FANDOM


وَاتْرُكْ الْبَحْرَ رَهْوًا إِنَّهُمْ جُندٌ مُّغْرَقُونَ



Vetrukil bahre rehvâ(rehven), innehum cundun mugrekûn(mugrekûne).




1. ve etruki : ve bırak
2. el bahre : deniz
3. rehven : durgun, açık
4. inne-hum : muhakkak ki onlar
5. cundun : ordu
6. mugrekûne : boğulacak olanlar



Diyanet İşleri : “Denizi açık hâlde bırak.” Çünkü onlar boğulacak bir ordudur.
Abdulbaki Gölpınarlı : Deniz açılmışken öylece bırak, şüphe yok, onlar bir ordudur ki boğulacak.
Adem Uğur : Denizi açık halde bırak. Çünkü onlar boğulacak bir ordudur.
Ahmed Hulusi : "Denizi açık olduğu hâlde bırak. . . Muhakkak ki onlar boğulmuş bir ordudur. "
Ahmet Tekin : 'Karşıya geçince, denizi olduğu gibi açık bırak. Onlar, denizde boğulacak askerî erkân ve ordudur.'
Ahmet Varol : Denizi sakin bir halde bırak. Şüphesiz onlar boğulacak bir ordudur.'
Ali Bulaç : "Denizi durgun ve açık bırak. Çünkü suda boğulacak bir ordudur."
Ali Fikri Yavuz : Denizi de (karşı yakaya geçtikten sonra, sana açılan yolu da kapamayıp) açık bırak; çünkü onlar (açık görecekleri bu yola girip) bir ordu halinde boğulmuş olacaklardır.”
Bekir Sadak : «enizi sakin iken geride birak, dogrusu onlar suda bogulacak bir ordudur.»
Celal Yıldırım : Denizi (geçtikten sonra) sakin ve (yol verir şekilde) açık bırak. Onlar elbette boğulacak bir ordudur.
Diyanet İşleri (eski) : 'Denizi sakin iken geride bırak, doğrusu onlar suda boğulacak bir ordudur.'
Diyanet Vakfi : Denizi açık halde bırak. Çünkü onlar boğulacak bir ordudur.
Edip Yüksel : 'Denizi yarılmış olarak terket. Onlar boğulmaya mahkum bir ordudur.'
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve denizi açık bırak, çünkü onlar ordu halinde gelip gark olunacaklar
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Denizi açık bırak, Çünkü onlar ordu halinde gelip boğulacaklar.» buyurdu.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Karşıya geçince denizi olduğu gibi açık bırak. Çünkü onlar suda boğulacak bir ordudur.»
Fizilal-il Kuran : Denizi yarıp toplumunu geçirdikten sonra olduğu gibi açık bırak. Çünkü onlar boğulacak bir ordudur.
Gültekin Onan : "Denizi durgun ve açık bırak. Çünkü suda boğulacak bir ordudur."
Hasan Basri Çantay : «Denizi (sen ve ashaabın selâmetle geçdikden sonra) durgun ve açık bırak. Çünkü onlar boğul (mıya mahkûm ol) muş bir ordudur».
Hayrat Neşriyat : 'Ve (karşıya geçince asânla vurarak kapanmasını isteme,) denizi açık bırak! Çünki onlar suda boğul(malarına hükmedil)miş bir ordudur.'
İbni Kesir : Denizi sakin iken geride bırak. Doğrusu onlar, suda boğulacak bir ordudur.
Muhammed Esed : ve denizi (seninle Firavun'un adamları arasında) öyle, olduğu gibi bırak, zaten onlar boğulmaya mahkum bir topluluktur!" dedi.
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve denizi hâli üzere bırak. Çünkü onlar boğulmuşlar olan bir ordudur.
Ömer Öngüt : "Denizi açık bir halde bırak, çünkü onlar boğulacak bir ordudur. "
Şaban Piriş : Denizi durgun olarak terket, şüphesiz onlar, suda boğulacak bir ordudur.
Suat Yıldırım : (23-24) Yüce Allah buyurdu: "Mümin kullarımla geceleyin çıkıp git. Muhakkak ki sizi takip edeceklerdir. Denizi yarıp maiyetini geçirdikten sonra, onu olduğu gibi açık bırak. Çünkü onlar boğulacak bir ordudur."
Süleyman Ateş : "Denizi (yarıp toplumunu geçirdikten sonra olduğu gibi) açık bırak. Çünkü onlar boğulacak bir ordudur."
Tefhim-ul Kuran : «Denizi durgun ve açık bırak. Çünkü onlar, suda boğulacak bir ordudur.»
Ümit Şimşek : 'Denizi sakin halde bırak. Onlar boğulmaya mahkûm bir ordudur.'
Yaşar Nuri Öztürk : "Denizi açık bırak, çünkü onlar, boğulmaya mahkûm edilmiş bir ordudur."
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.