FANDOM



وَمَا تَأْتِيهِم مِّنْ آيَةٍ مِّنْ آيَاتِ رَبِّهِمْ إِلاَّ كَانُواْ عَنْهَا مُعْرِضِينَ

Ve mâ te’tîhim min âyetin min âyâti rabbihim illâ kânû anhâ mu’rıdîn(mu’rıdîne).


1. ve mâ te'tî-him : ve onlara gelmez (gelmemiştir)
2. min âyetin : bir âyet, mucize
3. min âyâti : âyetlerden
4. rabbi-him : onların Rabbi, Rab'leri
5. illâ kânû : ...'den başka olmadılar (...olmasınlar)
6. an-hâ : ondan
7. mu'rıdîne : yüz çeviren kimseler


Diyanet İşleri : Onlara Rablerinin âyetlerinden hiçbir âyet gelmez ki ondan yüz çevirmesinler.
Abdulbaki Gölpınarlı : Onlara Rablerinin âyetlerinden bir âyet gelmemiştir ki ondan yüz çevirmesinler.
Adem Uğur : Rablerinin âyetlerinden onlara (kâfirlere) bir âyet gelmeyedursun, o âyetlerden ille de yüz çevirirler.
Ahmed Hulusi : Onlara Rablerinin işaretlerinden (inzâl olmuş veya açıkta olan) bir delil gelmez ki, ona sırt çevirmesinler!
Ahmet Tekin : Rabbinin birliğini ve kudretini anlatan, âyetlerinden onlara bir âyet gelmeye görsün, o âyetlerden, Kur’ân’dan ille de yüz çevirirler, tebliğine, Kur’ân’ın ve sünnetin hayata geçirilmesine engel tedbirler alırlar.
Ahmet Varol : Onlara ne zaman Rabblerinin ayetlerinden bir ayet gelse mutlaka ondan yüz çevirirler.
Ali Bulaç : Onlara Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeyiversin, mutlaka ondan yüz çevirirler.
Ali Fikri Yavuz : Böyle iken, onlara (Mekke’lilere) Rablerinin âyetlerinden gelen bir âyet yoktur ki, ondan yüz çevirmiş olmasınlar.
Bekir Sadak : Onlara Rablerinin ayetlerinden bir ayet geldikce ondan yuz cevirirlerdi.
Celal Yıldırım : Onlara Rablerinden ne kadar bir âyet geldiyse, mutlaka ondan yüzçevirdiler.
Diyanet İşleri (eski) : Onlara Rablerinin ayetlerinden bir ayet geldikçe ondan yüz çevirirlerdi.
Diyanet Vakfi : Rablerinin âyetlerinden onlara (kâfirlere) bir âyet gelmeyedursun, o âyetlerden ille de yüz çevirirler.
Edip Yüksel : Onlara Rab'lerinin ayetlerinden (delil ve mucizelerinden) hangi bir ayet gelmişse ondan yüz çevirmişlerdir.
Elmalılı Hamdi Yazır : Böyle iken onlara Rabb’larının ayetlerinden herhangi bir ayet gelmiyor ki mutlak ondan yüz çevirmiş olmasınlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Böyle iken onlara Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmez ki, ondan yüz çevirmiş olmasınlar.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Onlara Rab'lerinin âyetlerinden hiçbir âyet gelmez ki, ondan yüz çevirmesinler.
Fizilal-il Kuran : Oysa kâfirler kendilerine Rabblerinden gelen her ayete yüz çevirirler.
Gültekin Onan : Onlara rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeyiversin, mutlaka ondan yüz çevirirler.
Hasan Basri Çantay : Onlara (Mekkelilere) Rablerinin âyetlerinden bir âyet gelmeyedursun, onlar ille bundan yüz çeviricilerdir.
Hayrat Neşriyat : Böyle iken, onlara (o müşriklere) Rablerinin âyetlerinden hiçbir âyet gelmiyor ki ondan yüz çevirmiş kimseler olmasınlar!
İbni Kesir : Rabblarının ayetlerinden bir ayet onlara gelmez ki; ondan yüzçevirmiş olmasınlar.
Muhammed Esed : Ama ne zaman onlara Rablerinin mesajlarından bir mesaj gelse, o (hakikati inkar ede)nler ona sırt çevirirler:
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve onlara Rablerinin âyetlerinden bir âyet gelmez ki, illâ onlar O'ndan yüz çevirirler.
Ömer Öngüt : Onlara ne zaman Rablerinin âyetlerinden bir âyet gelse mutlaka ondan yüz çevirirler.
Şaban Piriş : Onlara Rab’lerinin ayetlerinden bir ayet gelmedi ki ondan yüz çevirmesinler.
Suat Yıldırım : Böyle iken, Rab’lerinden onlara ne zaman bir âyet geldiyse mutlaka ondan yüz çevirirler.
Süleyman Ateş : Onlara Rablerinin âyetlerinden hiçbir âyet gelmez ki, ondan yüz çevirmesinler.
Tefhim-ul Kuran : Onlara Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelmeyiversin, mutlaka ondan yüz çevirirler.
Ümit Şimşek : Lâkin onlara Rablerinin âyetlerinden hangi bir âyet gelse, yine bundan yüz çevirirler.
Yaşar Nuri Öztürk : Onlara Rablerinin ayetlerinden bir ayet gelir gelmez, ondan hemen yüz çeviriyorlardı.
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.