FANDOM


Kuran-ı Kerim » 10 / Yunus - 11
Sonraki Ayet : 12
Ayetin Tefsiri :

وَلَوْ يُعَجِّلُ اللّهُ لِلنَّاسِ الشَّرَّ اسْتِعْجَالَهُم بِالْخَيْرِ لَقُضِيَ إِلَيْهِمْ أَجَلُهُمْ فَنَذَرُ الَّذِينَ لاَ يَرْجُونَ لِقَاءنَا فِي طُغْيَانِهِمْ يَعْمَهُونَ

Ve lev yuaccilullâhu lin nâsiş şerresti’câlehum bil hayri le kudiye ileyhim eceluhum, fe nezerullezîne lâ yercûne likâenâ fî tugyânihim ya’mehûn(ya’mehûne).

 

1. ve lev : ve eğer
2. yuaccilu allâhu : Allah çabuklaştırır (acele eder)
3. li en nâsi : insanlara
4. eş şerre : şerri
5. isti'câle-hum : onların acele istemeleri
6. bi el hayri : hayrı
7. le kudiye : yerine getirilirdi
8. ileyhim : onlara
9. ecelu-hum : ecelleri, zamanları
10. fe nezeru : böylece bırakırız
11. ellezîne lâ yercûne : dilemeyen kimseler
12. likâe-nâ : bize ulaşmayı
13. fî tugyâni-him : isyanları içinde
14. ya'mehûne : şaşkın olurlar, bocalarlar

İmam İskender Ali Mihr

: Ve eğer Allah onların hayrı acele istemeleri gibi insanlara şerr

için acele etseydi, elbette onların ecelleri yerine getirilirdi (kaza edilirdi). Fakat (hayatta iken) Bize ulaşmayı dilemeyen kimseleri,

isyanları içinde şaşkın bırakırız.
Diyanet İşleri : Eğer Allah, insanlara onların hemen hayra kavuşmayı istedikleri

gibi, şerri de acele verseydi, elbette onların ecellerine hükmolunurdu. İşte biz, bize kavuşmayı ummayanları, kendi azgınlıkları içinde bocalar

hâlde bırakırız.
Abdulbaki Gölpınarlı : Allah, insanların, hayrın çarçabuk oluvermesini istedikleri gibi

şerri çarçabuk veriverseydi ecellerinin gelip çatmasına çoktan hükmedilmiş olurdu. Fakat biz, bize kavuşmayı ummayanları,

azgınlıklarında sersem bir halde bırakırız.
Adem Uğur : Eğer Allah insanlara, hayrı çarçabuk istedikleri gibi şerri de acele

verseydi, elbette onların ecelleri bitirilmiş olurdu. Fakat bize kavuşmayı beklemeyenleri biz, azgınlıkları içinde bocalar bir halde

(kendi başlarına) bırakırız.
Ali Bulaç : Eğer Allah, onların hayra ulaşmak için çarçabuk davrandıkları gibi,

insanlara şerri de çabuklaştırsaydı, mutlaka ecellerine hüküm verilirdi. İşte bize kavuşmayı ummayanları biz böylece taşkınlıkları içinde

şaşkınca dolaşır bir durumda bırakırız.
Ali Fikri Yavuz : Eğer Allah, insanlara, hayrı çarçabuk istedikleri gibi, fenalığı da

hemen acele olarak verseydi, muhakkak ecelleri son bulur biterdi. Fakat karşımıza çıkıp hesap vermeyi ummayanları, azgınlıklarında bırakırız,

körü körüne giderler.
Bekir Sadak : Iyiligi acele isteyen kimselere Allah fenaligi da carcabuk verseydi,

sureleri hemen bitmis olurdu. Bizimle karsilasmayi ummayanlari,

azginliklari icinde bocalayip dururlarken birakiriz.
Celal Yıldırım : Eğer Allah insanlara, hayrı hemen acele istedikleri gibi, şerri de

onlara çabuklaştırsaydı, ecelleri hemen yerine gelip (her şey) bitmiş olurdu. Ne var ki, bize kavuşmayı arzu etmeyenleri azgınlıkları içinde

bocaladıkları bir halde bırakıveririz.
Diyanet İşleri (eski) : İyiliği acele isteyen kimselere Allah fenalığı da çarçabuk verseydi,

süreleri hemen bitmiş olurdu. Bizimle karşılaşmayı ummayanları,

azgınlıkları içinde bocalayıp dururlarken bırakırız.
Diyanet Vakfi : Eğer Allah insanlara, hayrı çarçabuk istedikleri gibi şerri de acele

verseydi, elbette onların ecelleri bitirilmiş olurdu. Fakat bize kavuşmayı beklemeyenleri biz, azgınlıkları içinde bocalar bir halde

(kendi başlarına) bırakırız.
Edip Yüksel : İnsanların iyiliği acele istemeleri gibi, ALLAH da onlara azabı

acele verse idi, süreleri bitirilmiş olurdu. Bizimle karşılaşmayı

ummayanları, azgınlıkları içinde şaşkın durumda bırakırız.
Elmalılı Hamdi Yazır : Eğer Allah, insanlara şerri onların hayır ivercesine ivdikleri gibi

ivecek olsa idi ecellerini kendilerine yetiriverir idi fakat likamızı

arzu etmiyenleri bırakırız tuğyanlarında körkörüne giderler
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Eğer Allah, insanlara şerri, hayrın gelmesini istemekte acele

ettikleri gibi, çabuklaştırsaydı, ecellerini kendilerine getiriverirdi. Fakat Bize kavuşmayı arzu etmeyenleri bırakırız, azgınlıkları içinde

körü körüne giderler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Eğer Allah, insanlara, hayrı çarçabuk istedikleri gibi, şerri de

alelacele verseydi, onların hemen ecellerini getiriverirdi. Fakat bize kavuşmayı ummayanları kendi hallerine bırakırız da azgınlıkları içinde

bocalayıp giderler.
Fizilal-il Kuran : Allah, insanlara iyiliği istedikleri çabuklukta kötülüğü verseydi,

süreleri hemen bitirilirdi. Oysa biz, bizimle karşılaşacaklarını

beklemeyenleri azgınlıkları içinde debelenmeye bırakırız.
Gültekin Onan : Eğer Tanrı, onların hayra ulaşmak için çarçabuk davrandıkları gibi,

insanlara şerri de çabuklaştırsaydı, mutlaka ecellerine hüküm verilirdi. İşte bize kavuşmayı ummayanları biz böylece taşkınlıkları içinde

şaşkınca dolaşır bir durumda bırakırız.
Hasan Basri Çantay : Eğer Allah, insanlara hayrı çarçabuk istedikleri gibi şerri de

alel'acele verseydi elbette onlara ecelleri hükmedilir, (hepsi helak olub gider) di. İşte biz, bize kavuşmayı ummayanları böyle azgınlıkları

içinde serserî serserî dolaşmalarına meydan veriyoruz.
İbni Kesir : Eğer Allah insanlara hayrı çarçabuk istedikleri gibi, şerri de

süratle verseydi, süreleri hemen bitmiş olurdu. İşte Biz, Bize kavuşmayı

ummayanları böyle azgınlıkları içinde bocalamaya terkederiz.
Muhammed Esed : (İmdi), eğer, onların iyilik (olarak gördükleri şeyin kendilerine)

ulaşmasını aceleyle istedikleri gibi, Allah da insanlara (günahları yüzünden hak ettikleri) şerri tezelden verseydi, onların sonu çarçabuk gelmiş olurdu! Ama Biz, Bizimle ergeç karşılaşacaklarına inanmayanları o kurumlu azgınlıkları içinde körcesine bocalayıp dururlarken kendi

hallerine bırakırız.
Ömer Nasuhi Bilmen : Eğer Allah Teâlâ, nâsa, hayrı çarçabuk istedikleri gibi şerri de

alelacele verecek olsa idi elbette onlara ecellerini yitirivermiş olurdu. Artık Bize kavuşmalarını ummayanları, kendi azgınlıkları içinde

şaşkın bir halde bırakırız.
Şaban Piriş : Eğer Allah, insanlara hayrı çarçabuk istedikleri gibi şerri de

çarçabuk verseydi, hemen ecellerine hükmedilirdi (helak edilirlerdi.) Bizimle buluşmayı ümit etmeyenleri azgınlıkları içinde bocalar bir halde

bırakırız.
Suat Yıldırım : Eğer Allah insanların faydalarına olan şeyleri çabucak elde etmek

istemelerinde verdiği gibi, müstehak oldukları şerri de çarçabuk verseydi derhal sonları gelir, helâk edilirlerdi. Fakat Biz, huzurumuza çıkmayı arzu edip ummayanları, kendi hallerine bırakırız, azgınlıkları

içinde bocalar, dururlar.
Süleyman Ateş : İnsanların, hayrı acele istemeleri gibi, Allâh da onlara şerri acele

verseydi, süreleri hemen bitirilmiş olurdu. Ama biz, bizimle buluşmayı

ummayanları bırakırız, azgınlıkları içinde bocalar, dururlar.
Tefhim-ul Kuran : Eğer Allah, onların hayra ulaşmak için çarçabuk davrandıkları gibi,

insanlara şerri de çabuklaştırsaydı, mutlaka ecellerine hüküm verilirdi. İşte bize kavuşmayı ummayanları biz böylece tuğyanları içinde şaşkınca

dolaşır bir durumda bırakırız.
Ümit Şimşek : İnsanların iyiliği hemen istemeleri gibi Allah onlar için kötülüğü

de çabuklaştırsaydı, ecelleri başlarına geliverirdi. Oysa Bize kavuşmayı ummayanları Biz azgınlıkları içinde bırakırız da öylece bocalar

dururlar.
Yaşar Nuri Öztürk : Allah, insanlara şerri, onların hayrı acele istedikleri gibi çabucak

verseydi, ecellerinin onlara ulaşmasına çoktan hükmedilmiş olurdu. Ama biz, bize kavuşmayı ummayanları kendi azgınlıkları içinde körü körüne

bocalamaya bırakırız.
Yenişehir..

Şablon:Sadeleştirilmiş ET


Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.