FANDOM



الَّذِينَ جَعَلُوا الْقُرْآنَ عِضِينَ

Ellezîne cealûl kur’âne ıdîn(ıdîne).


1. ellezîne : o kimseler ki
2. cealû : kıldılar, yaptılar
3. el kur'âne : Kur'ân'ı
4. ıdîne : kısım kısım, parça parça


Diyanet İşleri : Ki onlar, (bir kısmına inanıp, bir kısmını inkâr ederek) Kur’an’ı da parça parça edenlerdir.
Abdulbaki Gölpınarlı : Öyle kişilerdi onlar ki Kurân'ı parça parça ettiler; bir kısmına inandılar da bir kısmına inanmadılar.
Adem Uğur : Onlar, Kur'an'ı bölüp ayıranlardır.
Ahmed Hulusi : Kurân'ı, işlerine geldiği gibi böldüler (çıkarları yönünden Kurân'ı değerlendirdiler)!
Ahmet Tekin : Onlar, Kur’ân’ın tutarsız, çelişkili anlamlar yığını olduğunu, Tevrat’a ve İncil’e uygun ve aykırı kısımlarının bulunduğunu ortaya koymaya çalışanlardır.
Ahmet Varol : Onlar ki, Kur'an'ı kısım kısım yaptılar. [6]
Ali Bulaç : Ki onlar Kur'anı parça parça kıldılar.
Ali Fikri Yavuz : Onlar, o kimselerdir ki, kitablarını kısım kısım yapmışlardı (bir kısmına inanıyor, diğer bir kısmına inanmıyorlardı.)
Bekir Sadak : (90-93) Kuran'i islerine geldigi gibi bolenlere de, kendi Kitablarinin bir kismina inanip bir kismini kabul etmiyen yahudi ve hiristiyanlara da nitekim Kitap indirmistik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptiklarindan sorumlu tutacagiz.
Celal Yıldırım : Kur'ân'ı parça parça edenlere de (azâb indirmiştik).
Diyanet İşleri (eski) : (90-93) Kuran'ı işlerine geldiği gibi bölenlere de, kendi Kitablarının bir kısmına inanıp bir kısmını kabul etmeyen yahudi ve hıristiyanlara da nitekim Kitap indirmiştik; Rabbine and olsun ki hepsini, yaptıklarından sorumlu tutacağız.
Diyanet Vakfi : Onlar, Kur'an'ı tutarsız parçalar olarak nitelendirenlere gelince,
Edip Yüksel : Onlar ki Kuran'ı parçalara ayırdılar.
Elmalılı Hamdi Yazır : O, Kur'anı kısım kısım tefrık edenlere
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : O Kur'an'ı kısım kısım ayıranlara.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Onlar, Kur'ân'ın bir kısmına inanıp bir kısmına inanmayarak onu kısım kısım böldüler.
Fizilal-il Kuran : Onlar ki, Kur'an'ın ayetleri arasında da ayırım gözettiler.
Gültekin Onan : Ki onlar Kuranı parça parça kıldılar.
Hasan Basri Çantay : (90-91) Nitekim iş bölümü yapanlara, Kur'ânı parçalayanlara da (öyle azâb) indirmişdik.
Hayrat Neşriyat : Onlar ki, Kur’ân’ı kısım kısım ayırdılar (bir kısmına hak, bir kısmına bâtıl dediler).
İbni Kesir : Onlar ki; Kur'an'ı parçalara ayırmışlardı.
Muhammed Esed : işte onlar, (şimdi) Kur'an'ı da tutarsız, insicamsız bir anlam (demeti) olarak göstermek istiyorlar!
Ömer Nasuhi Bilmen : O kimseler (in üzerine ki, Kur'an'ı) taksime uğratmak istemişlerdi.
Ömer Öngüt : Onlar Kur'an'ı parça parça edenlerdir.
Şaban Piriş : Onlar, Kur’an’ı parçalayan kimselerdir.
Suat Yıldırım : (90-91) Tıpkı o bölüşenlerin, O Kur’ân’ı parça parça edenlerin başlarına indirdiğimiz felaket gibi.
Süleyman Ateş : Onlar ki Kur'ân'ı bölük bölük ettiler.
Tefhim-ul Kuran : Ki onlar Kur'anı parça parça kıldılar.
Ümit Şimşek : Onlar Kur'ân'ı parça parça edenlerdir.
Yaşar Nuri Öztürk : Onlar ki Kur'an'ı parça parça/bölük bölük/falcılık aracı yaptılar.
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.