وَجَعَلْنَاهُمْ أَئِمَّةً يَدْعُونَ إِلَى النَّارِ وَيَوْمَ الْقِيَامَةِ لَا يُنصَرُونَ

Ve cealnâhum eimmeten yed’ûne ilen nâr(nârı), ve yevmel kıyâmeti lâ yunsarûn(yunsarûne).


1. ve cealnâ-hum : ve biz onları kıldık
2. eimmeten : imamlar, önderler, liderler
3. yed'ûne : çağırıyorlar, davet ediyorlar
4. ilâ en nârı : ateşe
5. ve yevme el kıyâmeti : ve kıyâmet günü
6. lâ yunsarûne : yardım olunmazlar


Diyanet İşleri : Biz onları, ateşe çağıran öncüler kıldık. Kıyamet günü de kendilerine yardım edilmeyecektir.
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve onları, halkı ateşe çağıran rehberler yaptık ve kıyâmet günü de yardım edilmez onlara.
Adem Uğur : Onları, (insanları) ateşe çağıran öncüler kıldık. Kıyamet günü onlar yardım görmeyeceklerdir.
Ahmed Hulusi : Biz onları, ateşe çağıran önderler kıldık. . . Kıyamet sürecinde de yardım olunmazlar.
Ahmet Tekin : Onları, insanları ateşe davet eden öncüler haline getirdik. Kıyamet günü, onlar yardım görmeyecekler.
Ahmet Varol : Onları ateşe çağıran önderler kıldık. Kıyamet günü de yardım görmezler.
Ali Bulaç : Biz, onları ateşe çağıran önderler kıldık; kıyamet günü yardım görmezler.
Ali Fikri Yavuz : Biz, onları, ateşe (küfür ve şirke) çağıran öncüler yaptık. Kıyamet gününde ise yardım olunmazlar.
Bekir Sadak : Onlari, atese cagiran onderler kildik; kiyamet gunu yardim gormezler.
Celal Yıldırım : Biz, onları (tuttukları yol gereği) Cehennem ateşine davet eden liderler kıldık ve Kıyamet gününde ise yardım göremiyecekler.
Diyanet İşleri (eski) : Onları, ateşe çağıran önderler kıldık; kıyamet günü yardım görmezler.
Diyanet Vakfi : Onları, (insanları) ateşe çağıran öncüler kıldık. Kıyamet günü onlar yardım görmeyeceklerdir.
Edip Yüksel : Onları, ateşe çağıran önderler kıldık; diriliş gününde de yardım görmezler.
Elmalılı Hamdi Yazır : Biz onları öyle baş kumandanlar yaptık ki ateşe da'vet ederler ve kıyamet günü yardım olunmazlar
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Biz, onları ateşe davet eden baş kumandanlar yaptık. Kıyamet gününde de yardım görmezler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Onları ateşe çağıran öncüler kıldık. Kıyamet günü onlar yardım görmeyeceklerdir.
Fizilal-il Kuran : Biz onları ateşe çağıran önderler yaptık. Kıyamet günü onlar yardım görmeyeceklerdir.
Gültekin Onan : Biz onları ateşe çağıran imamlar kıldık; kıyamet günü yardım görmezler.
Hasan Basri Çantay : Biz onları (dünyâda insanları) ateşe da'vet edegelen rehberler yapdık. Kıyamet gününde ise (azâblarının def'i husuusunda) asla yardıma kavuşdurulmayacaklardır.
Hayrat Neşriyat : Hem onları, (insanları) ateşe çağıran öncüler kıldık; (onlar) kıyâmet günü de yardım olunmayacaklardır.
İbni Kesir : Onları, ateşe çağıran önderler kıldık. Kıyamet günü de yardım görmezler.
Muhammed Esed : (Yeryüzünde onların işini bitirdik) ve böylece kendilerini (cehennem) ateşinin yolunu gösteren (kötülüğün) sembol tipleri olarak (insanlığın karşısına) çıkardık; öyle ki, Kıyamet Günü'nde böylelerine asla yardım edilmeyecektir;
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve onları ateşe dâvet eder ön ayaklar kıldık, yevm-i Kıyamette ise yardım olunmayacaklardır.
Ömer Öngüt : Biz onları ateşe çağıran önderler yaptık. Kıyamet günü aslâ yardım görmezler.
Şaban Piriş : Onları, ateşe çağıran önderler yaptık. Kıyamet günü ise onlara yardım olunmayacaktır.
Suat Yıldırım : Onları insanları ateşe çağıran önderler yaptık. Bu dünyada halkı çalıştırıp desteklerini sağlasalar da, kıyamet günü en ufak bir yardım bile görmeyeceklerdir.
Süleyman Ateş : Biz onları ateşe çağıran önderler yaptık. Kıyâmet günü asla yardım olunmazlar.
Tefhim-ul Kuran : Biz, onları ateşe çağıran önderler kıldık, kıyamet günü yardım görmezler.
Ümit Şimşek : Onları ateşe çağıran önderler yaptık. Kıyamet gününde onlar hiç kimseden yardım görmezler.
Yaşar Nuri Öztürk : Biz onları, ateşe çağıran önderler yapmıştık. Kıyamet günü yardım göremeyeceklerdir.
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.