FANDOM




فَتَنَادَوا مُصْبِحِينَ

Fe tenâdev musbihîn(musbihîne).


1. fe : sonra, nihayet
2. tenâdev : birbirlerine nida ettiler, seslendiler
3. musbihîne : sabah olunca


Muhammed Hamdi Yazır : Derken sabaha yakın birbirlerine seslendiler
Diyanet İşleri : (21-22) Derken, sabahleyin birbirlerine, “Haydi, eğer ürününüzü devşirecekseniz erkenden gidin” diye seslendiler.
Abdulbaki Gölpınarlı : Sabahleyin birbirlerine sesleniyorlardı.
Adem Uğur : Sabah olurken birbirlerine seslendiler.
Ahmed Hulusi : Sabah olurken (kalktıklarında) birbirlerine seslendiler:
Ahmet Tekin : Sabah olmak üzereyken birbirlerine seslendiler.
Ahmet Varol : Sabahleyin birbirlerine seslendiler.
Ali Bulaç : Nihayet sabah vakti birbirlerine seslendiler.
Ali Fikri Yavuz : Derken sabahleyin birbirlerine seslendiler:
Bekir Sadak : (21-22) Sabah erken: «Urunlerinizi devsirecekseniz erken cikin» diye birbirlerine seslendiler.
Celal Yıldırım : Sabahleyin birbirlerine seslendiler:
Diyanet İşleri (eski) : (21-22) Sabah erken: 'Ürünlerinizi devşirecekseniz erken çıkın' diye birbirlerine seslendiler.
Diyanet Vakfi : (21-22) (Beri tarafta ise) onlar, sabah olurken: Madem devşireceksiniz, hadi erkenden mahsülünüzün başına gidin! diye birbirlerine seslendiler.
Edip Yüksel : Sabahleyin birbirlerine seslendiler:
Elmalılı Hamdi Yazır : Derken sabaha yakın birbirlerine seslendiler
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Derken sabaha yakın birbirlerine seslendiler.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Derken sabahleyin birbirlerine seslendiler:
Fizilal-il Kuran : Sabahleyin birbirlerine seslendiler.
Gültekin Onan : Nihayet sabah vakti birbirlerine seslendiler.
Hasan Basri Çantay : İşte sabaha karşı birbirlerini çağırdılar.
Hayrat Neşriyat : (21-22) Nihâyet sabaha ulaşan kimseler iken: 'Eğer (bahçenizi) devşirecek olanlarsanız, erkenden mahsûlünüzün başına gidin!' diye birbirlerine seslendiler.
İbni Kesir : Sabah erken birbirlerine seslendiler;
Muhammed Esed : Sabah erken kalktıklarında birbirlerine seslendiler:
Ömer Nasuhi Bilmen : (20-21) Artık o bostan yanarak simsiyah kesilmiş gibi bir hale dönüverdi. Derken sabahladıkları vakit birbirlerine seslendiler.
Ömer Öngüt : Sabah olurken birbirine seslendiler:
Şaban Piriş : Sabahleyin birbirlerine seslendiler:
Suat Yıldırım : (21-22) Onlar ise olup bitenden habersiz, neşeli neşeli birbirlerine seslendiler: "Haydi, mâdem devşireceksiniz, çabuk ekininizin başına!"
Süleyman Ateş : Sabahleyin birbirlerine seslendiler:
Tefhim-ul Kuran : Nihayet sabah vakti birbirlerine seslendiler.
Ümit Şimşek : Sabah olduğunda seslendiler:
Yaşar Nuri Öztürk : Sabaha çıktıklarında birbirlerine seslendiler:
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.