FANDOM


مِنْ أَجْلِ ذَلِكَ كَتَبْنَا عَلَى بَنِي إِسْرَائِيلَ أَنَّهُ مَن قَتَلَ نَفْسًا بِغَيْرِ نَفْسٍ أَوْ فَسَادٍ فِي الأَرْضِ فَكَأَنَّمَا قَتَلَ النَّاسَ جَمِيعًا وَمَنْ أَحْيَاهَا فَكَأَنَّمَا أَحْيَا النَّاسَ جَمِيعًا وَلَقَدْ جَاء تْهُمْ رُسُلُنَا بِالبَيِّنَاتِ ثُمَّ إِنَّ كَثِيرًا مِّنْهُم بَعْدَ ذَلِكَ فِي الأَرْضِ لَمُسْرِفُونَ

Okunuşu 

Min ecli zâlik(zâlike), ketebnâ alâ benî isrâîle ennehu men katele nefsen bi gayri nefsin ev fesâdin fîl ardı fe ke ennemâ katelen nâse cemîa(cemîan) ve men ahyâhâ fe ke ennemâ ahyen nâse cemîa(cemîan) ve lekad câethum rusulunâ bil beyyinâti summe inne kesîran minhum ba’de zâlike fîl ardı le musrifûn(musrifûne).


1. min ecli zâlike : bundan dolayı
2. ketebnâ : yazdık
3. alâ benî isrâîle : İsrailoğulları'na
4. ennehu men : kim ... olduğu
5. katele nefsen : bir kişiyi öldürdü
6. bi gayri nefsin : bir kişi karşılığı olmaksızın
7. ev fesâdin fi el ardı : veya yeryüzünde fesad
8. fe keennemâ : artık ... gibidir
9. katele en nâse : insanları öldürdü
10. cemîan : topluca, bütün hepsini
11. ve men ahyâ-hâ : ve kim onu yaşatırsa
12. fe keennemâ : artık ... gibidir
13. ahyâ en nâse : insanları yaşattı
14. cemîan : topluca, bütün hepsini
15. ve lekad câet-hum : ve andolsun ki onlara geldi
16. rusulu-nâ : resullerimiz
17. bi el beyyinâti : açık, apaçık deliller ile
18. summe : sonra
19. inne kesîran : hiç şüphesiz çoğu
20. min-hum : onlardan, onların
21. ba'de zâlike : bundan sonra
22. fî el ardı : yeryüzünde
23. le : gerçekten
24. musrifûne : müsrifler
Quran 5

Quran 5. Surat Al-Mai'dah (The Table Spread) Arabic and English translation HD

5 - Shaykh Maher Al Muaiqly - Surah al Maidah with English translation

5 - Shaykh Maher Al Muaiqly - Surah al Maidah with English translation

Terrorismislam
Maide32
Whoeverkillsaninno
Maide-32-öldürmek
: İşte bundan dolayı (Tevrat'ta) İsrailoğullarına şöyle yazdık; Kim bir kişiyi, bir kişi karşılığında olmaksızın veya yeryüzünde bir fesata karşılık olmaksızın öldürürse, muhakkak ki o bütün insanları öldürmüş gibidir. Kim de (bir kişinin hayatını kurtarmak suretiyle) yaşatırsa bütün insanları yaşatmış gibi olur. Ve andolsun ki Resûl'lerimiz onlara apaçık deliller ile geldi. Sonra da, şüphesiz onlardan birçoğu, bundan sonra gerçekten yeryüzünde aşırı giden müsrifler oldular.
Diyanet İşleri : Bundan dolayı İsrailoğullarına (Kitap’ta) şunu yazdık: “Kim, bir insanı, bir can karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuk çıkarmak karşılığı olmaksızın öldürürse, o sanki bütün insanları öldürmüştür. Her kim de birini (hayatını kurtararak) yaşatırsa, sanki bütün insanları yaşatmıştır. Andolsun ki, onlara resûllerimiz apaçık deliller (mucize ve âyetler) getirdiler. Ama onlardan birçoğu bundan sonra da (hâlâ) yeryüzünde aşırı gitmektedir.
Abdulbaki Gölpınarlı : Bu yüzden şu hükmü yazdık İsrailoğullarına: Şüphe yok ki bir insanı öldürmesine, yahut yeryüzünde bozgunculuk etmesine karşılık olmayarak birisini öldüren, bütün insanları öldürmüş gibidir ve kim, birisini kurtarır, diriltirse bütün insanları diriltmiş gibidir. Andolsun ki peygamberlerimiz, onlara apaçık delillerle geldiler de gene onların çoğu, bundan sonra yeryüzünde hadlerini aştılar.
Adem Uğur : İşte bu yüzdendir ki İsrailoğulları'na şöyle yazmıştık: Kim, bir cana veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya karşılık olmaksızın (haksız yere) bir cana kıyarsa bütün insanları öldürmüş gibi olur. Her kim bir canı kurtarırsa bütün insanları kurtarmış gibi olur. Peygamberlerimiz onlara apaçık deliller getirdiler; ama bundan sonra da onlardan çoğu yine yeryüzünde aşırı gitmektedirler.
Ahmed Hulusi : Bu nedenledir ki İsrailoğulları üzerine şunu yazdık: "Kim bir kişiyi bir kişiye karşılık (kısas) veya yeryüzünde fesada karşılık olmaksızın öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibidir. . . Kim de onu diriltirse, bütün insanları diriltmiş gibidir. . . " Andolsun ki Rasûllerimiz onlara açık deliller olarak geldi; ama hâlâ onlardan birçoğu bunun ardından, yeryüzünde israf etmektedirler (verdiklerimizi değerlendirmemekteler).
Ahmet Tekin : İşte bu yüzdendir ki, İsrâiloğulları’na şu hükümleri, yazılı kural haline getirdik.

Kim haksız yere, kısası gerektiren bir sebep ortada yokken veya yeryüzünde, kanının heder edilmesini gerektirecek bir bozgunculuğa, anarşiye karışmamış bir kimseyi öldürürse, bütün insanları öldürmek gibi ağır bir cinayet işlemiş olur, sorumlu tutulur. Bir kimseye hayat veren, yaşamasına sebep olan da, bütün insanlara hayat vermek gibi büyük bir hayır işlemiş olur, mükâfatlandırılır. Andolsun ki, Rasullerimiz onlara apaçık delillerle geldiler. Yine de, bundan sonra, onların birçoğu yeryüzünde Allah’ın emirlerine âsi oldular, kural tanımadılar, ağır-adaletsiz hükümler içeren kurallar uyguladılar, cahilce aşırı davranışlarda bulundular.

Ahmet Varol : İşte bundan dolayı İsrailoğullarına şu hükmü yazdık: 'Kim bir cana karşılık veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmak sebebiyle olmaksızın bir kimseyi öldürürse bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir kimseyi diriltirse (ölümden kurtarırsa) bütün insanları diriltmiş gibi olur.' Muhakkak ki peygamberlerimiz onlara açık delillerle geldiler. Yine de bunun ardından onların çoğu yeryüzünde aşırıya gitmektedirler.
Ali Bulaç : Bu nedenle, İsrailoğullarına şunu yazdık: Kim bir nefsi, bir başka nefse ya da yeryüzündeki bir fesada karşılık olmaksızın (haksız yere) öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de onu (öldürülmesine engel olarak) diriltirse, bütün insanları diriltmiş gibi olur. Andolsun, elçilerimiz onlara apaçık belgelerle gelmişlerdir. Sonra bunun ardından onlardan bir çoğu yeryüzünde ölçüyü taşıranlardır.
Ali Fikri Yavuz : Bundan dolayı İsrailoğullarına kitabda bildirmiştik ki, kim kısas gerekmeksizin veya yeryüzünde fesad (şirk) olmaksızın bir nefsi öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de onu kurtarırsa, bütün insanları kurtarmış gibi olur. Gerçekten İsraîloğullarına, peygamberlerimiz mûcizeler getirdiler. Sonra, onlardan bir çoğu, bu âyet ve mûcizeler arkasından, yine de yeryüzünde fesad ve cinayet yapmakla haddi aşmaktadırlar.
Bekir Sadak : Bunun icin Israilogullarina soyle yazdik: «Kim bir kimseyi bir kimseye veya yeryuzunde bozgunculuga karsilik olmadan oldururse, butun insanlari oldurmus gibi olur. Kim de onu diriltirse (olumden kurtarirsa) butun insanlari diriltmis gibi olur". And olsun ki, onlara belgelerle peygamberlerimiz geldi, sonra buna ragmen, onlarin cogu yeryuzunde taskinlik edenler oldu.
Celal Yıldırım : İşte bundan dolayı (Tevrat' ta) İsrail oğulları üzerine şunu yazdık : «Kim bir kişiyi, bir kişi karşılığında veya yeryüzünde fesat (çıkarma suçundan dolayı) olmaksızın öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur; kim de bir kişinin hayatını kurtarırsa, bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur. Şanıma and olsun ki, peygamberlerimiz onlara çok açık belgelerle ve kanıtlarla geldi. Ne var ki onlardan bir çoğu bunca belgelerden sonra yeryüzünde (kötülük ve günahta) aşırı gidenler oldular.
Diyanet İşleri (eski) : Bunun için İsrailoğullarına şöyle yazdık: 'Kim bir kimseyi bir kimseye veya yeryüzünde bozgunculuğa karşılık olmadan öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de onu diriltirse (ölümden kurtarırsa) bütün insanları diriltmiş gibi olur'. And olsun ki, onlara belgelerle peygamberlerimiz geldi, sonra buna rağmen, onların çoğu yeryüzünde taşkınlık edenler oldu.
Diyanet Vakfi : İşte bu yüzdendir ki İsrailoğulları'na şöyle yazmıştık: Kim, bir cana veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmaya karşılık olmaksızın (haksız yere) bir cana kıyarsa bütün insanları öldürmüş gibi olur. Her kim bir canı kurtarırsa bütün insanları kurtarmış gibi olur. Peygamberlerimiz onlara apaçık deliller getirdiler; ama bundan sonra da onlardan çoğu yine yeryüzünde aşırı gitmektedirler.
Edip Yüksel : Bunun için İsrail oğullarına şunu yazdık: Kim, cinayet işlememiş veya yeryüzünde bozgunculuk yapmamış bir kişiyi öldürürse tüm insanları öldürmüş gibidir. Kim de o canı yaşatırsa, bütün insanları yaşatmış gibi olur. Elçilerimiz onlara apaçık delillerle geldiler. Buna rağmen onların çoğu hemen sonra yeryüzünde azgınlık yapmaya başladılar.
Elmalılı Hamdi Yazır : Bu ecilden Beni İsraîle kitabda bildirmiştik ki her kim bir nefsi bir nefis mukabili veya yer yüzünde bir fesadı olmaksızın öldürürse sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur, kim de bir adamın hayatını kurtarırsa bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur; Celâlim hakkı için Resullerimiz onlara beyyinelerle geldiler de sonra içlerinden bir çoğu bütün bunların arkasından hâlâ yer yüzünde fesad ve cinayette israf etmekte bulunuyorlar
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Bunun için İsrailoğullarına kitapta şunu bildirmiş idik: «Her kim bir kişiyi, bir kişi karşılığı veya yeryüzünde bir bozgunculuğu olmaksızın öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir adamın hayatını kurtarırsa, bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur.» Andolsun ki, peygamberlerimiz onlara apaçık delillerle geldiler de sonra içlerinden bir çoğu, bütün bunların arkasından hala yeryüzünde bozgunculuk ve cinayette çizgiyi aşmaktadırlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Bunun içindir ki, İsrâiloğulları'na: «Kim, bir cana kıymayan veya yeryüzünde bozgunculuk çıkarmayan bir nefsi öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir nefsin yaşamasına sebep olursa, bütün insanları yaşatmış gibi olur» hükmünü yazdık (farz kıldık). Şüphesiz ki onlara peygamberlerimiz açık delillerle geldiler. Yine de bundan sonra onların birçoğu yeryüzünde aşırı gitmektedirler.
Fizilal-il Kuran : Bunun için İsrailoğullarına kitabda bildirmiştik ki: Kim kısas gerekmeksizin veya yeryüzünde fesad işlemeksizin bir kimseyi öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de onu kurtarırsa, bütün insanları kurtarmış gibi olur. Andolsun ki onlara Peygamberlerimiz mucizeler getirdiler, sonra buna rağmen, onların çoğu yeryüzünde taşkınlık edenler oldu.
Gültekin Onan : Bu nedenle (ecli) İsrail oğullarına şunu yazdık: Kim bir nefsi, bir başka nefse ya da yeryüzündeki bir fesada karşılık olmaksızın (haksız yere) öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de onu (öldürülmesine engel olarak) diriltirse, bütün insanları diriltmiş gibi olur. Andolsun, elçilerimiz onlara apaçık belgelerle gelmişlerdir. Sonra bunun ardından onlardan birçoğu yeryüzünde ölçüyü taşıranlardır.
Hasan Basri Çantay : Bundan dolayıdır ki İsrâîl oğullarına şu hakıykatı hükmetdik: Kim bir canı, bir can mukaabilinde veya yer yüzünde bir fesâd çıkarmakdan dolayı olmayarak, öldürürse bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de onu kurtarırsa bütün insanları diriltmiş gibi olur. Andolsun ki peygamberimiz onlara beyyineler (apaçık âyetler, deliller, mucizeler) getirmişdi. Sonra hakıykaten yine içlerinden bir çoğudur ki bunların arkasından, (haalâ) yer yüzünde (fesâd ve cînâyet hususunda) muhakkak haddi aşanlardır.
Hayrat Neşriyat : Bundan dolayıdır ki, İsrâ ilo ğul larına (Tevrât ta) şöyle yazmıştık: 'Kim bir kimseyi, bir kimseye veya (o kimsenin) yeryüzünde bir fesad (çıkarmakta olmasın)a karşılık olmaksızın (ölüm cezâsını gerektiren bir suçu olmadığı hâlde) öldürürse, o takdirde bütün insanları öldürmüş gibidir. Kim de onun (bir insanın) hayâtını kur tarırsa, o takdirde bütün insanların hayâtını kurtarmış gibidir.'Hem celâlim hakkı için, peygamberlerimiz onlara apaçık deliller le geldiler. Sonra doğrusu onlardan birçoğu, bunların ar dın dan yeryüzünde gerçekten haddi aşan kimselerdir.
İbni Kesir : Bundan dolayı İsrailoğullarının üzerine yazdık ki: Her kim, bir nefsi bir nefse veya yeryüzünde bozgunculuğa karşılık olmadan öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de, onu diri bırakırsa sanki bütün insanları diriltmiş gibidir. Andolsun ki; onlara, peygamberlerimiz apaçık delillerle geldiler. Bundan sonra da onlardan bir çoğu gerçekten taşkınlık edenlerdir.
Muhammed Esed : Bu yüzden Biz İsrailoğullarına bildirdik ki, -cinayetin ve yeryüzünde fesadı yayma(nın cezası) olarak işlenmesi dışında- eğer bir kimse bir insanı öldürürse bütün insanlığı öldürmüş gibidir; ve bir kimse bir hayat kurtarırsa bütün insanlığı kurtarmış gibi olur. Gerçekten elçilerimiz, onlara hakikatin bütün delilleri ile geldiler: ama, buna rağmen, onların çoğu yeryüzünde her çeşitli aşırılığa meyletmeye devam etti.
Ömer Nasuhi Bilmen : Bundan dolayı İsrailoğullarının üzerine yazdık ki, her kim bir şahsı, bir şahıs mukabilinde veya yerdeki bir fesattan dolayı olmaksızın öldürürse sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur ve her kim de bir şahsın hayatını kurtarırsa sanki bütün insanları ihya etmiş gibi olur. And olsun ki, Bizim peygamberlerimiz onlara beyyineler ile gelmişlerdir. Sonra onlardan birçokları bunu müteakib yeryüzünde muhakkak müsrif kimseler olmuşlardır.
Ömer Öngüt : Bunun içindir ki biz İsrâiloğullarının üzerine yazdık ki: Kim bir cana kıymamış ya da yeryüzünde bozgunculuk yapmamış olan bir kimseyi öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur. Bir insanı dirilten, bütün insanlığı diriltmiş gibidir. Şüphesiz ki elçilerimiz onlara kesin delillerle geldiler. Fakat onların çoğu bu gerçeklerden sonra da yeryüzünde aşırı gitmektedirler.
Şaban Piriş : Bunun için İsrailoğullarına şöyle yazdık: “Kim bir kimseyi, bir kimseye veya yeryüzünde (yaptığı) bozgunculuğa karşılık olmadan öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de ona hayatını bağışlarsa; bütün insanları diriltmiş gibi olur.” Peygamberlerimiz onlara belgelerle gelmişti de onlardan bir çoğu bundan sonra yeryüzünde adaletten ayrılmışlardı.
Suat Yıldırım : İşte bundan dolayı İsrail oğullarına kitapta şunu bildirdik:Kim katil olmayan ve yeryüzünde fesat çıkarmayan bir kişiyi öldürürse sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir adamın hayatını kurtarırsa sanki bütün insanların hayatını kurtarmış olur. Resullerimiz onlara açık âyetler ve deliller getirmişlerdi. Ne var ki onların çoğu bütün bunlardan sonra, hâla yeryüzünde fesat ve cinayette aşırı gitmektedirler.
Süleyman Ateş : Bundan dolayı İsrâil oğullarına şöyle yazdık: Kim, bir cana kıymamış, ya da yeryüzünde bozgunculuk yapmamış olan bir canı öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibidir. Kim de onu(n hayâtını kurtarmak sûretiyle) yaşatırsa, bütün insanları yaşatmış gibi olur. Andolsun elçilerimiz onlara açık deliller getirdiler, ama bundan sonra da onlardan çoğu, yine yeryüzünde israf etmekte(aşırı gitmekte)dirler.
Tefhim-ul Kuran : Bu nedenle, İsrailoğullarına şunu yazdık: Kim bir nefsi, bir başka nefse ya da yer yüzündeki bir fesada karşılık olmaksızın (haksızca) öldürürse, sanki bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de onu (öldürülmesine engel olarak) diriltirse, bütün insanları diriltmiş gibi olur. Andolsun, peygamberlerimiz onlara apaçık belgelerle gelmişlerdir. Sonra bunun ardından onlardan birçoğu yeryüzünde ölçüyü taşıranlardır.
Ümit Şimşek : İşte bu yüzden Biz İsrailoğullarına buyurduk ki, kim bir cana kıymamış yahut yeryüzünde fesat çıkarmamış birisini öldürürse, bütün insanları öldürmüş gibidir. Kim de bir kimsenin hayatını kurtarırsa, bütün insanların hayatını kurtarmış gibidir. And olsun, elçilerimiz onlara apaçık deliller getirdiler; lâkin bundan sonra bile onların birçoğu hâlâ aşırılığa devam ediyor.
Yaşar Nuri Öztürk : İşte bu yüzden biz, İsrailoğulları üzerine şunu yazdık: Kim bir kişiyi, bir kişiye karşılık yahut yeryüzünde bir fesat sebebiyle olmaksızın öldürürse, insanları toptan öldürmüş gibidir. Ve kim bir kişiye hayat verirse insanlara toptan hayat vermiş gibidir. Andolsun, resullerimiz onlara açık-seçik kanıtlar getirmişlerdir. Ama onlardan birçoğu bunun ardından da yeryüzünde zulüm ve azgınlığa sapmaktadır.


Önceki 23 24 25 26 27 28 29 30 31 32 33 34 35 36 37 38 39 40 41 Sonraki


005 Surah Al-Maidah - Sh

005 Surah Al-Maidah - Sh. Mahmoud Khalil Al Hussary

Surah Al-Ma'idah' with English translation ( 5 ) Mishary bin Rashid Al-Afasy

Surah Al-Ma'idah' with English translation ( 5 ) Mishary bin Rashid Al-Afasy

NEW -AMAZING and SOFT Quran Recitation - سورة المائدة SURAH AL MAIDAH

NEW -AMAZING and SOFT Quran Recitation - سورة المائدة SURAH AL MAIDAH

English Edit

THE NOBLE QURAN MENUAL-MA'IDAH (THE TABLE SPREAD)

SAHIH INTERNATIONAL Because of that, We decreed upon the Children of Israel that whoever kills a soul unless for a soul or for corruption [done] in the land - it is as if he had slain mankind entirely. And whoever saves one - it is as if he had saved mankind entirely. And our messengers had certainly come to them with clear proofs. Then indeed many of them, [even] after that, throughout the land, were transgressors.

wikiislamalıntıEdit

http://wikiislam.net/wiki/If_Anyone_Slew_a_Person

Dosya:Quran 5-32.png

This article analyzes the Qur'anic verse 5:32 and the definition of "Mischief" in Islam.

IntroductionEdit

Many websites[1][2][3] and public figures[4][5] have claimed that the following verse appears in the Qur'an, and that it denounces killing and equates the slaying of one human life to that of genocide against the entirety of mankind.

« Qur'an »</div>
(“If anyone slays a person, it would be as if he slew the whole people: and if any one saved a life, it would be as if he saved the life of the whole people.”)

However, this verse cannot be found in any printed copy of the Qur'an, regardless of whether or not it is in the original Arabic or in one of its many English translations. The reason for this is simple: the verse in question does not exist.

Qur'an 5:32Edit

What is actually presented by apologists is a distorted, out-of-context and misleading paraphrasing of the following verse:

« Şablon:Quran »</div>
(On that account: We ordained for the Children of Israel that if anyone slew a person - unless it be in retaliation for murder or for spreading mischief in the land - it would be as if he slew all mankind: and if anyone saved a life, it would be as if he saved the life of all humanity. )

AnalysisEdit

Its ContextEdit

This verse is written in past tense (Ordained, not Ordain) and clearly does not apply to Muslims but to "the Children of Israel" i.e. the Jews who, according to Islam, received an earlier set of scriptures. In fact, it is mistakingly referencing a rabbinical commentary found in the Talmud as if it were the words of Allah.

Also when the clause which allows killing is reinserted and the passage is read in context with the following two verses directed at Muslims (notice the reference to Allah's messenger and the switch to present tense), what first appeared on the surface to be a peaceful message, is in actual fact a warning to non-believers:

« Şablon:Quran »</div>
(The punishment of those who wage war against Allah and His Messenger, and strive with might and main for mischief through the land is: execution, or crucifixion, or the cutting off of hands and feet from opposite sides, or exile from the land: that is their disgrace in this world, and a heavy punishment is theirs in the Hereafter; Except for those who repent before they fall into your power: in that case, know that Allah is Oft-forgiving, Most Merciful.)

Its Application to MuslimsEdit

According to the highly respected Qur'anic exegesis of Ibn Kathir- early Qur'anic commentator and Tabi'un, Sayid ibn Jubayr (who lived at the time of Prophet Muhammad, and was a companion of Aisha), had said:

« Human Beings Should Respect the Sanctity of Other Human Beings
Tafsir Ibn Kathir »</div>
([فَكَأَنَّمَا قَتَلَ النَّاسَ جَمِيعاً]

.....Sa`id bin Jubayr said, "He who allows himself to shed the blood of a Muslim, is like he who allows shedding the blood of all people. He who forbids shedding the blood of one Muslim, is like he who forbids shedding the blood of all people." In addition, Ibn Jurayj said that Al-A`raj said that Mujahid commented on the Ayah,
)

Also reported by another Tabi'un and commentator of the Qur'an, Mujahid ibn Jabr (a student of Ibn Abbas; a paternal cousin of Muhammad) while commenting on verse 5:32:

« Human Beings Should Respect the Sanctity of Other Human Beings
Tafsir Ibn Kathir »</div>
(He who kills a believing soul intentionally, Allah makes the Fire of Hell his abode, He will become angry with him, and curse him, and has prepared a tremendous punishment for him, equal to if he had killed all people, his punishment will still be the same.)

Being a companion of Muhammad, Ibn Abbas was present around the time these verses were revealed. Together with ibn Jabr, he went through the Qur'an thirty times and memorised the meanings. Muslim scholars consider ibn Jabr to have the highest reliability.[6]

The Worth of a Non-BelieverEdit

So far, it has been ascertained that verse 5:32 is not condemning the killing of a non-Muslim, and that a Muslim must not murder another Muslim, but what of the non-believers? What is the worth of their lives? According to sahih hadith, Muhammad said the life of a non-Muslim is not sacred:

« Şablon:Bukhari, See Also: Şablon:Bukhari »</div>
(

Narrated Anas bin Malik:

Allah's Apostle said, "I have been ordered to fight the people till they say: 'None has the right to be worshipped but Allah.' And if they say so, pray like our prayers, face our Qibla and slaughter as we slaughter, then their blood and property will be sacred to us and we will not interfere with them except legally and their reckoning will be with Allah." Narrated Maimun ibn Siyah that he asked Anas bin Malik,

"O Abu Hamza! What makes the life and property of a person sacred?" He replied, "Whoever says, 'None has the right to be worshipped but Allah', faces our Qibla during the prayers, prays like us and eats our slaughtered animal, then he is a Muslim, and has got the same rights and obligations as other Muslims have."
)

Furthermore, Muhammad also gave the verdict (fatwa) that a Muslim can not be killed for killing a non-Muslim.

« Şablon:Bukhari, See Also: Şablon:Bukhari, and Şablon:Bukhari »</div>
(Narrated Abu Juhaifa: I asked 'Ali "Do you have anything Divine literature besides what is in the Qur'an?" Or, as Uyaina once said, "Apart from what the people have?" 'Ali said, "By Him Who made the grain split (germinate) and created the soul, we have nothing except what is in the Quran and the ability (gift) of understanding Allah's Book which He may endow a man, with and what is written in this sheet of paper." I asked, "What is on this paper?" He replied, "The legal regulations of Diya (Blood-money) and the (ransom for) releasing of the captives, and the judgment that no Muslim should be killed in Qisas (equality in punishment) for killing a Kafir (disbeliever).")

The vast majority of Muslim scholars hold this view, while a minority believe that a Muslim can be killed if he kills a non-Muslim Dhimmi who is under the "protection" of the Islamic community.[7][8]

The Meaning of "Mischief"Edit

The Qur'an is vague in what actions deserve punishments such as execution, crucifixion, the cutting off of hands and feet from opposite sides, or exile from the land.

Putting aside the fact that no Muslim is allowed to be killed for the killing of a non-Muslim, "Murder" is quite straight forward, but what does it mean to "spread mischief"?

In the Tafsir ibn Kathir, Qatada, one of Muhammad's companions, explained the definition of "Mischief" according to Islam:

« Meaning of Mischief
Tafsir Ibn Kathir »</div>
((And when it is said to them: "Do not make mischief on the earth,"), means, "Do not commit acts of disobedience on the earth. Their mischief is disobeying Allah, because whoever disobeys Allah on the earth, or commands that Allah be disobeyed, he has committed mischief on the earth.)

In the Tafsir ibn Abbas:

« Surah al-Ma'idah, ayah 32
Tafsir Ibn Abbas »</div>
((For that) because Cain wrongfully killed Abel (cause We decreed for the Children of Israel) in the Torah (that whosoever killeth a human being for other than man slaughter) i.e. premeditatedly (or corruption in the earth) or because of idolatry, (it shall be as if be had killed all mankind))

In the Tafsir al-Jalalayn, by al-Suyuti, the following commentary is found:

« Surah al-Ma'idah, ayah 32
Tafsir al-Jalalayn »</div>
(Because of that, which Cain did, We decreed for the Children of Israel that whoever slays a soul for other than a soul, slain, or for, other than, corruption, committed, in the land, in the way of unbelief, fornication or waylaying and the like, it shall be as if he had slain mankind altogether; and whoever saves the life of one, by refraining from slaying, it shall be as if he had saved the life of all mankind — Ibn ‘Abbās said [that the above is meant] in the sense of violating and protecting its [a soul’s] sanctity [respectively]. Our messengers have already come to them, that is, to the Children of Israel, with clear proofs, miracles, but after that many of them still commit excesses in the land, overstepping the bounds through disbelief, killing and the like.)

This understanding of what constitutes 'mischief' in Islam is confirmed by looking to other verses found within the Qur'an. Verse 7:103, for example:

« Şablon:Quran »</div>
(Then after them We sent Moses with Our signs to Pharaoh and his chiefs, but they wrongfully rejected them: So see what was the end of those who made mischief.)

Clearly "mischief" which is also equated to "waging war against Allah and His Messenger" in the very next verse, can and does apply to someone who simply refuses to accept Islam.[9]

According to Shaykh Yusuf al-Qaradawi, the world's most quoted independent Islamic jurist:

«  »</div>
(Surah al-Ma'idah (5:33) says: "The punishment of those who wage war against Allah and His apostle is that they should be murdered or crucified." According to Abi Kulaba's narration this verse means the apostates. And many hadiths, not only one or two, but many, narrated by a number of Muhammad's companions state that any apostate should be killed. )

So what was first offered as the height of moral teachings found in the Qur'an, turns out to be an intolerant call to violence.

ConclusionEdit

In this instance, as in many others, it is the apologists, not the skeptics, who are misinterpreting verses and quoting them out of context. A simple reading of the verse and those that surround it makes this clear.[10]

In the Islamic world, those who propagate their non-Islamic faiths or publicly criticize Islam are often harassed, imprisoned and even executed by their communities or their governments, under laws against "spreading disorder [mischief] through the land" and apostasy.

If verse 5:32 means what some apologists claim it to mean, why are they so reluctant to quote the verse accurately rather than presenting a misleading paraphrasing of what they wished the verse had said? Furthermore, why are moderates unable to silence fellow Muslims on an intellectual level by using that very verse?

They are unable to because their claim is false, and (as proven by the actions of many)[11] anyone who is familiar with the Qur'an already knows this.

See AlsoEdit

Şablon:Hub4 Şablon:Hub4

Şablon:Translation-links-english

External LinksEdit

Videos

ReferencesEdit

  1. Jacob Bender, "Jewish-Muslim Dialogue and the Value of Peace", The American Muslim, July 19, 2007
  2. Arsalan Iftikhar, "Murder has no religion", CNN, November 9, 2009 (refutation to Arsalan Iftikhar's piece: Murder Has A Religion)
  3. "Islamophobia", Wisdom Today, June 8, 2009
  4. Andrew G. Bostom, [[[:Şablon:Reference archive]] "Keith Ellison's Taqiyya"], American Thinker, March 13, 2011
  5. "TRANSCRIPT: Remarks of President Obama in Cairo", Fox News, June 4, 2009
  6. "....Mujahid ibn Jabr, Abu al-Hajjaj al-Makhzumi is one of the major commentators of Qur'an among the Tâbi'în and of the highest rank in reliability among hadith narrators (thiqa)...." - Sh. G. F. Haddad - Mujahid (d. 102) - LivingIslam, April 4, 2000.
  7. "Killing a Muslim in punishment for killing a non-Muslim". Islamweb. August 1, 2006. Archived from the original. Error: If you specify |archiveurl=, you must also specify |archivedate=Şablon:Namespace detect showall. http://www.webcitation.org/query?url=http%3A%2F%2Fwww.islamweb.net%2Femainpage%2Findex.php%3Fpage%3Dshowfatwa%26Option%3DFatwaId%26Id%3D92261+&date=2013-10-26. 
  8. Fatawa: Killing a Muslim for a Non-Muslim - Islamic Science University of Malaysia, November 6, 2003
  9. Some apologists may try to claim that Pharaoh and his chiefs were "bad men" who deserved their "end". But anything else they may or may not have done is irrelevant to this discussion. The verse cites only one reason for punishing them, and that sole reason is for "wrongly rejecting" Allah's messengers.
  10. See [[[:Şablon:Reference archive]] this] related Tumblr post by the Artistic Atheist for an informative discussion concerning the context of verse 5:32 and verse 3:151 (the "cast terror into the hearts of the unbelievers" verse).
  11. For example, on the 20th of July, following the 7/7 terrorist attacks on London, Islamic cleric Omar Bakri Mohammed publicly stated "I condemn the killing of innocent people." only to be secretly recorded by an undercover reporter for the Sunday Times explaining two days later "Yes I condemn killing any innocent people, but not any kuffar."

    One of his followers, Islamic preacher Anjem Choudary, also explained in a BBC interview "when we [Muslims] say 'innocent people' we mean 'Muslims'. As far as non-Muslims are concerned, they have not accepted Islam. As far as we are concerned, that is a crime against God." Ref: Daniel Pipes - Can Infidels be Innocents? - Danielpipes.org, August 7, 2005

Şablon:Page title


TefsirlerEdit

İncilde5/32Edit

https://en.wikipedia.org/wiki/Matthew_5:32

Matthew 5:32 is the thirty-second verse of the fifth chapter of the Gospel of Matthew in the New Testament and is part of the Sermon on the Mount. This much scrutinized verse contains part of Jesus' teachings on the issue of divorce.

TextEdit

The original Koine Greek, according to Westcott and Hort, reads:

ἐγὼ δὲ λέγω ὑμῖν ὅτι πᾶς ὁ ἀπολύων τὴν γυναῖκα αὐτοῦ
παρεκτὸς λόγου πορνείας ποιεῖ αὐτὴν μοιχευθῆναι
[καὶ ὃς ἐὰν ἀπολελυμένην γαμήσῃ μοιχᾶται]

In the King James Version of the Bible the text reads:

But I say unto you, That whosoever shall put away his wife, saving
for the cause of fornication, causeth her to commit adultery: and
whosoever shall marry her that is divorced committeth adultery.

The New International Version translates the passage as:

But I tell you that anyone who divorces his wife, except for
marital unfaithfulness, causes her to become an adulteress, and
anyone who marries the divorced woman commits adultery.

The New American Bible translates this passage as:

But I say to you, whoever divorces his wife (unless the
marriage is unlawful) causes her to commit adultery,
and whoever marries a divorced woman commits adultery.

For a collection of other versions see BibRef Matthew 5:32

Divorce is discussed in several other parts of the Bible. Malachi 2:16 has God disapproving of divorce, but Deuteronomy 24:1–4 makes clear that it is acceptable under certain circumstances (see Christian views on divorce). A very similar pronouncement on divorce is made by Jesus at Luke 16:18 and Mark 10:11, however neither of those two make an exception for πορνεία/porneia. Paul of Tarsus quotes Jesus ("not I but the Lord") in 1 Corinthians 7:10–11 with no exceptions granted although he ("I and not the Lord") goes on to give exceptions. Matthew 19:9 discusses the same issue, and does include the same exception as this verse.

Debate over the exceptionEdit

One of the most debated issues is over the exception to the ban on divorce, which the KJV translates as "saving for the cause of fornication." The Koine Greek word in the exception is πορνείας/porneia, and it literally translates as sexual immorality (which some interpret to mean fornication). One view is that it should be more specifically translated as adultery or marital unfaithfulness. Instone-Brewer rejects this translation arguing that contemporary sources make clear porneia meant more than just adultery, he does not agree with the most liberal translations that have the word also refer to things such as spousal abuse.[1]

At the time of first century Iudaea Province, Pharisaic Judaism was divided between two major groups. The dominant teaching was that of Hillel, who taught that divorce could be granted on a wide array of grounds, even because a wife burnt a dinner. Shammai took a more conservative opinion, arguing that only adultery was valid grounds for divorce.[2]

Current mainstream theories of the Synoptic Gospels of Matthew, Mark, and Luke are that they are based upon a single writer whose original verse is that of Mark, with Matthew being the most intended to communicate with the Jewish community. Some scholars feel that in Matthew 5:32 Jesus is endorsing the view of Shammai over Hillel, and arguing for the adultery only rule. Protestant churches have traditionally read πορνείας/porneia as adultery. The main argument against this translation is that Matthew has just been discussing adultery in the previous antithesis, and there used the specific term μοιχεύσεις/moicheia, rejecting the vaguer πορνείας/porneia. Catholics have thus traditionally translated πορνείας/porneia as fornication or even as invalid marriage.

Following their reading of the verse, Protestant churches give prominence to the Gospel of Matthew over Mark and Luke and accepted adultery as a valid grounds for divorce. They also often believe that an innocent divorcee can freely remarry afterwards. For many centuries there was debate over this issue in the Roman Catholic Church, with major thinkers such as St. Augustine supporting adultery as a valid reason for divorce. However, at the Council of Trent in 1563 the indissolubility of marriage was added to the canon law. Since that day Catholic doctrine has been that divorce is unacceptable, but the separation of spouses can be permitted.

The official Catholic position remains that there are no valid reasons for divorce, and a number of methods for reconciling this with Matthew's exception have been proposed. One is that the exception is a later addition to the text, and is not actually the word of God. Mark and Luke have this same pronouncement without the exception, and there are other parts of the Sermon on the Mount, such as Matthew 5:22, where the radical statements of Jesus have been watered down to make them more palatable. The same could have been done with this verse. Alternatively, that the other synoptics do not mention the exception could be because it only refers to very obscure circumstances. Some read it as referring specifically to marriages that, while permissible under pagan religions, such as those between blood relations, were illegal under Jewish and Christian law. According to Bruce Metzger's Textual Commentary on the Greek New Testament, commentary on the Apostolic Decree of the Council of Jerusalem: "it is possible ... (fornication means) marriage within the prohibited Levitical degrees (Lv 18.6-18), which the rabbis described as "forbidden for porneia," or mixed marriages with pagans (Nu 25.1; also compare 2 Cor 6.14), or participation in pagan worship which had long been described by Old Testament prophets as spiritual adultery and which, in fact, offered opportunity in many temples for religious prostitution". Another reading is that the exception refers to the rules surrounding the Jewish betrothal ritual, linking this to Matthew 1:19, and has no relevance to the modern world.

Other scholars take the opposite view, arguing that the exception was not mentioned in the other Gospels because it was so obvious as to be implicit to contemporary readers. Leviticus 20:10 makes clear the punishment for adultery is death, so to Jesus's Jewish audience it would be assumed that adultery meant that the marriage would be over. While at the time of Jesus, and in modern societies, capital punishment is not imposed for adultery several scholars still feel the death sentence is important.[3] Martin Luther argued that since in the eyes of God an adulterer was dead, their spouse was free to remarry. More evidence for this view comes from Genesis 2:24, which makes clear that the sexual act permanently joins two individuals, so adultery can be understood to have created a new bond erasing the old one.

Another view is that the exception is not a part of Jesus's teaching, but rather a comment indicating that adultery automatically led to divorce under the law of the time, and that Jesus may very well have disagreed with this law. Instone-Brewer sees no evidence that this is how the law worked in that era, however.[4]

That adultery is a valid reason for divorce is the standard Protestant position, though some churches disagree. This interpretation was first advanced by Desiderius Erasmus,[5] and received the backing of Martin Luther, John Calvin, and most other major Protestant thinkers. Some Protestants took an even broader view. Swiss reformers Huldrych Zwingli and Heinrich Bullinger both read porneia as referring to all manner of marital immorality, including spousal abuse and abandonment. British Archbishop Thomas Cranmer, who served under King Henry VIII, listed a considerable number of valid reasons for divorce, but this never became standard Anglican doctrine. The Church of England instead took a far more restrictive view, and adultery was one of the only legal reasons for divorce in Britain up to the twentieth century. The same was true in many parts of the British Empire and the United States.

The Orthodox Church has also recognized this verse as permitting divorce for adultery and other reasons, such as spousal abuse, abandonment, and apostasy. In Eastern Orthodox practice, churches are to allow penitential remarriage up to two times after a divorce.[6] A first marriage is celebrated, a second performed, a third tolerated, and a fourth prohibited.

In modern times both Protestants and Catholics have moved away from their traditional positions. Many mainstream Protestants churches have accepted a broader translation of porneia than just adultery, and now support a wide array of valid reasons for divorce. One modern view is that, since throughout the Sermon on the Mount Jesus condemns the excessive legalism of his day, delineating specific views of divorce from the exact wording of a piece of scripture should be rejected. Several major churches today believe that rules for divorce should be set to best advance Jesus's overarching goals of love and justice, rather than a legalistic interpretation of his words. The Roman Catholic Church maintains that divorce is wrong, but has long accepted that invalid marriages can be annulled, and that in these cases a civil divorce can be recognized. In recent years, partially based on a broader reading of this verse,[citation needed] the grounds for annulment have been greatly expanded. During this same period many of the most staunchly Christian nations have legalized divorce.

Reasoning against divorceEdit

The verse is important in that it gives a clear argument against divorce. At this time only a man could initiate a divorce. Jesus makes clear that while the divorce may not adversely affect him, it is forbidden because it forces his wife into sin. Some scholars believe that since in this era a woman had few legal rights, she was dependent on her husband for survival. It was thus assumed that a divorced woman would always remarry. Jesus makes clear that the sin of divorce is in the adulterous nature of a future remarriage, and thus in many jurisdictions where divorce was legal restrictions were still placed on remarriage. This verse does not say whether a second marriage for a divorced man would also be adulterous, but Matthew 19:9 makes clear that it is.[7] This reasoning also explains the logic of the exception for adultery. If the reason to stay married is to not force one's wife to engage in an adulterous second marriage, then if she has already engaged in adultery on her own this justification disappears.

The reasons Jesus imposed these new rules have also been much discussed. Some scholars feel that under the liberal divorce policy of Hillel men had been marrying woman and then casually divorcing them after they lost interest, deeply injuring the women. As mentioned a divorce could endanger a woman's very survival. Thus some have read Jesus' teachings here as a defence of the rights of the downtrodden wives. Feminist scholar Levine rejects this view. She notes that in this era elaborate prenuptial agreements were negotiated prior to every marriage, and that they invariably included steep financial penalties, known as ketubah, paid by the husband in case of divorce, guaranteeing the wife financial well being even in case of divorce.[8]

ReferencesEdit

  1. Instone-Brewer, David. Divorce and Remarriage in the Bible: The Social and Literary Context. Grand Rapids: W.B. Eerdmans, 2002. pg. 156
  2. Instone-Brewer, David. Divorce and Remarriage in the Bible: The Social and Literary Context. Grand Rapids: W.B. Eerdmans, 2002. pg. 162
  3. France, R.T. The Gospel According to Matthew: an Introduction and Commentary. Leicester: Inter-Varsity, 1985. pg. 123
  4. Instone-Brewer, David. Divorce and Remarriage in the Bible: The Social and Literary Context. Grand Rapids: W.B. Eerdmans, 2002.
  5. Davies, W.D. and Dale C. Allison, Jr. A Critical and Exegetical Commentary on the Gospel According to Saint Matthew. Edinburgh : T. & T. Clark, 1988-1997. pg. 80
  6. Davies, W.D. and Dale C. Allison, Jr. A Critical and Exegetical Commentary on the Gospel According to Saint Matthew. Edinburgh : T. & T. Clark, 1988-1997. pg. 81
  7. France, R.T. The Gospel According to Matthew: an Introduction and Commentary. Leicester: Inter-Varsity, 1985. pg. 123
  8. Levine, Amy-Jill. "Matthew." Women's Bible Commentary. Carol A. Newsom and Sharon H. Ringe, eds. Louisville: Westminster John Knox Press, 1998.

Şablon:Sequence

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.