FANDOM



وَلَوْ شِئْنَا لَبَعَثْنَا فِي كُلِّ قَرْيَةٍ نَذِيرًا

Ve lev şi’nâ le beasnâ fî kulli karyetin nezîrâ(nezîren).


1. ve lev : ve eğer, şâyet
2. şi'nâ : diledik
3. le : elbette
4. beasnâ : gönderirdik
5. : içinde, de, da
6. kulli : hepsi, bütün
7. karyetin : karye, belde, kasaba
8. nezîren : nezir, uyarıcı


Diyanet İşleri : Dileseydik her memlekete bir uyarıcı gönderirdik.
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve dileseydik her şehre, bir korkutucu gönderirdik.
Adem Uğur : (Resûlüm!) Şayet dileseydik, elbet her ülkeye bir uyarıcı (peygamber) gönderirdik.
Ahmed Hulusi : Eğer dileseydik her şehirde bir uyarıcı bâ's ederdik.
Ahmet Tekin : Şâyet sünnetimizin, düzenimizin yasaları içinde, irademizin tecellisine uygun olsaydı her ülkede-her beldede sorumluluk, hesap ve cezayı hatırlatan özgürce sorumluluklarını yerine getirmek üzere bir uyarıcı, bir peygamber görevlendirirdik.
Ahmet Varol : Eğer dileseydik her kasabaya bir uyarıcı gönderirdik.
Ali Bulaç : Eğer dilemiş olsaydık, her kasabaya bir uyarıcı gönderirdik.
Ali Fikri Yavuz : Eğer dileseydik, her memleket halkına bir peygamber gönderirdik (ve böylece senin yükünü hafifletirdik).
Bekir Sadak : Dileseydik, her kasabaya bir uyarici gonderirdik.
Celal Yıldırım : İsteseydik her kasabaya (ve köye) bir uyarıcı (peygamber) gönderirdik. (Öyle yapmadık, yalnız seni seçip bütün insanlara göndermeyi uygun bulduk).
Diyanet İşleri (eski) : Dileseydik, her kente bir uyarıcı gönderirdik.
Diyanet Vakfi : (Resûlüm!) Şayet dileseydik, elbet her ülkeye bir uyarıcı (peygamber) gönderirdik.
Edip Yüksel : Dileseydik her kente bir uyarıcı gönderirdik
Elmalılı Hamdi Yazır : Dilese idik elbet her köyde bir nezîr gönderir idik
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Dileseydik elbette her köye bir uyarıcı gönderirdik.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : (Habibim!) Şayet dileseydik elbette her köye bir uyarıcı (peygamber) gönderirdik.
Fizilal-il Kuran : Eğer dileseydik her şehre ayrı bir uyarıcı gönderirdik.
Gültekin Onan : Eğer dilemış olsaydık her kasabaya bir uyarıcı gönderirdik.
Hasan Basri Çantay : Eğer dileseydik muhakkak ki her kasabaya (fenalıkların aakıbetinden) korkutucu birer (peygamber) gönderirdik.
Hayrat Neşriyat : Hâlbuki dileseydik, elbette her şehre (âkıbetlerinden haber veren) bir korkutucu(peygamber) gönderirdik.
İbni Kesir : Dileseydik; her kasabaya bir uyarıcı gönderirdik.
Muhammed Esed : Eğer dileseydik, (önceki çağlarda olduğu gibi) her topluma (ayrı) bir uyarıcı gönderirdik;
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve eğer dilemiş olsa idik elbette her karyeye de bir korkutucu gönderirdik.
Ömer Öngüt : Eğer biz dileseydik, her memlekete bir uyarıcı gönderirdik.
Şaban Piriş : İsteseydik her kasabaya uyarıcı gönderirdik.
Suat Yıldırım : Eğer isteseydik her şehre bir uyarıcı peygamber gönderirdik.
Süleyman Ateş : Eğer biz dileseydik, her kente bir uyarıcı gönderirdik.
Tefhim-ul Kuran : Eğer dilemiş olsaydık, her kasabaya da bir uyarıcı, korkutucu gönderirdik.
Ümit Şimşek : Dileseydik, Biz her beldeye bir uyarıcı gönderirdik.
Yaşar Nuri Öztürk : Eğer dileseydik, her kente bir uyarıcı gönderirdik.
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.