FANDOM


Arapça harfli ayet metni Edit

  • 67-قَالَ إِنَّكَ لَن تَسْتَطِيعَ مَعِيَ صَبْرًا

Latin harflerine transcriptli metin Edit

  • 67-Kâle inneke len testetîa maiye sabrâ(sabren).

Kelime anlamlı meal Edit

  • 1. kâle : dedi
  • 2. inne-ke : muhakkak sen
  • 3. len testetîa : asla güç yetiremezsin, yapamazsın
  • 4. maiye : benimle beraber, benim maiyetimde
  • 5. sabren : sabırla, sabırlı olma

Abdülbaki Gölpınarlı Edit

  • 67-O, sen dedi, benimle berâber bulunmaya dayanamazsın.

Ali Bulaç Meali Edit

  • 67-Dedi ki: "Gerçekten sen, benimle birlikte olma sabrını göstermeye güç yetiremezsin."

Ahmet Varol Meali Edit

  • 67-O da dedi ki: "Doğrusu sen benimle sabretmeye güç yetiremezsin.

Diyanet İşleri Meali(Eski) Edit

  • 67-O: 'Sen doğrusu benim yaptıklarıma dayanamazsın, bilgice kavrayamadığın bir şeye nasıl dayanabilirsin?' dedi.

Diyanet İşleri Meali(Yeni) Edit

  • 67-Adam, şöyle dedi: “Doğrusu sen benimle beraberliğe asla sabredemezsin.”

Diyanet Vakfı Meali Edit

  • 67-Dedi ki: Doğrusu sen benimle beraberliğe sabredemezsin.

Edip Yüksel Meali Edit

  • 67-'Sen benimle birlikte olmaya dayanamazsın,' dedi,

Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş metin) Edit

  • 67-O: «Doğrusu sen benimle beraber olmaya sabredemezsin.

Elmalılı Meali (Orjinal) Edit

  • 67-Doğrusu, dedi: sen benimle sabredemezsin

Ömer Nasuhi Bilmen Edit

  • 67-Dedi ki: «Şüphe yok sen benimle beraber sabra kâdir olamazsın.»

Muhammed Esed Edit

  • 67-(Öteki;) "Sen benimle birlikte(yken olacak olanlara) katlanamazsın" dedi,

Suat Yıldırım Edit

  • 67-(67-68) "Doğrusu" dedi, "sen benimle beraberliğe sabredemezsin. Bütün yönleriyle kavrayamadığın meseleler karşısında nasıl kendini tutabilirsin ki?"

Süleyman Ateş Meali Edit

  • 67-(O da): "Sen benimle beraber bulunmağa dayanamazsın" dedi.

Şaban Piriş Meali Edit

  • 67-O da: -Sen benimle olmaya sabredemezsin, dedi.

Ümit Şimşek Meali Edit

  • 67-O ise 'Sen benim beraberliğime tahammül edemezsin,' dedi.

Yaşar Nuri Öztürk Edit

  • 67-Dedi: "Doğrusu sen benimle beraberliğe dayanamazsın."

Yusuf Ali (English) Edit

  • 67- (The other) said: "Verily thou wilt not be able to have patience with me!"(2414)

M. Pickthall (English) Edit

  • 67- He said: Lo! thou canst not bear with me.

Elmalı tefsiri (sadeleştirilmiş) Edit

  • 67-69-Bu izin istemeye cevap olarak o kul; Musa'ya dedi ki: "Sen benimle arkadaşlığa asla sabredemezsin." Bu sözle Hızır, Musa'nın psikolojik durumu hakkındaki ilk keşfini göstermiş ve ona kendini anlatmış oluyordu ki, sonunda doğruluğu gerçekleşecektir. Gerçekten bu istekle Musa'nın alacağı ders, kendi yerini tanımak ve bir sabır dersi almaktan ibaret olacaktır. Yani bu konuda çok sabır lazımdır. Senin ise şüphesiz ki benimle beraber sabretmek elinden gelmez ve bunda mazursun. Çünkü iç yüzünü bilemediğin bir şeye nasıl sabredeceksin?

Yani beraberimde birtakım şeyler göreceksin ki, sır ve hikmetinden haberin olmayacak, dış görünüşe göre ise iyi görünmeyecek. Sen bir şeriat sahibi olman itibariyle onları dış görünüşlerine göre uygun göremeyip itiraz etme gereğini duyacaksın.


Elmalı tefsiri(orijinali)Edit

Mevdudi tefhim-ül Kur'an tefsiriEdit

  • 65- Derken, katımızdan kendisine bir rahmet verdiğimiz ve tarafımızdan kendisine bir ilim öğrettiğimiz kullarımızdan bir kulu buldular.(59)

66- Musa ona dedi ki: "Doğru yol (rüşd) olarak sana öğretilenden bana öğretmen için sana tabi olabilir miyim?" 67- Dedi ki: "Gerçekten sen, benimle birlikte olma sabrını göstermeye güç yetiremezsin." 68- (Böyleyken) "Özünü kavramaya kuşatıcı olamadığın şeye nasıl sabredebilirsin?" 69- (Musa:) "İnşaallah, beni sabreden (biri olarak) bulacaksın. Hiç bir işte sana karşı gelmeyeceğim" dedi. 70- Dedi ki: "Eğer bana uyacak olursan, hiç bir şey hakkında bana soru sorma, ben sana öğütle-anlatıp söz edinceye kadar." 71- Böylece ikisi yola koyuldu. Nitekim bir gemiye binince, o bunu (gemiyi) deliverdi. (Musa) Dedi ki: "İçindekilerini batırmak için mi onu deldin? Andolsun, sen şaşırtıcı bir iş yaptın." 72- Dedi ki: "Gerçekten benimle birlikte olma sabrını göstermeye kesinlikle güç yetiremeyeceğini ben sana söylemedim mi?" 73- (Musa:) "Beni, unuttuğumdan dolayı sorgulama ve bu işimden dolayı bana zorluk çıkarma" dedi. 74- Böylece ikisi (yine) yola koyuldular. Nitekim bir çocukla karşılaştılar, o hemen tutup onu öldürüverdi. (Musa) Dedi ki: "Bir cana karşılık olmaksızın, tertemiz bir canı mı öldürdün? Andolsun, sen kötü bir iş yaptın." 75- Dedi ki: "Gerçekten benimle birlikte olma sabrını göstermeye kesinlikle güç yetiremeyeceğini ben sana söylemedim mi?" 76- (Musa:) "Bundan sonra sana bir şey soracak olursam, artık benimle arkadaşlık etme. Benden yana bir özre ulaşmış olursun" dedi. 77- (Yine) Böylece ikisi yola koyuldu. Nihayet bir kasabaya gelip onlardan yemek istediler, fakat (kasaba halkı) onları konuklamaktan kaçındı. Onda (kasabada) yıkılmaya yüz tutmuş bir duvar buldular, hemen onu inşa etti. (Musa) Dedi ki: "Eğer isteseydin gerçekten buna karşılık bir ücret alabilirdin."

AÇIKLAMA

59. Bütün güvenilir hadis kitaplarında bu kulun ismi "Hızır" olarak bildirilmiştir. Bazılarının İsrailliyatın etkisiyle söylediği gibi onun isminin Elijah (İlyas) olduğunu düşünmemize hiç bir neden yoktur. Bu İsrailliyattan etkilenen kimselerin iddiaları sadece Peygamber'in (s.a) sözüne aykırı olduğu için değildir. Aynı zamanda İlyas Peygamber'in (a.s) Hz. Musa'dan (a.s) yüzlerce yıl sonra doğduğu gerçeğini gözönünde bulundurmadıkları için de yanlıştır. Kur'an Hz. Musa'nın (a.s) yanındaki gencin kim olduğunu bildirmez; fakat bazı hadislere göre bu genç, Hz. Musa'dan sonra İsrailoğulları'nın başına geçen Nun'un oğlu Yeşu'a dır.

Muhammed Esed Tefsiri Edit

  • 67. [Öteki;] "Sen benimle birlikte(yken olacak olanlara) katlanamazsın" dedi,

Ömer Nasuhi Bilmen Tefsiri Edit

  • 67. Dedi ki: Şüphe yok sen benimle beraber sabra kadir olamazsın.

67. O zat da (dedi ki: Şüphe yok, sen benimle beraber sabra kadir olamazsın) benden meydana geldiğini göreceğin bir takım muamelelerin sırlarına yapılmalarındaki hikmetleri, menfaatları hemen öğrenemeyeceğinden dolayı itirazda bulunabilirsin

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.