesi/1.Cilt Evliya Çelebi Seyehatnamesi/2.Cilt Evliya Çelebi Seyehatnamesi/1.Kitap Evliya Çelebi Seyehatnamesi/2.Kitap Evliya Çelebi Seyehatnamesi/3.Kitap Evliya Çelebi Seyehatnamesi/4.Kitap Evliya Çelebi Seyehatnamesi/5.Kitap Evliya Çelebi Seyehatnamesi/6.Kitap Evliya Çelebi Seyehatnamesi/7.Kitap Evliya Çelebi Seyehatnamesi/8.Kitap Evliya Çelebi Seyehatnamesi/9.Kitap Evliya Çelebi Seyehatnamesi/10.Kitap Evliya Çelebi Seyehatnamesi/11.Kitap Evliya Çelebi Seyehatnamesi/12.Kitap Evliya Çelebi Seyehatnamesi/13.Kitap Evliya Çelebi Seyehatnamesi/14.Kitap Evliya Çelebi Seyehatnamesi/15.Kitap Osmanlıların ülkelere ve halklara formel bakışı veya Evliya Çelebi'nin seyahatnamesi Evliya Celebi Evliya Çelebi Evliyâ Çelebi Katip Çelebi Evliyâ Çelebi Seyâhatnâmesi Seyahatnâme (Evliya Çelebi) Evliya Çelebi/Olağanüstülükler Evliya Çelebi ve Kavimler Evliya Çelebi/Tatarlar Evliya Çelebi ve Ülkeler Evliya Çelebi/Türkiye Evliya Çelebi/Türk dili Evliya Çelebi ve Bölgeler Evliya Çelebi/Rumeli Evliya Çelebi ve Vilayetler Evliya Çelebi/Mersin Evliya Çelebi/İstanbul Evliya Çelebi Seyahatnamesi Evliya Çelebi/Seyahatnamesi 1. Kitap Evliya Çelebi/Dua ve salavatı EÇS/1/16 Evliya Çelebi/Rüyası Evliya Çelebi/Girişi EÇS/Tarihçiliği,tarihçi, Savaş muhabiri, Hakkak, Kuyumcu, Etimolog, Sosyolog, Etnograf, Tarihçi, Mizahçı, Gizli bilimci, Gurme, Mimar, Din adamı, Elçi, Arabulucu, Tıpçı, Asker, Vak'anüvist , Halkın tarihçisi, Binlerce kişiyle beraber, Olayları anlatır, bizim tarihçilerimiz kronolojik , Evliya Çelebi kişileri anlatıyor. Bizim teknoloji kullandığımızı anlatır, bağlı kurşun, İskender Pala (Okullarda poster yok,Evliya Çelebi eseri okurlarda yok, Kısa bir Tuna yolculuğu film olabilir, BBC'de İbn-i Batuta seyahatnamesi belgeseli yaptı, , Caroline Finkel Adamlar oturup sempozyum yapıyor, bu ise atla güzergahını geziyor , Seyit Ali Kahraman , İbni Batuta şehir tarihleri tasviri yok, kaleleri adımlamış, Sponsorları paşalar, Krallar sponsor, Eli açık birisi,elindekileri de dağıtıyor.Paşaların hepsini tanıyor.Özi yi tek analatan tarihçi,Tarihi ete kemiğe büründürüp anlatıyor. Kösedir, ama sakallı tasvir edilir.Beni matruş görünce bana bu hoca değil dediler, , Çocuk yüzlü, Evlenmemiş,Kaza geçirdiğinden evlenmemiş, kullandığı ilaçları bile çekinmeden yazar, Evliya Çelebi insandır, insanlığı zafiyetleri anlatır, espirilidir. Bir kavgada "Kimin arabasına binersem , onun düdüğünü çalarım" der,
Feridun Emecen İÜ adetler muhteşem
Tasvir yasak ama Evliya da o devirde resimli kitaplardan bahseder....
Kronolojiye bağlıyız, ama izinden çıkmıyoruz . Antik tarihten bilgiler veriyor. Girit halkı kimlerden oluşur? Ahlat güzel anlatılır, Ahlat neden harab olur, hukuksuzluktan yıkıldı. Manavgattan fena bahsediyor, kandırıldığından, istanbul sosyetesini anlatır, Halkın dili, kelimeleri verir, Yemek kelimeleri, küfürleri veriyor, muzip biri. Gençler bundan daha iyi bir kitap okuyamaz,
Viyanayı anlatırken, mora patlıcanı gibi burunu var, Himmet Erenler
Evliya Çelebi 400 Etkinlikleri
UNESCO Çok garip bir olay :
Evliya Çelebi ile ilgili çalışmalar Yenişehir ilçemizde Yenişehir İÖO bünyesinde 2010 yılında başladı ve ne enteresandır ki 2011 yılı UNESCO tarafından 2011 Evliya Çelebi Yılı olarak ilan edildi. - Nedendir? dediğimizde bir bilen : - HİMMET ERENLER!!!! dedi. Ben de dedim ki;- erenler nere, bizde ermek nere? Dedi ki sizi kastetmiyorum. eee yani adı üzerine evliya ile uğraşıyorsunuz abi... dedi . Yani, bu yaptığınız erenlerin hoşuna gidiyor..
Not:Evliya Çelebi bir erendir. Yani Evliyadır. Evliya kelimesi ise Veli veya Velî kelimesinin cem'i olup Veliler yani Erenler yani Baba Erenler(Büyük Erenler) demektir.
Eyüp Sabri Kartal
İşte bu konuşma sırasında gelen yazı:
Konu : Evliya Çelebi 400.yıl Etkinlikleri. İlgi : Mersin İl Kültür ve Turizm Müdürlüğünün 08.02.2011 tarihli ve 876 sayılı yazısı.
İlgi yazı ekinde alınan Türk Dil Kurumunun 17.01.2011 tarih ve 413 sayılı yazısında; Avrupa Konseyi Evliya Çelebi'yi "21. Yüzyılda İnsanlığa Yön Veren En Önemli 20 Kişiden Biri" olarak ilan ettiği, Birleşmiş Milletler Bilim, Eğitim ve Kültür Örgütü (UNESCO)'nun ise anma yıldönümleri programı kapsamında doğumunun 400. yıldönümü olmasından dolayı 2011 yılını Evliya Çelebi'ye ayırdığı bildirilmiştir.

Başta Atatürk Kültür, Dil ve Tarih Yüksek Kurumu ve bağlı kuruluşlarınca gerçekleştirilecek etkinliklerin tüm Türkiye'de tekrara düşmeden ve eşgüdüm içerisinde yapılmasını sağlamak amacıyla Kurumunuzca Kaymakamlığımız bünyesinde "Evliya Çelebi 400 Etkinlikleri çerçevesinde yapmayı düşündüğünüz organizasyonların 23.02.2011 tarihine kadar bildirilmesi hususunda gereğini rica ederim.

Evliya Çelebi'nin kaleminden: İstanbul Boğazı nasıl açıldı?


“İstanbul Boğazı, daha meşhur ismiyle Boğaziçi nasıl oluştu?” Bu soru yüzyıllardır bilim dünyasını meşgul etmiştir. Günümüzde uzmanlar, İstanbul Boğazı açılmadan önce Karadeniz’in küçük bir tatlı su gölü olduğunu belirtmektedirler. Ama İstanbul Boğazı’nın insan gücüyle mi yoksa kendiliğinden mi oluştuğu sorusuna henüz bir cevap verilememiştir. İnsan gücüyle açılan Süveyş Kanalı ve Panama Kanalı, uzun mesafeleri kısaltmıştır; ancak İstanbul ve Cebelitarık boğazının açılması daha eski çağlarda olduğundan bunlar hakkında arkeolojik çalışmalar yapılmaktadır.

Evliya Çelebi Seyahatnamesi’nde, İstanbul Boğazı’nı ve Cebelitarık Boğazı’nı İskender-i Zülkarneyn ve onun ordusunda bulunan Hızır Aleyhisselam’ın açtırdıkları anlatılmaktadır. Ayrıca, Üsküdar ile Sarayburnu arasında çok mamur bir şehrin olduğu ve bu şehrin İstanbul Boğazı’nın patlamasıyla sular altında kaldığı da aktarılır. Evliya Çelebi, İstanbul ve Cebelitarık boğazlarının açılışını şu şekilde anlatmaktadır:

“Allahü Teâlâ, yeryüzünü bu­günkü şekline koymak için İskender-i Zülkarneyn'i yarattı. Zira “Cenâb-ı Al­lah bir şey murad ederse, sebebini hazır eder.” âyeti üzere, Âdem (a.s.)'ın dünyaya gelişinden 5079 yıl sonra yeryüzünde İskender-i Kübra pa­dişah oldu. Bütün hükümdarlar ona itaat ettiler. Fakat Yunanlı­ların Makedonya ve İzmirne sahibi Kaydâfe, İskender'e itaat etmeyip, kuvvetli bir hasım oldu. İskender, Kaydâfe'ye bir türlü galip gelemiyordu. Sonunda İskender, seyahat maksadıyla gizlice Kaydâfe'nin ülkesine ayakbastı. Kaydâfe’nin divanına girdi. Onun hal ve hareketini araştırırken, Allah'ın hikme­ti, Kaydâfe’nin askerleri İskender'i tanıdılar. Onu yakalayıp Kaydâfe’nin huzuruna getirdiler. Kaydâfe, daha önce İskender'in res­mini yaptırmış olduğundan, onu hemen tanıdı ve hapse attırdı. İs­kender, uzun zaman hapiste kaldı. Sonra Kaydâfe, İskender’i ha­pisten çıkarttı. Kendisi ile savaş etmeyeceğine ve kılıç çekmeyece­ğine dair İskender’e yemin ettirip onu serbest bıraktı.

İskender, oradan Elburz Dağı eteğinde hükümet merkezi olan Irak Daviyân'a geldi. Bütün bilginleri toplayıp bir görüşme yaptı.

Vezirleri: ‘Pâdişâhım, Kaydâfe denilen o kadının ne haysiyeti ola! Denizler gibi asker ile üzerine gidip vilâyetini harab edip, halkını kılıçtan geçirip, ciğerlerini kebap edelim’ dediler.

İskender onlara: ‘Kerim olan verdiği sözünde durur. Kaydâfe beni hapisten çıkar­dığında, üzerine asker göndermemeye ve kılıç çekmemeye söz verip yemin ettim. Buna bir çare verin ki, Kaydâfe’den intikam alalım.’ diye cevap verdi.

O anda hemen Hızır (a.s.): ‘Ey İsken­der! Eğer Kaydâfe’den intikam alalım dersen, savaş yapmaya bile lüzum yok. Hemen Karadeniz'i Makedonya yakınından kesip, Akdeniz'e akıtalım. Kaydâfe’nin bütün ülkesini suya boğar ve intika­mını alırsın. Böylece ettiğin yemin ve verdiğin sözünde de durmuş olursun.’ dedi. İskender'in bütün bilginleri: ‘Allah mübarek eyleye, Allah'ın ilhamı ile en güzel çare bu ola.’ diyerek karar verdi­ler. Derhal bilginler, hocalar ve mühendisler Karadeniz ile Akde­niz'in yüksekliğini ölçtüler. Karadeniz daha yüksek idi. Yedi yüz bin, dağ deviren işçi toplandı. Karadeniz'in suyunun kesilmesine baş­landı. Bütün bu işlere Hazret-i Hızır bakıyordu. Zira Hazret-i Hızır, İskender-i Zülkarneyn’in ordusu­nda asker idi.

“İskender ile karanlıklara varıp, âb-ı hayatı (Hayat suyu = ölümsüzlük) içmek Hızır'a nasib oldu. Hâlâ zinde durumdadır. Hazret-i Musa ile arkadaş olduğuna dair Kur'an-ı Kerim'de âyet var­dır. Hâlâ deniz işlerinde memurdur. Karadeniz'in Akdeniz'e karıştırılmasına sebep, Hızır Ne­bî olmuştur. Bu çalışma, üç sene sürdü. Neticede boğaz açıldı ve Kaydâfe'nin şehirlerinden Makedonya'yı, Es­ki İstanbul'u, Yoruz Kalesi’ni ve yedi yüz kadar şehri su basıp askerinden bir kişi bile kurtulamadı. Bu meşhur kıssa daha sonraları bir beyitte şöyle yer almış:

Fırsatında düşmana veren amân /

Kaydâfe gibi olıser bî-güman

“O asırda Karadeniz ile Akdeniz arasında binlerce köy ve kasaba ve büyük şehirler vardı. İstanbul'un Sarayburnu ile Üs­küdar arasında Makedonya şehri vardı. Yedi yüz ılıcalı büyük bir şehir idi. Suda kaybolmuş, İskender-i Kübra da böylece Kaydâfe’den intikam almıştı. Sarayburnu'nda Makedonya şehrini hemen onarmaya başladı. O zamandan beri Macar ülkeleri Sirem ve Semendire sahraları, Leh, Çeh, Kırım, Kamer el-Kam, Kıpçak ve Heyhat vadileri denizden uzaklaştı. Hepsi İrem bahçeleri gibi gönül açıcı yerler oldu. İnsanoğlu ve hayvanlar için otluk ve ekilir yerler oldu.

“Büyük İskender, Makedonya'yı hükümet merkezi yaptı. Sonra yine Allah'ın emri ile Akdeniz'in Septe Boğazı (Cebelitarık) olan yeri de açıp, Akdeniz'i okyanusa akıttı. Yunanca'da Okyanus Denizi derler. Arap dilinde Muhit Denizi (Bahr-i Muhit) denir.”

Yedikıta Dergisi (9.sayı, Mayıs 2009) Hızır İstanbul boğazı Evliya Çelebinin kerametleri


Kaynak hatası <ref> etiketleri var, ama <references/> etiketi bulunamadı
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.