FANDOM



اقْتُلُواْ يُوسُفَ أَوِ اطْرَحُوهُ أَرْضًا يَخْلُ لَكُمْ وَجْهُ أَبِيكُمْ وَتَكُونُواْ مِن بَعْدِهِ قَوْمًا صَالِحِينَ

Uktulû yûsufe evitrahûhu ardan yahlu lekum vechu ebîkum ve tekûnû min ba’dihî kavmen sâlihîn(sâlihîne).


1. uktulû : öldürün
2. yûsufe : Yusuf'u
3. ev itrahû-hu : veya onu atın
4. ardan : bir yer, arazi
5. yahlu : dost olur
6. lekum : size
7. vechu : yüz
8. ebî-kum : sizin babanız
9. ve tekûnû : ve olun
10. min ba'di-hi : ondan sonra
11. kavmen : bir kavim, toplum, topluluk
12. sâlihîne : salihler


Diyanet İşleri : “Yûsuf’u öldürün veya onu bir yere atın ki babanız sadece size yönelsin. Ondan sonra (tövbe edip) salih kimseler olursunuz.”
Abdulbaki Gölpınarlı : Öldürün Yûsuf'u, yahut da öyle bir yere atın ki babanız, artık onu göremesin, ondan sonra tövbe eder, düzgün bir topluluk olursunuz.
Adem Uğur : (Aralarında dediler ki:) Yusufu öldürün veya onu (uzak) bir yere atın ki babanızın teveccühü yalnız size kalsın!Ondan sonra da (tevbe ederek) sâlih kimseler olursunuz!
Ahmed Hulusi : "Öldürün Yusuf'u yahut Onu (başka) bir yere uzaklaştırın ki babanızın sevgisi size yönelsin! Ondan sonra rahata ermiş olursunuz. "
Ahmet Tekin : 'Yûsuf’u öldürün veya onu uzak bir yere atın ki, babanızın teveccühü, sevgisi yalnız size kalsın. Bundan sonra da, tevbe ederek, dindar, ahlâklı, hayır-hasenât sahibi müslüman, sâlih kimseler olursunuz.' dediler.
Ahmet Varol : Yusuf'u öldürün veya (uzak) bir yere bırakın ki babanızın yüzü yalnızca size (dönük) kalsın. Bundan sonra iyi bir topluluk olursunuz.'
Ali Bulaç : "Öldürün Yusuf'u veya onu bir yere atıp bırakın ki babanızın yüzü yalnızca size (dönük) kalsın. Ondan sonra da salih bir topluluk olursunuz."
Ali Fikri Yavuz : (içlerinden biri dedi ki: ) Yûsuf’u öldürün, yahud onu uzak bir yere atın ki, babanızın sevgisi yalnız size bağlı kalsın ve ondan sonra tevbe edip sâlih bir kavim olasınız.
Bekir Sadak : (8-9) Kardesleri: «Biz birbirimize bagli bir topluluk oldugumuz halde, babamiz, Yusuf'u oldurun veya onu issiz bir yere birakiverin ki babaniz size kalsin; ondan sonra da iyi kimseler olursunuz» dediler.
Celal Yıldırım : Onlardan biri dedi ki: «Yûsuf'u öldürünüz veya onu boş bir araziye atınız ki, babanızın yüzü size dönüp ilgi kursun ve ondan sonra da kendini düzelten iyi kişiler olursunuz.»
Diyanet İşleri (eski) : 'Yusuf'u öldürün veya onu ıssız bir yere bırakıverin ki babanız size kalsın; ondan sonra da iyi kimseler olursunuz'
Diyanet Vakfi : (Aralarında dediler ki:) Yusuf'u öldürün veya onu (uzak) bir yere atın ki babanızın teveccühü yalnız size kalsın! Ondan sonra da (tevbe ederek) sâlih kimseler olursunuz!
Edip Yüksel : 'Yusuf'u öldürün, ya da onu bir uzak yere yollayın ki babanızın ilgisi sizde odaklansın. Daha sonra da erdemli bir topluluk olursunuz.'
Elmalılı Hamdi Yazır : Yusüfü öldürün yahud bir yere atın ki babanızın yüzü size kalsın ve ondan sonra salâhlı bir kavm olasınız
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Yusuf'u öldürün veya bir yere atın ki, babanızın yüzü size kalsın ve ondan sonra doğru dürüst bir topluluk olasınız!» dediler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : «Yusuf'u öldürün, ya da bir yere atın ki, babanızın yüzü (sevgisi) size kalsın, sonra yine salih bir kavim olursunuz.»
Fizilal-il Kuran : Yusuf'u ya öldürünüz, ya da ıssız bir yere bırakınız; o zaman babanızın rakipsiz sevgilileri olursunuz, arkasından da tevbe eder iyi kimseler olursunuz.
Gültekin Onan : "Öldürün Yusuf'u veya onu bir yere atıp bırakın ki babanızın yüzü yalnızca size (dönük) kalsın. Ondan sonra da salih bir topluluk olursunuz."
Hasan Basri Çantay : «Yuusufu öldürün. Yahud onu (uzak ve ıssız) bir yere atın ki babanızın teveccühü yalınız size münhasır olsun ve siz ondan sonra Saalih bir zümre olasınız».
Hayrat Neşriyat : (İçlerinden biri dedi ki:) 'Yûsuf’u öldürün veya onu bir yere bırakın ki, babanızın teveccühü yalnız size kalsın; ondan sonra (tevbe eder) de sâlih kimseler topluluğu olursunuz.'
İbni Kesir : Yusuf'u öldürün veya bir yere atın ki, babanızın teveccühü yalnız size kalsın, ondan sonra da tevbe eder, salihler topluluğu olursunuz.
Muhammed Esed : (İçlerinden biri:) "Yusuf'u öldürün" dedi, "yahut o'nu (uzak) bir yere götürüp bırakın ki böylece babanız sevgi ve alakasıyla yalnızca size kalsın ve siz de bundan sonra (artık tevbe edip) iyi insanlar ol(arak yaşamak için serbest ol)asınız!"
Ömer Nasuhi Bilmen : «Yusuf'u öldürün veya O'nu bir yere atınız ki, babanızın yüzü (sevgisi) size kalsın ve siz ondan sonra sâlihler olan bir cemaat olursunuz.»
Ömer Öngüt : “Yusuf'u öldürün veya onu uzak bir yere atın ki, babanızın teveccühü yalnız size kalsın! Ondan sonra (tevbe eder) iyi kimseler olursunuz. ”
Şaban Piriş : Yusuf’u öldürün veya onu ıssız bir yere bırakın ki babanız size kalsın. Siz de ondan sonra dürüst bir topluluk olursunuz.
Suat Yıldırım : (8-9) Hani onlar, (aralarında şöyle konuşmuşlardı): "Yusuf ile öz kardeşi, babamıza daha sevimli geliyor. Oysa biz daha güçlü bir grubuz. Pek belli ki babamız bu işte yanılıyor. Yusuf’u öldürün yahut onu uzak bir yere atın ki babanızın sevgi ve teveccühü yalnız size kalsın. Ondan sonra da tövbe ederek salih kimseler olursunuz, babanızla münasebetleriniz düzelir, işiniz yoluna girer."
Süleyman Ateş : "Yûsuf'u öldürün, ya da onu bir yere bırakın da babanızın yüzü yalnız size kalsın (bundan böyle babanız yalnız sizi görsün ve sevsin)! Ondan sonra da (tevbe eder), iyi bir topluluk olursunuz!"
Tefhim-ul Kuran : «Öldürün Yusuf'u veya onu bir yere atıp bırakın ki babanızın yüzü yalnızca size (dönük) kalsın. Ondan sonra da salih bir topluluk olursunuz.»
Ümit Şimşek : 'Yusuf'u ya öldürün veya uzak bir yere atın ki babanızın ilgisi size yönelsin. Ondan sonra da tevbe edip iyi insanlar olursunuz.'
Yaşar Nuri Öztürk : "Yûsuf'u öldürün yahut bir yere götürüp atın ki, babanızın ilgisi yalnız size yönelsin ve bunun ardından barışcıl ve hayırsever bir topluluk haline gelesiniz."
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.