FANDOM


Şuara Suresi/10-33- Şuara Suresi/Elmalı/10-33 Şuara Suresi/34-51 Şuara Suresi/52-68- Şuara Suresi /Elmalı/52-68
Önemli!!! düzenlenen sayfalar ayn harfli fasılalara kadar yapılması gerekmektedir. Elmalı Tefsiri (Orjinal)
Ayet No
Ayet Metni
Elmalı Meali (Orijinali)
İngilizce Meali (M. Pickthall )
Etrafındaki cem'ıyyete bu, dedi: her halde bilgiç bir sihirbaz
Firavun çevresinde bulunan ileri gelenlere: "Bu dedi, herhalde çok bilgili bir sihirbaz!"
(Pharaoh) said unto the chiefs about him: Lo, this is verily a knowing wizard,
Sihrile sizi yerinizden çıkarmak istiyor, binaenaleyh ne emredersiniz?
"Sizi sihriyle yurdunuzdan çıkarmak istiyor. Şimdi ne buyurursunuz?"
Who would drive you out of your land by his magic. Now what counsel ye?
Bunu ve kardeşini dediler; eğle, şehirlere de derleyiciler yolla
Dediler ki: "Bunu ve kardeşini eğle, şehirlere de toplayıcılar gönder."
They said: Put him off, (him) and his brother, and send them into the cities summoners
Bütün bilgiç sihirbazları getirsinler
"Bütün bilgiç sihirbazları sana getirsinler."
Who shall bring unto thee every knowing wizard.
Böylece, sihirbazlar belli bir günün tayin edilen vaktinde bir araya getirildi. mikat
So the wizards were gathered together at a set time on a day appointed.
Ve halka siz toplu musunuz denildi
Halka, "Siz de toplanıyor musunuz? (Haydi çabuk olun)" denildi.
And it was said unto the people: Are ye (also) gathering?
Sanırız bizler sihirbazlara tabi' olacağız şayed onlar olursa galibler
"Üstün gelirlerse herhalde sihirbazlara uyarız" dediler.
(They said): Aye, so that we may follow the wizards if they are the winners.
Derken vaktâ ki sihirbazlar geldiler Firavne elbette: biz galip gelirsek bize mutlak ecir var ya? dediler
Sihirbazlar geldiklerinde Firavun'a "Şayet biz üstün gelirsek, muhakkak bize bir ücret vardır, değil mi?" dediler.
And when the wizards came they said unto Pharaoh: Will there surely be a reward for us if we are the winners?
Evet, dedi: hem siz o vakıt muhakkak mukarrebîndensiniz
Firavun cevaben: "Evet, o takdirde hiç şüphe etmeyin, gözde kimselerden olacaksınız" dedi.
He said: Aye, and ye will then surely be of those brought near (to me).
Mûsâ onlara atın dedi: siz ne atacaksanız
Musa onlara "Atın, ne atacaksanız" dedi.
Moses said unto them: Throw what ye are going to throw!
[[فَأَلْقَوْا حِبَالَهُمْ وَعِصِيَّهُمْ وَقَالُوا بِعِزَّةِ فِرْعَوْنَ إِنَّا لَنَحْنُ الْغَالِبُونَ

]]

Hemen iplerini ve sopalarını ortaya attılar ve Firavnin ızzeti hakkı için elbette biz galibiz, şüphesiz, dediler
Bunun üzerine iplerini ve değneklerini attılar ve "Firavun'un kudreti hakkı için şüphesiz elbette bizler galip geleceğiz" dediler.
Then they threw down their cords and their staves and said: By Pharaoh's might, lo! we verily are the winners.
Mûsâ da Asasını koyuverdi, bir de baktılar ki o, her ne dolap çeviriyorlarsa yutuyor
Ardından Musa asâsını attı; bir de ne görsünler, onların uydurduklarını yutuyor!
Then Moses threw his staff and lo! it swallowed that which they did falsely show.
Derhal sihirbazlar secdeye kapandılar
Sihirbazlar derhal secdeye kapandılar.
And the wizards were flung prostrate,
"İman ettik, dediler, Âlemlerin Rabbine "
Crying: We believe in the Lord of the Worlds,
Musâ ve Hârunun rabbına» dediler
"Musa ve Harun'un Rabbine!"
The Lord of Moses and Aaron.
[[قَالَ آمَنْتُمْ لَهُ قَبْلَ أَنْ آذَنَ لَكُمْ ۖ إِنَّهُ لَكَبِيرُكُمُ الَّذِي عَلَّمَكُمُ السِّحْرَ فَلَسَوْفَ تَعْلَمُونَ ۚ لَأُقَطِّعَنَّ أَيْدِيَكُمْ وَأَرْجُلَكُمْ مِنْ خِلَافٍ وَلَأُصَلِّبَنَّكُمْ أَجْمَعِينَ]]
Ona, dedi: ben size izin vermeden iyman ettiniz, anlaşıldı ki o size sihri ta'lim eden büyüğünüzmüş, o halde mutlak yakında bileceksiniz, çaresiz ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazına kestireceğim, hem muhakkak hepinizi çarmıha gerdireceğim»
Firavun (kızgınlık içinde) dedi ki: "Ben size izin vermeden O'na iman ettiniz ha! Anlaşıldı ki o size sihri öğreten büyüğünüzmüş! Ama şimdi bileceksiniz: Andolsun, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim, hepinizi çarmıha gerdireceğim!"
(Pharaoh) said, Ye put your faith in him before I give you leave. Lo! he doubtless is your chief who taught you magic! But verily ye shall come to know. Verily I will cut off your hands and your feet alternately, and verily I will crucify you everyone.
Dediler: zararı yok, her halde biz rabbımıza döneceğiz
"Zararı yok dediler nasıl olsa biz Rabbimize döneceğiz."
They said: It is no hurt, for lo! unto our Lord we shall return.
Her halde biz mü'minlerin evveli olduğumuzdan dolayı rabbımızın bize mağfiret buyuracağını ümid ederiz.
"Herhalde biz müminlerin evveli olduğumuzdan dolayı, Rabbimizin bize mağfiret buyuracağını ümit ederiz"
Lo! we ardently hope that our Lord will forgive us our sins because we are the first of the believers.
Yenişehir..

Şablon:Sadeleştirilmiş ET


"https://yenisehir.fandom.com/tr/wiki/%C5%9Euara_Suresi/34-51?oldid=137295" adresinden alındı.
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.