FANDOM



وَمَا يَأْتِيهِم مِّن ذِكْرٍ مِّنَ الرَّحْمَنِ مُحْدَثٍ إِلَّا كَانُوا عَنْهُ مُعْرِضِينَ

Ve mâ ye’tîhim min zikrin miner rahmâni muhdesin illâ kânû anhu mu’ridîn(mu’ridîne).


1. ve mâ ye'tî-him : ve onlara gelmez
2. min zikrin : (zikirden) bir zikir
3. min er rahmâni : Rahmân'dan
4. muhdesin : yeni
5. illâ : ancak, sadece
6. kânû : oldular
7. an-hu : ondan
8. mu'ridîne : yüz çevirenler


Diyanet İşleri : Rahmân’dan kendilerine gelen her yeni öğütten mutlaka yüz çevirirler.
Abdulbaki Gölpınarlı : Rahman katından, Kur'ân'ın yeni bir âyeti indi mi, hemen yüz çevirirler ondan.
Adem Uğur : Kendilerine, o çok esirgeyici Allah'tan hiçbir yeni öğüt gelmez ki, ondan yüz çevirmesinler.
Ahmed Hulusi : Ne zaman kendilerine Rahman'dan yeni bir hatırlatma gelse, hep ondan yüz çevirirler.
Ahmet Tekin : Kendilerine, Rahmet sahibi Rahman olan Allah’tan, okunması ibadet olan övünç kaynağı Kur’ân âyetleri, yeni bir öğüt gelir gelmez, ille de ondan yüz çeviriyorlar, tebliği engelliyorlar.
Ahmet Varol : Rahman'dan onlara ne zaman yeni bir uyarı gelse mutlaka ondan yüz çevirirler.
Ali Bulaç : Onlara Rahman (olan Allah)'tan yeni bir uyarı gelmeyiversin, hiç tartışmasız ondan yüz çevirirler.
Ali Fikri Yavuz : Kendilerine, Rahman’dan yeni bir öğüt her geldikçe, muhakkak ondan yüz çevirici olmuşlardır.
Bekir Sadak : Rahman'dan kendilerine gelen her yeni ogutten mutlaka yuz cevirirler.
Celal Yıldırım : Onlara Rahmân'dan ne kadar yeni bir öğüt geldiyse mutlaka ondan yüzçevirdiler.
Diyanet İşleri (eski) : Rahman'dan kendilerine gelen her yeni öğütten mutlaka yüz çevirirler.
Diyanet Vakfi : Kendilerine, o çok esirgeyici Allah'tan hiçbir yeni öğüt gelmez ki, ondan yüz çevirmesinler.
Edip Yüksel : Her ne zaman Rahman'dan kendilerine yeni bir mesaj gelse, mutlaka ondan yüz çevirirler.
Elmalılı Hamdi Yazır : Bununla beraber Rahmandan kendilerine yeni bir zikir gelmiyor ki ondan yüz çevirmiş olmasınlar
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bununla beraber Rahman'dan kendilerine yeni bir öğüt gelmiyor ki, ondan yüz çevirmiş olmasınlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Bununla beraber kendilerine O Rahmân'dan yeni bir öğüt gelmeyedursun, ille ondan yüz çevirirler.
Fizilal-il Kuran : Onlar son derece merhametli olan Allah'ın kendilerine gönderdiği her yeni uyarıya burun kıvırarak set çevirirler.
Gültekin Onan : Onlara Rahmandan yeni bir uyarı gelmeyiversin, hiç tartışmasız ondan yüz çevirirler.
Hasan Basri Çantay : Kendilerine O çok esirgeyici (Allah) dan (vahy ile) yeni bir öğüd gelmeye dursun, ille bundan yüz çeviricidirler onlar.
Hayrat Neşriyat : Hâlbuki onlara Rahmân’dan hiçbir yeni nasîhat gelmez ki ondan yüz çevirici kimseler olmasınlar!
İbni Kesir : Onlara Rahman'dan bir öğüt geldiğinde, mutlaka ondan yüz çevirirler.
Muhammed Esed : (Ama Biz böyle olsun istemedik:) ve bu yüzden, onlar da, ne zaman Rahman'dan hatırlatıcı, uyarıcı yeni bir mesaj gelse, mutlaka ondan yüz çevirirler.
Ömer Nasuhi Bilmen : Onlara Rahmân tarafından yeni bir mev'ize gelmez ki, illâ ondan kaçınır bir halde olmuşlardır.
Ömer Öngüt : Onlara Rahman'dan yeni bir öğüt geldiğinde mutlaka ondan yüz çevirirler.
Şaban Piriş : Rahman’dan kendilerine gelen her yeni uyarıdan hemen yüz çevirenler oldular.
Suat Yıldırım : (Fakat Biz bunu istemedik.) O sebeple, ne zaman onlara Rahman’dan yeni bir mesaj gelse, mutlaka ona arkalarını dönüp uzaklaşırlar.
Süleyman Ateş : Rahmân'dan onlara hiçbir yeni Zikir (uyarı) gelmez ki, mutlaka ondan yüz çevirici olmasınlar.
Tefhim-ul Kuran : Onlara Rahman (olan Allah)'tan yeni bir uyarı gelmeyiversin, hiç tartışmasız ondan yüz çevirirler.
Ümit Şimşek : Fakat onlara ne zaman Rahmân'dan yeni bir öğüt gelecek olsa, yüz çevirirler.
Yaşar Nuri Öztürk : O Rahman'dan kendilerine söze bürünmüş yeni bir hatırlatma gelmeye dursun, ondan mutlaka yüz çevirirler.
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.