FANDOM



وَجَعَلُواْ لِلّهِ أَندَادًا لِّيُضِلُّواْ عَن سَبِيلِهِ قُلْ تَمَتَّعُواْ فَإِنَّ مَصِيرَكُمْ إِلَى النَّارِ

Ve cealû lillâhi endâden li yudıllû an sebîlih(sebîlihî), kul temetteû fe inne masîrekum ilen nâr(nâri).


1. ve cealû : ve kıldılar
2. li allâhi : Allah'a
3. endâden : eşler, denkler
4. li yudıllû : saptırmak için
5. an sebîli-hi : onun yolundan
6. kul : de, söyle
7. temetteû : metalanın, faydalanın, refah içinde olun
8. fe inne : artık mutlaka
9. masîre-kum : sizin dönüşünüz
10. ilâ en nâri : ateşe


Diyanet İşleri : Allah’ın yolundan saptırmak için O’na ortaklar koştular. De ki: “Bir süre daha faydalanın. Çünkü varışınız ateşedir.”
Abdulbaki Gölpınarlı : Onlar, halkı onun yolundan çıkarıp saptırmak için Allah'a benzerler kabûl ettiler. De ki: Geçinin şimdilik, çünkü gerçekten de dönüp varacağınız yurt ateştir.
Adem Uğur : (İnsanları) Allah yolundan saptırmak için O'na ortaklar koştular. De ki: (İstediğiniz gibi) yaşayın! Çünkü dönüşünüz ateşedir.
Ahmed Hulusi : Allâh'a denkler (denk varsandıkları tanrılar) oluşturdular, O'nun yolundan saptırmak için! De ki: "Faydalanmaya çalışın (bakalım); yaşayacağınız yer ateştir!"
Ahmet Tekin : İnsanları Allah yolundan, İslâm’dan uzaklaştırıp dalâleti tercihlerinin önünü açmak için bile bile ona eşler, ortaklar koştular.

'Biraz daha zevkü safa sürün. Cezalandırma ve nihaî dönüş yeriniz ateştir.' de.

Ahmet Varol : O'nun yolundan saptırmak için Allah'a eşler koştular. De ki: '(Şimdilik) geçim sürün. Dönüşünüz şüphe yok ki ateşedir.'
Ali Bulaç : O'nun yolundan saptırmak için Allah'a eşler koştular. De ki: "Yararlanın. Çünkü elbette sizin varışınız ateşedir."
Ali Fikri Yavuz : Onlar, Allah’ın yolundan saptırmak için Allah’a eşler uydurdular. De ki: “-Eğlenip keyfinize bakın, çünkü gidişiniz muhakkak ateştir.”
Bekir Sadak : Allah'in yolundan sapitmak icin O'na esler kosmuslardi. De ki: «Yasayin bakalim, hic suphesiz varacaginiz yer ates olacaktir.»
Celal Yıldırım : (Halkı) Allah'ın yolundan saptırmak için O'na ortaklar, benzerler koştular. De ki: Bir süre keyfinize bakıp yararlanın; elbette varacağınız yer Cehennem'dir.
Diyanet İşleri (eski) : Allah'ın yolundan sapıtmak için O'na eşler koşmuşlardı. De ki: 'Yaşayın bakalım, hiç şüphesiz varacağınız yer ateş olacaktır.'
Diyanet Vakfi : (İnsanları) Allah yolundan saptırmak için O'na ortaklar koştular. De ki: (İstediğiniz gibi) yaşayın! Çünkü dönüşünüz ateşedir.
Edip Yüksel : ALLAH'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koştular. De ki: 'Biraz eğlenin, son yolculuğunuz ateşe olacaktır.'
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve Allahın yolundan sapıtmak için Allaha menendler uydurdular, de ki: keyfinize bakın çünkü gidişiniz ateşedir
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Allah'ın yolundan saptırmak için Allah'a ortaklar uydurdular. De ki: «Keyfinize bakın, çünkü gidişiniz ateşedir!»
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Allah'ın yolundan saptırmak için Allah'a eşler koştular. De ki: «Şimdilik eğleniniz! Çünkü varacağınız yer ateştir.»
Fizilal-il Kuran : Onlar insanları Allah'ın yolundan saptırmak için O'na çeşitli ortaklar koştular. Onlara de ki; «Dünya nimetlerinden elinizden geldiği kadar yararlanın bakalım, çünkü sonunda varacağınız yer cehennem ateşidir.
Gültekin Onan : O'nun yolundan saptırmak için Tanrı'ya eşler koştular. De ki: "Yararlanın. Çünkü elbette sizin varışınız ateşedir."
Hasan Basri Çantay : Onlar Allaha, (insanları) Onun yolundan sapdırmak için, (eşler), benzerler tutdular. De ki: «(Şimdilik) eğlenin. Çünkü (nasıl olsa) dönüşünüz, hiç şübhesiz ki, ateşedir».
Hayrat Neşriyat : Hem O’nun yolundan saptırmak için Allah’a ortaklar koştular. De ki: 'Keyfinize bakın! Artık şübhesiz ki dönüşünüz, ateşedir!'
İbni Kesir : Onlar; Allah'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koşmuşlardı. Yaşayın bakalım, varacağınız yer şüphesiz ateş olacaktır, de.
Muhammed Esed : Çünkü, onlar Allah'a rekabet edebilecek güçlerin var olduğunu vehmettiler ve sonuç olarak O'nun yolundan saptılar. De ki: "(Bu dünyada) avunup durun bakalım, nasıl olsa yolunuzun sonu ateş olacak!"
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve Allah için şerikler edindiler, O'nun yolundan saptırmak için. De ki: «Faidelenin, sonra muhakkak ki, dönüp gideceğiniz yer, ateştir.»
Ömer Öngüt : Allah'ın yolundan saptırmak için O'na ortaklar koştular. De ki: “Bir süre yararlanın! En son varacağınız yer ateştir. ”
Şaban Piriş : Allah’ın yolundan saptırmak için O’na eşler koşmuşlardı. De ki: -Yaşayın bakalım, hiç şüphesiz varacağınız yer ateş olacaktır.
Suat Yıldırım : İnsanları Allah’ın yolundan saptırmak için birtakım ortaklar uydurdular. De ki: "Azıcık yararlanın bakalım, nasılsa sonunda gideceğiniz yer ateştir!"
Süleyman Ateş : Allâh'ın yolundan saptırmak için O'na eşler koştular. De ki: "(Şimdilik) eğlenin, gideceğiniz yer ateştir!"
Tefhim-ul Kuran : O'nun yolundan saptırmak için Allah'a eşler koştular. De ki: «Yararlanın. Çünkü elbette sizin varışınız ateşedir.»
Ümit Şimşek : Halkı Onun yolundan alıkoymak için, başkalarını Allah'a denk tuttular. De ki: Nasiplenedurun; sonunda varacağınız yer ateştir.
Yaşar Nuri Öztürk : Yolundan saptırmak için Allah'a eşler uydurdular. De ki: "Hadi, nimetlenin! Sonunda varacağınız yer ateştir."
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.