FANDOM



الَّذِينَ آتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ مِن قَبْلِهِ هُم بِهِ يُؤْمِنُونَ

Ellezîne âteynâhumul kitâbe min kablihî hum bihî yu’minûn(yu’minûne).


1. ellezîne : o kimseler, onlar
2. âteynâ-hum : onlara verdik
3. el kitâbe : kitap
4. min kabli-hi : ondan önce
5. hum : onlar
6. bi-hî : ona
7. yu'minûne : îmân ederler


Diyanet İşleri : Bu Kur’an’dan önce kendilerine kitap verdiklerimiz var ya, işte onlar ona da inanırlar.
Abdulbaki Gölpınarlı : Bundan önce kendilerine kitap verdiklerimiz, inanıyorlar buna.
Adem Uğur : Ondan (Kur an'dan) önce kendilerine kitap verdiklerimiz, ona da iman ederler.
Ahmed Hulusi : Ondan önce kendilerine Hakikat BİLGİsi (Kitap) verdiğimiz kimseler var ya, onlar O'na (hakikatlerine) iman ederler.
Ahmet Tekin : Kur’ânın Muhammed’e indirilmesinden önce, kendilerine verdiğimiz kitapların hükmünce amel edenler, indirilen kitaba, Kur’ân’a, Muhammed’e iman ederler.
Ahmet Varol : Bundan önce kendilerine kitap vermiş olduklarımız buna inanırlar.
Ali Bulaç : Bu (Kur'an)dan önce, kitap verdiklerimiz buna inanmaktadırlar.
Ali Fikri Yavuz : Kur’an’dan evvel kendilerine kitab verdiklerimiz (Abdullah ibni Selâm ve arkadaşları gibi kimseler), Kur’an’a iman ediyorlar.
Bekir Sadak : Kendilerine daha onceden kitap verdiklerimiz buna da inanirlar.
Celal Yıldırım : Kur'ân'dan önce kendilerine kitap verdiklerimiz (onlardan ilim sahibi bulunan gerçekçiler) buna da inanırlar.
Diyanet İşleri (eski) : Kendilerine daha önceden kitap verdiklerimiz buna da inanırlar.
Diyanet Vakfi : Ondan (Kur'an'dan) önce kendilerine kitap verdiklerimiz, ona da iman ederler.
Edip Yüksel : Kendilerine daha önceki kitapları verdiklerimiz buna inanırlar.
Elmalılı Hamdi Yazır : Bundan evvel kendilerine kitab verdiklerimiz ona iyman ediyorlar
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bundan (Kur'an'dan) önce kitap verdiklerimiz ona iman ediyorlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Ondan (Kur'ân'dan) önce kendilerine kitap verdiklerimiz, ona da iman ederler.
Fizilal-il Kuran : Bundan önce kendilerine kitap verdiklerimiz de Kur'an'a inanırlar.
Gültekin Onan : Bu (Kuran)dan önce, kitap verdiklerimiz buna inanmaktadırlar.
Hasan Basri Çantay : Bundan evvel kendilerine kitâb verdiğimiz (nice kimseler vardır ki) onlar buna (Kur'ana) inanıyorlar.
Hayrat Neşriyat : Bundan önce kendilerine kitab verdiğimiz o kimseler ki, onlar buna (Kur’ân’a da)îmân ederler.
İbni Kesir : Kendilerine daha çnceden kitab verdiklerimiz de buna inanırlar.
Muhammed Esed : Kendilerine bundan önce de kitap vermiş bulunduğumuz kimseler buna (da) inan(mak zorundad)ırlar.
Ömer Nasuhi Bilmen : Bundan evvel kendilerine kitap vermiş olduğumuz kimseler ki, onlar buna imân ederler.
Ömer Öngüt : Kendilerine daha önce kitap verdiklerimiz de buna inanırlar.
Şaban Piriş : Daha önce kendilerine kitap verdiklerimiz buna da inanırlar.
Suat Yıldırım : Daha önce kendilerine kitap verdiğimiz ilim sahipleri buna da, Kur’âna da inanırlar.
Süleyman Ateş : Bundan önce kendilerine Kitap verdiklerimiz, bu (Kur'â)n'a inanırlar.
Tefhim-ul Kuran : Bu (Kur'a)ndan önce, kendilerine kitap verdiklerimiz buna inanmaktadırlar.
Ümit Şimşek : Ondan önce kendilerine kitap verdiklerimiz, buna da inanırlar.
Yaşar Nuri Öztürk : Ondan önce kendilerine kitap verdiklerimiz, ona da iman ederler.
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.