FANDOM


Kuran-ı Kerim » 10 / Yunus - 102
Sonraki Ayet : 103
Ayetin Tefsiri :

فَهَلْ يَنتَظِرُونَ إِلاَّ مِثْلَ أَيَّامِ الَّذِينَ خَلَوْاْ مِن قَبْلِهِمْ قُلْ فَانتَظِرُواْ إِنِّي مَعَكُم مِّنَ الْمُنتَظِرِينَ

Fe hel yentezırûne illâ misle eyyâmillezîne halev min kablihim, kul fentezırû innî meakum minel muntezirîn(muntezirîne).

 

1. fe hel : artık, yoksa, mi, mı
2. yentezırûne : bekliyorlar
3. illâ : muhakkak ki
4. misle : misli, benzeri
5. eyyâmi : günler
6. ellezîne halev : yalnız, gelip geçenler
7. min kabli-him : onlardan önce
8. kul : de ki
9. fentezırû (fe intezırû) : artık bekleyin
10. innî : muhakkak ki ben
11. mea-kum : sizinle beraber
12. min el muntezirîne : bekleyenlerden

İmam İskender Ali Mihr

: Yoksa onlardan önce geçmiş olan günlerin benzerinden başkasını mı

bekliyorlar? “Artık bekleyin, muhakkak ki ben de sizinle beraber

bekleyenlerdenim.” de.
Diyanet İşleri : Onlar sadece, kendilerinden önce gelip geçenlerin başlarına gelen

(azap dolu) günlerin benzerini mi bekliyorlar? De ki: “Bekleyin bakalım,

ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim.”
Abdulbaki Gölpınarlı : Onlar, kendilerinden önce gelip geçenlerin uğradıkları felâket

günlerine benzer günlerden başka bir şey mi bekliyorlar? De ki: Bekleyin

bakalım, şüphe yok ki ben de sizinle berâber bekleyenlerdenim.
Adem Uğur : Onlar, kendilerinden önce gelip geçmiş toplumların (acıklı)

günlerinin benzerlerinden başkasını mı bekliyorlar? De ki: Haydi

bekleyin! Şüphesiz ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.
Ali Bulaç : Kendilerinden önce gelip geçmişlerin (başlarından geçen) günlerin

bir benzerinden başkasını mı bekliyorlar? De ki: "Bekleyedurun. Şüphesiz

ben de sizlerle birlikte bekleyenlerdenim."
Ali Fikri Yavuz : Müşrikler, ancak kendilerinden önce gelip geçmiş olanların günleri

gibi, (acıklı) bir gün bekliyorlar. De ki: “- Bekleyin, ben de sizinle

beraber bekliyenlerdenim.”
Bekir Sadak : Kendilerinden once gecenlerin baslarina gelen olaylardan baska bir sey mi bekliyorlar? «Bekleyin, ben de sizinle beraber beklemekteyim» de.
Celal Yıldırım : Onlar ancak kendilerinden önce gelip geçenlerin günleri gibi bir gün

beklemekteler, değil mi ? De ki: Bekleyin, ben de sizinle beraber

bekleyenlerdenim.
Diyanet İşleri (eski) : Kendilerinden önce geçenlerin başlarına gelen olaylardan başka bir şey mi bekliyorlar? 'Bekleyin, ben de sizinle beraber beklemekteyim' de.
Diyanet Vakfi : Onlar, kendilerinden önce gelip geçmiş toplumların (acıklı)

günlerinin benzerlerinden başkasını mı bekliyorlar? De ki: Haydi

bekleyin! Şüphesiz ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.
Edip Yüksel : Kendilerinden öncekilerin yaşadığı günlerin bir benzerini mi bekliyorlar? De ki, 'Bekleyin, ben de sizinle birlikte beklemekteyim.'
Elmalılı Hamdi Yazır : Onun için onlar sırf kendilerinden evvel geçenlerin günleri gibi bir gün gözlerler, de ki: gözleyin ben de sizinle beraber gözliyenlerdenim
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Onun için, onlar ancak kendilerinden öncekilerin günleri gibi bir

gün mü gözlüyorlar? De ki: «Gözleyin ben de sizinle beraber

gözleyenlerdenim!»
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Onlar, kendilerinden önce gelmiş geçmiş olanların uğradıkları

felaket günleri gibisinden başkasını mı bekliyorlar? De ki, «Bekleyin,

ben de sizinle beraber bekleyenlerden olacağım.»
Fizilal-il Kuran : Onlar kendilerinden önce gelip geçen toplumların yaşadıkları acı

günlerden başka bir sonuç mu bekliyorlar? Onlara de ki; «Bekleyiniz

bakalım, ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim.»
Gültekin Onan : Kendilerinden önce gelip geçmişlerin (başlarından geçen) günlerin

bir benzerinden başkasını mı bekliyorlar? De ki: "Bekleyedurun. Şüphesiz

ben de sizlerle birlikte bekleyenlerdenim."
Hasan Basri Çantay : Onlar, kendilerinden evvel (gelib) geçmiş (kavm) lerin (o acıklı)

günleri gibi (bir gün) den başkasını mı bekliyorlar?. De ki: «Haydi (o

günü) bekleyin. Şübhesiz ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.»
İbni Kesir : Kendilerinden önce geçenlerin başlarına gelen günler gibisinden

başkasını mı bekliyorlar? De ki: Bekleyin, ben de sizinle beraber

beklemekteyim.
Muhammed Esed : O halde, kendilerinden önce gelip geçen (inkarcıların yaşadığı

felaket) günlerinden başka günler mi bekliyorlar? De ki: "Öyleyse, (olacak olanı) bekleyin bakalım; doğrusu ben de sizinle beraber

bekleyeceğim!"
Ömer Nasuhi Bilmen : Artık onlar beklemezler, ancak kendilerinden evvel geçmiş olanların

günlerinin mislini beklerler. De ki: «Bekleyiniz, ben de sizinle beraber

bekleyenlerdenim.»
Şaban Piriş : Kendilerinden önce geçenlerin başlarına gelen olaylardan başka bir

şey mi bekliyorlar? (Öyle mi) -Bekleyin, ben de sizinle beraber

beklemekteyim, de!
Suat Yıldırım : Onlar, sadece kendilerinden önce gelip geçmiş milletlerin başlarına

gelen felaketli günler gibi bir gün gözlüyorlar değil mi?De ki:

"Gözleyin, ben de sizinle beraber bekliyorum."
Süleyman Ateş : Onlar sadece kendilerinden önce gelip geçenlerin başlarına gelen

günler gibisini bekliyorlar öyle mi? De ki: "O halde bekleyin, ben de

sizinle beraber bekleyenlerdenim!"
Tefhim-ul Kuran : Kendilerinden önce gelip geçmişlerin (başlarından geçen) günlerin

bir benzerlerinden başkasını mı bekliyorlar? De ki: «Bekleyedurun.

Şüphesiz ben de sizlerle birlikte bekleyenlerdenim.»
Ümit Şimşek : Onlar ancak kendilerinden öncekilerin başlarına gelen azap

günlerinin benzerini bekliyorlar. De ki: Siz bekleyedurun; ben de

sizinle beraber bekliyorum.
Yaşar Nuri Öztürk : Onlar, sırf kendilerinden önce gelip geçenlerin günleri gibisini bekliyorlar. De ki: "Bekleyin! Sizinle beraber ben de bekleyenlerdenim."
Yenişehir..

Şablon:Sadeleştirilmiş ET


Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.