FANDOM


فَقَرَّبَهُ إِلَيْهِمْ قَالَ أَلَا تَأْكُلُونَ

Fe karrebehû ileyhim kâle e lâ te’kulûn(te’kulûne).

1. fe : böylece
2. karrebe-hû : onu yaklaştırdı
3. ileyhim : onlara
4. kâle : dedi
5. e : mı
6. lâ te'kulûne : yemiyorsunuz
İmam İskender Ali Mihr : Böylece onu (yemeği) onlara yaklaştırdı (ikram etti): “Yemez misiniz?” dedi.
Diyanet İşleri : Onu önlerine koydu. “Yemez misiniz?” dedi.
Abdulbaki Gölpınarlı : Onların önüne koymuştu da yemez misiniz demişti.
Adem Uğur : Onların önüne koyup "Yemez misiniz?" demişti.
Ahmed Hulusi : Onu onlara yaklaştırıp: "Yemeyecek misiniz?" dedi.
Ahmet Tekin : Kızarmış buzağı etini önlerine sürdü.

'Etten yemiyecek misiniz?' dedi.

Ahmet Varol : Onu onlara yaklaştırıp: 'Yemez misiniz?' dedi.
Ali Bulaç : Derken onlara yaklaştırıp (ikram etti); "Yemez misiniz?" dedi.
Ali Fikri Yavuz : Onu (yemek olarak) önlerine koydu. “-Yemeğe buyurmaz mısınız?” dedi. (Yemeğinden misafirlerin yemediğini görünce):
Bekir Sadak : (26-27) Hemen ailesine giderek semiz bir buzagi getirmis, onlarin onune surup: «Yemez misiniz?» demisti.
Celal Yıldırım : Onlara yaklaştırıp, «buyrun yemez misiniz ?» dedi.
Diyanet İşleri (eski) : (26-27) Hemen ailesine giderek semiz bir buzağı getirmiş, onların önüne sürüp: 'Yemez misiniz?' demişti.
Diyanet Vakfi : Onların önüne koyup «Yemez misiniz?» demişti.
Edip Yüksel : Onu onların önüne sürüp, 'Yemez misiniz?' dedi.
Elmalılı Hamdi Yazır : Onu yakınlarına koydu, yemeğe buyurmaz mısınız? dedi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Onu yakınlarına koyarak: «Yemeğe buyurmaz mısınız?» dedi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Onu önlerine sürerek: «Yemez misiniz?» dedi.
Fizilal-il Kuran : Onu, önlerine yaklaştırdı «Yemez misiniz?» dedi.
Gültekin Onan : Derken onlara yaklaştırıp (ikram etti); "Yemez misiniz?" dedi.
Hasan Basri Çantay : Bunu onlara yaklaşdırdı. «Yemez misiniz?» dedi.
Hayrat Neşriyat : Sonra onu kendilerine yaklaştırdı: 'Yemez misiniz?' dedi.
İbni Kesir : Onlara yaklaştırıp; yemez misiniz? demişti.
Muhammed Esed : ve "Yemez misiniz?" diye önlerine koymuştu.
Ömer Nasuhi Bilmen : Bunu onlara yaklaştırdı. Dedi ki: «Yemez misiniz?»
Ömer Öngüt : Önlerine sürüp: "Yemez misiniz?" dedi.
Şaban Piriş : Bunu onların önüne koydu ve: -Yemez misiniz? dedi.
Suat Yıldırım : (26-27) Onlara yemek getirmek için gizlice ailesinin yanına geçti ve semiz bir dana kebabı getirdi. Önlerine koyup "buyurmaz mısınız?" diye ikram etti.
Süleyman Ateş : Onu, önlerine yaklaştırdı, "Yemez misiniz?" dedi.
Tefhim-ul Kuran : Derken onlara yaklaştırıp (önlerine sürdü); «Yemez misiniz?» dedi.
Ümit Şimşek : Önlerine koydu, 'Buyurmaz mısınız?' dedi.
Yaşar Nuri Öztürk : Danayı misafirlerin önüne sürdü. "Yemez misiniz?" dedi.

Şablon:Zariyatbakınız

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.