FANDOM


{eser | önceki= 36/55 | sonraki= 36/57 | başlık=Yasîn Suresi | bölüm= | yazar=Kuran-ı Kerim | notlar= }}

Arapça harfli ayet metni Edit

هُمْ وَأَزْوَاجُهُمْ فِي ظِلَالٍ عَلَى الْأَرَائِكِ مُتَّكِؤُونَ


Latin harflerine transcriptli metin Edit

Hüm ve ezvacühüm fi zilalin alel eraiki müttekiun

Kelime anlamlı meal Edit

1-Hüm: onlar(kendileri) 2-ve ezvacühüm: ve eşleri 3-fi zilalin: gölgelikler içinde 4-alel eraiki: koltuklar üzerinde 5-müttekiun: kurulmuşlardır

Abdülbaki Gölpınarlı Edit

Onlar da, eşleri de, gölgeliklerde, tahtlara oturup dayanmışlardır.

Ali Bulaç Meali Edit

Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, tahtlar üzerinde yaslanmışlardır.

Ahmet Varol Meali Edit

Onlar ve eşleri gölgeler altında tahtlara yaslanmışlardır

Diyanet İşleri Meali(Eski) Edit

Diyanet İşleri Meali(Yeni) Edit

Onlar ve eşleri gölgelerde koltuklara yaslanmaktadırlar.


Diyanet Vakfı Meali Edit

Onlar ve eşleri gölgeler altında tahtlara kurulurlar.

Edip Yüksel Meali Edit

Eşleriyle birlikte gölgeliklerde, koltuklara yaslanmışlardır. 


Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş metin) Edit

Kendileri ve eşleri gölgelikler içinde koltuklar üzerinde kurulmuşlardır.

Elmalılı Meali (Orjinal) Edit

Kendileri ve zevceleri erîkeler üzerine kurulmuşlardır

Ömer Nasuhi Bilmen Edit

Onlar ve zevceleri gölgeler içinde tahtlar üzerine dayanıp durmuşlardır.

Muhammed Esed Edit

onlar ve eşleri sedirler üzerinde mutlu bir şekilde yatıp uzanacaklar;


Suat Yıldırım Edit

Hem kendileri, hem eşleri gölgeliklerde, tahtlarına kurulurlar.

Süleyman Ateş Meali Edit

Kendileri ve eşleri, gölgelerde, koltuklara yaslanmışlardır.

Şaban Piriş Meali Edit

Kendileri ve eşleri gölgeliklerde, koltuklara yaslanmışlardır.

Ümit Şimşek Meali Edit

Eşleriyle birlikte gölgelerdeki koltuklara kurulmuşlardır.

Yaşar Nuri Öztürk Edit

Kendileri ve eşleri, gölgeliklerde, koltuklar üzerinde yaslanmışlardır.

Yusuf Ali (English) Edit

They and their associates will be in groves of (cool) shade, reclining on Thrones (of dignity);


M. Pickthall (English) Edit

They and their wives, in pleasant shade, on thrones reclining;

Elmalı tefsiri (sadeleştirilmiş) Edit

55-58- Haberiniz olsun ki, cennetlikler, salih amellerle cennete sahip olanlar. Gerçi cennete girmek, esas itibarıyla Allah'ın lütfuyladır. Fakat "ancak yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz" buyurulması itibarıyla burada bu mânâ hatırlatılmıştır. "meyve" denmesi de sırf zevkten çok, çalışmanın meyvesine işaret eder. Erîkeler. Erike, haclede, yani gelin odasında döşenen süslü koltuktur. Ve onlara iddia ettikleri, istedikleri var, davayı kazandılar, yani selam var Rahîm olan, yani sonunda müminleri rahmetiyle murada erdiren ve ortağı benzeri olmayan bir Rabden doğrudan doğruya söylenen bir selam. Bir hadis-i şerifte Hz. Peygamber (s.a.v.) demiştir ki: "Cennet ehli nimetleri içinde zevke ererlerken kendilerine bir nur parıldar, başlarını kaldırır bakarlar ki üzerlerinden Rab, kendilerini cemalinin şerefi ile şereflendirmiş. "Ey cennet ehli!

Muhammed Esed Tefsiri Edit

Kur'an'ın cennet tanımlamalarında zill ("gölge") terimi ve çoğul biçimi olan zilâl, çoğunlukla "mutluluk"un mecazî karşılığı olarak kullanılır -böylece, mesela, 4:57'de geçen zill zalîl "sonsuz mutluluk" anlamındadır (bkz. sure 4, not 74). Kurtuluşa erenlerin üzerinde uzandıkları "sedirler" ise, Râzî'nin 18:31 ve 55:54 ile ilgili yorumlarında işaret ettiği gibi, manevî bir doygunluğu ve bir zihin dinginliğini simgeler. 


Ömer Nasuhi Bilmen Tefsiri Edit

(Onlar) 0 cennete erişen müminler (ve) kendileriyle beraber îman şerefine ulaşmış bulunan (eşleri) o cennette son derece istirahatı temin eden (gölgeler içinde) yani: Kendilerini rahatsız edecek ışıklara, sıcaklıklara maruz kalmaksızın (tahtlar üzerine dayanıp durmuşlardır) evet.. 0 cennet ehli, öyle fevkalade rahati, huzuru, zevk ve neş'eyi temin eden bir vazifeye kavuşmuş olacaklardır.

§ Erâik; Bir mahalde bulunan süslü taht ve koltuk manâsına olan "Erike"nin çoğuludur.

§ Mütteki; Ittikâ eden, yani: Bir kere dayanıp itimat eyleyen kimse demektir.


Header gold
Ayet Ayet Yasin Suresi
K.kerim   

36/1 - 36/2 - 36/3 - 36/4 - 36/5 - 36/6 - 36/7 - 36/8 - 36/9 - 36/10 - 36/11 - 36/12 - 36/13 - 36/14 - 36/15 - 36/16 - 36/17 - 36/18 - 36/19 - 36/20 - 36/21 - 36/22 - 36/23 - 36/24 - 36/25 - 36/26 - 36/27 - 36/28 - 36/29 - 36/30 - 36/31 - 36/32 - 36/33 - 36/34 - 36/35 - 36/36 - 36/37 - 36/38 - 36/39 - 36/40 - 36/41 - 36/42 - 36/43 - 36/44 - 36/45 - 36/46 - 36/47 - 36/48 - 36/49 - 36/50 - 36/51 - 36/52 - 36/53 - 36/54 - 36/55 - 36/56 - 36/57 - 36/58 - 36/59 - 36/60 - 36/61 - 36/62 - 36/63 - 36/64 - 36/65 - 36/66 - 36/67 - 36/68 - 36/69 - 36/70 - 36/71 - 36/72 - 36/73 - 36/74 - 36/75 - 36/76 - 36/77 - 36/78 - 36/79 - 36/80 - 36/81 - 36/82 - 36/83


Üzerinde çalıştığımız sayfa hangi surenin ayeti ise sayfa sonuna Küme işaretlerinin tam ortasına {{}} a-Sure ismi yazmayı unutmayalım!
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.