FANDOM


Edit

قُلْ إِنَّمَا الْعِلْمُ عِندَ اللَّهِ وَإِنَّمَا أَنَا نَذِيرٌ مُّبِينٌ

Kul innemel ilmu indallâhi ve innemâ ene nezîrun mubîn(mubînun).


1. kul : de
2. innemâ : ancak, sadece
3. el ilmu : ilim, bilgi
4. inde allâhi : Allah'ın indinde, yanında
5. ve innemâ : ve ancak, sadece
6. ene : ben
7. nezîrun : uyarıcı
8. mubînun : apaçık, açıklayan, açıkça bildiren


M Hamdi Yazır : De ki, o ılim ancak Allahın ındindedir, ben sade açık anlatan bir nezîr (kocundurucu bir Peygamber)im.
Diyanet İşleri : De ki: “O bilgi, ancak Allah katındadır. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım.”
Abdulbaki Gölpınarlı : De ki: Bilgi, ancak Allah katındadır ve ben, ancak apaçık bir korkutucuyum.
Adem Uğur : De ki: O bilgi, ancak Allah'a mahsustur. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım.
Ahmed Hulusi : De ki: "O'nun bilgisi Allâh indîndedir! Şüphesiz ki ben apaçık uyarıcıyım!"
Ahmet Tekin : 'Bununla ilgili bilgi yalnız Allah katındadır. Ben sadece, sorumluluk, hesap ve cezanın varlığını açıklayan apaçık bir uyarıcıyım.' de.
Ahmet Varol : De ki: '(Onunla ilgili) bilgi ancak Allah katındadır. Ben yalnızca apaçık bir uyarıcıyım.'
Ali Bulaç : De ki: "(Bununla ilgili) Bilgi ancak Allah'ın katındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."
Ali Fikri Yavuz : (Onlara) de ki: “- O (azaba dair) ilim, ancak Allah katındadır. Ben, sadece açık anlatan (azabla korkutucu) bir peygamberim.”
Bekir Sadak : De ki: «Onu bilmek ancak Allah'a mahsustur. Ben sadece apacik bir uyariciyim.»
Celal Yıldırım : De ki: Bunun bilgisi ancak Allah katındadır. Ben sadece açık bir uyarıcıyım.
Diyanet İşleri (eski) : De ki: 'Onu bilmek ancak Allah'a mahsustur. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım.'
Diyanet Vakfi : De ki: O bilgi, ancak Allah'a mahsustur. Ben ise sadece apaçık bir uyarıcıyım.
Edip Yüksel : De ki, 'Bu bilgi ALLAH'ın katındadır. Ben sadece apaçık bir uyarıcıyım.'
Elmalılı Hamdi Yazır : De ki, o ılim ancak Allahın ındindedir, ben sade açık anlatan bir nezîr (kocundurucu bir Peygamber)im.
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : De ki: «(Ona ait) o bilgi ancak Allah'ın katındadır. Ben, yalnızca açıkça anlatan bir uyarıcıyım (peygamberim).»
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : De ki: «(O'na ait) bilgi, Allah'ın yanındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım.»
Fizilal-il Kuran : De ki: «O bilgi ancak Allah'a mahsustur. Ben ise sadece açık sözlü bir uyarıcıyım.»
Gültekin Onan : De ki: "(Bununla ilgili) Bilgi ancak Tanrı'nın katındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."
Hasan Basri Çantay : De ki: O (nun vaktına âid) bilgi ancak Allahın nezdindedir. Ben sâdece Allahın azabını apaçık haber veren (bir peygamber) im».
Hayrat Neşriyat : De ki: 'O bilgi, yalnız Allah katındadır. Ben ise ancak (O’nun azâbını haber veren)apaçık bir korkutucuyum!'
İbni Kesir : De ki: Bilgi; ancak Allah katındadır. Ve ben sadece apaçık bir uyarıcıyım.
Muhammed Esed : Onlara de ki (ey Peygamber): "Onun bilgisi yalnız Allah katındadır; ben ise sadece bir uyarıcıyım".
Ömer Nasuhi Bilmen : De ki: «Şüphe yok, ona ait bilgi ancak Allah'ın indindedir ve ben muhakkak ki ancak açıkça bildiren bir korkutucu peygamberim.»
Ömer Öngüt : Resulüm! De ki: "O bilgi ancak Allah katındadır. Ben ise apaçık bir uyarıcıyım. "
Şaban Piriş : De ki: - Bunun bilgisi yalnız Allah’tadır. Ben sadece bir uyarıcıyım.
Suat Yıldırım : De ki: "Bunu yalnız Allah bilir. Ben ise sadece açık ve kesin bir tarzda uyarırım."
Süleyman Ateş : De ki: (Ona âit) Bilgi, Allâh'ın yanındadır. Ben ancak apaçık bir uyarıcıyım."
Tefhim-ul Kuran : De ki: «(Bununla ilgili) Bilgi ancak Allah'ın katındadır. Ben ancak apaçık olan bir uyarıcı-korkutucuyum.»
Ümit Şimşek : Sen de ki: Onun bilgisi Allah katındadır; ben ise apaçık bir uyarıcıyım.
Yaşar Nuri Öztürk : De ki: "Bilgi Allah'ın katındadır. Bana gelince, ben ancak açıkça uyaran biriyim."
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.