FANDOM


قَالُوا لَئِن لَّمْ تَنتَهِ يَا لُوطُ لَتَكُونَنَّ مِنَ الْمُخْرَجِينَ

Kâlû le in lem tentehi yâ lûtu le tekûnenne minel muhracîn(muhracîne).




1. kâlû : dediler
2. le : gerçekten
3. in : eğer
4. lem tentehi : sen vazgeçmezsen
5. yâ lûtu : ey Lut
6. le tekûnenne : sen mutlaka olacaksın
7. min el muhracîne : ihraç edilenlerden, çıkarılanlardan



Diyanet İşleri : Dediler ki: “Ey Lût! (İşimize karışmaktan) vazgeçmezsen mutlaka (şehirden) çıkarılanlardan olacaksın!”
Abdulbaki Gölpınarlı : Ey Lût dediler, bu işten vazgeçmezsen seni mutlaka şehrimizden çıkarırız.
Adem Uğur : Onlar şöyle dediler: Ey Lût! (Bu davadan) vazgeçmezsen, iyi bil ki, sürgün edilmişlerden olacaksın!
Ahmed Hulusi : Dediler ki: "Andolsun ki ey Lût, eğer (bu söylemlerinden) vazgeçmezsen, kesinlikle (buradan) çıkarılacaksın!"
Ahmet Tekin : Kavmi:

'Ey Lût, davandan vazgeçmezsen, kesinlikle sürgüne gönderilenlerden olacaksın' dediler.

Ahmet Varol : Dediler ki: 'Ey Lut! Eğer sen (bu işe) son vermezsen muhakkak ki (buradan) çıkarılanlardan olacaksın.'
Ali Bulaç : Dediler ki: "Ey Lut, eğer (bu söylediklerine) bir son vermeyecek olursan, gerçekten (burdan) sürülüp çıkarılanlardan olacaksın."
Ali Fikri Yavuz : Onlar şöyle dediler: “- Ey Lût, eğer söylediklerinden vaz geçmezsen, yemin olsun ki, muhakkak (memleketimizden) çıkarılanlardan olacaksın.”
Bekir Sadak : «Ey Lut! Bu sozlerinden vazgecmezsen, mutlaka kovulacaksin» dediler.
Celal Yıldırım : Onlar dediler ki; «Ey Lût! Eğer (bu tür uyarılardan) vazgeçmezsen elbette (yurdundan) çıkarılanlardan olursun.»
Diyanet İşleri (eski) : 'Ey Lut! Bu sözlerinden vazgeçmezsen, mutlaka kovulacaksın' dediler.
Diyanet Vakfi : Onlar şöyle dediler: Ey Lût! (Bu davadan) vazgeçmezsen, iyi bil ki, sürgün edilmişlerden olacaksın!
Edip Yüksel : Dediler, 'Bak Lut, bu tavrına son vermezsen sürülenlerden olacaksın.'
Elmalılı Hamdi Yazır : And ederiz ki dediler vazgeçmezsen ya Lût, mutlak ve muhakkak çıkarılanlardan olacaksın
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : (Onlar): «Ey Lut, and içeriz ki (bu uyarılardan) vazgeçmezsen, kesinlikle (yurdun dışına) çıkarılanlardan olacaksın!» dediler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Onlar şöyle dediler: «Ey Lût! (Bu davadan) vazgeçmezsen, iyi bilki, sürülenlerden olacaksın.»
Fizilal-il Kuran : Soydaşları «Ey Lut, eğer bu dediklerinden vazgeçmezsen kesinlikle seni buradan süreceğiz» dediler.
Gültekin Onan : Dediler ki: "Ey Lut, eğer (bu söylediklerine) bir son vermeyecek olursan, gerçekten (burdan) sürülüp çıkarılanlardan olacaksın."
Hasan Basri Çantay : Dediler: «Ey Luut, sen (bu davadan) vaz geçmezsen, andolsun, mutlak (memleketimizden koğulub) çıkarılanlardan olacaksın».
Hayrat Neşriyat : (Onlar:) 'Ey Lût! Eğer (bundan) hakikaten vazgeçmezsen, mutlaka(memleketimizden) çıkarılanlardan olacaksın!' dediler.
İbni Kesir : Dediler ki: Ey Lut, buna son vermezsen sen, elbette çıkarılanlardan olursun.
Muhammed Esed : "Ey Lut!" dediler, "Eğer (bu sözlerinden) vazgeçmezsen (bu şehirden) mutlaka kovulacaksın!"
Ömer Nasuhi Bilmen : Dediler ki: «Ey Lût! Andolsun ki, eğer sen nihâyet vermezsen elbette çıkarılmışlardan olacaksın.»
Ömer Öngüt : Şöyle dediler: “Ey Lut! Eğer söylediklerinden vazgeçmezsen, iyi bil ki sürülenlerden olacaksın!”
Şaban Piriş : -Ey Lut eğer son vermezsen, elbette sürgün edileceklerden olacaksın, dediler.
Suat Yıldırım : "Bizi dinle Lût!" dediler, "Bu söylediklerine son vermezsen mutlaka yurt dışına sürüleceksin.
Süleyman Ateş : Dediler: "Ey Lût, andolsun, eğer (bundan) vazgeçmezsen, mutlaka sürülenlerden olacaksın."
Tefhim-ul Kuran : Dediler ki: «Ey Lût, eğer (bu söylediklerine) bir son vermeyecek olursan, gerçekten (burdan) sürülüp çıkarılanlardan olacaksın.»
Ümit Şimşek : 'Ey Lût,' dediler. 'Eğer bu işten vazgeçmezsen ülkeden sürülürsün.'
Yaşar Nuri Öztürk : Dediler: "Eğer bu tavrını sona erdirmezsen, ey Lût, yemin olsun bu topraktan sürülenlerden olacaksın."
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.