FANDOM


Kuran-ı Kerim » 10 / Yunus - 18
Sonraki Ayet : 19
Ayetin Tefsiri :

وَيَعْبُدُونَ مِن دُونِ اللّهِ مَا لاَ يَضُرُّهُمْ وَلاَ يَنفَعُهُمْ وَيَقُولُونَ هَؤُلاء شُفَعَاؤُنَا عِندَ اللّهِ قُلْ أَتُنَبِّئُونَ اللّهَ بِمَا لاَ يَعْلَمُ فِي السَّمَاوَاتِ وَلاَ فِي الأَرْضِ سُبْحَانَهُ وَتَعَالَى عَمَّا يُشْرِكُونَ

Ve ya'budûne min dûnillâhi mâ lâ yedurruhum ve lâ yenfeuhum ve yekûlûne hâulâi şufeâunâ indallâh(indallâhi), kul e tunebbiûnâllâhe bimâ lâ ya'lemu fîs semâvâti ve lâ fîl ard(ardı), subhânehu ve teâlâ ammâ yuşrikûn(yuşrikûne).

 

1. ve ya'budûne : ve kulluk ediyorlar, ibadet ediyorlar
2. min dûni allâhi : Allah'tan başka
3. mâ lâ yedurru-hum : onlara zarar vermeyen şey
4. ve lâ yenfeu-hum : ve onlara yarar, fayda, menfaat vermiyor
5. ve yekûlûne : ve derler
6. hâulâi : bunlar
7. şufeâu-nâ : bizim şefaatçilerimiz
8. inde allâhi : Allah'ın katında, yanında
9. kul : de
10. e tunebbiûne âllâhe : Allah'a haber mi veriyorsunuz
11. bi mâ : şey(ler)i
12. lâ ya'lemu : bilmiyor
13. fî es semâvâti : göklerde bulunan
14. ve lâ : ve olmayan
15. fî el ardı : yerde, yeryüzünde
16. subhâne-hu : o sübhandır, o münezzehtir
17. ve teâlâ : ve yücedir
18. ammâ (an mâ) : şeylerden
19. yuşrikûne : şirk koşuyorlar

İmam İskender Ali Mihr

: Ve onlara fayda ve zarar vermeyen Allah'tan başka şeylere (putlara)

kulluk (ibadet) ediyorlar. Ve “Bunlar, Allah'ın yanında bizim şefaatçilerimiz.” diyorlar. De ki: “Yeryüzünde ve semalarda bilmediği bir şeyi Allah'a haber mi veriyorsunuz?” O, Sübhan'dır (münezzehtir),

onların ortak koştuğu şeylerden yücedir.
Diyanet İşleri : Allah’ı bırakıp, kendilerine ne zarar, ne de fayda verebilecek

şeylere tapıyorlar ve “İşte bunlar Allah katında bizim şefaatçılarımızdır” diyorlar. De ki: “Siz, Allah’a göklerde ve yerde O’nun bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz!? O, onların ortak

koştukları şeylerden uzaktır, yücedir.”.
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve Allah'ı bırakırlar da kendilerine ne bir zarar edebilecek, ne bir

fayda verebilecek şeylere taparlar ve bunlar derler, Allah katında şefâatçilerimiz bizim. De ki: Allah'a, göklerde ve yeryüzünde bilmediği birşeyi mi haber vermedesiniz? O, müşriklerin şirk koştukları şeylerden

tamamıyla münezzehtir ve çok yücedir.
Adem Uğur : Onlar Allah'ı bırakıp kendilerine ne zarar ne de fayda verebilecek

şeylere tapıyorlar ve: Bunlar, Allah katında bizim şefaatçılarımızdır, diyorlar. De ki: "Siz Allah'a göklerde ve yerde bilemeyeceği bir şeyi mi haber veriyorsunuz? Hâşâ! O, onların ortak koştuklarından uzak ve

yücedir."
Ali Bulaç : Allah'ı bırakıp kendilerine zarar vermeyecek ve yararları

dokunmayacak şeylere kulluk ederler ve: "Bunlar Allah katında bizim şefaatçilerimizdir" derler. De ki: "Siz, Allah'a, göklerde ve yerde bilmediği bir şey mi haber veriyorsunuz? O, sizin şirk koştuklarınızdan

uzak ve yücedir."
Ali Fikri Yavuz : Allah’ı bırakıp kendilerine ne bir zarar, ne de bir menfaat

vermeyecek şeylere (putlara) tapıyorlar ve bir de: “-Bu putlar, Allah katında bizim şefaatçılarımızdır.” diyorlar. De ki: “-Siz, Allah’a, göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi haber vereceksiniz?” Haşa,

Allah, onların ortak koştukları her şeyden çok uzakatır, çok yücedir.
Bekir Sadak : Onlar, Allah'i birakarak, kendilerine fayda da zarar da veremeyen

putlara taparlar: «Bunlar, Allah katinda bizim sefaatcilarimizdir» derler. De ki: «Goklerde ve yerde, Allah'in bilmedigi bir seyi mi O'na haber veriyorsunuz?» Allah, onlarin ortak kosmalarÙndan munezzeh ve

yucedir.
Celal Yıldırım : Onlar (inkarcı putperestler), Allah'ı bırakıp kendilerine zarar ve

yarar veremiyen cisimlere tapıyorlar ve «Bunlar Allah yanında şefaatçilerimizdir» diyorlar. De ki: Allah'a göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz ?! O, onların ortak koştuklarından

münezzehtir ve çok yücedir.
Diyanet İşleri (eski) : Onlar, Allah'ı bırakarak, kendilerine fayda da zarar da veremeyen

putlara taparlar: 'Bunlar, Allah katında bizim şefaatçılarımızdır' derler. De ki: 'Göklerde ve yerde, Allah'ın bilmediği bir şeyi mi O'na haber veriyorsunuz?' Allah, onların ortak koşmalarından münezzeh ve

yücedir.
Diyanet Vakfi : Onlar Allah’ı bırakıp kendilerine ne zarar ne de fayda verebilecek

şeylere tapıyorlar ve: Bunlar, Allah katında bizim şefaatçılarımızdır, diyorlar. De ki: «Siz Allah’a göklerde ve yerde bilemeyeceği bir şeyi mi haber veriyorsunuz? Hâşâ! O, onların ortak koştuklarından uzak ve

yücedir.»
Edip Yüksel : ALLAH'ı bırakıp, kendilerine ne zarar ne de yarar veremiyenlere

tapıyorlar ve 'Bunlar, ALLAH yanında bize şefaat edecekler,' diyorlar. De ki: 'ALLAH'ın göklerde ve yerde bilmediği şeyleri mi O'na

bildiriyorsunuz? O çok yücedir, ortak koştuklarınızdan uzaktır.'
Elmalılı Hamdi Yazır : Allahı bırakıyorlar da kendilerine ne zarar, ne menfaat veremiyecek

şeylere tapıyorlar, ve «ha, onlar bizim Allah yanında şefaatçilerimizdir» diyorlar, de ki: siz Allaha Göklerde ve Yerde bilmediği bir şey mi haber vereceksiniz? Hâşâ o onların isnad ettikleri

ortaklıklardan münezzeh sübhan, yüksek çok yüksektir
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Allah'ı bırakıyorlar da kendilerine ne zarar, ne de fayda vermeyecek

şeylere tapıyorlar ve: «Ha, onlar bizim Allah yanında şefaatçılarımız!» diyorlar. De ki: «Siz Allah'a göklerde ve yerde bilmediği birşey mi haber vereceksiniz?» Haşa! O, onların ortak koştukları şeylerin

hepsinden münezzeh, yüksek çok yüksektir.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Allah'ı bırakıyorlar da, kendilerine ne fayda, ne de zarar

verebilecek olan şeylere tapıyorlar ve «Bunlar bizim Allah katında şefaatçilerimizdir.» diyorlar. De ki, «Siz Allah'a göklerde ve yerde O'nun bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz?» Allah onların ortak

koştukları şeylerin hepsinden münezzehtir.
Fizilal-il Kuran : Onlar Allah'ı bırakarak kendilerine ne zarar ve ne de yarar

dokunduramayan putlara tapıyorlar ve «Bunlar Allah katında bizim aracılarımızdır» diyorlar. Onlara de ki; «Göklerde ve yerde Allah'ın bilmediği bir şeyi mi O'na haber veriyorsunuz? Allah onların koştukları

ortaklardan uzak ve yücedir.
Gültekin Onan : Tanrı'yı bırakıp kendilerine zarar vermeyecek, yararları da

dokunmayacak şeylere kulluk ederler ve: «Bunlar Tanrı katında bizim şefaatçilerimizdir» derler. De ki: "Siz, Tanrı'ya, göklerde ve yerde bilmediği bir şey mi haber veriyorsunuz? O, sizin şirk koştuklarınızdan

uzak ve yücedir."
Hasan Basri Çantay : Onlar Allâhı bırakıb, kendilerine ne bir zarar, kendilerine ne bir

fâide veremeyecek olan şeylere taparlar. Bir de: «bunlar (bu putlar) Allah yanında bizim şefâatcılarımızdır» derler. De ki: «Siz, Allaha göklerde ve yerde bilmeyeceği bir şey mi haber veriyorsunuz»? Haaşâ, O,

eş tutmakda oldukları her şeyden çok uzakdır, çok yücedir.
İbni Kesir : Onlar Allah'ı bırakarak; kendilerine fayda da, zarar da vermeyen

şeylere taparlar. Bunlar, Allah katında bizim şefaatçılarımızdır, derler. De ki: Siz, Allah'a göklerde ve yerde bilmediği bir şey mi

bildiriyorsunuz? Allah, onların ortak koşmalarından münezzeh ve yücedir.
Muhammed Esed : ve (ne de) Allah'la beraber, kendilerine ne bir yarar ne de zarar

verebilecek durumda olmayan şeylere veya varlıklara kulluk edip (kendi kendilerine), "Bunlar bizim Allah katındaki kayırıcılarımızdır" diyen (kimse)ler!.. De ki: "Göklerde ve yerde Allah'ın bilmediği bir şeyi mi O'na haber verebileceğinizi sanıyorsunuz? (Yoo,) kudret ve egemenliğinde sınırsız olan O'dur, ve insanların O'na, ilahlığında ortak

yakıştırdıkları her şeyden sonsuzcasına yücedir.
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve onlar, Allah Teâlâ'nın gayrı, kendilerine ne mazarrat ve ne de

menfaat veremiyecek olanlara ibadet ederler ve derler ki: «Bunlar Allah Teâlâ'nın yanında bizim şefaatçilerimizdir.» De ki: «Allah Teâlâ'ya ne göklerde ve ne de yerde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz? O (Hâlik-ı

Azîm) onların şirk koştukları şeylerden münezzehtir, müteâlidir.»
Şaban Piriş : Kendilerine fayda da zarar da veremeyen şeylere: -Bunlar Allah

katında bizim şefaatçilerimizdir, diyerek Allah’tan başkalarına kulluk ederler. De ki: -Allah’a, göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi haber

veriyorsunuz? Allah, koştukları şirklerden münezzeh ve yücedir.
Suat Yıldırım : Onlar, Allah’tan başka kendilerine ne zarar ne de fayda veremeyen

birtakım nesnelere ibadet ediyor ve "Onlar Allah katında bizim şefaatçilerimizdir." diyorlar. De ki: Böyle bir şey olacak da Allah bilmeyecek ha!Ne o, yoksa siz Allah’a göklerde ve yerde olup da bilmediği şeylerin varlığını mı haber vereceğinizi iddia ediyorsunuz?Hâşâ! O, onların iddia ettikleri her türlü ortaktan

münezzehtir, yücedir.
Süleyman Ateş : Allâh'ı bırakıp kendilerine ne zarar, ne de yarar veremeyen şeylere

tapıyorlar ve: "Bunlar Allâh katında bizim şefâ'atçilerimizdir!" diyorlar. De ki: "Allâh'ın, göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi Allah'a haber veriyorsunuz?" O, onların koştukları ortaklardan uzak ve

yücedir.
Tefhim-ul Kuran : Allah'ı bırakıp kendilerine zarar vermeyecek, yararları da

dokunmayacak şeylere kulluk ederler ve: «Bunlar Allah katında bizim şefaatçilerimizdir» derler. De ki: «Siz, Allah'a göklerde ve yerde bilmediği bir şey mi haber veriyorsunuz? O, sizin şirk katmakta

olduklarınızdan uzak ve yücedir.»
Ümit Şimşek : Onlar, Allah'ın yanı sıra, kendilerine yararı veya zararı dokunmayan

şeylere kulluk ediyor ve 'Bunlar bizim Allah katındaki şefaatçilerimiz' diyorlar. De ki: Göklerde veya yerde bilmediği birşeyi mi Allah'a haber veriyorsunuz? Allah, onların ortak koştukları şeylerden münezzeh ve

yücedir.
Yaşar Nuri Öztürk : Allah'ın yanında bir de kendilerine zarar veremeyen, yarar

sağlayamayan şeylere kulluk ediyorlar ve şöyle diyorlar: "Bunlar bizim Allah katındaki şefaatçılarımızdır." De onlara: "Allah'a, göklerde ve yerde bilmediği şeyleri mi haber veriyorsunuz?" Şanı yücedir O'nun,

ortak koştuklarından arınmıştır O.
Yenişehir..

Şablon:Sadeleştirilmiş ET


Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.