FANDOM


نُسَارِعُ لَهُمْ فِي الْخَيْرَاتِ بَل لَّا يَشْعُرُونَ

Nusâriu lehum fîl hayrât(hayrâti) bel lâ yeş’urûn(yeş’urûne).

1. nusâriu : çabuk yapıyoruz
2. lehum : onlar için, onlara
3. fî el hayrâti : hayırlarda
4. bel : bilâkis, hayır
5. lâ yeş'urûne : şuurunda (bilincinde), farkında değiller
İmam İskender Ali Mihr : Onlara hayırları çabuklaştırdığımızı (mı sanıyorlar)? Hayır, onlar farkında değillerdir.
Abdulbaki Gölpınarlı : Hayırlara ulaşıvermelerini sağlamadayız, hayır, anlamıyorlar.
Abdullah Parlıyan : onların iyiliklerine koşuyoruz? Hayır, bu verdiğimiz tüm nimetler, onlar için bir imtihandır, ama onlar hala bunun farkında değiller.
Adem Uğur : Kendilerine faydalar sağlamak için can atıyoruz? Hayır, onlar işin farkına varamıyorlar.
Ahmed Hulusi : Onlar için hayırlar (olsun diye) koşuşturuyoruz! Hayır, onlar farkında değiller!
Ahmet Tekin : İyilikleri ve iyi âkıbete kavuşmaları konusunda onların lehine gayret gösteriyoruz. Hayır, onlar işin farkına varamıyorlar.
Ahmet Varol : Onların iyiliklerine koşuyoruz. Hayır onlar (işin) farkında olmuyorlar.
Ali Bulaç : Biz onların hayırlarına koşuyoruz (veya yardım ediyoruz)? Hayır, onlar şuurunda değiller.
Ali Fikri Yavuz : (55-56) Onlara dünyada verdiğimiz mal ve evlâddan dolayı, biz onların hayırlarına acele ediyoruz, zannında mı bulunuyorlar? Hayır, anlamıyorlar, (dünya haline aldanıyorlar, ahiretteki perişanlığı düşünmüyorlar).
Bayraktar Bayraklı : (55-56) Kendilerine mal ve çocuklar vererek, onlara iyiliklerde bulunmaya acele ettiğimizi mi sanıyorlar? Hayır, farkında değiller.
Bekir Sadak : (55-56) Kendilerine mal ve ogullar vermekle, iyiliklerde onlar icin acele ettigimizi mi zannederler? Hayir; farkinda degiller.
Celal Yıldırım : (55-56) Kendilerine mal ve oğullardan verdiğimizle onlar hakkında hayırlarda acele koşuştuğumuzu mu sanırlar ? Hayır, onlar (ilâhî sünnetin hükmünü yürüteceğini) bir türlü anlayamıyorlar.
Cemal Külünkoğlu : (55-56) Onlar sanıyorlar mı ki, kendilerine verdiğimiz mal ve evlatlarla onların iyiliklerine koşuyoruz? Hayır, onlar bir türlü anlayamıyorlar.
Diyanet İşleri (eski) : (55-56) Kendilerine mal ve oğullar vermekle, iyiliklerde onlar için acele ettiğimizi mi zannederler? Hayır; farkında değiller.
Diyanet Vakfi : (55-56) Sanıyorlar mı ki, onlara verdiğimiz servet ve oğullar ile kendilerine faydalar sağlamak için can atıyoruz? Hayır, onlar işin farkına varamıyorlar.
Edip Yüksel : Onların iyiliğine koşuyoruz? Hayır, farkında değiller.
Elmalılı Hamdi Yazır : Onların hakıkaten hayırlarına müsareat ediyoruz. Hayır, şuurları yok
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Onlara hayırlar sağlamaya koşuyoruz. Hayır, anlayamıyorlar!
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Kendilerine faydalar sağlamak için can atıyoruz. Hayır, onlar işin farkına varamıyorlar.
Fizilal-il Kuran : Onların iyiliklerine koşuyoruz? Aslında onlar işin farkında değildirler.
Gültekin Onan : Biz onların hayırlarına koşuyoruz (veya yardım ediyoruz)? Hayır, onlar şuurunda değiller.
Hasan Basri Çantay : (55-56) Onlar kendilerine imdâd etdiğimiz (verdiğimiz) mal ve evlâd ile bizim hayırlarına acele etdiğimizi mi sanıyorlar? Hayır, onlar (işin) farkına varmıyorlar.
Hayrat Neşriyat : (55-56) (Onlar,) kendilerine vermekte olduğumuz mal ve oğullar ile, onların hayırlarınamı koşuyoruz sanıyorlar? Hayır! (Onlar işin) farkına varmıyorlar!
İbni Kesir : İyiliklerde onlar için acele davranmaktayız. Hayır farkında değiller.
Kadri Çelik : Onlara hayırlar sağlamaya mı koşuyoruz? Hayır, onlar farkında değillerdir.
Muhammed Esed : onları (kendi anlayışlarına göre) iyi ve yararlı (bildikleri) şeylerde yarıştırmak (istiyoruz)? Hayır, onlar (yanıldıklarının) farkında değiller!
Ömer Nasuhi Bilmen : Onlar için hayırları hususunda müsaraat ederiz. Hayır, anlamıyorlar.
Ömer Öngüt : Onların iyiliklerine koşuyoruz? Hayır onlar işin farkında değiller.
Şaban Piriş : İyiliklerde onlara acele davranıyoruz. Hayır, onlar, ne yaptıklarının farkında değiller.
Suat Yıldırım : (55-56) Kendilerine verdiğimiz servet ve evlatlarla iyiliklerine koştuğumuzu mu sanıyorlar? Hayır, onlar işin farkında değiller!
Süleyman Ateş : Onların iyiliklerine koşuyoruz? Hayır, (bu verdiğimiz dünyâ ni'metleri, onlar için bir imtihandır, fakat onlar) farkında değiller.
Tefhim-ul Kuran : Biz onların hayırlarına koşuyoruz (veya yardım ediyoruz) Hayır, onlar şuurunda değiller.
Ümit Şimşek : Hayırlarına koştuğumuzu mu sanıyorlar? Hayır, onlar farkında değiller.
Yaşar Nuri Öztürk : Ve iyiliklerine koşuyoruz. Hayır, farkında olmuyorlar.


Yenişehir..

Şablon:Sadeleştirilmiş ET


Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.