FANDOM


Kuran-ı Kerim » 10 / Yunus - 71
Sonraki Ayet : 72
Ayetin Tefsiri :

وَاتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ نُوحٍ إِذْ قَالَ لِقَوْمِهِ يَا قَوْمِ إِن كَانَ كَبُرَ عَلَيْكُم مَّقَامِي وَتَذْكِيرِي بِآيَاتِ اللّهِ فَعَلَى اللّهِ تَوَكَّلْتُ فَأَجْمِعُواْ أَمْرَكُمْ وَشُرَكَاءكُمْ ثُمَّ لاَ يَكُنْ أَمْرُكُمْ عَلَيْكُمْ غُمَّةً ثُمَّ اقْضُواْ إِلَيَّ وَلاَ تُنظِرُونِ

Vetlu aleyhim nebe'e nûh(nûhın), iz kâle li kavmihî yâ kavmi in kâne kebure aleykum makâmî ve tezkîrî bi âyâtillâhi fe alâllâhi tevekkeltu fe ecmiû emrekum ve şurekâekum summe lâ yekun emrukum aleykum gummeten summakdû ileyye ve lâ tunzirûn(tunzirûne).

 

1. vetlu : ve oku
2. aleyhim : onlara
3. nebe'e : haberi
4. nûhın : Nuh
5. iz kâle : dediği zaman, demişti
6. li kavmi-hi : kavmine
7. yâ kavmi : ey kavmim
8. in kâne : eğer ise
9. kebure : ağır geldi (büyük oldu)
10. aleykum : size
11. makâmî : makamım, bulunmam, durmam
12. ve tezkîrî : ve benim zikretmem
13. bi âyâti allâhi : Allah'ın âyetleri
14. fe alâllâhi (alâ allâhi) : artık Allah'a
15. tevekkeltu : ben tevekkül ettim, güvendim
16. fe ecmiû : artık, bundan sonra (toplanın)
  karar verin (icma edin)
17. emre-kum : işinizi
18. ve şurekâe-kum : ve ortaklarınız
19. summe : sonra
20. lâ yekun : olmasın
21. emru-kum : işiniz
22. aleykum : sizin üzerinize
23. gummeten : bir gam, keder, belirsiz, gizli
24. summe akdû : sonra uygulayın (yerine getirin)
25. ileyye : bana
26. ve lâ tunzirûne : ve beklemeyin

İmam İskender Ali Mihr

: Ve onlara Hz. Nuh'un haberini oku. Kavmine şöyle demişti: “Ey

kavmim! Benim (aranızda) durmam (bulunmam), Allah'ın âyetlerini zikretmem (hatırlatmam), size ağır geliyorsa, artık ben Allah'a tevekkül ettim (güveniyorum). Bundan sonra siz ve ortaklarınız, (yapacağınız) işinize karar verin. Sonra işleriniz size keder olmasın. Sonra da bana

uygulayın (yerine getirin) ve beklemeyin.”
Diyanet İşleri : Nûh’un haberini onlara oku. Hani o, bir vakit kavmine şöyle demişti:

“Ey kavmim! Eğer benim konumum ve Allah’ın âyetleriyle öğüt vermem size ağır geliyorsa, (biliniz ki) ben sadece Allah’a dayanıp güvenmişim. Artık siz de (bana) ne yapacağınızı ortaklarınızla beraber kararlaştırın ki, işiniz size dert olmasın! Bundan sonra bana hükmünüzü uygulayın;

bana mühlet de vermeyin!
Abdulbaki Gölpınarlı : Oku onlara Nûh kıssasını. Hani kavmine, ey kavmim demişti, aranızda

bulunmam ve Allah'ın âyetleriyle öğüt vermem ağır geliyorsa size, ben Allah'a dayanmışım, siz de, ortaklarınız da toplanın, ne yapacağınızı kararlaştırın, sonradan da yaptığınız şey, sizi kederlendirmesin, sonra

kararınızı bildirin bana ve hiç mühlet de vermeyin.
Adem Uğur : Onlara Nuh'un haberini oku: Hani o kavmine demişti ki: "Ey kavmim!

Eğer benim (aranızda) durmam ve Allah'ın âyetlerini hatırlatmam size ağır geldi ise, ben yalnız Allah'a dayanıp güvenirim. Siz de ortaklarınızla beraber toplanıp yapacağınızı kararlaştırın. Sonra işiniz başınıza dert olmasın. Bundan sonra (vereceğiniz) hükmü, bana uygulayın

ve bana mühlet de vermeyin."
Ali Bulaç : Onlara Nuh'un haberini oku. Hani kavmine demişti ki: "Ey kavmim,

benim makamım ve Allah'ın ayetleriyle hatırlatmalarım eğer size ağır geliyorsa ben, şüphesiz Allah'a tevekkül etmişim. Artık siz ortaklarınızla toplanıp yapacağınız işi karara bağlayın da işiniz size örtülü kalmasın (veya tasa konusu olmasın), sonra hakkımdaki hükmünüzü

-bana süre tanımaksızın- verin.
Ali Fikri Yavuz : Ey Rasûlüm, Mekke kâfirlerine Nûh’un haberini oku. Bir vakit kavmine

şöyle demişti: “- Ey kavmim, eğer benim aranızda duruşum, Allah’ın âyetleriyle ihtar edip öğüd verişim, size ağır geliyorsa, bilin ki sizin hilenizden Allah’a tevekkül etmişim. Artık siz ve ortaklarınız toplanıp ne yapacağınızı kararlaştırın. Sonra yapacağınız iş, size bir musibet olmasın (vaya bana yapacağınızı aşıkâre yapın). Sonra mühlet vermiyerek,

istediğiniz şeyi bana yapın.
Bekir Sadak : Onlara Nuh'un basindan gecenleri anlat: Milletine, «Ey milletim!

Eger durumum, Allah'in ayetlerini hatirlatmam size agir geliyorsa ki ben Allah'a guvenmisimdir siz ve kostugunuz ortaklar elbirligi edin; yapacaginiz is sonra size bir tasa vermesin. Sonra onu bana uygulayÙn ve

beni ertelemeyin» demisti.
Celal Yıldırım : (Ey Peygamber!) O inkarcılara Nuh'un olaylı geçen haberini oku. O

bir vakitler kavmine demişti ki: «Ey kavmim, eğer (aranızda) yer alışım ve Allah'ın âyetleriyle öğüt vermişliğim size ağır geliyorsa, ben ancak Allah'a güvenip dayanıyorum. Siz ne yapacağınızı ve ortak edindiklerinizi biraraya getirin, öyle ki, sonunda ne yapacağınız size tasa olup kalmasın, sonra da hükmünüzü hakkımda uygulayın ve bana hiç de

süre tanımayın.
Diyanet İşleri (eski) : Onlara Nuh'un başından geçenleri anlat: Milletine, 'Ey milletim!

Eğer durumum, Allah'ın ayetlerini hatırlatmam size ağır geliyorsa ki ben Allah'a güvenmişimdir siz ve koştuğunuz ortaklar elbirliği edin; yapacağınız iş sonra size bir tasa vermesin. Sonra onu bana uygulayın ve

beni ertelemeyin' demişti.
Diyanet Vakfi : Onlara Nuh’un haberini oku: Hani o kavmine demişti ki: «Ey kavmim!

Eğer benim (aranızda) durmam ve Allah’ın âyetlerini hatırlatmam size ağır geldi ise, ben yalnız Allah’a dayanıp güvenirim. Siz de ortaklarınızla beraber toplanıp yapacağınızı kararlaştırın. Sonra işiniz başınıza dert olmasın. Bundan sonra (vereceğiniz) hükmü, bana uygulayın

ve bana mühlet de vermeyin.»
Edip Yüksel : Onlara Nuh'un tarihini anlat. Halkına şunları demişti: 'Ey halkım,

durumum ve ALLAH'ın ayetlerini hatırlatmam size ağır geldiyse, ben ALLAH'a güveniyorum. Ortaklarınız ve liderlerinizle birlikte toplanın, pişman olmayacağınız son kararınızı alın ve bekletmeden bana karşı

uygulayın.'
Elmalılı Hamdi Yazır : Hem onlara Nuhun kıssasını oku, bir vakıt kavmine demişti ki: ey

kavmim! Eğer benim duruşum ve Allahın âyetlerini ıhtar edişim size ağır geliyorsa, bilin ki ben, Allaha dayanmışım, artık siz ve şerikleriniz her ne yapacaksanız toplanıb bütün azminizle karar verin, sonra yapacağınız, size hiç bir gam da teşkil etmesin, sonra hukmünüzü bana

icra edin ve elinizden gelirse bana bir lâhza göz de açtırmayın
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bir de onlara Nuh'un kıssasını oku: Bir vakit kavmine demişti ki:

«Ey kavmim, eğer benim aranızda duruşum ve Allah'ın ayetlerini hatırlatışım size ağır geliyorsa, bilin ki, ben Allah'a güvenip dayanmışımdır, artık siz ve ortaklarınız her ne yapacaksanız, toplanıp bütün azminizle karar veriniz; sonra yapacağınız sizi asla tasaya da düşürmesin. Sonra da bana ne yapacaksanız yapın ve elinizden gelirse,

bana bir an göz de açtırmayın!
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Bir de onlara Nuh'un kıssasını oku: Hani o bir zamanlar kavmine

demişti ki: «Ey kavmim, eğer benim aranızda duruşum ve Allah'ın âyetleriyle öğüt verişim size ağır geliyorsa, şunu bilin ki, ben yalnızca Allah'a dayanmışımdır, artık siz ve ortaklarınız her ne yapacaksanız toplanıp bütün gücünüzle karar veriniz. Sonra bu işiniz size dert olmasın. Sonra bana ne yapacaksanız yapın, bana mühlet de

vermeyin».
Fizilal-il Kuran : Onlara Nuh'un hikâyesini anlat: Hani o soydaşlarına demişti ki; «Ey

soydaşlarım, eğer karşınıza çıkıp Allah'ın ayetlerini hatırlatmam ağırınıza gidiyorsa ben Allah'a dayandım; siz de Allah'a ortak koştuğunuz putlarla birlikte ne yapacağınızı kararlaştırınız, sonra vardığınız karardan dolayı başınız ağrımasın; arkasından şahsıma ilişkin

kararınızı, bana hiçbir mühlet tanımaksızın uygulayınız.
Gültekin Onan : Onlara Nuh'un haberini oku. Hani kavmine demişti ki: "Ey kavmim,

benim makamım ve Tanrı'nın ayetleri ile hatırlatmalarım eğer size ağır geliyorsa ben, kuşkusuz Tanrı'ya tevekkül ettim. Artık siz ve ortaklarınız buyruğunuzu birleştirin de buyruğunuz size örtülü kalmasın / tasa konusu olmasın / başınıza dert olmasın; sonra bana süre / fırsat

tanımaksızın (istediğinizi) yapın / buyruğunuzu uygulayın.
Hasan Basri Çantay : Onlara Nuhun kıssasını oku. Hani o, kavmine: «Ey kavmim, demişdi,

eğer benim (aranızda) duruşum, Allahın âyetleriyle öğüd verişim size ağır geliyorsa (ne diyeyim), ben ancak Allaha dayanıb güvenmişimdİr. Siz ve ortaklarınız da artık toplanıb ne yapacağınızı kararlaşdırın. (O suretde ki) bil'âhare bu işiniz (yapacağınız) size hiç bir tasa (ve peşimanlık vermiş) olmasın. Sonra hükmünüzü bana icra edin. (Hattâ) bana

mühlet de vermeyin»!
İbni Kesir : Onlara Nuh'un haberini oku. Hani Nuh, kavmine demişti ki: Ey kavmim;

aranızda kalmam, Allah'ın ayetlerini hatırlatmam, onlarla öğüt vermem size ağır geliyorsa; ben, Allah'a tevekkül ettim. Siz ve ortaklarınız toplanıp ne yapacağınızı kararlaştırın, içinizde ne tasarlıyorsanız

açığa çıkarın, sonra bana mühlet de vermeyerek yapacağınızı yapın.
Muhammed Esed : (Şimdi artık) onlara Nuh'un başından geçenleri anlat; hani o,

kavmine: "Soydaşlarım!" demişti, "eğer benim (aranızdaki) konumum ve Allah'ın ayetlerini size bildirmem zorunuza gidiyorsa, bilin ki, ben Allah'a güveniyorum. Öyleyse, artık (bana) yapacağınızı yapmak için hem kendi gücünüzü hem de Allah'tan başka tanrılık yakıştırdığınız yardımcılarınızı bir araya toplayın; bir kere ne yapacağınıza karar verdikten sonra da artık girişeceğiniz eylem sizi tasalandırmasın; (neye ki karar verdiyseniz) bana karşı artık elinizden geleni ardınıza

komayın; hem de bana hiç soluk aldırmadan!
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve onlara Nûh'un kıssasını oku. Vaktâ ki kavmine demişti: «Ey

kavmim! Eğer sizin üzerinize benim (aranızda) duruşum ve Allah'ın âyetleriyle size öğüt verişim ağır geliyorsa imdi ben Allah Teâlâ'ya tevekkül ettim, artık işinizi ve ortaklarınızı toplayınız. Sonra sizin üzerinize işiniz gizli kalmasın. Sonra hakkımda hükmünüzü veriniz ve

bana göz açtırmayınız.»
Şaban Piriş : -Onlara Nuh’un haberini oku! Hani kavmine demişti ki: -Ey Kavmim!

İçinizde bulunmam ve Allah’ın ayetlerini hatırlatmam eğer sizin zorunuza gidiyorsa -Ben zaten Allah’a bağlanmışımdır- Haydi, ortak koştuklarınızla gücünüzü birleştirin, sonra da yapacağınız size dert

olmasın. Hiç beklemeden vereceğiniz kararı bana uygulayın.
Suat Yıldırım : Onlara Nuh hakkındaki haberi oku: O halkına: "Ey benim halkım, dedi,

eğer benim aranızda bulunmam ve Allah’ın âyetlerini hatırlatmam size ağır geliyorsa, şunu bilin ki ben yalnız Allah’a dayanıp güvendim. Siz de şerik koştuklarınızla beraber toplanıp işinizi kararlaştırın ki tasasını çektiğiniz bir dert olup kalmasın. Sonra da bana hiç mühlet

vermeden hakkımdaki hükmünüzü uygulayın.
Süleyman Ateş : Onlara Nûh'un haberini oku. Kavmine: "Ey kavmim demişti, eğer benim

kalkıp size Allâh'ın âyetlerini hatırlatmam, size ağır geldiyse, o halde ben Allah'a dayandım, siz de ortaklarınızla beraber toplanıp yapacağınız işi kararlaştırın da işiniz başınıza dert olmasın. Sonra hükmünüzü bana

uygulayın, bana hiç fırsat da vermeyin!"
Tefhim-ul Kuran : Onlara Nuh'un haberini oku. Hani kavmine demişti ki: «Ey kavmim,

benim makamım ve Allah'ın ayetleriyle hatırlatmalarım eğer size ağır geliyorsa ben, şüphesiz Allah'a tevekkül etmişim. Artık siz ortaklarınızla toplanıp yapacağınız işi karara bağlayın da işiniz örtülü kalmasın (veya tasa konusu olmasın), sonra hakkımdaki hükmünüzü -bana

süre tanımaksızın- verin.
Ümit Şimşek : Onlara Nuh'un haberini oku. Hani o kavmine demişti ki: 'Ey kavmim!

Eğer aranızda bulunmam ve Allah'ın âyetlerini hatırlatmam sizin gücünüze gidiyorsa, ben Allah'a tevekkül ettim. Siz de Allah'a ortak koştuklarınızı toplayın ve ne yapacağınızı, içinizde hiçbir ukde kalmayacak şekilde, hep birlikte kararlaştırın. Sonra da, mühlet

tanımaksızın, bana yapacağınızı yapın.
Yaşar Nuri Öztürk : Onlara Nûh'un haberini de oku! Hani, toplumuna şöyle demişti: "Eğer

benim konumum ve Allah'ın ayetlerini hatırlatmam size ağır geliyorsa artık ben, Allah'a dayandım. Siz de ortaklarınızla bir araya gelip işinize bakın. Yapacağınız şey size bir kaygı da vermesin, hükmünüzü

bana uygulayın. Ve bana fırsat da vermeyin."
Yenişehir..

Şablon:Sadeleştirilmiş ET


Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.