FANDOM


37/0 Saffat Suresi
Kuran-ı Kerim
37/2



Arapça harfli ayet metni Edit

وَالصَّافَّاتِ صَفًّا


Latin harflerine transcriptli metin Edit

Vessaffati saffa

Kelime anlamlı meal Edit

Abdülbaki Gölpınarlı Edit

Andolsun saf saf dizilenlere.

Ali Bulaç Meali Edit

Saflar halinde dizilenlere andolsun,

Ahmet Varol Meali Edit

1.Andolsun saflar halinde dizilenlere,


Diyanet İşleri Meali(Eski) Edit

Diyanet İşleri Meali(Yeni) Edit

(1-4) Saf bağlayıp duranlara, haykırarak sevk edenlere ve zikri (Allah’ın kelâmını) okuyanlara andolsun ki, sizin ilâhınız gerçekten bir tek ilâhtır.

Diyanet Vakfı Meali Edit

(1-4) Saf saf dizilmişlere, toplayıp sürenlere, zikir okuyanlara yemin ederim ki, ilâhınız birdir.

Edip Yüksel Meali Edit

1. And olsun sıralar halinde dizenlere,  



Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş metin) Edit

Andolsun o kuvvetlere, o saf bağlayıp duranlara.

Elmalılı Meali (Orjinal) Edit

Kasem olsun ol kuvvetlere: o saf dizip de duranlara

Ömer Nasuhi Bilmen Edit

(1-2) (İbadet için) Saflar bağlayanlar hakkı için. (Fenalıklardan) Nehy ve men edenler hakkı için.

Muhammed Esed Edit

DÜŞÜN sıra sıra dizilmiş bu (mesajlar)ı,

Suat Yıldırım Edit

Yemin ederim o saf saf dizilenlere,

Süleyman Ateş Meali Edit

Andolsun o sıra sıra dizilenlere,

Şaban Piriş Meali Edit

Andolsun sıra sıra dizilenlere.

Ümit Şimşek Meali Edit

Mekke’de inmiştir. 182 âyettir. Saf saf dizilen melekler veya mü’minlerden söz ederek başladığı için bu isimle anılmıştır. Kıyamet ve âhiret tasvirlerine geniş şekilde yer verir. Hz. İbrahim başta olmak üzere, Nuh, İsmail, Musa, Harun, İlyas, Lût ve Yunus Aleyhimüsselâmın kıssalarından söz eder.

1: And olsun saf saf dizilenlere. 1


Yaşar Nuri Öztürk Edit

Yemin olsun o saf bağlayıp dizilenlere/o saflar tutturup sıraya dizilenlere-o kanatlarını açıp toplayarak uçanlara,

Yusuf Ali (English) Edit

By those who range themselves in ranks,


M. Pickthall (English) Edit

By those who set the ranks in battle orderr

Elmalı tefsiri (sadeleştirilmiş) Edit

1- "Saf bağlayıp duranlara andolsun..." yemin içindir. "O saf dizip duranlara andolsun" mânâsını gösterir.

SÂFFÂT, saf yapanlar demektir ki, Ebu's-Suud'un açıklamasına göre hem dizilip saf olanlar, hem saf dizenler mânâsına gelir. İleride gelecek olan "Saf bağlayanlar elbette biziz." (Sâffât, 37/165) âyeti de bu iki mânâ üzerinde döner dolaşır. Saff, birçok şeyleri, düz bir çizgi nizamı üzerinde sıra ile dizmek mânâsına masdar olup, dizilen sıraya da isim olarak "Saff" denilir. Namaz saffı, harb saffı nizamı gibi. Allah'ın hükümranlığında çeşitli mertebelerde tam bir düzen ile dizilip, vazife gören meleklere yemin ediliyor ki, bunda İslâm için istenen cemaat, cihad, ilim kuvvetleri gibi teşkilatın esaslarına da işaret vardır. Bu durumda mânâ şu olur: Yemin ederim o meleklere, o kuvvetlere ki, saflar yapıp dizilmişler. Bu saff, Allah'ın arşı etrafını donatmış olan meleklerden, ta dünya göğünü süsleyen gök cisimlerinde yer alarak vazife yapmak için Allah'ın emrine hazır bulunan meleklere kadar hepsini içine almakta ve esası beş vakit namazlarda bağlanan saflarla temsil edilen millet ve cemaate işareti de içermektedir. Derken zecrederek sürerler.


Elmalı tefsiri(orijinali)Edit

Mevdudi tefhim-ül Kur'an tefsiriEdit

Muhammed Esed Tefsiri Edit

Önceki sure (Yâsîn) gibi bu da, esas olarak yeniden dirilme olayı ve bütün insanların yeryüzünde yaptıklarından dolayı Allah'a hesap verecekleri gerçeğiyle ilgilidir. İnsan hata yapmaya eğilimli olduğundan (karş. ayet 71: 'eski toplumların çoğu yollarını şaşırmıştı') her zaman bir peygamberî rehberliğe ihtiyaç duyar: bu, neden geçmiş peygamberlerden bazılarının kıssalarına yeniden değinildiğini (75-148. ayetler) ve 'sizin İlahınız Tek'tir' (ayet 4), '[Allah] insanın her türlü tasavvurunun üzerindedir' (ayet 159 ve 180) prensipleri üzerine oturan Kur'an mesajlarının neden sıkça vurgulandığını açıklamaktadır. 




1. DÜŞÜN sıra sıra dizilmiş bu [mesajlar]ı, (1)

1 - Ve tenbih edatı ile bu edatın "Düşün" şeklinde çevrilmesi konusunda bkz. 74:32 ile ilgili 23. notun ilk bölümü. Klasik müfessirlerin çoğu, 1-3. ayetlerin meleklere işaret ettiğini ileri sürerlerken, Ebû Muslim İsfehânî (Râzî'nin naklettiğine göre) bu varsayımı reddetmekte ve bu pasajın insanlar arasındaki gerçek müminlere işaret ettiğini söylemektedir. Fakat Râzî, başka bir yorumda (bana göre en ikna edici olanıdır) bulunmakta ve burada kasdedilenin Kur'an'ın mesajları (âyât) olduğunu ileri sürmektedir ki bu ayetler -müfessirin kendi ifadeleriyle- "çok çeşitli konulara değinmektedir. Bir kısmı Allah'ın birliğinin yahut O'nun ilminin, kudretinin ve hikmetinin kanıtlarına değinirken diğer bir kısmı ilahî vahyin veya yeniden dirilmenin kanıtlarını sergilemektedir. Bir kısmı insanın sorumluluklarını ve buna ilişkin kuralları sıralarken diğerleri yüksek ahlakî ilkelerin tebliğine ayrılmışlardır. Ve bu mesajlar, her türlü değişme yahut yenilenme [ihtiyacı]nın üstünde bulunan tutarlı bir sistem çerçevesinde düzenlenmişlerdir ve bu şekilde "sıra sıra dizilmiş" varlıklara veya nesnelere benzerler.



Ömer Nasuhi Bilmen Tefsiri Edit

Bu mübarek sure, Enam Sûresinden sonra Mekke-i Mükerreme'de nazil olmuştur. Yüzseksen iki âyeti kerimeden oluşmaktadır. İlk âyeti, müminlerin saf saf durup, Cenab-ı Hak'ka kullukta bulunduklarına işaret ettiği için bu kutsî sûreye böyle "Saffat" adı verilmiştir.

Başlıca içeriği şunlardır:

(1): Alemin Yaratıcısının birliğine, kudret ve büyüklüğüne şahitlik eden ve gök levhasını süsleyen bir kısım yaratılış eserlerini beyan etmek.


Header gold
Ayet Ayet Saffat Suresi
K.kerim   

37/1 - 37/2 - 37/3 - 37/4 - 37/5 - 37/6 - 37/7 - 37/8 - 37/9 - 37/10 - 37/11 - 37/12 - 37/13 - 37/14 - 37/15 - 37/16 - 37/17 - 37/18 - 37/19 - 37/20 - 37/21 - 37/22 - 37/23 - 37/24 - 37/25 - 37/26 - 37/27 - 37/28 - 37/29 - 37/30 - 37/31 - 37/32 - 37/33 - 37/34 - 37/35 - 37/36 - 37/37 - 37/38 - 37/39 - 37/40 - 37/41 - 37/42 - 37/43 - 37/44 - 37/45 - 37/46 - 37/47 - 37/48 - 37/49 - 37/50 - 37/51 - 37/52 - 37/53 - 37/54 - 37/55 - 37/56 - 37/57 - 37/58 - 37/59 - 37/60 - 37/61 - 37/62 - 37/63 - 37/64 - 37/65 - 37/66 - 37/67 - 37/68 - 37/69 - 37/70 - 37/71 - 37/72 - 37/73 - 37/74 - 37/75 - 37/76 - 37/77 - 37/78 - 37/79 - 37/80 - 37/81 - 37/82 - 37/83 - 37/84 - 37/85 - 37/86 - 37/87 - 37/88 - 37/89 - 37/90 - 37/91 - 37/92 - 37/93 - 37/94 - 37/95 - 37/96 - 37/97 - 37/98 - 37/99 - 37/100 - 37/101 - 37/102 - 37/103 - 37/104 - 37/105 - 37/106 - 37/107 - 37/108 - 37/109 - 37/110 - 37/111 - 37/112 - 37/113 - 37/114 - 37/115 - 37/116 - 37/117 - 37/118 - 37/119 - 37/120 - 37/121 - 37/122 - 37/123 - 37/124 - 37/125 - 37/126 - 37/127 - 37/128 - 37/129 - 37/130 - 37/131 - 37/132 - 37/133 - 37/134 - 37/135 - 37/136 - 37/137 - 37/138 - 37/139 - 37/140 - 37/141 - 37/142 - 37/143 - 37/144 - 37/145 - 37/146 - 37/147 - 37/148 - 37/149 - 37/150 - 37/151 - 37/152 - 37/153 - 37/154 - 37/155 - 37/156 - 37/157 - 37/158 - 37/159 - 37/160 - 37/161 - 37/162 - 37/163 - 37/164 - 37/165 - 37/166 - 37/167 - 37/168 - 37/169 - 37/170 - 37/171 - 37/172 - 37/173 - 37/174 - 37/175 - 37/176 - 37/177 - 37/178 - 37/179 - 37/180 - 37/181 - 37/182 - 37/183


Üzerinde çalıştığımız sayfa hangi surenin ayeti ise sayfa sonuna Küme işaretlerinin tam ortasına {{}} a-Sure ismi yazmayı unutmayalım!
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.