FANDOM


مَا كَذَبَ الْفُؤَادُ مَا رَأَى

Mâ kezebel fuâdu mâ reâ.

1. mâ kezebe : tekzip etmedi, yalanlamadı, reddetmedi
2. el fuâdu : fuad hassası (kalbindeki idrak hasası)
3. mâ reâ : gördüğü şey


İmam İskender Ali Mihr : Kalbindeki fuad (gönül gözü görmesi), gördüğü (ruhun gözlerinin gördüğü) şeyi tekzip etmedi.
Abdulbaki Gölpınarlı : Gönlü, gördüğünü yalanlamadı.
Abdullah Parlıyan : Kulunun kalbi, gördüğünü yalanlamadı.
Adem Uğur : (Gözleriyle) gördüğünü kalbi yalanlamadı.
Ahmed Hulusi : FUAD (Kalbindeki nöronların beyinde açtığı gerçeklikle bütünleşti dıştan gelen bilgi) yalanlamadı (inkâr etmedi) gördüğünü!
Ahmet Tekin : Muhammed’in aklı, kalbi, çıplak gözle gördüklerinin aksini düşünmedi, söylemedi.
Ahmet Varol : Onun gördüğünü gönül yalanlamadı.
Ali Bulaç : Onun gördüğünü gönül yalanlamadı.
Ali Fikri Yavuz : (Hz. Peygamber, mi’raçta gözü ile) gördüğünü, kalbi tekzib etmedi.
Bayraktar Bayraklı : (11-18) Kalp gördüğünü yalanlamadı. O'nun gördükleri hakkında onunla tartışıyor musunuz? Andolsun ki Cebrail'i bir başka inişte de görmüştü. Son sınır ağacı, sidretü'l-müntehâ yanında. O ağacın yanında Me'vâ cenneti vardır. Sidre'yi neler kaplamıştı neler! Ne gözü kaydı ne de belirlenen sınırı aştı. Andolsun ki Rabbinin en büyük âyetlerinden bir kısmını gördü.
Bekir Sadak : Gozunun gordugunu gonlu yalanlamadi.
Celal Yıldırım : Gözünün gördüğünü kalbi yalanlamadı.
Cemal Külünkoğlu : (Peygamberin gözlerinin) gördüğünü, kalbi yalanlamadı.
Diyanet İşleri (eski) : Gözünün gördüğünü gönlü yalanlamadı.
Diyanet Vakfi : (10-11) Bunun üzerine Allah, kuluna vahyini bildirdi. (Gözleriyle) gördüğünü kalbi yalanlamadı.
Edip Yüksel : Gördüğünü gönlü yalanlamadı.
Elmalılı Hamdi Yazır : Gözün gördüğünü kalb tekzib etmedi
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Gözün gördüğüne kalp yalan demedi.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Onun gördüğünü kalb(i) yalanlamadı.
Fizilal-il Kuran : O'nun gönlü, gözünün gördüğünü yalanlamadı.
Gültekin Onan : Onun gördüğünü yürek (fuadü) yalanlamadı.
Hasan Basri Çantay : Onun gördüğünü kalb (i) yalana çıkarmadı.
Hayrat Neşriyat : (Gözleriyle) gördüğünü, kalb(i) yalanlamadı.
İbni Kesir : Onun gördüğünü gönül yalanlamadı.
Kadri Çelik : Onun gördüğünü kalbi yalanlamadı.
Muhammed Esed : (Kulunun) kalbi gördüğünü yalanlamadı.
Ömer Nasuhi Bilmen : (11-12) Gördüğü şeyi kalbi tekzîp etmedi. Onun gördüğüne karşı onunla şimdi mücadelede mi bulunacaksınız?
Ömer Öngüt : Gözünün gördüğünü kalbi yalanlamadı.
Şaban Piriş : Gördüğünü gönül yalanlamadı.
Suat Yıldırım : Gözlerinin gördüğünü kalbi yalan saymadı.
Süleyman Ateş : Gönül gördüğünde yanılmadı (yalan söylemedi, gerçeği gördü).
Tefhim-ul Kuran : Onun gördüğünü gönül yalanlamadı.
Ümit Şimşek : Gözün gördüğünü kalp yalanlamadı.
Yaşar Nuri Öztürk : Kalp yalanlamadı gördüğünü.
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.