FANDOM



وَمَا تُجْزَوْنَ إِلَّا مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

Ve mâ tuczevne illâ mâ kuntum ta’melûn(ta’melûne).


1. ve mâ tuczevne : ve cezalandırılmazsınız
2. illâ : den başka
3. : şey
4. kuntum : siz oldunuz
5. ta'melûne : yapıyorsunuz


Diyanet İşleri : Siz ancak işlediklerinizin karşılığı ile cezalandırılırsınız.
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve ancak yaptığınız neyse onun karşılığı olarak cezâlanacaksınız.
Adem Uğur : Çekeceğiniz ceza yapmakta olduğunuzdan başka bir şeyin cezası değildir.
Ahmed Hulusi : Yaptıklarınızın sonucundan başka bir şey yaşamazsınız!
Ahmet Tekin : Sadece işlediğiniz amellerin cezasını çekeceksiniz.
Ahmet Varol : Siz yaptıklarınızdan başkasıyla cezalandırılmazsınız.
Ali Bulaç : Yaptıklarınızdan başkasıyla cezalandırılmayacaksınız.
Ali Fikri Yavuz : Ve (dünyada) yapmış olduğunuz şeylerden başkasıyla cezalandırılmıyacaksınız.
Bekir Sadak : Yaptiginizdan baska birseyle cezalanmiyacaksiniz.
Celal Yıldırım : Ve ancak siz, yaptıklarınızla cezalandırılacaksınız.
Diyanet İşleri (eski) : Yaptığınızdan başka birşeyle cezalanmayacaksınız.
Diyanet Vakfi : Çekeceğiniz ceza yapmakta olduğunuzdan başka bir şeyin cezası değildir.
Edip Yüksel : Sadece yapmış olduklarınızın karşılığını görüyorsunuz.
Elmalılı Hamdi Yazır : Maamafih başka değil, hep yaptığınız amellerinizle cezalanacaksınız
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bununla beraber başka değil, hep yaptığınız amellerinizle cezalandırılacaksınız.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Bununla beraber başka değil, hep yaptığınız amellerinizle cezalandırılacaksınız.
Fizilal-il Kuran : Sadece yaptığınız işlerle cezalandırılıyorsunuz.
Gültekin Onan : Yaptıklarınızdan başkasıyla cezalandırılmayacaksınız.
Hasan Basri Çantay : Yapmakda idiğiniz şeylerden başkasiyle de cezalandırılmayacaksınız.
Hayrat Neşriyat : Ve sâdece yapmakta olduklarınızın karşılığını göreceksiniz.
İbni Kesir : Ve yapmış olduğunuzdan başkasıyla cezalandırılmayacaksınız.
Muhammed Esed : ama yapmış olduğunuzdan başka bir şeyle cezalandırılmayacaksınız.
Ömer Nasuhi Bilmen : (38-39) Şüphe yok ki, siz elbette o pek acıklı azabı tadıcılarsınız. Ve siz, başka şeyle değil, ancak yapar olduğunuz şeyler ile (cezalandırılacaksınız).
Ömer Öngüt : Ve ancak kendi yaptıklarınızın cezasını çekeceksiniz.
Şaban Piriş : Ancak yaptıklarınızın cezasını göreceksiniz.
Suat Yıldırım : (38-39) Siz yarın âhirette elbette o acı azabı tadacaksınız. Ama aslında siz sadece yaptıklarınızın karşılığını göreceksiniz (yoksa size bundan fazla bir azap verilmeyecek).
Süleyman Ateş : "Sadece yaptığınız (işler)le cezâlanıyorsunuz!"
Tefhim-ul Kuran : Yapmakta olduklarınızdan başkasıyla cezalanmayacaksınız.
Ümit Şimşek : Yaptıklarınızın karşılığından başka birşey görmeyeceksiniz.
Yaşar Nuri Öztürk : Ve yalnız, yapıp ettiklerinizin karşılığıyla cezalandırılacaksınız.
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.