FANDOM


Kuran-ı Kerim » 10 / Yunus - 23
Sonraki Ayet : 24
Ayetin Tefsiri :

فَلَمَّا أَنجَاهُمْ إِذَا هُمْ يَبْغُونَ فِي الأَرْضِ بِغَيْرِ الْحَقِّ يَا أَيُّهَا النَّاسُ إِنَّمَا بَغْيُكُمْ عَلَى أَنفُسِكُم مَّتَاعَ الْحَيَاةِ الدُّنْيَا ثُمَّ إِلَينَا مَرْجِعُكُمْ فَنُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

Fe lemmâ encâhum izâ hum yebgûne fîl ardı bi gayril hakk(hakkı), yâ eyyuhen nâsu innemâ bagyukum alâ enfusikum metâal hayâtid dunyâ summe ileynâ merciukum fe nunebbiukum bimâ kuntum ta'melûn(ta'melûne).

 

1. fe lemmâ : ama, olunca, olduğu zaman
2. encâ-hum : onları kurtardı
3. izâ hum : o zaman onlar
4. yebgûne : azgınlık ederler, haddi aşarlar
5. fî el ardı : yeryüzünde
6. bi gayri el hakkı : haksız yere
7. yâ eyyuhe en nâsu : ey insanlar
8. innemâ : sadece, yalnız, ancak
9. bagyu-kum : sizin azgınlığınız
10. alâ enfusi-kum : nefslerinizin üzerine size, kendinize
11. metâ el hayâti ed dunyâ : dünya hayatının metaı, malı
12. summe : sonra
13. ileynâ : bize
14. merciu-kum : sizin dönüşünüz
15. fe nunebbiu-kum : o zaman size haber vereceğız
16. bi-mâ : şeyleri
17. kuntum : olduğunuz
18. ta'melûne : yapıyorsunuz

İmam İskender Ali Mihr

: Fakat onları kurtarınca, (o zaman) onlar yeryüzünde haksız yere

azgınlık yaparlar. Ey insanlar! Sizin azgınlığınız size (kendinize)dir, dünya hayatının metaı (menfaati)dir, sonra dönüşünüz Bizedir. O zaman

yapmış olduklarınızı size haber vereceğiz.
Diyanet İşleri : Fakat onları kurtarınca, bir de bakarsın ki yeryüzünde haksız yere

taşkınlık yapıyorlar. Ey İnsanlar! Sizin taşkınlığınız, sırf kendi aleyhinizedir. (Bununla) sadece dünya hayatının yararını elde edersiniz. Sonunda dönüşünüz bizedir. (Biz de) bütün yaptıklarınızı size haber

vereceğiz.
Abdulbaki Gölpınarlı : Onları kurtarınca da görürsün ki gene yeryüzünde haksız yere

azgınlığa girişmişler. Ey insanlar, azgınlığınız, ancak kendinize, dünyâ menfaatlerinin sonucudur bu, sonra dönüp geleceğiniz yer, bizim

tapımızdır ve biz, neler yaptıysanız hepsini haber vereceğiz size.
Adem Uğur : Fakat Allah onları kurtarınca bir de bakarsın ki onlar, yine haksız

yere taşkınlık ediyorlar. Ey insanlar! Sizin taşkınlığınız ancak kendi aleyhinizedir; (bununla) sadece fâni dünya hayatının menfaatini elde edersiniz; sonunda dönüşünüz yine bizedir. O zaman yapmakta

olduklarınızı size haber vereceğiz.
Ali Bulaç : Ama (Allah) onları kurtarınca, hemen haksız yere, yeryüzünde

taşkınlığa koyulurlar. Ey insanlar, sizin taşkınlığınız, ancak kendi aleyhinizedir; (bu) dünya hayatının geçici metaıdır. Sonra dönüşünüz

bizedir, biz de yaptıklarınızı size haber vereceğiz.
Ali Fikri Yavuz : Fakat, Allah, onları selâmete çıkarınca, bakarsın ki, yeryüzünde

yine haksız yere azgınlıklarda bulunuyorlar. Ey insanlar! sizin azgınlığınız ancak kendi aleyhinizedir. O kıymetsiz dünya hayatının biraz zevkini sürersiniz, sonra döner bize gelirsiniz. Biz de bütün

yaptıklarınızı size haber veririz.
Bekir Sadak : Allah onlari kurtarinca, hemen yeryuzunde haksiz yere taskinliklara

baslarlar. Ey insanlar! Gecici Dunya hayatinda yaptiginiz taskinlik

aleyhinizedir. Sonra donusunuz Bizedir. Yaptiklarinizi size bildiririz.
Celal Yıldırım : Ne vakit ki Allah onları kur. tarır, (vakit kaybetmeden) yeryüzünde

haksız yere taşkınlık ve azgınlığa başlarlar. Ey insanlar! Taşkınlık ve azgınlığınız ancak kendi aleyhinizedir. Bu da dünya hayatının geçici önemsiz bir geçimliğidir. Sonra da dönüşünüz bizedir; yapageldiklerinizi

size bir bir haber vereceğiz.
Diyanet İşleri (eski) : Allah onları kurtarınca, hemen yeryüzünde haksız yere taşkınlıklara

başlarlar. Ey insanlar! Geçici dünya hayatında yaptığınız taşkınlık

aleyhinizedir. Sonra dönüşünüz Bizedir. Yaptıklarınızı size bildiririz.
Diyanet Vakfi : Fakat Allah onları kurtarınca bir de bakarsın ki onlar, yine haksız

yere taşkınlık ediyorlar. Ey insanlar! Sizin taşkınlığınız ancak kendi aleyhinizedir; (bununla) sadece fâni dünya hayatının menfaatini elde edersiniz; sonunda dönüşünüz yine bizedir. O zaman yapmakta

olduklarınızı size haber vereceğiz.
Edip Yüksel : Onları kurtarınca da yeryüzünde haksız yere taşkınlık yapmaya

başlarlar. Ey insanlar, taşkınlığınız kendinize karşıdır. Dünya hayatının geçici zevkine düşkünsünüz; halbuki dönüşünüz bizedir ve

yapmış olduğunuz her şeyi size haber veririz.
Elmalılı Hamdi Yazır : Derken vaktâki onları halâs eder, çıkar çıkmaz Yer yüzünde

haksızlıkla bagye başlarlar, ey insanlar, bagyiniz sırf kendi aleyhinizedir, o alçak hayatın biraz zevkını sürersiniz, sonra döner

bize gelirsiniz, biz de bütün yaptıklarınızı size haber veririz
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Derken, onları kurtardığı vakit, kurtulur kurtulmaz yeryüzünde

haksız olarak azgınlığa başlarlar. Ey insanlar, bu azgınlığınız sadece kendi zararınızadır; o alçak hayatın biraz zevkini sürersiniz, sonra

döner bize gelirsiniz, biz de bütün yaptıklarınızı size haber veririz.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Sonra Allah onları oradan kurtarır, kurtulur kurtulmaz yeryüzünde

çeşitli taşkınlıklara başlarlar. Ey insanlar taşkınlığınız sırf kendi zararınızadır. Şu değersiz dünya hayatının bir süre tadını çıkarınız, sonra nasıl olsa dönüp bize geleceksiniz. Biz de bütün yaptıklarınızı

tek tek size haber vereceğiz.
Fizilal-il Kuran : Fakat Allah kendilerini bu zor durumdan kurtarır kurtarmaz hemen

yeryüzünde haksız yere taşkınlıklara dalarlar. Ey insanlar, yapacağınız taşkınlıklar aslında kendi aleyhinizedir, bu yolla geçici dünyanın yararını elde edersiniz, ancak sonra bize dönersiniz, biz de

yaptıklarınızı size bir bir haber veririz.
Gültekin Onan : Ama (Tanrı) onları kurtarınca, hemen haksız yere, yeryüzünde

taşkınlığa koyulurlar. Ey insanlar, sizin taşkınlığınız, ancak kendi aleyhinizedir; (bu) dünya hayatının geçici metaıdır. Sonra dönüşünüz

bizedir, biz de yaptıklarınızı size haber vereceğiz.
Hasan Basri Çantay : Fakat (Allah) onları selâmete erdirince bakarsın ki yer (yüzün) de

yine haksız yere taşkınlıklarda bulunuyorlar! Ey insanlar, sizin taşkınlığınız ancak kendinize karşıdır. (Kendi aleyhinizedir. Bu da) dünyâ hayaatının (o fânî) menfaati gibi (süreksiz) dir. Nihayet dönüşünüz ancak bizedir. O vakit neler yapıyor olduğunuzu size biz haber

vereceğiz!
İbni Kesir : Allah onları kurtarınca; hemen yeryüzünde haksız yere taşkınlıklara

başlarlar. Ey insanlar; yaptığınız taşkınlık aleyhinize, dünya hayatının eğlencesidir. Sonra dönüşünüz, Bizedir. Biz de yapmış olduğunuzu size

bildiririz.
Muhammed Esed : Ne var ki, Allah onları bu (felaketten) kurtarır kurtarmaz, hemen

yeryüzünde haksız yere azgınlık yapmaya koyulurlar! Ey insanlar! Yaptığınız bütün taşkınlıklar döne dolaşa yine kendinizi bulacaktır! (Yalnızca) bu dünya hayatının (geçici) doyumları(nı) gözetiyorsunuz: fakat (hatırlayın ki,) sonunda Bize döneceksiniz ve o zaman (hayatta)

yapıp ettiğiniz her şeyi size (eksiksiz) haber vereceğiz.
Ömer Nasuhi Bilmen : Fakat onları kurtarınca onlar derhal yeryüzünde haksız yere

taşkınlıklarda bulunurlar. Ey insanlar! Şüphe yok ki, sizin taşkınlığınız kendi şahıslarınızın aleyhinedir. Dünya hayatı bir meta'dır. Sonra dönüşünüz Bizedir. Artık Biz de size neler yapmış

olduklarınızı elbette haber vereceğizdir.
Şaban Piriş : Allah onları kurtarınca, hemen yeryüzünde haksız yere taşkınlık

ederler. Ey insanlar, sizin taşkınlığınız dünya hayatı boyunca kendi aleyhinizedir. Sonra da dönüşünüz bizedir. O zaman size yapmakta

olduğunuz şeyleri haber veririz.
Suat Yıldırım : Fakat Allah onları kurtarınca bir de bakarsın ki yine yeryüzünde

haksız taşkınlıklar ve türlü yolsuzluklar yapıyorlar. Ey insanlar! İyi biliniz ki taşkınlığınız sadece kendi aleyhinizedir. Elde edeceğiniz en fazla şey, bu fani hayatın geçici menfaatidir. Sonunda dönüp Bizim huzurumuza geleceksiniz ve Biz de yaptıklarınızı size bir bir

göstereceğiz.
Süleyman Ateş : Ama (Allâh) onları kurtarınca hemen yeryüzünde haksız yere taşkınlık

yaparlar. Ey insanlar, taşkınlığınız kendi aleyhinizedir. Sadece şu yakın (geçici) hayâtın zevkinden ibârettir. Sonra dönüşünüz bizedir;

size bütün yaptıklarınızı haber veririz.
Tefhim-ul Kuran : Ama (Allah) onları kurtarınca, onlar hemen haksız yere, yeryüzünde

taşkınlığa koyulurlar. Ey insanlar, sizin taşkınlığınız, ancak kendi nefisleriniz aleyhinedir; (bu) dünya hayatının geçici metaıdır. Sonra sizin dönüşünüz bizedir, biz de yapmakta olduklarınızı size haber

vereceğiz.
Ümit Şimşek : Allah onları kurtardığında ise, yine yeryüzünde haksız yere

taşkınlıklara girişiverirler. Ey insanlar! Taşkınlığınız kendi aleyhinizedir. Bir süre dünya hayatından yararlanırsınız, ama sonunda dönüşünüz Bizedir; yapmakta olduklarınızı o zaman Biz size haber

veririz.
Yaşar Nuri Öztürk : Ama Allah onları kurtarınca, hiç vakit geçirmeden yeryüzünde

haksızlığa sapıp azgınlaşırlar. Ey insanlar! Şu iğreti hayatın menfaati için yaptığınız azgınlık ve taşkınlık yalnız sizin aleyhinizedir. Bir süre sonra bize döndürüleceksiniz ve yapmakta olduklarınızı size haber

vereceğiz.
Yenişehir..

Şablon:Sadeleştirilmiş ET


Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.