1/1 Enam Suresi
Kuran-ı Kerim
1/3


Arapça harfli ayet metni[düzenle | kaynağı değiştir]

وَكَذَلِكَ نُوَلِّي بَعْضَ الظَّالِمِينَ بَعْضًا بِمَا كَانُواْ يَكْسِبُونَ 	

Latin harflerine transcriptli metin[düzenle | kaynağı değiştir]

Ve kezâlike nuvellî ba’daz zâlimîne ba’dan bimâ kânû yeksibûn(yeksibûne).

Kelime anlamlı meal[düzenle | kaynağı değiştir]

 1.	ve kezâlike	: işte böylece

2. nuvellî : döndürürüz, çeviririz 3. ba'da ez zâlimîne : zalimlerin bir kısmını 4. ba'dan : bir kısmına 5. bi-mâ : ...'den dolayı, sebebiyle 6. kânû yeksibûne : kazanmış oldular

Abdülbaki Gölpınarlı[düzenle | kaynağı değiştir]

İşte biz, kazandıkları suç yüzünden zâlimlerin bir kısmını, bir kısmına böyle mûsâllat ederiz.

Ali Bulaç Meali[düzenle | kaynağı değiştir]

Böylece biz, kazandıkları dolayısıyla zalimlerin bir kısmını bir kısmının başına geçiririz.

Ahmet Varol Meali[düzenle | kaynağı değiştir]

İşte böylece, kazandıklarına karşılık zalimlerin bir kısmını diğerlerinin peşlerine takarız.

Diyanet İşleri Meali(Eski)[düzenle | kaynağı değiştir]

Zalimlerin bir kısmını, kazandıklarından ötürü diğer bir kısmına böylece musallat ederiz.

Diyanet İşleri Meali(Yeni)[düzenle | kaynağı değiştir]

İşte biz, kazanmakta oldukları günahlar sebebiyle zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmına böyle musallat ederiz.

Diyanet Vakfı Meali[düzenle | kaynağı değiştir]

İşte böylece işledikleri günahlardan ötürü zalimlerin bir kısmını diğer bir kısmının peşine takarız.

Edip Yüksel Meali[düzenle | kaynağı değiştir]

Zalimleri böylece eşleyerek birbirinin dostları yaparız. Yaptıklarından ötürü...

Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş metin)[düzenle | kaynağı değiştir]

İşte Biz, işleyip kazandıkları günahlardan dolayı zalimlerden kimini kimine dost ederiz.

Elmalılı Meali (Orjinal)[düzenle | kaynağı değiştir]

Ve işte biz, zalimlerin ba'zısını ba'zısına kesibleri sebebiyle böyle dost ederiz

Ömer Nasuhi Bilmen[düzenle | kaynağı değiştir]

Ve işte böylece zalimlerin bazısını bazısına irtikab ettikleri şeyler sebebiyle musallat ederiz.

Muhammed Esed[düzenle | kaynağı değiştir]

Ve bu şekilde, zalimlerin, (kötü) fiilleri ile birbirlerini ayartıp baştan çıkarmalarını sağlarız.

Suat Yıldırım[düzenle | kaynağı değiştir]

İşte biz, işledikleri günahlardan ötürü, zalimlerden kimini kimine musallat ederiz.

Süleyman Ateş Meali[düzenle | kaynağı değiştir]

İşte kazandıkları(günâhları)ndan ötürü zâlimlerin bir kısmını diğer bir kısmının peşine böyle takarız.

Şaban Piriş Meali[düzenle | kaynağı değiştir]

İşte böyle, zalimleri işledikleri sebebiyle birbirlerinin dostu yaparız..

Ümit Şimşek Meali[düzenle | kaynağı değiştir]

Kazandıkları günahlar yüzünden, zalimleri birbirine Biz böyle dost yaparız.

Yaşar Nuri Öztürk[düzenle | kaynağı değiştir]

İşte biz, zalimlerin bir kısmını bir kısmına, kazanır oldukları şeyler yüzünden bu şekilde dost/yardımcı/yönetici/önder yaparız.

Yusuf Ali (English)[düzenle | kaynağı değiştir]

Thus do we make the wrong-doers turn to each other, because of what they earn.

M. Pickthall (English)[düzenle | kaynağı değiştir]

Thus We let some of the wrong-doers have power over others because of what they are wont to earn.

Elmalı tefsiri (sadeleştirilmiş)[düzenle | kaynağı değiştir]

Muhammed Esed Tefsiri[düzenle | kaynağı değiştir]

Ve bu şekilde, zalimlerin, [kötü] fiilleri ile birbirlerini ayartıp baştan çıkarmalarını (115) sağlarız.

115 - Lafzen, "birbirlerine yakın olmalarını" yahut "birbirlerini tutmalarını". Yukarıdaki cümlenin başındaki "bu şekilde" (kezâlike) ibaresi, kötülerin, "zihinleri çelmeyi amaçlayan yaldızlı/parlak yarı-hakikatleri birbirlerine fısıldama" (bu surenin 112. ayeti) şekillerine açık bir işarettir

Ömer Nasuhi Bilmen Tefsiri[düzenle | kaynağı değiştir]

129. Ve işte böylece zâlimlerin bazısını bazısına işledikleri şeyler sebebiyle musallat ederiz.

129. (Ve işte böylece) insanların ve cinlerin halleri ve onların haklarındaki cezalar gibi ve cinlerin insanları azdırmaya uğraşmaları gibi (zâlimlerin) zulümkâr olan insanların (bazısını bazısına işledikleri şeyler sebebiyle) kendilerinin gayrimeşru hareketleri yüzünden onların devamlı olarak küfr ve isyanda bulunmalarından dolayı (musallat ederiz.) onlar birbirini azdırır ve saptırır dururlar. Bu hâl kendileri için bir cezadır, bir musibettir. Veyahut onlar fenalıkları birlikte işledikleri gibi kendilerini de azap sahasında birbirine yaklaştırırız.

§ Bu âyeti kerimenin tefsiri hususunda İbni Abbas Hazretlerinden şöyle rivayet edilmektedir: "Cenâb-ı Hak, bir kavim hakkında hayır dilerse onların işlerine en hayırlı olanlarını tâyin eder. Ve bir kavmin hakkında şer dilerse onların işlerine de en şerli olanlarını görevlendirir." Bütün bu suretlerle tecelli eden ilâhî takdir insanların Allah tarafından bilenen güzel veya çirkin hareketlerinin bir mükâfat veya cezasıdır. Temiz, pâk olan ruhlar, kendileri gibi pâk ruhlara temayül eder. Pis olan ruhlar da kendileri gibi kirli olan ruhlara katılır, herkes kendi benzerine eğilim gösterir.

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.