FANDOM


فَمَا وَجَدْنَا فِيهَا غَيْرَ بَيْتٍ مِّنَ الْمُسْلِمِينَ

Fe mâ vecednâ fîhâ gayre beytin minel muslimîn(muslimîne).

1. fe : böylece, fakat
2. mâ vecednâ : biz bulamadık
3. fî-hâ : orada
4. gayre beytin : bir evden başka
5. min el muslimîne : müslümanlardan, müslüman olanlardan
İmam İskender Ali Mihr : Fakat orada, bir evden başkasında, müslümanlardan (bir kimse) bulamadık.
Diyanet İşleri : Zaten orada bir ev halkından başka müslüman bulamadık.
Abdulbaki Gölpınarlı : Gerçekten de bir ev halkından başka Müslüman da bulamamıştık orada.
Adem Uğur : Zaten orada müslümanlardan, bir ev halkından başka kimse bulmadık.
Ahmed Hulusi : Ancak orada Müslümanlardan sadece bir ev (halkı) bulduk.
Ahmet Tekin : 'Zaten orada, bir ev halkının dışında İslâm’ı yaşayan müslüman kimse bulamadık.'
Ahmet Varol : Ancak orada Müslümanlardan sadece bir ev (halkı) bulduk.
Ali Bulaç : Zaten orada, kendini Allah'a vermis sadece bir tek ev halki bulduk.
Ali Fikri Yavuz : Fakat bir evden başka orada müslüman da bulmadık.
Bekir Sadak : Zaten orada, kendini Allah'a vermis sadece bir tek ev halki bulduk.
Celal Yıldırım : Zaten orada Allah'a teslimiyet gösterenlerden sadece bir ev (aile) bulduk.
Diyanet İşleri (eski) : Zaten orada, kendini Allah'a vermiş sadece bir tek ev halkı bulduk.
Diyanet Vakfi : Zaten orada müslümanlardan, bir ev halkından başka kimse bulmadık.
Edip Yüksel : Zaten orada bir evin dışında hiç bir müslüman bulmadık.
Elmalılı Hamdi Yazır : Fakat bir haneden başka orada Müsliman da bulmadık
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Fakat Biz orada bir evden başka müslüman da bulamadık.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Fakat biz orada müslümanlardan bir ev halkından başka kimseyi de bulamadık.
Fizilal-il Kuran : Zaten orada bir ev halkından başka müslüman da bulamadık.
Gültekin Onan : Ne var ki, orda müslümanlardan olan bir evden başkasını bulmadık.
Hasan Basri Çantay : Fakat orada müslümanlardan bir ev (halkın) dan başkasını da bulmadık.
Hayrat Neşriyat : Zâten orada Müslümanlardan, bir ev (halkı) dışında (kimse) bulmadık.
İbni Kesir : Zaten orada bir evden başka müslüman bulamadık.
Muhammed Esed : çünkü bir (tek) hane dışında orada Bize teslim olan hiç kimse görmedik.
Ömer Nasuhi Bilmen : (36-37) Fakat orada müslümanlardan bir haneden başka bulmadık. Ve pek acıklı azabtan korkacaklar için orada bir alâmet bıraktık.
Ömer Öngüt : Zaten orada müslümanlardan sadece bir ev halkından başka kimse bulamadık.
Şaban Piriş : Zaten orada, müslüman olan bir evden başkasını da bulamadık.
Suat Yıldırım : Ama orada, bir hane dışında, Biz’e itaat eden aile bulamadık.
Süleyman Ateş : Zaten orada bir ev (halkın)dan başka müslüman da bulmadık.
Tefhim-ul Kuran : Ne var ki, orda müslümanlardan olan bir evden başkasını da bulmadık.
Ümit Şimşek : Gerçi orada Müslüman bir haneden fazlasını da bulmadık.
Yaşar Nuri Öztürk : Artık orada, bir ev dışında, müslümanlardan/Allah'a teslim olanlardan hiç kimse bulamıyorduk.

Şablon:Zariyatbakınız

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.