37/8 Saffat Suresi
Kuran-ı Kerim
37/10



Arapça harfli ayet metni[düzenle | kaynağı değiştir]

Latin harflerine transcriptli metin[düzenle | kaynağı değiştir]

Kelime anlamlı meal[düzenle | kaynağı değiştir]

Abdülbaki Gölpınarlı[düzenle | kaynağı değiştir]

Ali Bulaç Meali[düzenle | kaynağı değiştir]

Ahmet Varol Meali[düzenle | kaynağı değiştir]

Diyanet İşleri Meali(Eski)[düzenle | kaynağı değiştir]

Diyanet İşleri Meali(Yeni)[düzenle | kaynağı değiştir]

Diyanet Vakfı Meali[düzenle | kaynağı değiştir]

Edip Yüksel Meali[düzenle | kaynağı değiştir]

9. Kovulurlar; sürekli bir azabı hakketmişlerdir.  



Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş metin)[düzenle | kaynağı değiştir]

Elmalılı Meali (Orjinal)[düzenle | kaynağı değiştir]

Ömer Nasuhi Bilmen[düzenle | kaynağı değiştir]

Muhammed Esed[düzenle | kaynağı değiştir]

Suat Yıldırım[düzenle | kaynağı değiştir]

Süleyman Ateş Meali[düzenle | kaynağı değiştir]

Şaban Piriş Meali[düzenle | kaynağı değiştir]

Ümit Şimşek Meali[düzenle | kaynağı değiştir]

9: Semâdan kovulmuşlardır; onlar için bir de sürekli azap vardır. 

Yaşar Nuri Öztürk[düzenle | kaynağı değiştir]

Yusuf Ali (English)[düzenle | kaynağı değiştir]

M. Pickthall (English)[düzenle | kaynağı değiştir]

Elmalı tefsiri (sadeleştirilmiş)[düzenle | kaynağı değiştir]

8-9-Şöyle ki: Onlar, yüce (melekler) topluluğunu dinleyemezler. O cisimlere ait süsleri, zahirî nurları geriden görürler. Fakat daha yüksek heyetleri, en yüce cemiyetleri, yani melekleri dinleyip işitemezler, peygamberler gibi vahiy alamazlar, miraca çıkamazlar, o sınırlarda duramazlar. Kovulmak için her taraftan atış edilir, mermiye tutulurlar. En yakın göğün de sınırlarında böyle def edici, geri püskürtücü kuvvetler vardır ki, bunlar anlatılan, haykırıp sürenlerdendirler. Dinsiz şeytanların yüksek topluluğu dinlemeyip de peygamberlik taslayamamaları için karakol bekler, onları kovarlar. Bir de o şeytanlara devamlı bir azab vardır ki, o da ahirettedir.


Elmalı tefsiri(orijinali)[düzenle | kaynağı değiştir]

Mevdudi tefhim-ül Kur'an tefsiri[düzenle | kaynağı değiştir]

Muhammed Esed Tefsiri[düzenle | kaynağı değiştir]

8-9-Şöyle ki: Onlar, yüce (melekler) topluluğunu dinleyemezler. O cisimlere ait süsleri, zahirî nurları geriden görürler. Fakat daha yüksek heyetleri, en yüce cemiyetleri, yani melekleri dinleyip işitemezler, peygamberler gibi vahiy alamazlar, miraca çıkamazlar, o sınırlarda duramazlar. Kovulmak için her taraftan atış edilir, mermiye tutulurlar. En yakın göğün de sınırlarında böyle def edici, geri püskürtücü kuvvetler vardır ki, bunlar anlatılan, haykırıp sürenlerdendirler. Dinsiz şeytanların yüksek topluluğu dinlemeyip de peygamberlik taslayamamaları için karakol bekler, onları kovarlar. Bir de o şeytanlara devamlı bir azab vardır ki, o da ahirettedir. 



Ömer Nasuhi Bilmen Tefsiri[düzenle | kaynağı değiştir]

9. Bir uzaklaştırılmakla uzaklaştırılmış -olurlar- ve onlar için bir daimi azap da vardır.

9. Evet.. 0 şeytanlar öyle bir yükselmek haraketinde bulundukları zaman (bir uzaklaştırılmakla uzaklaştırılmış) olurlar. Semaya yükselmek istedikleri zaman kendilerine müsaade edilmez. Onlar semanın ufuklarından koğulurlar (ve onlar için bir daimi azap da vardır.) onları ahirette ebedî olarak azap göreceklerdir. Ve müfessir Mukatil'in beyanına göre onlar dünyada da ilk sura üfürülünceye kadar azaptan kurtulamazlar.

§ Duhur; Kovmak, uzaklaştırmak, sürmek ve zelillik manasınadır.

§ Vasıb; da dâima gerekli olan demektir. Daimi bir hastalığa da "Vasab" denilir.

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.