FANDOM


وَلَقَدْ ضَلَّ قَبْلَهُمْ أَكْثَرُ الْأَوَّلِينَ

Ve lekad dalle kablehum ekserul evvelîn(evvelîne).

1. ve lekad : ve andolsun
2. dalle : dalâlette oldu
3. kable-hum : onlardan önce
4. ekseru : çoğu
5. el evvelîne : evvelkiler
İmam İskender Ali Mihr : Andolsun ki, onlardan önce, evvelkilerin çoğu (da) dalâlette idiler.
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve andolsun ki onlardan önce gelip geçenlerin de çoğu sapıtmıştı.
Abdullah Parlıyan : Onlardan önce gelip geçmiş eski toplumların çoğu da sapıtmışlardı.
Adem Uğur : Andolsun ki, onlardan önce eski milletlerin çoğu dalâlete düştü.
Ahmed Hulusi : Andolsun ki onlardan önce, ilk nesillerin çoğunluğu da (Hakikatten) sapmıştı!
Ahmet Tekin : Onlardan önce, geçmiş milletlerin çoğu, andolsun başlarına buyruk hareket ederek, hak yoldan uzaklaşıp, dalâleti, bozuk düzeni, helâki tercih etmişlerdi.
Ahmet Varol : Andolsun ki onlardan önce, evvelkilerin çoğu sapıtmıştı.
Ali Bulaç : onlardan önce, evvelkilerin çoğu da sapmıştı.
Ali Fikri Yavuz : (Ey Rasûlüm), senin kavminden önce eski ümmetlerin çoğu dalâlette idi.
Bayraktar Bayraklı : Andolsun ki, onlardan önce eski milletlerin çoğu sapıklığa düştü.
Bekir Sadak : Onlardan once gecenlerin cogu, and olsun ki sapitmisti.
Celal Yıldırım : Ve and olsun ki, onlardan önce gelip geçenlerin çoğu da sapıtmıştı.
Cemal Külünkoğlu : Andolsun, onlardan önce gelip geçenlerin çoğu da sapmıştı.
Diyanet İşleri (eski) : Onlardan önce, evvelki ümmetlerin çoğu, and olsun ki sapıtmıştı.
Diyanet Vakfi : Andolsun ki, onlardan önce eski milletlerin çoğu dalâlete düştü.
Edip Yüksel : Kendilerinden önce de niceleri aynı şekilde sapmıştı.
Elmalılı Hamdi Yazır : Hakıkat onlardan evvel eskilerin ekserisi dalâlette idi
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Gerçekten onlardan önce eskilerin çoğu sapıklıkta idiler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Andolsun ki, onlardan öncekilerin çoğu sapıklıkta idiler.
Fizilal-il Kuran : Andolsun onlardan öncekilerinin çoğu da sapmıştır.
Gültekin Onan : Andolsun, onlardan önce, evvelkilerin çoğu da sapmıştı.
Hasan Basri Çantay : Andolsun ki onlardan evvel geçenlerin çoğu da sapmışdı.
Hayrat Neşriyat : And olsun ki, onlardan önce, evvelki (ümmet)lerin çoğu dalâlete düşmüştü.
İbni Kesir : Andolsun ki; onlardan önce geçenlerin çoğu da sapıtmıştı.
Kadri Çelik : Şüphesiz onlardan önce, evvelkilerin çoğu da sapmıştı.
Muhammed Esed : Onlardan önce gelip geçmiş eski toplumların çoğu yollarını şaşırmıştı,
Ömer Nasuhi Bilmen : (69-71) Muhakkak ki, onlar atalarını sapık kimseler buldular. İmdi onlar, atalarının izleri üzerine koşturuluyorlar. Andolsun ki, onlardan evvelkilerin ekserisi de sapıtmış idi.
Ömer Öngüt : Andolsun ki onlardan önce gelip geçenlerin de çoğu sapıtmıştı.
Şaban Piriş : Onlardan önce, daha evvel yetişmiş olanların çoğu da doğru yoldan sapmıştı.
Suat Yıldırım : (71-72) Daha önce yaşayan insanların ekserisi de yoldan sapmışlardı. Biz de onları uyarıp gerçeği gösteren peygamberler göndermiştik.
Süleyman Ateş : Andolsun, onlardan önce, evvelkilerin çoğu da sapmıştı.
Tefhim-ul Kuran : Andolsun, onlardan önce, evvelkilerin çoğu da sapmıştı.
Ümit Şimşek : Onlardan önce gelip geçenlerin de çoğu sapmıştı.
Yaşar Nuri Öztürk : Yemin olsun, daha önce ilk nesillerin çoğu da sapmıştı.
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.