FANDOM


Kuran-ı Kerim » 10 / Yunus - 31
Sonraki Ayet : 32
Ayetin Tefsiri :

قُلْ مَن يَرْزُقُكُم مِّنَ السَّمَاء وَالأَرْضِ أَمَّن يَمْلِكُ السَّمْعَ والأَبْصَارَ وَمَن يُخْرِجُ الْحَيَّ مِنَ الْمَيِّتِ وَيُخْرِجُ الْمَيَّتَ مِنَ الْحَيِّ وَمَن يُدَبِّرُ الأَمْرَ فَسَيَقُولُونَ اللّهُ فَقُلْ أَفَلاَ تَتَّقُونَ

Kul men yerzukukum mines semâi vel ardı emmen yemlikus sem'a vel ebsâre ve men yuhricul hayye minel meyyiti ve yuhricul meyyite minel hayyi ve men yudebbirul emr(emre), fe se yekûlûnâllâh(yekûlûnâllâhu), fe kul e fe lâ tettekûn(tettekûne).

 

1. kul : de
2. men : kim
3. yerzuku-kum : sizlere rızık verir, sizi rızıklandırır
4. min es semâi : göklerden, semadan
5. ve el ardı : ve yeryüzü, yer
6. emmen (em men) : veya kim
7. yemliku : gücü yeter, sahip olur, melik olur
8. es sem'a : işitme (duyusu)
9. ve el ebsâre : ve görme hassası
10. ve men : ve kim
11. yuhricu : çıkarır
12. el hayye : diri, canlı
13. min el meyyiti : ölüden, cansızdan
14. ve yuhricu : ve çıkarır
15. meyyite : ölü
16. min el hayyi : diriden, canlıdan
17. ve men : ve kim
18. yudebbiru el emre : işleri düzenleyip, idare eder, yürütür
19. fe se yekûlûne : o zaman diyecekler, derler
20. âllâhu : Allah
21. fe kul : öyleyse de
22. e fe lâ tettekûne : hâlâ, takva sahibi olmayacak mısınız

İmam İskender Ali Mihr

: De ki: “Semadan ve arzdan sizi kim rızıklandırıyor? Veya işitmenin

(işitme duyusunun) ve görmenin (görme hassasının) meliki (sahibi) kimdir? Ve canlıyı (diriyi) cansızdan (ölüden) çıkaran ve cansızı (ölüyü) canlıdan (diriden) çıkaran kimdir? Ve işi (yaratıp, yöneten) düzenleyip idare eden kimdir?” O zaman: “Allah” diyecekler. Öyleyse:

“Hâlâ takva sahibi olmayacak mısınız?” de.
Diyanet İşleri : De ki: “Sizi gökten ve yerden kim rızıklandırıyor? Ya da işitme ve

görme yetisi üzerinde kim mutlak hâkimdir? Ölüden diriyi, diriden ölüyü kim çıkarıyor? İşleri kim yürütüyor?” “Allah” diyecekler. De ki: “O

hâlde, Allah’a karşı gelmekten sakınmayacak mısınız?”
Abdulbaki Gölpınarlı : De ki: Size gökten, yerden rızık veren kimdir, kulaklarla gözlere

mâlik olan kim ve ölüden diriyi izhâr eden, diriden ölüyü meydana getiren kim ve işleri tedbîr eden kim? Diyecekler ki Allah. O vakit de

ki: Neden çekinmezsiniz öyleyse?
Adem Uğur : (Resûlüm!) De ki: Size gökten ve yerden kim rızık veriyor? Ya da

kulaklara ve gözlere kim mâlik (ve hakim) bulunuyor? Ölüden diriyi kim çıkarıyor, diriden ölüyü kim çıkarıyor? (Her türlü) işi kim idare ediyor? "Allah" diyecekler. De ki: Öyle ise (Ona âsi olmaktan)

sakınmıyor musunuz?
Ali Bulaç : De ki: "Göklerden ve yerden sizlere rızık veren kimdir? Kulaklara ve

gözlere malik olan kimdir? Diriyi ölüden çıkaran ve ölüyü diriden çıkaran kimdir? Ve işleri evirip çeviren kimdir? Onlar: "Allah" diyeceklerdir. Öyleyse de ki: "Peki siz yine de korkup sakınmayacak

mısınız?
Ali Fikri Yavuz : (Rasûlüm) de ki: “-Size gökten ve yerden kim rızk veriyor? O

kulaklara ve gözlere (onların idrakine) kim mâlik bulunuyor? Ölüden diriyi, diriden de ölüyü kim çıkarıyor? Bütün işleri kim idâre ediyor? “ Hemen diyecekler ki “Allah” De ki: “- O halde Allah’dan sakınmaz

mısınız? “
Bekir Sadak : De ki: «Gokten ve yerden size rizik veren kimdir? Kulak ve gozlerin

sahibi kimdir? Diriyi oluden cikaran, oluyu de diriden cikaran kimdir? Her isi duzenleyen kimdir?» Onlar: «Allah'tir!» diyecekler. «O halde

O'na karsi gelmekten sakinmaz misiniz?» de.
Celal Yıldırım : De ki: Gökten ve yerden size rızık veren kimdir ? Kimdir kulağa ve

gözlere (yaratma yönünden) sahip ? Ya diriyi ölüden, ölüyü de diriden çıkaran kimdir ? Kimdir işleri düzene koyan ? Hemen «Allah'tır» diyecekler. O halde de ki: Artık (Allah'tan saygı ile) korkup

(fenalıklardan, putlara tapmaktan) sakınmaz mısınız?
Diyanet İşleri (eski) : De ki: 'Gökten ve yerden size rızık veren kimdir? Kulak ve gözlerin

sahibi kimdir? Diriyi ölüden çıkaran, ölüyü de diriden çıkaran kimdir? Her işi düzenleyen kimdir?' Onlar: 'Allah'tır! ' diyecekler. 'O halde

O'na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?' de.
Diyanet Vakfi : (Resûlüm!) De ki: Size gökten ve yerden kim rızık veriyor? Ya da

kulaklara ve gözlere kim mâlik (ve hakim) bulunuyor? Ölüden diriyi kim çıkarıyor, diriden ölüyü kim çıkarıyor? (Her türlü) işi kim idare ediyor? «Allah» diyecekler. De ki: Öyle ise (Ona âsi olmaktan)

sakınmıyor musunuz?
Edip Yüksel : De ki, 'Size gökten ve yerden kim rızık veriyor? İşitme ve görme

duyularınızı kim kontrol ediyor? Ölüden diriyi, diriden ölüyü kim çıkarıyor? Tüm işleri kim yönetiyor?' 'ALLAH,' diyecekler. De ki:

'Öyleyse neden erdemli davranmıyorsunuz?'
Elmalılı Hamdi Yazır : De ki: size gökten ve yerden kim rızk veriyor? Ya o sem' u ebsar

kimin milki bulunuyor? Ve kim o ölüden diri çıkarıyor ve diriden ölü çıkarıyor? Ve emri kim tebdir ediyor? Derhal diyecekler ki Allah, de ki,

o halde sakınmaz mısınız?
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : De ki: «Size gökten ve yerden kim rızık veriyor? O kulak ve gözlerin

sahibi kim? Kim ölüden diriyi çıkarıyor, diriden de ölüyü çıkarıyor? Kim bütün işleri düzenliyor?» Hemen diyecekler: «Allah!» De ki: «O halde

(O'nun azabından) sakınmaz mısınız?
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : De ki, «size gökten ve yerden kim rızık veriyor? O, kulaklara ve

gözlere hükmeden kim? Ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkaran kim? İşleri idare eden kim?» Hemen «Allah'dır» diyecekler. De ki, «O halde Allah'a

karşı gelmekten sakınmaz mısınız?»
Fizilal-il Kuran : Onlara de ki; «Gökten ve yerden size rızık veren kimdir? Kulaklara

ve gözlere işlerini görme yeteneğini kim verdi? Ölüden diriyi ve diriden ölüyü çıkaran kimdir? Evrenin işlerini kim çekip çeviriyor? Sana, «Allah» diyeceklerdir. O zaman onlara, «Allah'dan korkmuyor musunuz?»

de.
Gültekin Onan : De ki: "Göklerden ve yerden sizlere rızk veren kimdir? Kulaklara ve

gözlere malik olan kimdir? Diriyi ölüden çıkaran ve ölüyü diriden çıkaran kimdir? Ve buyruğu evirip çeviren / yöneten / yönlendiren kimdir? Onlar: "Tanrı" diyeceklerdir. Öyleyse de ki: "Peki siz yine de

korkup sakınmayacak mısınız?
Hasan Basri Çantay : (Habibim) de ki: «Size gökden ve yerden rızık veren kim? O kulaklara

ve gözlere (onların hilkat ve hizmetlerine) mâlik (ve haakim) olan kim? Ölüden diriyi kim çıkarıyor, diriden ölüyü kim çıkarıyor? (Hülâsa) işi (kâinatın ve hilkatin bütün umurunu) kim tedbîr (ve idare) ediyor»? Derhal diyecekler ki: «Allah». De ki: «O halde (onun ıkaabından)

sakınmaz mısınız?
İbni Kesir : De ki: Gökten ve yerden size rızık veren kimdir? Kulak ve gözlere

kim hükmeder? Diriyi ölüden çıkaran, ölüyü de diriden çıkaran kimdir? Her işi düzenleyen kimdir? Onlar: Allah'tır, diyecekler. O halde O'na

karşı gelmekten sakınmaz mısınız? de.
Muhammed Esed : De ki: "Sizi göğün ve yerin ürünleriyle rızıklandıran kimdir? Yahut

kimdir, işitme ve görme yetisi üzerinde mutlak egemen olan? Kimdir, ölüden diriyi, diriden de ölüyü çıkaran? Ve (yine) kimdir var olan her şeyi çekip çeviren?" Şüphesiz, diyecekler ki: "(Elbette) Allah!" Öyleyse, de ki: "Peki, O'na karşı artık gereken duyarlığı göstermeyecek

misiniz?
Ömer Nasuhi Bilmen : De ki: «Sizi gökten ve yerden kim merzûk ediyor? Ve o işitme

kuvvetine ve gözlere mâlik olan kimdir? Ve kimdir ki, ölüden diriyi çıkarır ve diriden ölüyü çıkarır. Ve kimdir işleri tedbir eden?» Derhal

diyeceklerdir ki: «Allah...» Artık de ki: «Siz korkmaz mısınız?»
Şaban Piriş : De ki: -Gökten ve yerden size rızık veren kimdir? Kulak ve gözlere

hükmeden kimdir? ölüden diriyi çıkaran; ölüyü de diriden çıkaran kimdir? Her işi düzenleyen kimdir? Onlar: -Allah’tır! diyecekler. -O halde O’na

karşı gelmekten sakınmaz mısınız? de.
Suat Yıldırım : De ki: Kimdir sizi gökten ve yerden rızıklandıran?Kimdir

kulaklarınızı ve gözlerinizi yaratan?Kimdir ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkaran. Kimdir bütün işleri çekip çeviren, kâinatı yöneten. "Allah!" diyecekler, duraksamadan:De ki: "O halde sakınmaz mısınız O’nun

cezasından?"
Süleyman Ateş : De ki: "Sizi gökten ve yerden kim rızıklandırıyor? Ya da o

kulak(lar)ın ve gözlerin sâhibi kimdir? Ölüden diriyi, diriden ölüyü kim çıkarıyor? Kim buyruğu(nu) yürütüyor (kâinâtı yönetiyor)?" "Allâh."

diyecekler. "O halde, korunmuyor musunuz?" de.
Tefhim-ul Kuran : De ki: «Göklerden ve yerden sizlere rızık veren kimdir? Kulaklara ve

gözlere malik olan kimdir? Diriyi ölüden çıkaran ve ölüyü diriden çıkaran kimdir? Ve işleri evirip çeviren kimdir? Onlar: «Allah» diyeceklerdir. Öyleyse de ki: «Peki, siz yine de korkup sakınmayacak

mısınız?»
Ümit Şimşek : De ki: Sizi gökten ve yerden rızıklandıran kim? Yahut kulak ve

gözlerinizin sahibi kim? Ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkaran, kâinatta her işi çekip çeviren kim? 'Allah' diyecekler. O zaman de ki: Peki,

niçin sakınmazsınız?
Yaşar Nuri Öztürk : Sor: "Sizi gökten ve yerden kim rızıklandırıyor? Ya o işitme gücünün

ve gözlerin sahibi kim? Kim çıkarıyor ölüden diriyi ve kim çıkarıyor diriden ölüyü? Kim çekip çeviriyor iş ve oluşu?" Hemen, "Allah!"

diyecekler. De ki: "Hâlâ kendinize gelmiyor musunuz?"
Yenişehir..

Şablon:Sadeleştirilmiş ET


Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.