FANDOM


وَأَرْسَلَ عَلَيْهِمْ طَيْرًا أَبَابِيلَ


Ve ersele aleyhim tayren ebâbîl(ebâbîle).

1. ve ersele : ve gönderdi
2. aleyhim : onların üzerine
3. tayren : kuş, uçan bu kuşların o zamana kadar oralarda görülmemiş irili ufaklı, siyah, yeşil, beyaz takım takım garib kuşlar olduğu da rivayet edilmiştir.
4. ebâbîle : ebabil
Hak Dini Kuran Dili : Saldı da üzerlerine sürü sürü kuşlar (Ebâbil)
Diyanet İşleri : (3-5) Üzerlerine balçıktan pişirilmiş taşlar atan sürü sürü kuşlar gönderdi. Nihayet onları yenilmiş ekin yaprakları hâline getirdi.
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve onlara, çeşitli yerlerden bölük bölük, birbiri ardınca kuşlar göndermedi mi?
Adem Uğur : Onların üstüne ebâbil kuşlarını gönderdi.
Ahmed Hulusi : İrsâl etti üzerlerine tayrân ebabil'i (Ebabil kuşları).
Ahmet Tekin : Kalabalık sürüler halinde taş taşıyarak, üzerlerinde uçuşan görevli kuşlar gönderdi.
Ahmet Varol : Üzerlerine sürü sürü kuşları gönderdi.
Ali Bulaç : Onların üzerine ebabil (sürü sürü) kuşlarını gönderdi.
Ali Fikri Yavuz : Üzerlerine sürü sürü kuşlar salıverdi,
Bekir Sadak : (3-4) Onlarin uzerine, sert taslar atan surulerle kuslar gonderdi.
Celal Yıldırım : Üzerlerine balçıktan yapılan sert taşlar atan Ebabil kuşlarını gönderdi de,
Diyanet İşleri (eski) : (3-4) Onların üzerine, sert taşlar atan sürülerle kuşlar gönderdi.
Diyanet Vakfi : Onların üstüne sürü sürü kuşlar gönderdi.
Edip Yüksel : Onların üstüne kuş sürüleri gönderdi.
Elmalılı Hamdi Yazır : Saldı da üzerlerine sürü sürü kuşlar (Ebâbil)
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Üzerlerine sürü sürü kuşlar saldı.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Üzerlerine sürü sürü kuşlar gönderdi.
Fizilal-il Kuran : Onların üzerine sürülerle kuşlar gönderdi.
Gültekin Onan : Onların üzerine ebabil (sürü sürü) kuşlarını gönderdi.
Hasan Basri Çantay : O, bunların üzerine sürü sürü kuş (lar) gönderdi,
Hayrat Neşriyat : Hem üzerlerine sürü sürü kuşlar gönderdi.
İbni Kesir : O; bunların üzerine sürülerle kuşlar gönderdi.
Muhammed Esed : Üzerlerine kalabalık sürüler halinde uçan varlıklar saldı,
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve onların üzerlerine bölük bölük kuşlar gönderdi.
Ömer Öngüt : Üzerlerine sürü sürü Ebabil kuşları gönderdi.
Şaban Piriş : (3-4) Onların üzerine damgalanmış taşlar atan ebâbil kuşlarını gönderdi.
Suat Yıldırım : Üzerlerine ebabili, sürü sürü kuşları salıverdi.
Süleyman Ateş : Üzerlerine sürü sürü kuşlar gönderdi,
Tefhim-ul Kuran : Onların üzerine ebabil (sürü sürü) kuşlarını gönderdi.
Ümit Şimşek : Üzerlerine bölük bölük kuşlar gönderdi.
Yaşar Nuri Öztürk : Gönderdi üzerlerine sürüler halinde kuş,

Tefsirler Edit

Kaymakam Kartal tefsiriEdit

Fil ashabı , fil arkadaşları demektir. Yani Türkçedeki ifadesiyle filciler , demektir. Allah-u alem bu kişiler fil kavramı içerisinde bir araya gelen kişiler olailir. Ayetiin şumulü, fil gibi davrananlarıda ihata edebilir.

Kur'an bu ayette kimlere hitap etmektedir? Edit

Bilindiği gibi Kur'an bu ayette herkese, her çağa hitap etmektedir. Bu ayette de Ebrehe gibi fil arkadaşlığı grubuna hitap ettiği gibi bugünümüze de hitap etmektedir.

Ez cümle bu ayet;

Kişinin nefsine hitap edebilir; Mesela züccaciye dükkanına giren fil gibi fdavranabiliriz. Özellikle grup psikolojisi, grup içerisindeki insan davranışlarını iyiliklerde ve kötülüklerde artırıcı katalizör etkisi yapar. Kötülük yaparsak kötülüğümüz artar. Konumuza gelecek olursak insanlar arkadaşları (ashab) yanında çoğu defa fl gibi davranabilir. Mesela gıybetlerimiz 10 katı artış gösterebilir, hatta bazen 100 defa artış gösterebilir. İnsanlar tek başına iken yapmayacakları konuşmaları ve davranışları grup içerisinde yani ashab içerisinde yapabilirler. Fil ashabıda züccaciye dükkanına giren fil gibi davranırlar. Örnek insanlar bireyler halinde iken farklı kişilere ve zümrelere mütecessis davranırlarken, onları tanımaya çalışırken , ashabı içerisinde normalde hiç yapmayacağı şekilde aleyhde olabilir.

Bu ayette hitap edilenler:

  • Bireydeki file hitab :İçerimizdeki züccaciye dükkanına giren fil gibi davranan arkadaşçı ve filci grup davranışlarına hitap edebilir.
  • Ailedeki filcilere hitap: Her ailede mutalaka olan filci gruplara (ashaba) hitap eder. Yani aile ilişkilerini bozan gruplara hitap eder. Yani ailede iyillere ve İyiliğe karşı aleyhte grup tavırları verenler, demek olabilir.
  • Sülaledeki filciler: Her sülalede bir filci arkadaşlık ilişkisi kuran kişiler var olabilir.
  • İl- ilçedeki filciler:
  • Ülke çapındaki filciler:
  • Dünya çapında filciler: Mesela ABD de fil ashabı yani filciler, sembollleri fil olan cumhuriyetçiler dir. Onlar ABD de iktidar oldukları yani iktidarı ellerinde tuttukları zamanlarda (Mesela Baba Bush ve oğul Bush iktidar olduklarında ayette geçen tayrlar (aşağıda Nasuhi Bilmen'in nefis tesbitiyle havada uçan her şeye tayr denir. Kuş, tayyare, füze vs gibi) ile yani tayyarelerle sert parçacıkları atmaları ve gariptirki tefsirlerde geçen şekliyle uçanların (tayrların) her birinin attığı taş, nereye gideceğini ve kimin başına düşeceğini bilir. Yani akıllıdır. Yani smart teknolojiyle çalışan taşlardır.(Ya da yerin 3 kat altında patlayan veya yerde ki engelleri algılayarak aşan smart bombalardır. yani akıllı bombalardır.) Filcilerin yaptıklarını gören ve bilen ve dosyaları sırtında taşıyan Demokratlar da merkepçiler olarak Kur'an da yerini alır.

Tarihteki fil ashabına örnekler; Edit

Ebrehe

Timur

Kadisiye

Muhammed Hamdi Yazır tefsiriEdit

Saldı da üzerlerine birçok kuşlar ebabil -alay alay, fırka fırka, bölük bölük birbiri ardınca katar katar muhtelif cihetlerden.

TAYR, ma'lûm ki uçan kuş demek olan tâirin cem'idir. «Tayren» diye nekire olarak getirilmesi de bunların tanınmadık garib bir takım kuşlar olduğunu iş'ar eder. Filvakı' bu kuşların o zamana kadar oralarda görülmemiş irili ufaklı, siyah, yeşil, beyaz takım takım garib kuşlar olduğu da rivayet edilmiştir. Ceddi nebevî Hazreti Abdülmuttalib ne necdî ne de tihamî demiş. «Tayren» den sıfat veya hal veya atfı beyan olması muhtemil bulunan ebâbîl de garibtir. Bir kısım müfessirîn bu Ebâbîl kelimesi şemâtît ve abâdîd ve emsali gibi müfredi olmıyan cemi'lerdendir, fırkalar demektir demişler. Ferra Arabdan müfredini işitmedim demiş. Ebu ubeyde Ma'mer ibni müsennâ da bunun müfredi olduğunu söyliyen görmedim demiş. Kamusta da firak demektir, vâhidi yok cemi'dir diyor. İbni cerîrin nakl ettiği vechile Abdullah ibni mes'uddan: firak, İbni Abbastan: birbiri ardınca «

Ömer Nasuhi Bilmen tefsiri Edit

Wikipedia-logo-tr
Vikipedi'den 105/3 ile ilgili bir şeyler var
Bakınız

Şablon:Tayr - d {{Tayr}}


Tayr Kuş Tayren Tayran Tayyar Tayyare Tuyur Uçak
Tair Taire
Tâir-i kudsî Talih kuşu Şom kuşu Şum kuşu Baykuş Yasin Suresi Tairahu unukuhi
Tevil-i ehadis Musibetlerin dili http://tr.yenisehir.wikia.com/wiki/Elmal%C4%B1_Tefsiri/A%27raf
Tair Shah raja of Buroshall Nagar, took Gilgit and killed Azad Khan
Mantıku't-Tayr VP [tr.wikipedia.org/wiki/Mantıku't-Tayr] (Farsça: منطق‌الطیر Kuşların Diliyle veya Kuş Dili) İranlı sufi şair Ferîdüddîn-i Attâr tarafından kaleme alınmış bir manzum eserdir. Eserde ...
Ali Şîr Nevaî VP [tr.wikipedia.org/wiki/Ali_Şîr_Nevaî] Lisânü't-Tayr Lisan-üt-Tayr (لسان الطیر Lisan-ol-tayr)
Feridüddin Attar (Farsça:فرید الدین عطار,‎ [Farīdo] ... The Conference of the Birds - Wikipedia, the free encyclopedia en.wikipedia.org/wiki/The_Conference_of_the... - Bu sayfanın çevirisini yap From Wikipedia, the free encyclopedia ... ISBN 1-57863-246-3; Farid Ud-Din- Attar, The Conference of The Birds - Mantiq Ut-Tair, English Translation by Charles
Jabal al-Tair Island WP [en.wikipedia.org/wiki/Jabal_al-Tair_Island] Jebel Teir, Jabal al-Tayr, Tair Island, Al-Tair Island, Jazirat at -Tair; Arabic: جزيرة جبل الطير‎ Jazīrat Jabal aṭ-Ṭayr literally "Bird Mountain
Japonya/WP In 1185, following the defeat of the rival Taira clan
Muhammad Iqbal in his "Mantaq-ul-Tair". He proves by various means that the whole universe obeys the will of the "Self." Iqbal condemns self-destruction.
Ey tair-i naz-i sidre-pervaz
Kalbimde olaydın âşiyan-sâz;
Hasbihal/4 - Mehmet Akif Ersoy اى طائر ناز سدره پرواز، قلبمده اوله يدك آشيانساز؛
Ebabil Filo Grup Hava Grup Komutanlığı Hava filosu
105/3
Muhammed Hamdi Yazır der ki:
Saldı da üzerlerine birçok kuşlar ebabil -alay alay, fırka fırka, bölük bölük birbiri ardınca katar katar muhtelif cihetlerden.
TAYR, ma'lûm ki uçan kuş demek olan tâirin cem'idir. Tayren diye nekire olarak getirilmesi de bunların tanınmadık garib bir takım kuşlar olduğunu iş'ar eder. Filvakı' bu kuşların o zamana kadar oralarda görülmemiş irili ufaklı, siyah, yeşil, beyaz, mavi takım takım garib kuşlar olduğu da rivayet edilmiştir. Ceddi nebevî Hazreti Abdülmuttalib ne necdî ne de tihamî demiş.
Evet.. O Yüce Yaratıcı, o fîl sâhiplerini cezalandırmak için (Onların üzerlerine) sürü sürü (bölük bölük kuşlar gönderdi.) o kuşları bir kudret hârikası olarak yok etme ve cezalandırma kuvveti mahiyetinde bulundurdu.

Ömer Nasuhi Bilmen tefsirinde der ki: "Tayr" havada uçan büyük veya küçük şeyler demektir. "Ebâbil" de cemaatler demektir. Kendi lâfzından tekili yoktur. Yani Filo gibi çoğuldur.
Ebabil kuşları Tayran ebabil
Kartal
Guguk kuşu
Twitter - Twitter, tayran ebabil mi?
Smart birds
Smart flayers
Ashab-ı fil
Fil partisi - Republican party
Vâdi-üt tayr derler.
CEBELİ TAYR
 :Bir tâir-i kudsî yi uçurdun yuvasından. :Bir lâne-i sevdatebah eyledin ey mevt . :Bir tûde türab a çevirip cism-i latifin. :Bir haclegeh i hâk-i siyah eyledin ey mevt. ::"Tair , uçurdun, lâne , tûde , türab , hâk " lâfızları arasında tenasüb vardır."Bir tûde türab " ile "Cism-i latif " "haclegeh " ile "hâk-i siyah " arasında tezad vardır. Buna, sözün "cem'iyyetli " olması denilir.

Evet.. O Yüce Yaratıcı, o fîl sâhiplerini cezalandırmak için (Onların üzerlerine) sürü sürü (bölük bölük kuşlar gönderdi.) o kuşları bir kudret hârikası olarak yok etme ve cezalandırma kuvveti mahiyetinde bulundurdu.

"Tayr" havada uçan büyük veya küçük şeyler demektir. "Ebâbil" de cemaatler demektir. Kendi lâfzından tekili yoktur.

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.