FANDOM


36/0 Yasîn Suresi
Kuran-ı Kerim
36/1


MeallerEdit

يس

Yâ sîn.

1. : y harfi mukattaa harfi olup Allah'ın özel şifre harfidir.
2. sîn : s harfi mukattaa harfi olup Allah'ın özel şifre harfidir.


İmam İskender Ali Mihr : Yâ, Sîn.
Abdulbaki Gölpınarlı : Yâ Sîn.
Abdullah Parlıyan : Yâ, Sîn.
Adem Uğur : Yâsîn,
Ahmed Hulusi : Yâ Siiin (Ey Muhammed)!
Ahmet Tekin : Yâ. Sîn.
Ahmet Varol : Yâ. Sin.
Ali Bulaç : Yasîn.
Ali Fikri Yavuz : Yâsin.
Bayraktar Bayraklı : Yâ, sîn.[462]
Bekir Sadak : Ya, Sin.
Celal Yıldırım : Yâ-Sîn.
Cemal Külünkoğlu : Yâ, Sin.
Diyanet İşleri (eski) : Ya, Sin.
Diyanet Vakfi : Yâsîn,
Edip Yüksel : Y. S.
Elmalılı Hamdi Yazır : Yâsîn.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Yasin.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Yâsîn.
Fizilal-il Kuran : Yasin.
Gültekin Onan : Ya. Sin.
Hasan Basri Çantay : Yâsîn.
Hayrat Neşriyat : Yâ, Sîn.
İbni Kesir : Ya, Sin.
Kadri Çelik : Ya, Sin.
Muhammed Esed : Sen ey insanoğlu!
Ömer Nasuhi Bilmen : Yâ Sîn.
Ömer Öngüt : Yâsin.
Şaban Piriş : Yâ sîn.
Suat Yıldırım : Yâ sîn,
Süleyman Ateş : Yâsin
Tefhim-ul Kuran : Yâsin.
Ümit Şimşek : Yâ sin.
Yaşar Nuri Öztürk : Yâ, Sîn.


Elmalı tefsiri (sadeleştirilmiş) Edit

Yâsîn.-2-3- Yâsin, çoğunluğun görüşüne göre Halil ve Sibeveyh'in açıkladıkları gibi sûrenin ismidir. Bazılarına göre yemindir. Allah Teâlâ'nın isimlerindendir. Bazılarına göre de Allah Teâlâ'nın kelâmını açtığı bir söz anahtarıdır. Bakara Sûresi'nin başında hakkında yapılan açıklama genel olarak burada da geçerlidir. Yalnız burada özel olarak şu iki rivayet vardır: Birisi, İkrime vasıtasıyla İbnü Abbas'tan rivayet edildiği üzere, Ey insan! demek olmasıdır. Birisi de Saîd b. Cübeyr'den rivayet edildiği üzere Hz. Peygamber'in bir ismi olmasıdır ki, "Emin ol ki sen, hiç şüphesiz gönderilen peygamberlerdensin." hitabı bunu andırır. Şifâ-i Şeri'fte anlatıldığı üzere Nakkaş, Hz. Peygamber'den: "Benim Kur'ân'da yedi ismim vardır: 'Muhammed, Ahmed, Tâhâ, Yâsin, Müddessir, Müzzemmil, Abdullah" diye rivayet etmiştir. "Hakâyık Tefsiri" sahibi Sülemî, Vâsıtî'den ve Cafer b. Muhammed'den: "Yâsin'in yâ seyyid (ey efendi) demek olduğunu da anlatmıştır.

Kırâet: Ebu Bekir, Hamza, Kisâi, Ravh, Halefi Âşir, "yâ"nın fethasını imâle ile okurlar. Aşere kırâetlerinin hepsinde "sin" vakıfta ve vasılda (duruşta ve geçişte) sâkin okunur. Kâlûn, İbnü Kesir, Ebu Amr, Hafs, Hamza "nûn"u vasılda izhar, diğerleri idğam ederler. Ancak Ebu Cafer hep sekit yaptığı için, onda da izhar lâzım gelir. de "vâv" kasem (yemin) içindir. Yalnız Yâsin'de yemin mânâsı bulunduğuna göre, atf için olmasını da caiz görenler olmuştur. Dilimizde ayrıca bir yemin harfi bulunmadığından, birçok yerlerde kasemi "hakkı için" diyerek ifade ediyoruz ki şöyle demek olur: Hem Kur'ân'ı Hakîm hakkı için. Hakîm: Hikmetli, hikmet söyleyen, hikmet sahibi yahut çok hakim ve muhkem (sağlam) mânâlarına gelir ki, Kur'ân hakkında hepsi de doğrudur. Emin ol ki sen, hiç şüphesiz risalet görevi ile gönderilen peygamberlerdensin. Görülüyor ki bu hitab hem yemin, hem hem , hem de isim cümlesi ile takviye edilip pekiştirilmiştir. Bu kadar kuvvetli tekit ise, ancak muhatabın, konuyu şiddetle inkâr ettiği makamda yakışır. Onun için burada muhatap Peygamberin kendisi olduğu halde, ona tebliğde bu derece tekide ne lüzum vardı? diye bir soru sorulabilir. Buna cevap şudur: Bu cümle "Fakat Allah sana indirdiği ile şahitlik eder ki, O bunu kendi ilmiyle indirmiştir. (Buna) melekler de şahitlik ederler. (Aslında) şahit olarak Allah yeter." (Nisâ, 4/166) buyurulduğu üzere, gerçekte Allah tarafından Hz. Muhammed'in peygamberliğine bir şahitliktir. Bundan dolayı bu tekitler, işin başında şiddetli küfür ve inkârlarla karşılaşan Peygamberi kamu karşısında layıkıyla tatmin etmek ve güvence vermek içindir. Bu bakımdan şöyle demek olur. Bütün inkârcıların, inatçıların, kâfirlerin küfür ve inkârlarına rağmen emin ol ki sen, şüphesiz o peygamberlik görevi ile gönderilen, yani Allah'ın tebliğ edilmek üzere emanetini taşıyan ve dinlenilmediği takdirde hesabının sorulması kesinleşmiş elçileri olan hak peygamberlerdensin.


Muhammed Esed Tefsiri Edit

Yâsîn kelimesini 'Sen ey insanoğlu' diye karşılamam hakkında bir açıklama için bkz. aşağıda not

1. 'Orta' Mekke dönemi olarak nitelendirilen zaman diliminin başlarında (belki de Furkân'dan hemen önce) nazil olan bu sure, hemen hemen tümüyle insanın ahlakî sorumluluğu problemine ve dolayısıyla yeniden dirilmenin ve Allah'ın yargılamasının tartışılmazlığına tahsis olunmuştur. Hz. Peygamber, bu sebeple, bu sureyi ölüm halinde olana ve ölmüş bulunana yapılan duada okumalarını müminlere tavsiye etmiştir (karş. İbni Kesîr'in bu sure ile ilgili yorumunun başında naklettiği bu mealdeki bazı Hadisler).

1. SEN EY insanoğlu! (1)

1 - Bazı klasik müfessirler, bu surenin başındaki y-s harflerinin (yâ-sîn şeklinde okunur), Kur'an surelerinin bir çoğunun başındaki esrarlı harf-semboller (el-mukatta‘ât) kategorisine girdiği (bkz. Ek II) görüşünü savunurken, Abdullah b. ‘Abbâs, bu harflerin aslında iki farklı kelimeyi, yani nidâ edatı olan Yâ ("Ey") ile Tayy kabilesi lehçesinde insan ile eş anlamlı kullanılan sîn kelimesini temsil ettiğini, dolayısıyla, 20. suredeki tâ-hâ hecelerine benzer şekilde, yâ-sîn'in "Sen ey insanoğlu" anlamına geldiğini ifade eder. Bu yorum, ‘İkrime, Dehhâk, Hasan Basrî, Sa‘îd b. Cubeyr ve diğer bazı ilk dönem Kur'an müfessirleri tarafından da benimsenmiştir (bkz. Taberî, Beğavî, Zemahşerî, Beydâvî, İbni Kesîr vb.). Zemahşerî'ye göre Tayy kabilesinin hitaplarda kullandığı sîn hecesi, insan'ın tasğîr (küçültme) hali olan uneysîn'in kısaltılmış şeklidir. (Burada, klasik Arapça'da küçültme halinin, genelde sevgi ve şefkat ifade ettiğini unutmamalıyız: sözgelimi, yâ buneyye hitabı, "Ey benim küçük oğlum" anlamından çok, yaşı ne olursa olsun, "Ey benim sevgili oğlum" anlamına gelir). Sonuç olarak yâ-sîn kelimelerinin, surenin devamında açıkça muhatab alınan Allah'ın Elçisi Muhammed (s)'i kasdettiği ve -Kur'an'ın sıkça yaptığı gibi- o'nun ve yakın arkadaşlarının beşer olma özelliklerini vurgulamayı amaçladığı söylenebilir.


Yâsîn.

Ömer Nasuhi Bilmen Tefsiri Edit

Yâsîn.

Bu mübarek sûre, Cin sûresinden sonra Mekke-i Mükerreme'de nazil olmuştur. Seksen üç âyeti kerimeden meydana gelmektedir. "Yasin" tabiriyle başladığı için kendisine bu isim verilmiştir. Mamafih kendisine: "Kalp ", "Dafia ", "Kaziye " "Muammime " ismi de verilmiştir. Çünkü i't ikada vesâireye ait birçok esasları içine aldığı ve okuyanların kalplerini aydıntattığı için kendisine "Kur'anın kalbi " denilmiştir.

  • Birçok yanlış inançları bertaraf ve İslâmiyet'i müdafaa ettiği için de "Dafia" adını almıştır.
  • Ve birçok gafilleri ikaz ederek haklarındaki ilâhi hükmü bildirdiği için de "Kaziye" ismiyle hatırlanmıştır.
  • Kendisini tam bir samimiyetle okuyanların bütün dünyevî ve uhrevî nimetlere kavuşmalarına vesile olacağı ve okunarak sevabının bütün müslüman ölülerine hediye edileceği cihette de kendisine "Muammime" adı verilmiştir.

Bu sûrei mubârekenin başlıca içeriği şöyle özetlenebilir:

(1): Son Peygamber Hz. Muhammed'in risâletini tasdik ve teyit etmek, onun peygamberlik vazifelerini belirlemek, ona muhalefette bulunanları da sakındırmak ve tehdit etmek. 2): Eski kavimlerin inkarcı hâllerinden dolayı başlarına gelen felâketleri beyân ile sonraki cemiyetleri uyanmaya davet etmek ve Resûli Ekrem'e teselli vermek.

(3): Yüce Yaratıcının bir kısım kudret eserlerine dikkat nazarlarını çekerek akıllı kimseleri tefekküre sevketmek ve o Kerem Sahibi Mâbud'u nasıl birleyeceklerini ve teşbihte bulunacaklarını bildirmek.

(4): Ahiret hayatını inkâr edenlerin bilâhare nasıl pişmanlıklara tutulacaklarını hatırlatmak, müminlere de ne kadar güzel uhrevî mükâfatlara nail bulunacaklarını müjdelemek.

(5): İnsanların mükellef oldukları dinî vazifelere işaret, görünen ve görünmeyen âlemlerdeki eşsiz yaratılışlara dikkatleri çekmekle bütün insanlığı Cenab-ı Hak'kın kudret ve yüceliğini tasdike davet etmek ve bütün insanların ahirette hesaba çekilmek için Allah Teâlâ'nın manevî huzuruna götürüleceklerini beyan etmek.




Header gold
Ayet Ayet Yasin Suresi
K.kerim   

36/1 - 36/2 - 36/3 - 36/4 - 36/5 - 36/6 - 36/7 - 36/8 - 36/9 - 36/10 - 36/11 - 36/12 - 36/13 - 36/14 - 36/15 - 36/16 - 36/17 - 36/18 - 36/19 - 36/20 - 36/21 - 36/22 - 36/23 - 36/24 - 36/25 - 36/26 - 36/27 - 36/28 - 36/29 - 36/30 - 36/31 - 36/32 - 36/33 - 36/34 - 36/35 - 36/36 - 36/37 - 36/38 - 36/39 - 36/40 - 36/41 - 36/42 - 36/43 - 36/44 - 36/45 - 36/46 - 36/47 - 36/48 - 36/49 - 36/50 - 36/51 - 36/52 - 36/53 - 36/54 - 36/55 - 36/56 - 36/57 - 36/58 - 36/59 - 36/60 - 36/61 - 36/62 - 36/63 - 36/64 - 36/65 - 36/66 - 36/67 - 36/68 - 36/69 - 36/70 - 36/71 - 36/72 - 36/73 - 36/74 - 36/75 - 36/76 - 36/77 - 36/78 - 36/79 - 36/80 - 36/81 - 36/82 - 36/83


Üzerinde çalıştığımız sayfa hangi surenin ayeti ise sayfa sonuna Küme işaretlerinin tam ortasına {{}} a-Sure ismi yazmayı unutmayalım!
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.