FANDOM


Kuran-ı Kerim » 10 / Yunus - 4
Sonraki Ayet : 5
Ayetin Tefsiri :

إِلَيْهِ مَرْجِعُكُمْ جَمِيعًا وَعْدَ اللّهِ حَقًّا إِنَّهُ يَبْدَأُ الْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُ لِيَجْزِيَ الَّذِينَ آمَنُواْ وَعَمِلُواْ الصَّالِحَاتِ بِالْقِسْطِ وَالَّذِينَ كَفَرُواْ لَهُمْ شَرَابٌ مِّنْ حَمِيمٍ وَعَذَابٌ أَلِيمٌ بِمَا كَانُواْ يَكْفُرُونَ

İleyhi merciukum cemîâ(cemîan), va'dallâhi hakkâ(hakkan), innehu yebdeul halka summe yuîduhu li yecziyellezîne âmenû ve amilûs sâlihâti bil kıst(kıstı), vellezîne keferû lehum şerâbun min hamîmin ve azâbun elîmun bimâ kânû yekfurûn(yekfurûne).

 

1. ileyhi : ona
2. merciu-kum : sizin dönüşünüz (dönüş yeriniz)
3. cemîan : hepsi, topluca, toptan
4. va'dallâhi (va'de allâhi) : Allah'ın vaadi
5. hakkan : haktır, gerçektir
6. innehu : muhakkak ki o
7. yebdeu el halka : ilk olarak (örneksiz) yaratmaya başlar
8. summe : sonra
9. yuîdu-hu : ona döndürülür, iade olunur
10. li yecziye : ödemek için, mükâfatını vermek için
11. ellezîne âmenû : âmenû olan (ölmeden önce Allah'a ulaşmayı dileyen) kimseler
12. ve amilû es sâlihâti : ve nefsi tezkiye edici ameller, salih ameller yapanlar
13. bi el kıstı : adalet ile
14. ve ellezîne keferû : ve inkâr eden kimseler
15. lehum : onlar için
16. şerâbun : bir içki, içecek bir şey
17. min hamîmin : kaynar sudan
18. ve azâbun elîmun : ve acı azap
19. bimâ : şey sebebiyle, dolayısıyla
20. kânû yekfurûne : inkâr etmiş oldular, küfretmiş oldular

İmam İskender Ali Mihr

: Hepinizin dönüşü O'nadır (dönüş yeriniz O'dur). Allah'ın vaadi

haktır (gerçektir). Muhakkak ki O, ilk olarak (örneksiz) yaratmaya başlar. Ve sonra âmenû olanlar ve salih (nefs tezkiye edici) amel yapanlar, adaletle mükâfatını vermek için O'na iade olunur (döndürülür). Ve kâfir olanlar için inkâr etmiş olduklarından dolayı hamîmden (kaynar

sudan) bir içecek ve elîm azap vardır.
Diyanet İşleri : Hepinizin dönüşü ancak O’nadır. Allah, bunu bir gerçek olarak

va’detmiştir. Şüphesiz O, başlangıçta yaratmayı yapar, sonra, iman edip salih ameller işleyenleri adaletle mükâfatlandırmak için onu (yaratmayı) tekrar eder. Kâfirlere gelince, inkâr etmekte olduklarından dolayı,

onlar için kaynar sudan bir içki ve elem dolu bir azap vardır.
Abdulbaki Gölpınarlı : Hepinizin dönüp varacağı yer, onun tapısıdır, gerçek olarak bunu

vaadetmiştir Allah. Hiç şüphe yok ki o, halkı önce yaratır, sonra da inanıp iyi işlerde bulunanları, adâlet üzere ve tam karşılığıyla mükâfatlandırmak için ölümden sonra tekrar diriltir; kâfir olanlaraysa,

inkârlarından dolayı, içmek üzere kaynar su ve elemli bir azap vardır.
Adem Uğur : Allah'ın gerçek bir vâdi olarak hepinizin dönüşü ancak O'nadır.

Çünkü O, mahlûkatı önce (yoktan) yaratır, sonra da iman edip iyi işler yapanlara adaletle mükâfat vermek için (onları huzuruna) geri çevirir. Kâfir olanlara gelince, inkâr etmekte oldukları şeylerden ötürü onlar

için kaynar sudan bir içki ve elem verici bir azap vardır.
Ali Bulaç : Sizin tümünüzün dönüşü O'nadır. Allah'ın va'di bir gerçektir. İman

edip salih amellerde bulunanlara, adaletle karşılık vermek için yaratmayı başlatan, sonra onu iade edecek olan O'dur. İnkâr edenler ise, küfürleri dolayısıyla, onlar için kaynar sudan bir içki ve acı bir azab

vardır.
Ali Fikri Yavuz : Hepinizin dönüp varışı ancak Allah’adır. Allah’ın vaadi gerçektir.

Varlıkları önce O diriltir. Sonra iman edip sâlih ameller işliyenleri, adaletle mükâfatlandırmak için, onları geri çevirir. Kâfirlere ise, küfrettiklerinden dolayı, kaynar sudan bir içki ve acıklı bir azab

vardır.
Bekir Sadak : Hepinizin donusu, O'nadir. Allah'in vadi haktir. O, once yaratir,

sonra inanip yararli isler yapanlarin ve inkar edenlerin hareketlerinin karsiligini adaletle vermek icin tekrar diriltir. Inkarcilara,

inkarlarindan oturu kizgin bir icecek ve can yakÙcÙ azap vardÙr.
Celal Yıldırım : Hepinizin dönüşü ancak O'nadır. Allah'ın verdiği söz haktır.

Şüphesiz ki O, imân edip iyi-yararlı amellerde bulunanları —adalet ölçüleriyle— mükâfatlandırmak için önce halkı yaratıp varlık alanına getirir, sonra da geri çevirip (diriltir). İnkâr edenlere ise, küfrettiklerinden dolayı fıkır fıkır kaynayan su ve elem verici bir azâb

vardır.
Diyanet İşleri (eski) : Hepinizin dönüşü, O'nadır. Allah'ın vadi haktır. O, önce yaratır,

sonra inanıp yararlı işler yapanların ve inkar edenlerin hareketlerinin karşılığını adaletle vermek için tekrar diriltir. İnkarcılara,

inkarlarından ötürü kızgın bir içecek ve can yakıcı azab vardır.
Diyanet Vakfi : Allah’ın gerçek bir vâdi olarak hepinizin dönüşü ancak O’nadır.

Çünkü O, mahlûkatı önce (yoktan) yaratır, sonra da iman edip iyi işler yapanlara adaletle mükâfat vermek için (onları huzuruna) geri çevirir. Kâfir olanlara gelince, inkâr etmekte oldukları şeylerden ötürü onlar

için kaynar sudan bir içki ve elem verici bir azap vardır.
Edip Yüksel : Hepinizin dönüşü O'nadır. Bu, ALLAH'ın verdiği gerçek sözdür. O,

yaratılışı başlatır ve sonra tekrarlar; böylece inanıp erdemli işler yapanları adaletle ödüllendirir. Kafirlere ise, inkarlarından ötürü

sıcak bir içecek ve acı bir azap vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır : Dönüşünüz hep onadır: hakkâ Allahın va'di, çünkü o iptida halkediyor

sonra onu geri çevirecek, iyman edip iyi iyi işler yapan kimselere adâletle karşılık vermek için, küfredenlere ise hamimden bir şarap ve

elim bir azap var, küfrettikleri için.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Dönüşünüz hep O'nadır! Allah'ın va'di haktır. Çünkü O, yoktan var

ediyor, sonra iman edip iyi işler yapan kimseleri adalet ölçüsü ile mükafatlandırmak için, geri döndürecektir. Küfredenlere ise inkarda

bulunmaları yüzünden kaynar sudan bir içecek ve acı bir azap vardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Dönüşünüz hep O'nadır. Allah'ın vaadi haktır. Herşeyi ilk baştan

yaratan O'dur. Sonra iman edip salih amel işleyenleri hak ettikleri ölçüde mükâfatlandırmak için geri döndürecek olan yine O'dur. Kâfirlere

de inkâr ettikleri için kaynar sudan bir içki ve acıklı bir azap vardır.
Fizilal-il Kuran : Sonunda hepiniz O'na döneceksiniz. Bu Allah'ın kesinlikle

gerçekleşecek bir vaadidir. O, iman edip iyi ameller işleyenleri adalet uyarınca ödüllendirmek için insanları önce hiç yoktan yaratır, sonra da onları yeniden diriltir. Kâfirlere gelince, gerçekleri inkâr ettiklerinden dolayı onları kaynar sıvıdan oluşmuş bir içki ile acıklı

bir azap beklemektedir.
Gültekin Onan : Sizin tümünüzün dönüşü O'nadır. Tanrı'nın vaadi bir gerçektir.

İnanıp salih amellerde bulunanlara adaletle karşılık vermek için yaratmayı başlatan, sonra onu iade edecek olan O'dur. Küfredenler ise, küfürleri dolayısıyla; onlar için kaynar sudan bir içki ve acı bir azab

vardır.
Hasan Basri Çantay : Hepimizin dönüşü ancak Onadır. Allah (bunu size) bir gerçek olarak

va'd etmişdir. Halkı ibtidâ dirilten, sonra iman edib de iyi iyi amel (ve hareket) de bulunanlara adaletiyle mükâfat etmek için (yine kendisine) geri çevirecek olan şübhesiz ki Odur. Kâfirler için ise, küfürlerinde ayak dayar olmaları yüzünden, kaynar sudan bir içki ve

acıklı bir azâb vardır.
İbni Kesir : Hepinizin dönüşü O'nadır. Allah'ın vaadi haktır. Doğrusu O,

yaratmaya başlar, sonra iman edip iyi amel işleyenlere adaletle karşılık vermek için onu tekrar eder. Küfredenlere de; küfreder olmalarından

dolayı kaynar sudan bir içki ve elem verici bir azab vardır.
Muhammed Esed : Hepiniz topluca O'na döneceksiniz: bu Allah'ın, gerçekleşmesi

kaçınılmaz olan sözüdür, çünkü O (insanı) bir kere yarattıktan sonra buna sonuna kadar devam ediyor ki, imana erişip iyi ve yararlı işler, eylemler ortaya koyanları adaletle ödüllendirsin. Hakkı inkara yeltenenleri ise, hakkı inat ve ısrarla reddetmelerinden ötürü yakıcı

bir umutsuzluk içkisi ve can yakıcı bir azap beklemektedir.
Ömer Nasuhi Bilmen : Dönüşünüz cümleten O'nadır. Bu, Allah Teâlâ'nın muhakkak olan

vaadidir. Şüphe yok ki o halkı (yaradılmışları) bidayeten vücûda getirir, sonra da geriye çevirir ki, imân etmiş ve sâlih amellerde bulunmuş olanları adâletle mükâfaata nâil buyursun. Kâfir olanlar için de küfreder oldukları sebebiyle kızgın sudan bir içki ve pek acıklı bir

azap vardır.
Şaban Piriş : Hepinizin dönüşü O’nadır. Allah’ın vadi haktır. O, yaratmayı

başlatır. Sonra da iman edip, doğruları yapanları adaletle mükafatlandırmak için yeniden diriltir. Kafirlere gelince, kafirlik

yaptıkları için onlara kızgın bir içecek ve can yakan bir ceza vardır.
Suat Yıldırım : Hepinizin dönüşü O’nadır. Bu, Allah’ın gerçek olarak verdiği sözdür.

Mahlûkları ilkin O yaratır.(Yoktan yaratan yaratıcı), öldükten sonra onları haydi haydi diriltir. Diriltir ki iman edip makbul ve güzel işler yapanları, adaletleri sebebiyle ödüllendirsin. Kâfirlere ise, dini inkâr

ettikleri için, içecek olarak kaynar su ve gayet acı bir azap vardır.
Süleyman Ateş : Hepinizin dönüşü, O'nadır. Bu, Allâh'ın gerçek olarak verdiği

sözdür. O, yaratmağa başlar, sonra inanıp iyi işler yapanlara adâletle karşılık vermek için yeniden yaratır. İnkâr edenlere gelince, küfürlerinden dolayı onlara kaynar sudan bir içki ve acı bir azâb

vardır.
Tefhim-ul Kuran : Sizin tümünüzün dönüşü O'nadır. Allah'ın va'di bir gerçektir. İman

edip salih amellerde bulunanlara, adaletle karşılık vermek için yaratmayı başlatan sonra onu iade edecek olan O'dur. Küfredenler ise, küfre sapmaları dolayısıyla, onlar için kaynar sudan bir içki ve acıklı

bir azab vardır.
Ümit Şimşek : Hepinizin dönüşü Onadır; bu, Allah'ın hak olarak verdiği sözdür. O,

mahlûkatı önce yaratır, sonra da iman edip güzel işler yapanları âdil bir şekilde ödüllendirmek için onları tekrar diriltir. İnkâr edenler için ise, inkârlarında ısrarları yüzünden, kaynar sudan bir içecek ve

acı bir azap vardır.
Yaşar Nuri Öztürk : Allah'tan hak bir vaat olarak hepinizin dönüşü yalnız O'nadır.

Yaratılışı başlatır, sonra yarattıklarını varlık alanına ardarda çıkarır ki, iman edip hayra ve barışa yönelik amelleri yerli yerince sergileyenleri ödüllendirsin. Küfre dalanlara gelince, onlar için, nankörlük edip gerçeği örtmeleri yüzünden, kaynar sudan bir içki ve

acıklı bir azap öngörülmüştür.
Yenişehir..

Şablon:Sadeleştirilmiş ET


Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.