FANDOM


Kuran-ı Kerim » 10 / Yunus - 66
Sonraki Ayet : 67
Ayetin Tefsiri :

أَلا إِنَّ لِلّهِ مَن فِي السَّمَاوَات وَمَن فِي الأَرْضِ وَمَا يَتَّبِعُ الَّذِينَ يَدْعُونَ مِن دُونِ اللّهِ شُرَكَاء إِن يَتَّبِعُونَ إِلاَّ الظَّنَّ وَإِنْ هُمْ إِلاَّ يَخْرُصُونَ

E lâ inne lillâhi men fîs semâvâti ve men fîl ard(ardı), ve mâ yettebiullezîne yed'ûne min dûnillâhi şûrekâ(şûrekâe), in yettebiûne illez zanne ve in hum illâ yahrusûn(yahrusûne).

 

1. e lâ : öyle değil mi
2. inne : muhakkak
3. lillâhi (li allâhi) : Allah'ındır
4. men : kimse, kim
5. fî es semâvâti : göklerde, semalarda
6. ve men : ve kimse, kim
7. fî el ardı : yerde
8. ve mâ yettebiu : ve tâbî olmaz
9. ellezîne yed'ûne : dua eden kimseler
10. min dûni allâhi : Allah'tan başkasına
11. şûrekâe : şirk koştukları, ortaklar
12. in : eğer
13. yettebiûne : tâbî olurlar
14. illâ ez zanne : ancak, yalnız, sadece zan
15. ve in : ve eğer
16. hum : onlar
17. illâ : ancak, sadece
18. yahrusûne : sadece tahminde bulunurlar, yalan uydururlar

İmam İskender Ali Mihr

: Semalarda ve yeryüzünde olan kimseler muhakkak Allah'ındır, öyle

değil mi? Allah'tan başka ortaklara dua edenler (ibadet edenler) neye tâbî oluyorlar? Ancak zanna tâbî olurlar ve onlar sadece tahmin ederler

(yalan uydururlar).
Diyanet İşleri : Bilesiniz ki göklerde kim var, yerde kim varsa, hep Allah’ındır.

Allah’tan başkasına tapanlar (gerçekte) Allah’a koştukları ortaklara tâbi olmuyorlar. Şüphesiz onlar ancak zanna uyuyorlar ve sadece yalan

söylüyorlar.
Abdulbaki Gölpınarlı : Bilin, haberdâr olun ki Allah'ındır ne varsa göklerde ve ne varsa

yeryüzünde ve ondan başka ona eş saydıkları şeylere tapanlar, onlara

uymuyorlar, ancak kuru bir zanna uyuyorlar ve ancak yalan söylüyorlar.
Adem Uğur : İyi bilin ki, göklerde ve yerde ne varsa yalnız Allah'ındır. (O

halde) Allah'tan başka ortaklara tapanlar neyin ardına düşüyorlar! Doğrusu onlar, zandan başka bir şeyin ardına düşmüyorlar ve onlar sadece

yalan söylüyorlar.
Ali Bulaç : Haberiniz olsun; şüphesiz göklerde kim var, yerde kim var tümü

Allah'ındır. Allah'tan başkasına tapanlar bile, şirk koştukları varlıklara ve güçlere (gerçekte) uymazlar. Onlar yalnızca bir zanna uyarlar ve onlar ancak 'zan ve tahminde bulunarak yalan

söylemektedirler.'
Ali Fikri Yavuz : Biliniz ki, göklerde (meleklerden) kim var, yerde (insan ve

Cinlerden) kim varsa, hep Allah’ındır. Allah’dan başkasına tapanlar dahi, gerçekte Allah’a koştukları ortaklara tâbi olmuyorlar. Ancak zanna (zayıf bir ihtimale) tâbi oluyorlar ve yalandan başka bir şey

söylemiyorlar.
Bekir Sadak : Iyi bilin ki, goklerde ve yerde kim varsa hepsi Allah'indir. Allah'i

birakip putlara tapanlar sadece zanna uyanlardir. Onlar ancak tahminde

bulunuyorlar.
Celal Yıldırım : Haberiniz olsun ki, göklerde olanlar da, yerde olanlar da şüphesiz

ki Allah'ındır. Allah'tan başkasına tapınanlar, ortak edindiklerine (de gerçek anlamda) uymazlar; onlar ancak zanna uyarlar, onlar ancak yalan

uydurup söylerler.
Diyanet İşleri (eski) : İyi bilin ki, göklerde ve yerde kim varsa hepsi Allah'ındır. Allah'ı

bırakıp ortak koşanlar sadece zanna uyanlardır. Onlar ancak tahminde

bulunuyorlar.
Diyanet Vakfi : İyi bilin ki, göklerde ve yerde ne varsa yalnız Allah’ındır. (O

halde) Allah’tan başka ortaklara tapanlar neyin ardına düşüyorlar! Doğrusu onlar, zandan başka bir şeyin ardına düşmüyorlar ve onlar sadece

yalan söylüyorlar.
Edip Yüksel : Göklerde ve yerde ne varsa ALLAH'ındır. ALLAH'tan başkalarına

yalvaranlar aslında koştukları ortakları izlememektedirler. Onlar sadece

tahmin yürütüyorlar ve sadece saçmalıyorlar.
Elmalılı Hamdi Yazır : Uyan: Göklerde kim var, Yerde kim varsa hep Allahındır, Allahdan

başkasına tapanlar dahi, şeriklerin tebaası olmazlar, ancak zanne

teba'ıyyet ederler ve ancak kendi mızraklarıyle ölçer yalan söylerler
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Uyan! Göklerde kim var ve yerde kim varsa hepsi Allah'ındır!

Allah'tan başkasına tapanlar dahi, ortakların tebeası olmazlar; ancak

zanna uyar ve sadece kendi mızraklarıyla ölçer yalan uydurup söylerler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Açın gözünüzü! Göklerde kim var, yerde kim varsa hep Allah'ındır.

Allah'dan başkasına tapanlar dahi, Allah'a ortak koştuklarına uymuş olmuyorlar, ancak zanna uymuş oluyorlar. Ve yalandan başka bir şey

söylemiyorlar.
Fizilal-il Kuran : Haberiniz olsun ki, göklerde ve yerde kimler varsa hepsi

Allah'ındır. Allah'ı bir yana bırakarak putlara tapanlar aslında bu düzmece ortaklara uymuyorlar; sadece sanıya, dayanaksız bilgiye

uyuyorlar, sırf asılsız hayallerin peşinden gidiyorlar.
Gültekin Onan : Haberiniz olsun; şüphesiz göklerde kim var, yerde kim var tümü

Tanrı'nındır. Tanrı'dan başkasına tapanlar bile, şirk koştukları varlıklara ve güçlere (gerçekte) uymazlar. Onlar yalnızca bir zanna uyarlar ve onlar ancak 'zan ve tahminde bulunarak yalan

söylemektedirler.'
Hasan Basri Çantay : Haberiniz olsun ki göklerde kim var, yerde kim varsa (hepsi)

şübhesiz Allahındır. Allahdan başkasına tapanlar dahi (hakıykatde) Allaha katdıkları ortaklara tâbi olmuyorlar. Onlar (kuru) zandan başkasına uymuyorlar ve onlar ancak yalandan başkasını söylemiyorlar.

İbni Kesir : Dikkat edin; göklerde kim varsa ve yerde kim varsa, hepsi

Allah'ındır. Allah'tan başkasına tapanlar, gerçekte Allah'a koştukları ortaklara tabi olmuyorlar, onlar bir takım zannlara uyuyor ve ancak

yalan söylüyorlar.
Muhammed Esed : Unutmayın ki, göklerde ve yerde kim varsa hepsi ister istemez

Allah'a aittir; hal böyleyken, peki, Allah dışında tanrısal nitelikler yakıştırılan varlıklara yalvarıp yakaran kimseler (böyle yapmakla) neye

uyuyorlar? Sadece zanna uyuyorlar; yalnızca tahmine dayanıyorlar.
Ömer Nasuhi Bilmen : Agâh olunuz ki, göklerde kim var ise ve yerde kim var ise şüphe yok

ki, Allah Teâlâ'nındır. Allah Teâlâ'dan başkasına tapanlar da şeriklere tebaiyyet etmiş olmazlar. Onlar zandan başkasına tebaiyyet etmiyorlar ve

onlar yalan söyler kimselerden başka değildirler.
Şaban Piriş : İyi bilin ki, göklerde ve yerde kim varsa hepsi Allah’ındır. Allah’ı

bırakıp da ortak koştuklarına dua edenler yalnızca zanna uyanlardır.

Onlar sadece tahminde bulunuyorlar.
Suat Yıldırım : İyi bilesiniz ki göklerde ve yerde kim varsa hepsi Allah’ın

kuludur,O’nun hükmü altındadır. Allah’tan başka birtakım şeriklere ibadet edenler de gerçekte o putlarına tâbi olmazlar. Onlar sadece

birtakım zanlara uymakta ve sırf kafadan atmaktadırlar.
Süleyman Ateş : İyi bilki, göklerde ve yerde kim varsa hepsi Allâh'ındır. Allah'tan

başkasına yalvaranlar (gerçekte koştukları) ortaklara uymuyorlar, onlar sadece zanna uyuyorlar, (hayallerine kapılıyorlar) ve onlar sadece

saçmalıyorlar.
Tefhim-ul Kuran : Haberiniz olsun; şüphesiz göklerde kim var, yerde kim var tümü

Allah'ındır. Allah'tan başkasına tapanlar bile, şirk koştukları varlıklara ve güçlere (gerçekte) uymazlar. Onlar yalnızca bir zanna uyarlar ve onlar ancak 'zan ve tahminde bulunarak yalan

söylemektedirler.'
Ümit Şimşek : Bilmiş olun ki, göklerde kim var, yerde kim varsa Allah'ındır.

Allah'tan başkalarına dua edenler, o şeriklere uymuş olmuyorlar. Onlar sadece bir kuruntunun peşine takılıyor ve ancak yalan uydurup

duruyorlar.
Yaşar Nuri Öztürk : Gözünüzü açın! Göklerde kim var yerde kim varsa Allah'ındır!

Allah'ın yanında başka şeylere yalvaranlar, ortak koştuklarına uymuyorlar/Allah'ın yanında ortaklara yalvaranlar neyin ardı sıra

gidiyorlar? Onlar sadece sanıya uyuyorlar ve onlar sadece saçmalıyorlar.
Yenişehir..

Şablon:Sadeleştirilmiş ET


Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.