FANDOM



فَإِنَّهُمْ لَآكِلُونَ مِنْهَا فَمَالِؤُونَ مِنْهَا الْبُطُونَ

Fe innehum le âkilûne minhâ fe mâliûne min hel butûn(butûni).


1. fe : artık, böylece
2. inne-hum : muhakkak onlar
3. le : elbette, mutlaka
4. âkilûne : yiyenler, yiyecek olanlar
5. min-hâ : ondan
6. fe : o zaman, böylece
7. mâliûne : dolduranlar, dolduracak olanlar
8. min hâ : ondan
9. el butûni : karınlar


Diyanet İşleri : Cehennemlikler ondan yiyecekler ve onunla karınlarını dolduracaklardır.
Abdulbaki Gölpınarlı : Derken onlar, onu yerler de karınları şişer.
Adem Uğur : (Cehennemdekiler) ondan yerler ve karınlarını ondan doldururlar.
Ahmed Hulusi : Muhakkak ki onlar (dünya yaşamı boyunca) ondan yerler ve ondan karınlarını doldururlar.
Ahmet Tekin : Cehennemlikler, kesinlikle bunu yerler. Karınlarını bununla doldururlar.
Ahmet Varol : Muhakkak ki onlar ondan yiyecekler ve karınları(nı) onunla dolduracaklardır.
Ali Bulaç : Artık gerçekten, ondan yiyecekler böylelikle karınlarını ondan dolduracaklar.
Ali Fikri Yavuz : Muhakkak o kâfirler bundan yiyecekler de karınlarını bundan dolduracaklar.
Bekir Sadak : Iste cehennemlikler bundan yerler, karinlarini onunla doldururlar.
Celal Yıldırım : Onlar (Cehennem'dekiler) mutlaka ondan yiyecekler de karınlarını onunla dolduracaklar.
Diyanet İşleri (eski) : İşte cehennemlikler bundan yerler, karınlarını onunla doldururlar.
Diyanet Vakfi : (Cehennemdekiler) ondan yerler ve karınlarını ondan doldururlar.
Edip Yüksel : Onlar ondan yiyerek karınlarını doyuracaklar.
Elmalılı Hamdi Yazır : Her halde onlar ondan yiyeceklerdir. Yiyecekler de ondan karınlarını dolduracaklardır
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Mutlaka onlar ondan yiyeceklerdir; yiyecekler de ondan karınlarını dolduracaklardır.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Mutlaka onlar, ondan yiyecekler de karınlarını bundan dolduracaklardır.
Fizilal-il Kuran : İşte cehennemlikler bundan yer ve karınlarını bununla doldururlar.
Gültekin Onan : Artık gerçekten, ondan yiyecekler, böylelikle karınlarını ondan dolduracaklar.
Hasan Basri Çantay : İşte hakıykat onlar bundan yiyecekler, bu suretle karınlarını bundan dolduracaklar.
Hayrat Neşriyat : Bundan sonra şübhesiz ki onlar, elbette bundan yiyecek kimseler olup, artık karınları(nı) bununla dolduracak olanlardır.
İbni Kesir : Onlar muhakkak ondan yiyecekler ve karınlarını onunla dolduracaklardır.
Muhammed Esed : ve (zalim)ler ondan yemeye ve karınlarını onunla doldurmaya mahkumdurlar.
Ömer Nasuhi Bilmen : Artık şüphe yok ki onlar, ondan elbette yiyicilerdir ve ondan karınlarını dolduruculardır.
Ömer Öngüt : Cehennemlikler ondan yerler ve karınlarını onunla doyururlar.
Şaban Piriş : İşte onlar, bundan yerler ve karınlarını onunla doldururlar.
Suat Yıldırım : İşte o zalimler bunları yer ve karınlarını tıka basa doldururlar.
Süleyman Ateş : Onlar ondan yiyecekler ve karınlarını onunla dolduracaklardır.
Tefhim-ul Kuran : Artık hiç tartışmasız, onlar, ondan yiyecekler, böylelikle karınlarını da ondan dolduracaklar.
Ümit Şimşek : Ondan mutlaka yiyecekler, hem de karınlarını tıka basa dolduracaklar.
Yaşar Nuri Öztürk : Onlar ondan mutlaka yiyecekler ve karınlarını onunla dolduracaklar.
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.