FANDOM


İta: Verme, ödeme.

İhale yasasında yazılı işleri yaptırmaya ita amiri ve ihaleye, idarelerin ita amirleri yetkilidir.

(m.3) Devlet adına taahhüde girme yetkisinin ita amirlerine ait olduğu Muhasebei Umumiye Kanunu'nda belirtilmektedir."Devlet hizmetleriyle ilgili giderlerin geçeci veya kesin olarak ödenmesi konusunda saymanlara emir işkal etmek ve yetki verenlere ita amiri denir. iş sahibi

  1. bir hizmetin yaptırılması veya bir malın alınması için devlet adına girişimde bulunan görevli kişiye denir
  2. satın alımlarda ihale ve ödeme onayı için imza yetkisine haiz kamu görevlisi
  3. (bkz: ita)
  4. 1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanununun yürülükten kalkması ve yerine 5018 sayılı kamu mali yönetimi ve kontrol kanununun gelmesiyle; bu ünvan* harcama yetkilisi olarak değiştirilmiştir.


İta amiri veya harcama yetkilisinin sorumluluğu nedir?Edit

8. DİĞER SORUMLULAR VE SORUMLULUK HALLERİ

Bu bölümde, gerek 1050 sayılı Kanunda, gerekse 832 sayılı Sayıştay Kanununda unvanları ve isimleri açıkça zikredilmiş olmamasına karşın çeşitli şekillerde kendilerine sorumluluk yükletilebilecek olan kamu görevlilerinin ya da kamu personeli olmamakla beraber kamu görevine benzer nitelikte görev üstlenmiş olanların mali sorumlulukları üzerinde durulmaktadır.

Belediye Başkanlarının Mali SorumluluklarıEdit

1580 sayılı Kanunun 126.ncı maddesine göre; Belediye başkanları belediyenin ita amiridir ve ita amirliği yetkisinin yardımcılarına devri mümkündür. Burada belediye başkanının ita amirliğinin birinci derece ita amirliği olduğu belirtmek gerekmektedir. Zira, 1050 sayılı Kanunda her ne kadar birinci derece ita amiri olarak Bakanlar gösterilmiş ise de, bunların ita amirlikleri kendilerine bağlı olan teşkilat için geçirli olup belediyeler özel bütçeli idarelerdir ve bu nitelikleri ile hiç bir bakanlığa bağlı değildirler.


Belediye Bütçe ve Muhasebe Usulü Tüzüğünün 39.uncu maddesine göre ita amiri; belediye hizmetlerine ilişkin giderlerin geçici ya da kesin olarak ödenmesi hakkında saymanlara emir ve izin veren kimsedir. Bu tanım 1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanununda yapılan tanımlamaya paraleldir.


İta amirlerinin sorumlulukları ile ilgili bölümde açıklandığı üzere, ita amirlerinin verile emrini imzalaması kendisine mali açıdan sorumluluk yöneltilmesini haklı kılmaz. Bu bakımdan belediye başkanlarının kural olarak mali sorumlulukları yoktur.


Ancak aşağıdaki hallerde Başkan sorumlu olurEdit

1)Belediye muhasibinin (saymanın) kanunlara aykırılığının ileri sürerek yapılmasından sakındıkları ödemelerin yerine getirilmesi hususunda Başkan tarafından sorumluluğun üstlenilmesi durumunda fazla ve yersiz ödemeler nedeniyle Sayıştay�ca saptanacak sorumluluk tek başına Başkana yöneltilir. (1580/43)

Ödenek yetersizliği, atama ve çalıştırmaların kadro üstü olması, taahhüt ve tahakkuk belgelerinin noksan olması, maddi hata bulunması ve hak sahibinin kimliğinin yanlış olması nedeniyle saymanlarca geri çevrilen ödemeler konusunda sorumluluk üstlenme müessesesi çalıştırılamaz. Bu konuda muhasipler zorlanamayacağı gibi, zorlama olduğu gerekçesiyle ödeme yapan muhasip sorumluluktan kurtulamaz. Sayılanlar dışında, saymanların kanun, tüzük ve tertibe uygunluk hakkında ileri sürdükleri itirazlar üzerine ita amirleri tarafından yazılı olarak sorumluluk üstlenildiği takdirde sayman ödemeyi yapmak zorundadır.(1580/57) Bu durumda sorumluluk, ita amirine ait olduğundan bunun tespiti için sorumluluk üstlenme yazısının verile emrine bağlanması gerekir. Diğer yandan verile emrine kırmızı kalemle �DERUHTE-İ MES�ULİYETLİDİR� ya da �İTA AMİRİ TARAFINDAN SORUMLULUK ÜSTLENİLMİŞTİR� ibaresinin yazılması uygundur.

2)Hakediş, keşif, tutanak, rapor vb. belgeleri ONAYLAYAN sıfatıyla imzalaması durumunda Sayıştay�ca saptanacak sorumluluğa Başkan da ortak olur. Örneğin, belediye tarafından yaptırılan bir inşaat işinde yükleniciye süre uzatımı verilir ve süre uzatım belgesi Başkan tarafından onaylanırsa sonradan ortaya çıkacak sorumluluğa belediye başkanı da dahil edilir.

Mutemetlerinin SorumluluklarıEdit

Mutemet başkası nam ve hesabına işlem yapan kimsedir. Uygulamada sayman mutemetleri ve maaş mutemetleri, önem kazanmıştır.

a) Sayman Mutemetlerinin SorumluluklarıEdit

1050 sayılı Kanunun 12.nci maddesine göre, veznedar, tahsil memuru, tahsildar, ambar memuru, tevzi memuru, şehbender, kançılar gibi unvanlar ile sayman adına ve hesabına geçici olarak almaya ve harcamaya yetkili olan memurlara sayman mutemedi denilmektedir. Görüldüğü üzere, görev unvanı ne olursa olsun, sayman adına ve hesabına tahsilat ve tediye yapan tüm kamu görevlileri sayman mutemedi olarak kabul edilmiştir. Sayman mutemetlerinin Sayıştay'a hesap verme sorumlulukları yoktur. Yasanın 14.üncü maddesinin ikinci fıkrası hükmüne göre adına ve hesabına işlem yaptıkları saymana karşı sorumludurlar ve beratlarını saymanlardan alırlar.

Yukarıda sayılan sayman mutemetlerinin her birinin kendi görevleriyle ilgili olarak özel düzenlemeler bulunmaktadır.

b) İta Amiri Mutemetlerinin SorumluluklarıEdit

Bir daire için bütçeye konulan ödenekten o dairenin ita amirinin emriyle saymanlıktan aldığı avansı ya da açtırılan krediyi harcamak ve belgelerini saymanlığa teslim ederek geçici harcamayı kat�i bir harcama şekline dönüştürmekle görevli olan mutemetlere ita amiri mutemedi denilir. Örneğin, bir kamu taşıtının onarımı ya da yedek parçasının alımı ile ilgili ihale işlemlerinin sonuçlanmasına kadar aracın arızalı bir şekilde bekletilmemesi için saymanlıktan çekilen avans ile yedek parçası alınmakta ve araç onarımı yaptırılmakta bundan sonra da harcama belgeleri tamamlanarak bütçeden gider kesin olarak gerçekleşmektedir.

1050 sayılı yasanın 83.üncü maddesinde avansların verilebilme ve kredilerin açılabilme koşulları belirtilmiş olup maddenin ita amiri mutemetleriyle ilgili kısımları şöyledir:

a)Tahakkuk ve verile emri işlemlerinin tamamlanması beklenilemeyecek ivedi ve çeşitli giderler için ita amirlerinin gösterecekleri lüzum üzerine, görevlendirecekleri mutemetlere, üst sınırları yılları bütçe kanunlarıyla saptanacak tutarlarda avans verilebilir. Avansın sınırlandırılmasına Maliye ve Gümrük Bakanı yetkilidir.

Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlık Divanı kararıyla Cumhurbaşkanlığı daire mutemetlerine ve Maliye ve Gümrük Bakanlığınca, Bakanlar Kurulu kararına dayanılarak, askeri daireler mutemetleri ile elçiler, konsoloslar, müşavirler ve ataşelere bu tutarın üzerinde avans verilebilir.

b)Verilebilme koşulları (a) fıkrasında belirlenen avans sınırlarını aşan giderler için dairesinin göstereceği lüzum ve Maliye ve Gümrük Bakanlığının izni üzerine, ita amiri mutemetleri adına banka veya saymanlık nezdinde kredi açılabilir. Banka veya saymanlık, mutemedin göstereceği yere veya alacaklıya doğrudan doğruya ödeme yapar.

c) Yabancı ülkelerde yapılacak satın almalar için görevlendirilen mutemetler adına gerektiğinde, Maliye ve Gümrük Bakanlığınca, yerel bankalardan birinde kredi açtırılır.

d) Yabancı ülkelerden yapılacak satın almalar için, dairesinin göstereceği lüzum ve Maliye ve Gümrük Bakanlığının izniyle, milli bankalar nezdinde akreditif karşılığı kredi açtırılır.

Açılmış akreditiflere ilişkin kredi artıkları ertesi yıla devredilmekle birlikte ödenekleri iptal olunur. Devredilen kredi artıklarının karşılığı, yeni yılda Maliye ve Gümrük Bakanlığınca ilgili kuruluş bütçesinde açılacak özel bir tertibe ödenek kaydolunur.

01.10.1995 gün ve 22421 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İl Özel İdaresi Bütçe Ve Muhasebe Usulü Yönetmeliğinin 118 ve devamı maddelerinde yukarıdaki hükümlere benzer hükümler getirilmiş ve İl Özel İdarelerinde İta Amiri Mutemetlerinin görevlendirilmeleri ve bunlara verilecek avanslar ile sorumlulukları konusunda düzenlemelere gidilmiştir.

Madde hükmüyle avans verilebilmesi için getirilen koşullar aşağıdaki şekilde özetlenebilir:

1.Tahakkuk ve verile emri işlemlerinin tamamlanması beklenilemeyecek kadar ivedi yapılması gereken bir hizmet bulunmalıdır.

2.İşin ivedi olduğu ve avans verilmesi gerektiği yönünde Amiri itanın lüzum görmesi gereklidir.

3.Avans verilebilmesi için ita amiri tarafından bir mutemet görevlendirilmelidir.

4.Verilen avansın üst sınırı yılları bütçe kanunlarında belirtilmekle beraber, Maliye ve Gümrük Bakanlığının bu konuda sınırlama yetkisi bulunduğundan anılan Bakanlıkça çıkarılacak tebliğlere bakılarak avans sınırı tespit edilmelidir. Ancak, Cumhurbaşkanlığı daire mutemetlerini TBMM, Başkanlık Divanı Kararıyla; askeri daire mutemetleri ile elçiler, konsoloslar, müşavirler ve ataşelere Bakanlar Kurulu Kararına dayanılarak Maliye ve Gümrük Bakanlığınca yılları bütçe kanunlarıyla getirilen sınırlamaya bağlı kalınmaksızın avans verilmesi mümkündür.

Mutemet Adına Kredi Açılabilmesi İçin ise Aşağıdaki Koşullar Bulunmalıdır:

1.Avans verilmek suretiyle karşılanamayacak büyüklükte bir giderin yapılması zorunlu olmalıdır.

2.Kredi açılması hususunda ita amirinin lüzum müzekkeresi vermesi gereklidir.

3.Kredi açılması hususunda Maliye ve Gümrük Bakanlığının izini olmalıdır.

4.Kredi banka ya da saymanlık nezdinde açılmalı ve ödemeler mutemedin kendisine değil; mutemedin göstereceği yere veya doğrudan doğruya alacaklıya yapılmalıdır.

5.Yabancı ülkelerde yapılacak alımlar için Maliye ve Gümrük Bakanlığı tarafından dairelerince görevlendirilecek mutemetler adına o ülkedeki yerel bankalardan birinde veya ülkemizdeki milli bankalarda kredi açtırılması mümkündür.

6.Mutemetler bütçeye ait harcamalar için saymanlık veznesinden başka hiç bir yerden hiç bir adla para alamazlar. Aksi takdirde kendileri hakkında Ceza Kanununun yetki ve izinsiz olarak resmi sıfatı takınanlar hakkındaki hükümleri uygulanır. (1050/87,21)

1050 sayılı yasanın 84�üncü maddesinde ise; Bütçe İçi Avans ve Krediler karşılığı ödeneklerin tertiplerinde saklı tutulacağı; her birim için yalnız bir mutemedin görevlendirilebileceği; hangi örgüt kademelerinin birim sayılacağının Maliye ve Gümrük Bakanlığınca belirleneceği, buna karşın bir bütün oluşturan ve ayrı ayrı yerlerde bulunan askeri birimler ile kurumların her biri için ayrı mutemet görevlendirilmesinin mümkün olduğu hükme bağlanmıştır.

Avans ve kredilerin hangi iş için verilmişse o iş için harcanmasının zorunlu olduğu ve amiri itanın yazılı izninin gerektiği 1050 sayılı yasanın 85�inci maddesi hükmü olarak karşımıza çıkmaktadır.

Avansların Mahsubu ve Kapatılması İle İlgili Hususlar Aşağıdaki Şekilde Özetlenebilir: (1050/86,88)

1.Mutemetler aldıkları avansları en çok bir ay, adlarına açılan kredileri ise üç ay içinde mahsup etmek zorundadırlar. Mahsup işlemi harcamalara ilişkin kanıtlayıcı belgelerin saymanlığa verilmesi ve avans ya da kredi artığının saymanlık hesaplarına iadesi suretiyle olur.

2.Verilen avans ve açılan krediler kanunda belli edilen sürelerden önce harcanır ve mahsup işlemleri tamamlanırsa yeniden avans verilmesi ve kredi açılması mümkündür.

3.Ancak, mahsup işlemi tamamlanmadan aynı süre içerisinde yeniden avans verilmez ve kredi açılmaz.

4.Mutemetler işin tamamlanmasından sonra bir ve üç aylık süreleri beklemeksizin avans ve kredi artığını iade etmek ve hesaplarını kapatmak zorundadırlar.

5.Süresi içinde kapatılmayan avanslar için mutemetler hakkında 6183 sayılı AATUHK hükümlerine göre takibat yapılır.

6.Mutemetler senenin son gününde avansları kapatmak zorundadırlar. Kapatma işlemi, harcama yapılanlar için ödeme belgelerinin saymanlığa verilmesi harcanmayan kısımların ise iadesi suretiyle yapılır.

7.Avansların kapatılması ve mahsubu ile ilgili olarak mutemet işlemlerinin sağlıklı ve mevzuata uygun şekilde yürütülmesini izlemek saymanın görevidir. Bu hususlar da Sayıştay�a hesap vermekle yükümlü kişi de Saymandır.

8.Yıl sonlarında avanslarını kapatmayan mutemetler zimmet suçu işlemiş sayılırlar. Bu suçun müeyyidesi Ceza Kanunlarında öngörülmüş olup ayrıca hangi sınıf ve meslekten olursa Maliye ve Gümrük Bakanlığının istemi ile işten el çektirilebilir. Kapatılmayan avans artığı ise AATUHK hükümlerine göre tahsil edilir.

9.Avasların yıl sonunda usulüne uygun olarak kapatılmasını izlemekten sorumlu olan saymanlar bu görevlerinde gerekli özeni göstermedikleri takdirde 657 sayılı Yasanın 12�nci maddesi hükmü gereğince sorumlu tutulur. Anılan madde hükmü ile ilgili açıklamalar önceki bölümlerde yapılmış olup tekrar üzerinde durulmayacaktır. Diğer taraftan saymanın Sayıştay�a karşı sorumluluğu da devam eder ve kapatılmayan avans tutarının saymandan tahsilini teminen tazmin hükmü verilir.


Avanslarda Sorumluluk Üstlenme:

Avansların verildikleri amaç için mevzuata uygun olarak sarf edilmesinden birinci derecede mutemetler sorumludur. Ancak yükletilen bu sorumluluğun onları hiç bir harcama yapmaz hale getirmesini önlemek ve ita amirine belli bir takım imkanlar sunmak üzere avanslar için sorumluluk üstlenme müessesesi getirilmiştir.

1050 sayılı Yasanın 80.inci maddesine göre;

1.Avanslarından yapılacak harcamalarla ilgili olarak mutemetlerin mevzuata aykırılıktan dolayı itiraz ileri sürmeleri ve harcama yapmaktan çekinmeleri üzerine ita amirinin yazılı olarak sorumluluğu üstlenmesi halinde mutemetler harcamayı yapmak zorundadırlar. Bu durumda saymanlar harcamayı kabul etmezler ise geçici giderin kesinleşebilmesi için ita amirinin ikinci defa saymana mahsup konusunda sorumluluk deruhte etmesi gerekmektedir. Eğer böyle bir sorumluluk üstlenme olmaz ise avans harcaması kesin olarak bütçe giderine dönüşemeyeceğinden saymanın avans tutarını ita amiri adına kişi borcuna alması gerekmektedir. Saymanın herhangi bir itirazı olmaksızın mahsup yapılır ise ita amirinin mutemede karşı sorumluluk üstlenmesi kendisi hakkında bir sonuç doğurmaz.

2.Avansın harcanması konusunda mutemedin herhangi bir itirazı olmaz, ancak sayman mahsup aşamasında ödemeyi kabul etmekten kaçınır ise bu durumda sorumluluğu ita amiri ve mutemede birlikte yöneltmek zorundadır. Bu durumda bile ita amirinin sorumluluk deruhte etmesi ve sonuçlarına tek başına katlanmayı göze alarak giderin mahsubunu yaptırması imkan dahilindedir. Saymanın ita amiri tarafından verilen deruhte-i mesuliyete itibar etmeyerek ödemeyi kişi borcuna alması mümkün değildir. Aşağıdaki karar bu konuyla ilgilidir.


KARAR SIRA NO : 97 Mutemedin İtiraz Etmediği Avansın Mahsubu Sırasında Saymanın Harcamayı Kabul Etmemesi

..... tarihinde yapılan Milletvekili Seçimlerinde seçim giderlerini karşılamak üzere .... İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı emrine gönderilen ödenekten acil giderlere harcanmak üzere davacı mutemede verilen avanstan ilçe seçim kurulu başkanının evine çekilen telefonun tesis, abonman ve hat kirası için .... lira ödendiği, avansın mahsubu sırasında tahakkuk memuru olan C. Savcısının harcamayı kanunsuz bularak Yüksek Seçim Kurulundan istizanda bulunduğu, Yüksek Seçim Kurulunun harcamanın seçim ödeneğinden karşılanamayacağını bildirdiği, muhasibin de harcamayı kabul etmediği, bunun üzerine İlçe Seçim Kurulu Başkanının tahakkuk memuru ve saymana ayrı ayrı deruhte-i mesuliyet verdiği, buna rağmen saymanın bu deruhte-i mesuliyete itibar etmeyerek sarf edilen tutarı mutemet adına zimmetine aldığı ve maaşına haciz konularak tahsili yoluna gidildiği dosyanın incelenmesinden anlaşılmıştır.

1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanununun 13.üncü maddesinde Memurların, kanuna muhalefetten bahsile ifasından imtina ettikleri tediyatın icrası amiri italar tarafından tahriren tebliğ olunursa mesuliyet, emri veren amiri italara raci olur hükmü yer almakta, aynı kanunun 82.nci maddesinde de Vilayetlerdeki muhasiplerin, kanun ve nizama muvafakat, tertibe mutabakat hakkında vaki olacak itirazları üzerine ikinci derece amiri itaları tarafından tahriren mesuliyet deruhte edildiği takdirde muhasip tediye etmeğe mecburdur. Denilmektedir.

Yukarıdaki hükümler karşısında, muhasip, tahakkuk memuru ve mutemetlerin amiri itanın deruhte-i mesuliyet etmesi halinde sorumlulukları bahis konusu olamayacağı ve usulsüz sarf sorumluluğu münhasıran amiri itaya ait olacağı cihetle, sarf evrakının Sayıştay�a gönderilerek ilçe seçim kurulu başkanının sorumluluğu konusunda karar istihsali gerekirken mutemede zimmet çıkarılarak maaşının haczi suretiyle tesis edilen işlemde kanuna uyarlık görülmemiştir.

Danıştay, 12. Daire; Tarih, 27.06.1967; E.1200; K.1173

c) Maaş Mutemetlerinin Sorumlulukları

Maaş mutemetleri kurumlarda çalışan personelin aylık ve diğer özlük haklarının ödenmesine ilişkin belgeleri hazırlamak üzere kurumun yöneticisi tarafından seçilen kişilerdir. Bu kişilerin yaptıkları hizmetler ihtisas gerektiren bir niteliğe sahiptir. Zira günümüzde aylık ve diğer özlük haklarının hesaplanması karmaşık sayılabilecek bir çok kalemden oluşmaktadır. Bu nedenle mutemetlerin düzenledikleri belgelere dayanılarak yapılan ödemelerde eğer bir hazine zararı oluşur ise bunlar sayman ve tahakkuk memuru ile sorumluluğa ortak edilebilecektir.


KARAR SIRA NO : 98 Maaş mutemetlerinin Sorumlulukları

IV. 1050 sayılı Kanunun 24 sayılı KHK ile değişik 22 nci maddesinin (E) fıkrasında, adı ne olursa olsun bir komisyon veya kurul gibi bir organ ya da uzman bir görevli tarafından düzenlenen keşif, hakediş tutanak, rapor, karar ve benzeri belgelere dayanılarak yapılan ödemelerde Sayıştay'ca saptanacak sorumluluğa, sayman ve tahakkuk memurları ile birlikte, söz konusu belgeleri düzenleyen ve onaylayan kişilerin de katılması öngörülmüştür.

Anılan fıkrada, düzenleyen ve onaylayanların sorumlu tutulmalarını gerektirebilecek, bütün belgelerin sayılması yerine keşif, hakediş, tutanak, rapor ve karar zikredildikten sonra �ve benzeri belgeler� şeklinde genel bir ifade kullanıldığından, fıkra kapsamındaki belgelerin genel niteliklerinin ortaya konulması gerekmektedir.

Sayılan belgelerden keşif, hakediş ve rapor, yapma, kurma ve onarma işleriyle mal alımlarında söz konusu olmakta ise de, gerek fıkranın münhasıran bu işlerle ilgili olduğuna dair bir ifade taşımaması, gerekse bu hükmün yukarıdaki (C) fıkrasıyla ilgilendirilmesinin mümkün olmaması nedeniyle (E) fıkrası hükmünü, yapma, kurma ve onarma işleriyle mal alımlarına inhisar ettirmeye olanak bulunmamaktadır.

Öte yandan söz konusu belgelerin, adı ne olursa olsun bir komisyon, kurul gibi bir organ ya da uzman bir görevli tarafından düzenlenmiş olması ve ödemeye dayanak olarak alınması gerekmektedir.

Bu itibarla, herhangi bir ayırım yapılmaksızın, düzenleyen ve onaylayan kişilerin sorumluluklarına müncer olabilecek, belgelerin, adı ne olursa olsun komisyon, kurul gibi bir organ ya da uzman bir görevli tarafından düzenlenmiş ve ödemeye esas alınmış olması lazım gelmektedir.

Fıkrada açıkça değinilmemiş olmakla beraber yaygın bir belge türü olan aylık ve ücret bordroları da, hakedişler gibi tahakkuk ve ödemeye dayanak teşkil etmesi ve hazırlanmasının belli bir uzmanlığı gerektirmesi nedeniyle (E) fıkrasında sayılan belgeler meyanında olup, unvanı ne olursa olsun bordrolarda düzenleyen sıfatıyla imzası bulunan görevlilerin de sorumluluğa katılmaları gerekmektedir. Sayıştay GKK Tarih: 21.5.1981 Sayı: 4122/1, 4123/1


8.4. Ambar Memurlarının Sorumlulukları

Ambar memurları, sayman mutemedi durumunda olup, 1050 sayılı yasanın 12�nci maddesi hükmüne tabidirler. Buna göre, ayniyat mutemetleri, ayniyat saymanı adına ve hesabına geçici olarak değerleri almak, muhafaza ve sarf etmek, o değerlere ait hesabını bağlı olduğu ayniyat saymanına vermekle görevli memurlardır. Ambar memurları beratlarını ayniyat saymanından alırlar. Bu bakımdan Sayıştay�a karşı sorumlulukları yoktur. Bir ayniyat saymanının birden fazla ambar memuru olabilir. Ambar memurlarını ayniyat mutemedi olarak adlandıranlar da vardır.(98)


8.5. Emanet Komisyonu Üyelerinin Sorumlulukları

2886 sayılı Devlet İhale Kanununun 81�inci maddesinde sayılan işleri araya bir müteahhit girmeksizin, idarenin kendi imkanlarıyla veya işin belli kısımlarını taşeronlara yaptırmak suretiyle yürüttüğü hizmetler emanet komisyonları marifetiyle görülmekte ve bu yönteme emanet usulü denilmektedir. Emanet usulüyle yaptırılan işler Emanet İşlere Ait Uygulama Yönetmeliğine tabidir.

Anılan yönetmeliğin 6�ncı maddesinde; �Emanet komisyonu uhdesine tevdi edilen işin fenni ve hukuki esaslara uygun olarak yürütülmesinden ve işin proje ve şartnamelerine uygun olarak yapılmasından sorumludur.� hükmü yer almaktadır. Bu hüküm gereğince Emanet Komisyonu üyelerinin sorumlu tutulacağı düşünülebilir. Ancak Sayıştay�a karşı olan mali sorumluluk 1050 ve 832 sayılı Kanunlarda düzenlenmiş olup, bu kanunlarda emanet komisyonunun sorumlu tutulacağına ilişkin bir ifade yoktur. Ancak, emanet komisyonu sorumlulukla ilgili başka sıfatları alırsa bu durumda sorumlu tutulacaklardır. Örneğin emanet suretiyle yaptırılan bir inşaat işinde emanet komisyonu kararıyla ödenek aktarılması yapılmış ve bu işlem hazine zararına sebep olmuşsa komisyon üyeleri ödenek aktarılmasına ilişkin belgeyi düzenleyen kimseler olduğundan bu sıfatla sorumlu tutulacaklardır.


KARAR SIRA NO : 99 Emanet Komisyonu Üyelerinin Sorumlulukları

Emanet komisyonu başkan ve üyelerinin mevcut mevzuat karşısında Sayıştay�ca tespit olunacak sorumluluğa salt bu unvanları dolayısıyla dahil edilmesi mümkün olmadığı gibi konu ile ilgili 1050 sayılı Muhasebe-i Umumiye Kanunu 24 sayılı KHK ile değişik 22�nci maddesinin (E) bendinde ��Adı ne olursa olsun bir komisyon veya kurul gibi bir organ ya da uzman bir görevli tarafından düzenlenen keşif, hakediş, tutanak, rapor, karar ve benzeri belgelere dayanılarak yapılan ödemelerde Sayıştay'ca saptanacak sorumluluğa, tahakkuk memuru ve saymanla birlikte, söz konusu belgeleri düzenleyen ve onaylayan kişiler de katılır.� denilmek suretiyle sorumluluğun ödemeye esas belgeyi düzenleyen ve onaylayan kişilere yöneltilmesi gerektiği öngörülmüştür.

Sayıştay Temyiz Kurulu; Tarih 15.01.1988; Tutanak No:20982


(98) Bkz. TURGUTER, a.g.e., s.64.

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.