FANDOM


Kuran-ı Kerim » 10 / Yunus - 54
Sonraki Ayet : 55
Ayetin Tefsiri :

وَلَوْ أَنَّ لِكُلِّ نَفْسٍ ظَلَمَتْ مَا فِي الأَرْضِ لاَفْتَدَتْ بِهِ وَأَسَرُّواْ النَّدَامَةَ لَمَّا رَأَوُاْ الْعَذَابَ وَقُضِيَ بَيْنَهُم بِالْقِسْطِ وَهُمْ لاَ يُظْلَمُونَ

Ve lev enne li kulli nefsin zalemet mâ fîl ardı leftedet bih(bihi), ve eserrun nedâmete lemmâ reevul azâb(azâbe), ve kudıye beynehum bil kıstı ve hum lâ yuzlemûn(yuzlemûne).

 

1. ve lev : ve olsa
2. enne : gerçekten
3. li kulli nefsin : her nefs için, her nefsin, ona ait, onun
4. zalemet : zulmetti
5. mâ fî el ardı : yeryüzünde ne varsa
6. le iftedet : mutlaka feda ederdi (etti)
7. bi-hi : onu
8. ve eserru : ve gizlediler, gizlice içlerinde hissettiler
9. en nedâmete : pişmanlıkları
10. lemmâ : olduğu zaman
11. reevû el azâbe : azabı görünce
12. ve kudıye : ve hükmedildi
13. beyne-hum : aralarında
14. bi el kıstı : adaletle
15. ve hum : ve onlar
16. lâ yuzlemûne : zulmedilmezler (haksızlığa uğratılmazlar)

İmam İskender Ali Mihr

: Muhakkak ki; zulmeden her nefs, yeryüzünde ne varsa onun olsa, azabı

gördüğü zaman pişmanlığını gizler ve mutlaka onu (onların hepsini) feda ederdi (verirdi). Ve onların arasında adaletle hükmedilmiştir. Ve onlara

zulmedilmez.
Diyanet İşleri : (O gün) zulmetmiş olan herkes, eğer yeryüzündeki her şeye sahip

olsa, kendini kurtarmak için onu fidye verir. Azabı gördüklerinde, için için derin bir pişmanlık duyarlar. Onlara zulmedilmeksizin aralarında

adaletle hükmedilir.
Abdulbaki Gölpınarlı : Zulmeden kişi, yeryüzünde ne varsa hepsine sâhip olsaydı kurtulmak

için hepsini de bağışlardı. Azâbı görünce nâdim olurlar ve aralarında

adâletle hükmedilir. Zulüm görmez onlar.
Adem Uğur : (O zaman) zulmeden herkes yeryüzündeki bütün servete sahip olsa

(azaptan kurtulmak için) elbette onu feda eder. Ve azabı gördükleri zaman için için yanarlar. Aralarında adaletle hükmolunur ve onlara

zulmedilmez.
Ali Bulaç : Zulmeden her nefis, yeryüzündekilerin tümüne sahip olsa bunu (azaba

karşılık) mutlaka fidye olarak verirdi. Onlar azabı görünce pişmanlıklarını gizlerler, oysa onlar haksızlığa uğratılmadan aralarında

adaletle hükmedilmiştir.
Ali Fikri Yavuz : Küfre varmakla zulmeden her nefis, eğer bütün yeryüzündekine sahip

olsaydı, azabı gördükleri vakit, hepsi pişmanlığı açığa vurarak kendini kurtarmak için onu mahakkak feda ederdi. Fakat kendilerine zulüm yapılmaksızın, aralarında adaletle (günahları kadar azabla) hüküm

verilmesi takdir edilmiştir.
Bekir Sadak : Haksizlik etmis olan her kisi, yeryuzunde olan her seye sahip olsa,

onu azabin fidyesi olarak verirdi. Azabi gorunce pismanlik gosterdiler.

Haksizliga ugratilmadan aralarinda adaletle hukmolunmustur.
Celal Yıldırım : Eğer zulmeden her kişi, yeryüzündeki her şey kendisine ait olsaydı,

onu kurtuluş akçesi olarak verirdi. Azabı gördükleri vakit hepsi de için için pişmanlık duydular. Aralarında adaletle hükmedilir ve onlar

haksızlığa da uğratılmazlar.
Diyanet İşleri (eski) : Haksızlık etmiş olan her kişi, yeryüzünde olan her şeye sahip olsa,

onu azabın fidyesi olarak verirdi. Azabı görünce pişmanlık gösterdiler.

Haksızlığa uğratılmadan aralarında adaletle hükmolunmuştur.
Diyanet Vakfi : (O zaman) zulmeden herkes yeryüzündeki bütün servete sahip olsa

(azaptan kurtulmak için) elbette onu feda eder. Ve azabı gördükleri zaman için için yanarlar. Aralarında adaletle hükmolunur ve onlara

zulmedilmez.
Edip Yüksel : Zulmetmiş bir can yeryüzündeki her şeye sahip olsa, onu fidye olarak

vermek isteyecektir. Azabı gördüklerinde derin pişmanlık duyacaklar.

Adaletle yargılanacaklar ve onlara zulmedilmeyecektir.
Elmalılı Hamdi Yazır : Zulmetmiş olan her nefis bütün Arzdakine malik olsa idi, azâbı

gördükleri vakıt hepsi içten içe nedamet ederek kendini kurtarmak için onu fedâ ederdi, fakat beynlerinde kaza, adalet ile imza edilmiştir, hiç

birine zulmedilmez
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Zulmetmiş olan herkes bütün yeryüzüne malik olsaydı, azabı

gördükleri zaman hepsi içten içe pişmanlık duyarak kendisini kurtarmak için onu feda ederdi; fakat aralarında hüküm adalet ile imza edilmiştir,

hiçbirine zulmedilmez!
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Zulüm yapmış olan herkes, azabı görünce yeryüzündeki her şeyin

sahibi olsa da, (o azaptan kurtulmak için) hepsini feda ederdi. Ve içten içe pişmanlık duyardı. Fakat aralarında adaletle hüküm verilir ve

hiçbirine zulüm yapılmaz.
Fizilal-il Kuran : Kendisine zulmetmiş olan herkes, o gün yeryüzünün bütün servetine

sahip olsa bunu (azaptan kurtulmak için) fidye olarak verirdi. Onlar azabı gördükleri zaman pişmanlıktan donakalırlar. Haklarında adalet

uyarınca hüküm verilir, kendilerine haksızlık edilmez.
Gültekin Onan : Zulmeden her nefis, yeryüzündekilerin tümüne sahip olsa bunu (azaba

karşılık) mutlaka fidye olarak verirdi. Onlar azabı görünce pişmanlıklarını gizlerler, oysa onlar haksızlığa uğratılmadan aralarında

adaletle hükmedilmiştir.
Hasan Basri Çantay : Zulmeden herkes, eğer yerde bulunan (bütün) eşyâye mâlik olsaydı, (azâbdan

kurtulmak için) onu behemehal feda ederdi. Onlar azabı görünce peşîmanlıklarını açıklarlar. (Ne çare ki) aralarında, kendilerine

haksızlık yapılmaksızın, adaletle hüküm olunmuşdur.
İbni Kesir : Yeryüzünde bulunan her şey, nefsine zulmeden kimsenin olsaydı, onu

fidye verirdi. Azabı gördükleri zaman içlerinde pişmanlık duyarlar. Halbuki onlar haksızlığa uğratılmadan aralarında adaletle

hükmolunmuştur.
Muhammed Esed : Haksızlık yapan herkes, dünyadaki her şey onun olsa, (o Gün) onu

kurtulmak için fidye olarak verirdi. Ve (o zalimler kendilerini bekleyen) azabı görünce pişmanlıklarını gösterecek gücü (bile) kendilerinde bulamayacaklar. Yine de onlar hakkında adaletle yargıda

bulunulacak; kendilerine zulmedilmeyecektir.
Ömer Nasuhi Bilmen : Eğer zulmetmiş olan her şahıs için bütün yerde bulunanlar olsa idi

elbette onları feda ederdi ve azabı gördükleri zaman için için nedâmette bulunmuş olurlar. Ve onların arasında adâletle hükmolunmuş olur ve onlar

zulmolunmazlar.
Şaban Piriş : Zulmetmiş herkes yeryüzündeki her şeyi fidye olarak vermek ister..

Azabı gördüklerinde pişmanlık duyarlar. Oysa onlara zulmedilmeden

aralarında adaletle hükmedilmiştir.
Suat Yıldırım : Kendi nefsine zulmeden her kişi, dünyadaki bütün şeylere malik

olsaydı bile, cezadan kurtulmak için hepsini fidye olarak verirdi. Onlar cezaları olan azabı görünce içten içe duydukları pişmanlığı açığa vururlar. Ne çare ki, kendilerine asla haksızlık edilmeksizin,

aralarında adaletle hüküm verilmiştir.
Süleyman Ateş : (O zaman), kendisine zulmeden her kişi, yeryüzünde ne varsa hepsi

kendisinin olsaydı (azâbdan kurtulmak için) onu fidye verirdi. Azâbı gördükleri zaman, içlerinde pişmanlık duyarlar, aralarında adâletle

hükmedilir, asla haksızlığa uğratılmazlar.
Tefhim-ul Kuran : Zulmeden her nefis, yeryüzündekilerin tümüne sahip olsa bunu (azaba

karşılık) mutlaka fidye olarak verirdi. Onlar azabı görünce pişmanlıklarını gizlerler, oysa onlar haksızlığa uğratılmadan aralarında

adaletle hükmedilmiştir.
Ümit Şimşek : Zulmetmiş olan herkes, o gün dünyada ne varsa fidye olarak vermek

ister. Azabı gördüklerinde için için pişmanlık duyarlar. Sonra kimseye

bir haksızlık yapılmadan, aralarında adaletle hükmedilir.
Yaşar Nuri Öztürk : Zulmetmiş her benlik, yeryüzündekiler kendinin olsa, kurtulmak için

tümünü fidye verecektir. Azabı gördüklerinde pişmanlığı ta içlerinde

duyarlar. Aralarında adaletle hükmedilmiştir. Asla zulme uğratılmazlar!
Yenişehir..

Şablon:Sadeleştirilmiş ET


Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.