FANDOM


وَإِنَّ رَبَّكَ لَيَعْلَمُ مَا تُكِنُّ صُدُورُهُمْ وَمَا يُعْلِنُونَ

Ve inne rabbeke le ya’lemu mâ tukinnu sudûruhum ve mâ yu’linûn(yu’linûne).

1. ve : ve
2. inne : muhakkak
3. rabbe-ke : senin Rabbin
4. le : elbette, şüphesiz
5. ya'lemu : bilir
6. mâ tukinnu : gizli tutulan şeyler
7. sudûru-hum : onların südurları, göğüsleri
8. ve mâ yu'linûne : ve açıkladıkları şeyler
İmam İskender Ali Mihr : Ve muhakkak ki senin Rabbin, şüphesiz onların göğüslerinde gizli olanı da açıkladıklarını da bilir.
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve şüphe yok ki Rabbin, gönüllerinde gizlediklerini de bilir elbette, açığa vurduklarını da.
Abdullah Parlıyan : Ve yine Rabbin, elbette onların kalplerinin neleri gizlediğini ve neleri açığa vurduğunu da bilmektedir.
Adem Uğur : Rabbin elbette onların kalplerinin gizlediklerini de, açığa vurduklarını da bilir.
Ahmed Hulusi : Muhakkak ki senin Rabbin onların içlerinde sakladığını da, açığa vurduklarını da bilir.
Ahmet Tekin : Rabbin, elbette onların gönüllerinin gizlediklerini de, açığa vurduklarını da bilir.
Ahmet Varol : Şüphesiz Rabbin onların gönüllerinin gizlediğini de açığa vurduklarını da kesin olarak bilmektedir.
Ali Bulaç : Ve şüphesiz, senin Rabbin, sinelerinin gizli tuttuklarını ve açığa vurduklarını kesin olarak bilmektedir.
Ali Fikri Yavuz : Şüphe yok ki, senin Rabbin, kalblerinin gizlediği kini ve açıkladıkları küfrü tamamen biliyor.
Bayraktar Bayraklı : Rabbin, elbette onların kalplerinin gizlediklerini de, açığa vurduklarını da bilir.
Bekir Sadak : suphesiz Rabbin onlarin gonullerinin gizlediklerini de, aciga vurduklarini da bilir.
Celal Yıldırım : Hem gerçekten Rabbın, onların göğüslerinde neleri gizlediklerini ve neleri açığa vurduklarını elbette bilir.
Cemal Külünkoğlu : Ve şüphesiz, senin Rabbin, onların gönüllerinde gizli tuttuklarını da, açığa vurduklarını da kesin olarak bilmektedir.
Diyanet İşleri (eski) : Şüphesiz Rabbin onların gönüllerinin gizlediklerini de, açığa vurduklarını da bilir.
Diyanet Vakfi : Rabbin elbette onların kalplerinin gizlediklerini de, açığa vurduklarını da bilir.
Edip Yüksel : Ve Rabbin onların göğüslerinin gizlediğini de açığa vurduğunu da elbette bilir.
Elmalılı Hamdi Yazır : Halbuki sîneleri ne gizliyor ve ne i'lân ediyorlar rabbın her halde hepsini biliyor
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Oysaki, Rabbin onların sineleri ne gizliyor ve ne açıklıyorlarsa hepsini mutlaka biliyor.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Rabbin elbette onların sinelerinin gizlediklerini de, açığa vurduklarını da bilir.
Fizilal-il Kuran : Kuşku yok ki, senin Rabb'in onların gerek içlerinde sakladıkları ve gerekse açığa vurdukları tüm duyguları bilir.
Gültekin Onan : Ve şüphesiz, senin rabbin, sinelerinin gizli tuttuklarını ve açığa vurduklarını kesin olarak bilmekledir.
Hasan Basri Çantay : Senin Rabbin, Onların sînelerinin saklamakda olduklarını da, açıklayageldiklerini de muhakkak biliyor.
Hayrat Neşriyat : Ve muhakkak ki Rabbin, onların sîneleri neyi gizliyor ve neyi açıklıyorsa elbette bilir.
İbni Kesir : Şüphesiz ki Rabbın; onların göğüslerinin gizlediklerini de, açığa vurduklarını da bilir.
Kadri Çelik : Ve şüphesiz senin Rabbin, onların sinelerinin gizli tutmakta olduklarını da açığa vurduklarını da kesin olarak bilmektedir.
Muhammed Esed : Ve yine senin Rabbin onların kalplerinin gizlediği şeyleri de, açığa vurduğu şeyleri de bütünüyle bilmektedir;
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve şüphe yok ki, senin Rabbin onların sinelerinin neyi sakladığını ve neyi ilan ettiklerini elbette bilir.
Ömer Öngüt : Doğrusu Rabbin onların sinelerinin gizlediklerini de açığa vurduklarını da bilir.
Şaban Piriş : Rabbin, onların içlerinde gizlediklerini de, açığa vurduklarını da elbette bilir.
Suat Yıldırım : Rabbin, onların gerek sinelerinin sakladığı, gerek açığa vurdukları her şeyi tamamen bilmektedir.
Süleyman Ateş : Ve Rabbin elbette onların göğüslerinin gizlediğini de, açığa vurduklarını da bilir.
Tefhim-ul Kuran : Ve şüphesiz, senin Rabbin, onların sinelerinin gizli tutmakta olduklarını da, açığa vurduklarını da kesin olarak bilmektedir.
Ümit Şimşek : Rabbin onların gönüllerinde saklı olanı da bilir, açığa vurduklarını da.
Yaşar Nuri Öztürk : Ve senin Rabbin, onların göğüslerinin sakladığını da açığa vurduğunu da çok iyi bilir.


Yenişehir..

Şablon:Sadeleştirilmiş ET


Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.