FANDOM


Kuran-ı Kerim » 10 / Yunus - 83
Sonraki Ayet : 84
Ayetin Tefsiri :

فَمَا آمَنَ لِمُوسَى إِلاَّ ذُرِّيَّةٌ مِّن قَوْمِهِ عَلَى خَوْفٍ مِّن فِرْعَوْنَ وَمَلَئِهِمْ أَن يَفْتِنَهُمْ وَإِنَّ فِرْعَوْنَ لَعَالٍ فِي الأَرْضِ وَإِنَّهُ لَمِنَ الْمُسْرِفِينَ

Fe mâ âmene li mûsâ illâ zurriyyetun min kavmihî alâ havfin min fir’avne ve melâihim en yeftinehum, ve inne fir’avne leâlin fîl ard(ardı) ve innehu le minel musrifîn(musrifîne).

 

1. fe : bundan sonra
2. mâ âmene : âmenû olmadı (îmân etmedi, inanmadı)
3. li mûsâ : Musa'ya
4. illâ : ancak, ...den başka, hariç
5. zurriyyetun : zürriyet, sülâle
6. min kavmi-hî : onun kavminden
7. alâ havfin : korkusu üzerine, korkusuyla
8. min fir'avne : firavundan
9. ve melâi-him : ve onun ileri gelenleri
10. en yeftine-hum : onları fitneye düşürmesi (onlara işkence etmesi)
11. ve inne : ve muhakkak
12. fir'avne : firavun
13. le âlin : çok kibirli, büyüklük taslayan, üstün (zorba)
14. fî el ardı : yeryüzünde
15. ve inne-hu : ve muhakkak o
16. le min el musrifîne : haddi aşanlardan, müsriflerden, azgınlardan

İmam İskender Ali Mihr

: Bundan sonra, firavunun ve onun ileri gelenlerinin onları

fitnelemesi (belâya uğratması) korkusuyla, Musa (A.S)'a, (kendi) kavminden, zürriyetinden (gençlerinden) başkası îmân etmedi. Ve muhakkak ki firavun, yeryüzünde üstündü (zorbaydı). Ve gerçekten o müsriflerdendi

(haddi aşan azgınlardandı).
Diyanet İşleri : Firavun ve ileri gelenlerinin kötülük yapmaları korkusu ile kavminin

küçük bir bölümünden başkası Mûsâ’ya iman etmedi. Çünkü Firavun, o yerde

zorba bir kişi idi. O, gerçekten aşırı gidenlerdendi.
Abdulbaki Gölpınarlı : Firavun'un, kendilerini bir musîbete uğratmasından korktukları için

Mûsâ'ya, kavminden bir soy inandı ancak, başkaları inanmadı ve gerçekten de Firavun, yeryüzünde pek yüceydi ve gerçekten o, buyruktan çıkmış

kişilerdendi.
Adem Uğur : Firavun ve kavminin kendilerine işkence etmesinden korkuya

düştükleri için kavminden bir gurup gençten başka kimse Musa'ya iman etmedi. Çünkü Firavun yeryüzünde ululuk taslayan (bir diktatör) ve haddi

aşanlardan idi.
Ali Bulaç : Sonunda Musa'ya kendi kavminin bir zürriyetinden (gençlerinden)

başka -Firavun ve önde gelen çevresinin kendilerini belalara çarptırmaları korkusuyla- iman eden olmadı. Çünkü Firavun, gerçekten

yeryüzünde büyüklenen bir zorba ve gerçekten ölçüyü taşıranlardandı.
Ali Fikri Yavuz : Sonunda, Firavun ve etrafındakilerin belâsı korkusundan, Mûsa’ya

kavminden ancak bir zürriyet iman etti. Çünkü Firavun o yerde (Mısır’da)

çok üstün idi ve pek aşırı giden taşkınlardandı.
Bekir Sadak : Firavun ve erkaninin kendilerine fanalik yapmasindan

korktuklarindan, milletinin bir kisim gencleri disinda, kimse Musa'ya inanmamisti, cunku Firavun o yerde hakimdi. O, gercekten asiri

gidenlerdendi.
Celal Yıldırım : Fir'avn ve çevresindeki ileri gelen yandaşlarının, kendilerini

fitneye düşürür korkusuyla kavminin soyundan ancak bir kısmı Musa'ya imân etti. Çünkü Fir'avn o yerde oldukça üstündü ve o aşırı gidip hakkı

çiğneyenlerden idi.
Diyanet İşleri (eski) : Firavun ve erkanının kendilerine fenalık yapmasından

korktuklarından, milletinin bir kısım gençleri dışında, kimse Musa'ya inanmamıştı, çünkü Firavun o yerde hakimdi. O, gerçekten aşırı

gidenlerdendi.
Diyanet Vakfi : Firavun ve kavminin kendilerine işkence etmesinden korkuya

düştükleri için kavminden bir gurup gençten başka kimse Musa’ya iman etmedi. Çünkü Firavun yeryüzünde ululuk taslayan (bir diktatör) ve haddi

aşanlardan idi.
Edip Yüksel : Firavun ve erkanının işkence ve baskısından korktukları için

Musa'ya, halkından ancak bir kaç kişi inandı. Firavun, yeryüzünde haddi

çok aşan bir tiran idi.
Elmalılı Hamdi Yazır : Hasılı Fir'avn ve cem'ıyyetinin belâsı korkusundan ibtîdâ Musâya

kavminin bir zürriyetinden başka iyman eden olmadı, çünkü Fir'avn o

yerde çok üstün idi ve çok aşırı giden müsriflerden idi
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Özetle, Firavun ve adamlarının belası korkusundan önceleri Musa'ya

-kavminin bir kısmından başka- iman eden olmadı; çünkü Firavun o yerde

çok üstün ve çok aşırı giden taşkınlardan idi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Firavun ve adamlarının kendilerini belaya uğratacağı korkusundan

dolayı Musa'ya kendi kavminin bir oymağından başka kimse iman etmedi. Çünkü orada Firavun çok üstün idi ve o kesinlikle aşırı giden

taşkınlardandı.
Fizilal-il Kuran : Musa'ya soydaşlarının sadece bir bölüm gençleri inanmıştı. Bunlar da

hem Firavun'dan ve hem de ileri gelen soydaşlarından kaynaklanan işkence korkularına rağmen inanmışlardı. Çünkü Firavun yeryüzünde koyu bir

diktatörlük kurmuş, iyice azıtmıştı.
Gültekin Onan : Sonunda Musa'ya kendi kavminin bir zürriyetinden (gençlerinden)

başka -Firavun ve önde gelen çevresinin kendilerini belalara çarptırmaları korkusuyla- inanan olmadı / inanmadı. Çünkü Firavun, gerçekten yeryüzünde büyüklenen bir zorba ve gerçekten ölçüyü

taşıranlardandı.
Hasan Basri Çantay : Neticede (ve bidâyetde) Musâya kavminin bir zürriyyetinden başkası —

Fir'avn ile elebaşlarının kendilerine açacağı belâdan korkusuna — îman etmedi. Çünkü Fir'avn o yerde (Mısırda) cidden gaalibdi ve cidden aşırı

gidenlerdendi.
İbni Kesir : Firavun ve erkanının kendilerine fenalık yapmasından

korktuklarından, kavminin bir kısım gençleri dışında kimse Musa'ya iman etmedi. Çünkü Firavun, yeryüzünde çok ululanan ve gerçekten aşırı

gidenlerdendi.
Muhammed Esed : Firavun ve onun seçkinler çevresi kendilerine zulmeder korkusuyla

(başkaları geri dururken) kavminden ancak birkaç kişi Musa'ya olan inançlarını açıkladılar: çünkü Firavun ülkede gerçekten de nüfuz ve

iktidar sahibiydi, ve üstelik ölçüsüz, acımasız biriydi.
Ömer Nasuhi Bilmen : Artık Mûsa'ya imân etmedi, ancak kavminden bir zürriyet kendilerinin

Fir'avun'dan ve onların cemaatinden bir belaya uğrayacaklarından korkar oldukları halde imân etmiş oldular. Fir'avun ise muhakkak ki, o yerde

yüksek idi ve şüphe yok ki, o haddi tecavüz edenlerden idi.
Şaban Piriş : Firavun ve çevresindekilerin işkence yapmasından korkmalarından

dolayı kavminden Musa’ya çok küçük bir grubun dışında inanan olmadı.

Çünkü Firavun o yerde hakimdi ve O, aşırı gidenlerdendi.
Suat Yıldırım : Hasılı, başlangıçta Mûsâ’ya, kendi kavminden, genç bir kuşaktan

başka iman eden olmadı. Kavmi, Firavun’un ve ileri gelen yetkililerinin, kendilerine işkence edeceklerinden korkuyorlardı.Çünkü Firavun o ülkede

son derece despot ve çok aşırı gidenlerdendi.
Süleyman Ateş : Fir'avn'ın ve adamlarının, kendilerine kötülük yapmasından

korktukları için kavminin içinde Mûsâ'ya, yalnız genç bir kuşaktan başkası inanmadı. Çünkü Fir'avn, yeryüzünde çok ululanan ve çok aşırı

gidenlerden idi.
Tefhim-ul Kuran : Sonunda Musa'ya kendi kavminin bir zürriyetinden (gençlerinden)

başka -Firavun ve önde gelen çevresinin kendilerini belalara çarptırmaları korkusuyla- iman eden olmadı. Çünkü Firavun, gerçekten

yeryüzünde büyüklenen bir zorba ve gerçekten ölçüyü taşıranlardandı.
Ümit Şimşek : Firavun ile kavmin ileri gelenlerinden başlarına bir belâ gelir diye

korktukları için, Musa'ya, kavminden genç bir neslin dışında iman eden olmadı. Firavun gerçekten de memlekette bir zorba kesilmişti ve çok

aşırı giden biriydi.
Yaşar Nuri Öztürk : Firavun ve kodamanlarının kendilerine kötülük etmelerinden

korktukları için, kavmi arasından bir gençlik grubu dışında hiç kimse Mûsa'ya inanmadı. Çünkü Firavun, o toprakta gerçekten çok üstündü ve

gerçekten sınır tanımaz azgınlardan biriydi.
Yenişehir..

Şablon:Sadeleştirilmiş ET


Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.