FANDOM


فَرَاغَ إِلَى أَهْلِهِ فَجَاء بِعِجْلٍ سَمِينٍ

Fe râga ilâ ehlihî fe câe bi iclin semînin.

1. fe : sonra, bunun üzerine, hemen
2. râga : gizlice gidip geldi
3. ilâ ehli-hî : ailesine, ailesinin yanına
4. fe : sonra, bunun üzerine, hemen
5. câe bi : getirdi
6. iclin : buzağı
7. semînin : semiz
İmam İskender Ali Mihr : Bunun üzerine (Hz. İbrâhîm) gizlice ailesinin yanına gidip hemen (kızarmış) semiz bir buzağı getirdi.
Diyanet İşleri : Hissettirmeden ailesinin yanına gidip, (pişirilmiş) semiz bir buzağı getirdi.
Abdulbaki Gölpınarlı : Derken bir bahâneyle ailesinin yanına gitmişti de bir semiz dana getirmişti.
Adem Uğur : Hemen ailesinin yanına giderek semiz bir dana (kebabını) getirmiş,
Ahmed Hulusi : Ailesine yöneldi de semiz (kızartılmış) bir buzağı eti getirdi.
Ahmet Tekin : Sezdirmeden hanımının yanına gitti. Kızartılmış semiz bir buzağıyı bütün olarak getirdi.
Ahmet Varol : Hemen gizlice hanımının yanına gidip semiz bir dana getirdi.
Ali Bulaç : Hemen (onlara) sezdirmeden ailesine gidip, çok geçmeden semiz bir buzağı ile (geri) geldi.
Ali Fikri Yavuz : Hemen bir bahane ile ailesine giderek bir semiz dana (kesib etini) getirdi de,
Bekir Sadak : (26-27) Hemen ailesine giderek semiz bir buzagi getirmis, onlarin onune surup: «Yemez misiniz?» demisti.
Celal Yıldırım : Bir sebep bulup ailesinin yanına giderek (kızartılmış) semiz bir buzağı ile geldi.
Diyanet İşleri (eski) : (26-27) Hemen ailesine giderek semiz bir buzağı getirmiş, onların önüne sürüp: 'Yemez misiniz?' demişti.
Diyanet Vakfi : Hemen ailesinin yanına giderek semiz bir dana (kebabını) getirmiş,
Edip Yüksel : Ailesine yöneldi ve sonra semiz bir buzağı ile geldi.
Elmalılı Hamdi Yazır : Hemen bir bahâne ile ehline gitti, bir semiz daha getirdi de
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Hemen bir bahane ile ailesine gidip semiz bir dana getirdi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : İbrahim, sonra ailesine giderek semiz bir buzağı (eti) getirdi.
Fizilal-il Kuran : Gizlice ailesinin yanına gitti, semiz bir buzağı getirdi
Gültekin Onan : Hemen (onlara) sezdirmeden ehline (ailesine) gidip, çok geçmeden semiz bir buzağı ile (geri) geldi.
Hasan Basri Çantay : Hemen (gizlice) ailesine gidib semiz bir dana getirdi de,
Hayrat Neşriyat : Hemen sezdirmeden âilesinin yanına gitti, çok geçmeden (kızartılmış) semiz bir buzağı (eti) getirdi.
İbni Kesir : Hemen ailesine giderek semiz bir buzağı ile gelmiş,
Muhammed Esed : Sonra sessizce evine dönerek semiz bir (kızartılmış) buzağı getirmiş,
Ömer Nasuhi Bilmen : Hemen bir bahane ile ailesinin yanına gitti, derhal semîz bir buzağı ile geldi.
Ömer Öngüt : Hemen âilesinin yanına giderek semiz bir dana (kebabı) getirtti.
Şaban Piriş : Ailesinin yanına gidip, besili bir dana getirmişti.
Suat Yıldırım : (26-27) Onlara yemek getirmek için gizlice ailesinin yanına geçti ve semiz bir dana kebabı getirdi. Önlerine koyup "buyurmaz mısınız?" diye ikram etti.
Süleyman Ateş : (Konuklarına yemek hazırlamak için) gizlice âilesinin yanına gitti, semiz bir buzağı getirdi.
Tefhim-ul Kuran : Hemen (onlara) sezdirmeden ailesine gidip, çok geçmeden semiz bir buzağı ile (geri) geldi.
Ümit Şimşek : Sonra ailesinin yanına vardı, semiz bir buzağıyla döndü.
Yaşar Nuri Öztürk : Hemen ailesinin yanına gitti; semiz bir dana getirdi.

Şablon:Zariyatbakınız

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.