FANDOM



فَأَلْقَى عَصَاهُ فَإِذَا هِيَ ثُعْبَانٌ مُّبِينٌ

Fe elkâ asâhu fe izâ hiye su’bânun mubîn(mubînun).


1. fe : o zaman, bunun üzerine
2. elkâ : attı
3. asâ-hu : onun asası
4. fe izâ : o zaman, böylece
5. hiye : o
6. su'bânun : yılan, ejderha
7. mubînun : apaçık


Diyanet İşleri : Bunun üzerine Mûsâ, asasını attı, bir de ne görsünler, asa açıkça kocaman bir yılan olmuş.
Abdulbaki Gölpınarlı : Mûsâ, sopasını attı, sopa hemen apaçık görünen koca bir ejderhâ oldu.
Adem Uğur : Bunun üzerine Musa asâsını atıverdi; bir de ne görsünler, asâ apaçık koca bir yılan (oluvermiş)!
Ahmed Hulusi : (Musa da) asasını bıraktı; birden o kesinlikle yılan olarak göründü!
Ahmet Tekin : Mûsâ asâsını attı. Bir de ne görsünler, asâ, aşikâre bir ejderha oluverdi.
Ahmet Varol : Bunun üzerine (Musa) asasını attı ve bir anda apaçık bir yılan oluverdi.
Ali Bulaç : Bunun üzerine asasını bırakıverdi, bir de (ne görsünler) o, açıkça bir ejderha oluverdi.
Ali Fikri Yavuz : Bunun üzerine Mûsa asâsını bırakıverdi; apaçık bir ejderha oluverdi.
Bekir Sadak : Bunun uzerine Musa degnegini atti, besbelli bir yilan oluverdi.
Celal Yıldırım : Bunun üzerine Musâ, Asâ'sını yere bırakıverdi, derken o çok açık ve belirgin ölçüde bir ejderha (oluverdi).
Diyanet İşleri (eski) : Bunun üzerine Musa değneğini attı, besbelli bir yılan oluverdi.
Diyanet Vakfi : Bunun üzerine Musa asâsını atıverdi; bir de ne görsünler, asâ apaçık koca bir yılan (oluvermiş)!
Edip Yüksel : Değneğini atınca apaçık bir yılan oluverdi.
Elmalılı Hamdi Yazır : Bunun üzerine Asasını bırakıverdi, apaçık bir ejderha kesiliverdi
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bunun üzerine (Musa) asasını bırakıverdi; apaçık bir ejderha oluverdi;
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Bunun üzerine Musa asâsını bırakıverdi; apaçık bir ejderha oluverdi.
Fizilal-il Kuran : Bunun üzerine Musa elindeki değneği yere attı, değnek o anda sahici bir yılan oluverdi.
Gültekin Onan : Bunun üzerine asasını bırakıverdi, bir de (ne görsünler) o, açıkça bir ejderha oluverdi.
Hasan Basri Çantay : Bunun üzerine (Muusâ) asaasını bırakıverdi. Birde (ne görsünler) o, apaçık bir ejderha!
Hayrat Neşriyat : Bunun üzerine (Mûsâ) asâsını (yere) bıraktı; bir de baktılar ki o, apaçık bir ejderhâdır!
İbni Kesir : Bunun üzerine o asasını attı, bir de ne görsün; apaçık bir ejderhadır.
Muhammed Esed : Bunun üzerine (Musa) asasını yere bıraktı, bir de ne görsünler, (her haliyle) düpedüz bir yılan!
Ömer Nasuhi Bilmen : Bunun üzerine asasını bırakıverdi, o hemen bir apaçık ejderha kesildi.
Ömer Öngüt : Bunun üzerine Musa asasını attı. O ansızın bir yılan oluverdi.
Şaban Piriş : Bunun üzerine Musa asasını atmış ve o da hemen apaçık bir yılan oluvermişti.
Suat Yıldırım : Bunun üzerine Mûsa asâsını yere attı. Bir de ne görsünler: Değnek her haliyle tam bir ejderha oluvermiş!
Süleyman Ateş : (Mûsâ), asâsını attı, bir de (baktılar ki) o apaçık bir ejderha!
Tefhim-ul Kuran : Bunun üzerine asasını bırakıverdi, bir de (ne görsünler) o, açıkça bir ejderha oluverdi.
Ümit Şimşek : Musa asâsını yere bıraktığında o koca bir yılan kesiliverdi.
Yaşar Nuri Öztürk : O da asasını attı. Bir de ne görsünler, asa korkunç bir ejderha oluvermiş.
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.