FANDOM


(Sayfa oluşturdu, içeriği: ' نَحْنُ نَقُصُّ عَلَيْكَ أَحْسَنَ الْقَصَصِ بِمَا أَوْحَيْنَا إِلَيْكَ هَذَا الْقُرْآنَ ...')
 
 
2. satır: 2. satır:
   
   
نَحْنُ نَقُصُّ عَلَيْكَ أَحْسَنَ الْقَصَصِ بِمَا أَوْحَيْنَا إِلَيْكَ هَذَا الْقُرْآنَ وَإِن كُنتَ مِن قَبْلِهِ لَمِنَ الْغَافِلِينَ
+
<p style="color: rgb(0, 0, 0); font-family: "Simplified Arabic","Arabic Transparent","arabca3","MS Sans Serif"; font-size: 2em;">وَإِنَّ لَكَ لَأَجْرًا غَيْرَ مَمْنُونٍ</p>
  +
  +
  +
  +
<p style="color: rgb(0, 128, 0); font-family: "Tahoma"; font-size: 1.8em;">Ve inne leke le ecren gayre memnûn(memnûnin).</p>
  +
   
Nahnu nakussu aleyke ahsenel kasası bimâ evhaynâ ileyke hâzel kur’âne ve in kunte min kablihî le minel gâfilîn(gâfilîne).
 
   
   
11. satır: 10. satır:
 
|- valign="top"
 
|- valign="top"
 
| align="right" width="5%"|'''1.'''
 
| align="right" width="5%"|'''1.'''
| width="30%"|'''nahnu'''
+
| width="30%"|'''ve inne'''
|: biz
+
|: ve muhakkak ki
 
|- valign="top"
 
|- valign="top"
 
| align="right" width="5%"|'''2.'''
 
| align="right" width="5%"|'''2.'''
| width="30%"|'''nakussu'''
+
| width="30%"|'''leke'''
|: anlatıyoruz, naklediyoruz, kıssa ediyoruz
+
|: senin, senin için
 
|- valign="top"
 
|- valign="top"
 
| align="right" width="5%"|'''3.'''
 
| align="right" width="5%"|'''3.'''
| width="30%"|'''aleyke'''
+
| width="30%"|'''le'''
|: sana
+
|: mutlaka, elbette
 
|- valign="top"
 
|- valign="top"
 
| align="right" width="5%"|'''4.'''
 
| align="right" width="5%"|'''4.'''
| width="30%"|'''ahsene el kasası'''
+
| width="30%"|'''ecren'''
|: en güzel kıssaları
+
|: ecir, mükâfat
 
|- valign="top"
 
|- valign="top"
 
| align="right" width="5%"|'''5.'''
 
| align="right" width="5%"|'''5.'''
| width="30%"|'''bi-mâ'''
+
| width="30%"|'''gayre'''
|: şey ile
+
|: olmayan,
 
|- valign="top"
 
|- valign="top"
 
| align="right" width="5%"|'''6.'''
 
| align="right" width="5%"|'''6.'''
| width="30%"|'''evhaynâ'''
+
| width="30%"|'''memnûnin'''
|: vahyettik
+
|: kesilen, devam etmeyen
|- valign="top"
 
| align="right" width="5%"|'''7.'''
 
| width="30%"|'''ileyke'''
 
|: sana
 
|- valign="top"
 
| align="right" width="5%"|'''8.'''
 
| width="30%"|'''hâze el kur'âne'''
 
|: bu Kur'ân'ı
 
|- valign="top"
 
| align="right" width="5%"|'''9.'''
 
| width="30%"|'''ve in kunte'''
 
|: ve eğer, oysa sen ..... idin
 
|- valign="top"
 
| align="right" width="5%"|'''10.'''
 
| width="30%"|'''min kabli-hî'''
 
|: ondan önce
 
|- valign="top"
 
| align="right" width="5%"|'''11.'''
 
| width="30%"|'''le min el gâfilîne'''
 
|: gâfillerden
 
 
|}
 
|}
   
   
{| border="1" bordercolor="#D0D0D0" cellpadding="3" rules="rows" width="100%"
+
  +
  +
{| border="1" bordercolor="#d0d0d0" cellpadding="3" rules="rows" style="border-collapse: collapse;" width="100%"
  +
|- bgcolor="#ffffc0" valign="top"
  +
| nowrap="nowrap"|Muhammed Hamdi Yazır
  +
|:
  +
|Ve tükenmez bir ecir var muhakkak senin için
 
|- valign="top"
 
|- valign="top"
 
| nowrap="nowrap"|Diyanet İşleri
 
| nowrap="nowrap"|Diyanet İşleri
 
|:
 
|:
|Sana bu Kur’an’ı vahyetmekle kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Hâlbuki daha önce sen bunlardan habersiz idin.
+
|Şüphesiz sana tükenmez bir mükâfat vardır.
|- bgcolor="#F0F0F0" valign="top"
+
|- bgcolor="#f0f0f0" valign="top"
 
| nowrap="nowrap"|Abdulbaki Gölpınarlı
 
| nowrap="nowrap"|Abdulbaki Gölpınarlı
 
|:
 
|:
|Sana bu Kur'ân'ı vahyederek kıssaların en güzelini hikâye edeceğiz ve bundan önce sen elbette onu bilmeyenlerdendin.
+
|Ve sana, tükenmez, minnetsiz bir mükâfat var.
 
|- valign="top"
 
|- valign="top"
 
| nowrap="nowrap"|Adem Uğur
 
| nowrap="nowrap"|Adem Uğur
 
|:
 
|:
|(Ey Muhammed!) Biz, sana bu Kur'an'ı vahyetmekle geçmiş milletlerin haberlerini sana en güzel bir şekilde anlatıyoruz. Gerçek şu ki, sen bundan önce (bu haberleri) elbette bilmeyenlerden idin.
+
|Hiç şüphesiz senin için bitip tükenmeyen bir mükâfat vardır.
|- bgcolor="#F0F0F0" valign="top"
+
|- bgcolor="#f0f0f0" valign="top"
 
| nowrap="nowrap"|Ahmed Hulusi
 
| nowrap="nowrap"|Ahmed Hulusi
 
|:
 
|:
|Şu Kurân'ı (OKUnası, kavranılası metni) sana vahyederek (hakikatin olan Esmâ mertebesindeki ilimden bilincine yönlendirerek) biz (Esmâ özelliklerimiz itibarıyla biz), ibret verici olaylardan birini en güzel anlatımla sende açığa çıkartıyoruz. . . Önceden şüphesiz bu bilgi sana kapalıydı!
+
|Muhakkak ki senin için ardı kesilmeyen bir mükâfat vardır.
 
|- valign="top"
 
|- valign="top"
 
| nowrap="nowrap"|Ahmet Tekin
 
| nowrap="nowrap"|Ahmet Tekin
 
|:
 
|:
|Sana, bu Kur’ân’ı vahyetmekle, geçmiş milletlerin kıssalarını, kıssaların en güzelini biz anlatmış oluyoruz. Daha önce bunlardan senin haberin yoktu.
+
|Sana, sadece sana, elbette bitmez tükenmez mükâfatlar vardır.
|- bgcolor="#F0F0F0" valign="top"
+
|- bgcolor="#f0f0f0" valign="top"
 
| nowrap="nowrap"|Ahmet Varol
 
| nowrap="nowrap"|Ahmet Varol
 
|:
 
|:
|Biz, bu Kur'an'ı sana vahyetmekle kıssaların en güzelini sana anlatıyoruz. Oysa daha önce (bunlardan) haberi olmayanlardandın.
+
|Senin için kesintisiz bir ecir vardır.
 
|- valign="top"
 
|- valign="top"
 
| nowrap="nowrap"|Ali Bulaç
 
| nowrap="nowrap"|Ali Bulaç
 
|:
 
|:
|Biz bu Kur'an'ı sana vahyetmemizle, en güzel kıssaları gerçek bir haber (kıssa) olarak sana aktarıyoruz, oysa sen, daha önce, bundan haberi olmayanlardandın.
+
|Gerçekten senin için kesintisi olmayan bir ecir vardır.
|- bgcolor="#F0F0F0" valign="top"
+
|- bgcolor="#f0f0f0" valign="top"
 
| nowrap="nowrap"|Ali Fikri Yavuz
 
| nowrap="nowrap"|Ali Fikri Yavuz
 
|:
 
|:
|Sana bu sûreyi vahyetmemizle, en güzel kıssayı sana anlatacağız. Halbuki sen, daha önce bundan asla haberdar değildin.
+
|Ve muhakkak sana tükenmez bir sevap var...
 
|- valign="top"
 
|- valign="top"
 
| nowrap="nowrap"|Bekir Sadak
 
| nowrap="nowrap"|Bekir Sadak
 
|:
 
|:
|Biz bu Kuran'i vahyederek, sana en guzel kissalari anlatiyoruz.. Oysa daha once sen bunlardan habersizdin.
+
|Dogrusu sana kesintisiz bir ecir vardir.
|- bgcolor="#F0F0F0" valign="top"
+
|- bgcolor="#f0f0f0" valign="top"
 
| nowrap="nowrap"|Celal Yıldırım
 
| nowrap="nowrap"|Celal Yıldırım
 
|:
 
|:
|Sana bu Kur'ân'ı vahyetmemizle, kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Halbuki daha önce bundan haberin yoktu.
+
|Şüphesiz ki senin için ardı arkası kesilmez bir ecir vardır.
 
|- valign="top"
 
|- valign="top"
 
| nowrap="nowrap"|Diyanet İşleri (eski)
 
| nowrap="nowrap"|Diyanet İşleri (eski)
 
|:
 
|:
|Biz bu Kuran'ı vahyederek, sana en güzel kıssaları anlatıyoruz.. Oysa daha önce sen bunlardan habersizdin.
+
|Doğrusu sana kesintisiz bir ecir vardır.
|- bgcolor="#F0F0F0" valign="top"
+
|- bgcolor="#f0f0f0" valign="top"
 
| nowrap="nowrap"|Diyanet Vakfi
 
| nowrap="nowrap"|Diyanet Vakfi
 
|:
 
|:
|(Ey Muhammed!) Biz, sana bu Kur'an'ı vahyetmekle geçmiş milletlerin haberlerini sana en güzel bir şekilde anlatıyoruz. Gerçek şu ki, sen bundan önce (bu haberleri) elbette bilmeyenlerden idin.
+
|Hiç şüphesiz senin için bitip tükenmeyen bir mükâfat vardır.
 
|- valign="top"
 
|- valign="top"
 
| nowrap="nowrap"|Edip Yüksel
 
| nowrap="nowrap"|Edip Yüksel
 
|:
 
|:
|Sana bu Kuran'ı vahyederek, sana en güzel bir anlatımla tarihi aktarıyoruz. Sen daha önce bundan habersizdin.
+
|Senin için kesintisiz bir ödül vardır.
|- bgcolor="#F0F0F0" valign="top"
+
|- bgcolor="#f0f0f0" valign="top"
 
| nowrap="nowrap"|Elmalılı Hamdi Yazır
 
| nowrap="nowrap"|Elmalılı Hamdi Yazır
 
|:
 
|:
|Sana bu Kur'anı vahyetmemizle biz bir kıssa anlatıyoruz ki ahsenülkasas senin ise doğrusu bundan evvel hiç hâberin yoktu
+
|Ve tükenmez bir ecir var muhakkak senin için
 
|- valign="top"
 
|- valign="top"
 
| nowrap="nowrap"|Elmalılı (sadeleştirilmiş)
 
| nowrap="nowrap"|Elmalılı (sadeleştirilmiş)
 
|:
 
|:
|Biz sana bu Kuran'ı vahyetmekle kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Doğrusu, senin bundan önce hiç haberin yoktu.
+
|Ve muhakkak senin için tükenmez bir mükafat var.
|- bgcolor="#F0F0F0" valign="top"
+
|- bgcolor="#f0f0f0" valign="top"
 
| nowrap="nowrap"|Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
 
| nowrap="nowrap"|Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2)
 
|:
 
|:
|Sana bu Kur'ân'ı vahyetmekle biz, sana kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Gerçek şu ki, daha önce senin bundan hiç haberin yoktu.
+
|Kuşkusuz senin için tükenmez bir ecir var.
 
|- valign="top"
 
|- valign="top"
 
| nowrap="nowrap"|Fizilal-il Kuran
 
| nowrap="nowrap"|Fizilal-il Kuran
 
|:
 
|:
|Biz bu Kur'an'ı vahyetmekle sana kıssaların, eski milletler ile ilgili hikâyelerin en güzelini anlatıyoruz. Oysa daha önce bu hikâyeleri hiç bilmiyordun.
+
|Senin için kesintisiz bir mükafat vardır.
|- bgcolor="#F0F0F0" valign="top"
+
|- bgcolor="#f0f0f0" valign="top"
 
| nowrap="nowrap"|Gültekin Onan
 
| nowrap="nowrap"|Gültekin Onan
 
|:
 
|:
|Biz bu Kuran'ı sana vahyetmemizle, en güzel kıssaları gerçek bir haber (kıssa) olarak sana aktarıyoruz; oysa sen, daha önce, bundan haberi olmayanlardandın.
+
|Gerçekten senin için kesintisi olmayan bir ecir vardır.
 
|- valign="top"
 
|- valign="top"
 
| nowrap="nowrap"|Hasan Basri Çantay
 
| nowrap="nowrap"|Hasan Basri Çantay
 
|:
 
|:
|Biz sana bu Kur'ânı (bu sûreyi) vahyetmek suretiyle en güzel beyânı kıssa olarak anlatacağız. Halbuki sen daha evvel bundan elbet haberdâr olmayanlardandın.
+
|Senin için muhakkak ve muhakkak tükenmeyen bir mükâfat vardır.
|- bgcolor="#F0F0F0" valign="top"
+
|- bgcolor="#f0f0f0" valign="top"
 
| nowrap="nowrap"|Hayrat Neşriyat
 
| nowrap="nowrap"|Hayrat Neşriyat
 
|:
 
|:
|Biz, bu Kur’ân’ı sana vahyetmekle, sana kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Elbette(sen) ondan önce (bunlardan) habersiz olanlardan idin.
+
|Hem şübhesiz ki senin için, elbette kesintiye uğramayacak olan bir mükâfât vardır.
 
|- valign="top"
 
|- valign="top"
 
| nowrap="nowrap"|İbni Kesir
 
| nowrap="nowrap"|İbni Kesir
 
|:
 
|:
|Biz; sana, bu Kur'an'ı vahyetmekle; kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Halbuki sen, daha önce bundan habersizdin.
+
|Doğrusu senin için tükenmeyen bir mükafat vardır.
|- bgcolor="#F0F0F0" valign="top"
+
|- bgcolor="#f0f0f0" valign="top"
 
| nowrap="nowrap"|Muhammed Esed
 
| nowrap="nowrap"|Muhammed Esed
 
|:
 
|:
|Biz bu Kuran'ı sana vahyettikçe, (ey Peygamber,) bundan önce senin de (vahyin ne olduğundan) habersiz kimselerden olduğunu bilerek onu sana mümkün olan en iyi, en güzel üslupla açıklıyoruz.
+
|Ve senin için kesintisiz bir ödül vardır;
 
|- valign="top"
 
|- valign="top"
 
| nowrap="nowrap"|Ömer Nasuhi Bilmen
 
| nowrap="nowrap"|Ömer Nasuhi Bilmen
 
|:
 
|:
|Biz sana bu Kur'an'ı vahyetmemizle sana en güzel kıssayı naklediyoruz. Halbuki, sen ondan evvel elbette bundan habersizdin.
+
|Ve şüphe yok ki senin için bir tükenmez mükâfaat vardır.
|- bgcolor="#F0F0F0" valign="top"
+
|- bgcolor="#f0f0f0" valign="top"
 
| nowrap="nowrap"|Ömer Öngüt
 
| nowrap="nowrap"|Ömer Öngüt
 
|:
 
|:
|Resulüm! Biz sana bu Kur'an'ı vahyetmekle sana kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Gerçek şu ki, sen daha önce bunlardan habersizdin.
+
|Senin için tükenmeyen bir mükâfat var.
 
|- valign="top"
 
|- valign="top"
 
| nowrap="nowrap"|Şaban Piriş
 
| nowrap="nowrap"|Şaban Piriş
 
|:
 
|:
|Biz, sana bu Kur’an’ı vahyederek daha önce haberdar olmadığın en güzel olayı hikaye edeceğiz.
+
|Senin için sonsuz bir ecir vardır.
|- bgcolor="#F0F0F0" valign="top"
+
|- bgcolor="#f0f0f0" valign="top"
 
| nowrap="nowrap"|Suat Yıldırım
 
| nowrap="nowrap"|Suat Yıldırım
 
|:
 
|:
|Biz, bu Kur’ân’ı sana vahyetmekle, geçmiş ümmetlerin birtakım haberlerini en güzel şekilde beyan ediyoruz. Şu bir gerçek ki daha önce senin bundan hiç haberin yoktu.
+
|Hem senin ecrin, mükâfatın hiç kesilmez!
 
|- valign="top"
 
|- valign="top"
 
| nowrap="nowrap"|Süleyman Ateş
 
| nowrap="nowrap"|Süleyman Ateş
 
|:
 
|:
|Biz, bu Kur'ân'ı vahyetmekle sana kıssaların en güzelini anlatıyoruz. Sen ondan önce (bunları) bilmeyenlerden idin.
+
|Senin için kesintisiz bir mükâfât vardır.
|- bgcolor="#F0F0F0" valign="top"
+
|- bgcolor="#f0f0f0" valign="top"
 
| nowrap="nowrap"|Tefhim-ul Kuran
 
| nowrap="nowrap"|Tefhim-ul Kuran
 
|:
 
|:
|Biz bu Kur'an'ı sana vahyetmemizle, en güzel kıssaları gerçek bir haber (kıssa) olarak sana aktarmaktayız, oysa sen, daha önce bundan haberi olmayanlardandın.
+
|Gerçekten senin için kesintisi olmayan bir ecir vardır.
 
|- valign="top"
 
|- valign="top"
 
| nowrap="nowrap"|Ümit Şimşek
 
| nowrap="nowrap"|Ümit Şimşek
 
|:
 
|:
|Sana vahyettiğimiz bu Kur'ân ile, Biz kıssaların en güzelini sana anlatıyoruz. Daha önce ise sen bunlardan habersizdin.
+
|Senin için ardı arkası kesilmeyecek bir ödül vardır.
|- bgcolor="#F0F0F0" valign="top"
+
|- bgcolor="#f0f0f0" valign="top"
 
| nowrap="nowrap"|Yaşar Nuri Öztürk
 
| nowrap="nowrap"|Yaşar Nuri Öztürk
 
|:
 
|:
|Biz bu Kur'an'ı sana vahyederek, hikâyelerin en güzelini anlatıyoruz. Oysaki sen, bundan önce bunlardan tamamen habersiz olanlardandın.
+
|Senin için kesintisiz bir ödül var.
 
|}
 
|}

14:28, Mayıs 12, 2012 itibarı ile sayfanın şu anki hâli


وَإِنَّ لَكَ لَأَجْرًا غَيْرَ مَمْنُونٍ


Ve inne leke le ecren gayre memnûn(memnûnin).



1. ve inne : ve muhakkak ki
2. leke : senin, senin için
3. le : mutlaka, elbette
4. ecren : ecir, mükâfat
5. gayre : olmayan,
6. memnûnin : kesilen, devam etmeyen



Muhammed Hamdi Yazır : Ve tükenmez bir ecir var muhakkak senin için
Diyanet İşleri : Şüphesiz sana tükenmez bir mükâfat vardır.
Abdulbaki Gölpınarlı : Ve sana, tükenmez, minnetsiz bir mükâfat var.
Adem Uğur : Hiç şüphesiz senin için bitip tükenmeyen bir mükâfat vardır.
Ahmed Hulusi : Muhakkak ki senin için ardı kesilmeyen bir mükâfat vardır.
Ahmet Tekin : Sana, sadece sana, elbette bitmez tükenmez mükâfatlar vardır.
Ahmet Varol : Senin için kesintisiz bir ecir vardır.
Ali Bulaç : Gerçekten senin için kesintisi olmayan bir ecir vardır.
Ali Fikri Yavuz : Ve muhakkak sana tükenmez bir sevap var...
Bekir Sadak : Dogrusu sana kesintisiz bir ecir vardir.
Celal Yıldırım : Şüphesiz ki senin için ardı arkası kesilmez bir ecir vardır.
Diyanet İşleri (eski) : Doğrusu sana kesintisiz bir ecir vardır.
Diyanet Vakfi : Hiç şüphesiz senin için bitip tükenmeyen bir mükâfat vardır.
Edip Yüksel : Senin için kesintisiz bir ödül vardır.
Elmalılı Hamdi Yazır : Ve tükenmez bir ecir var muhakkak senin için
Elmalılı (sadeleştirilmiş) : Ve muhakkak senin için tükenmez bir mükafat var.
Elmalılı (sadeleştirilmiş - 2) : Kuşkusuz senin için tükenmez bir ecir var.
Fizilal-il Kuran : Senin için kesintisiz bir mükafat vardır.
Gültekin Onan : Gerçekten senin için kesintisi olmayan bir ecir vardır.
Hasan Basri Çantay : Senin için muhakkak ve muhakkak tükenmeyen bir mükâfat vardır.
Hayrat Neşriyat : Hem şübhesiz ki senin için, elbette kesintiye uğramayacak olan bir mükâfât vardır.
İbni Kesir : Doğrusu senin için tükenmeyen bir mükafat vardır.
Muhammed Esed : Ve senin için kesintisiz bir ödül vardır;
Ömer Nasuhi Bilmen : Ve şüphe yok ki senin için bir tükenmez mükâfaat vardır.
Ömer Öngüt : Senin için tükenmeyen bir mükâfat var.
Şaban Piriş : Senin için sonsuz bir ecir vardır.
Suat Yıldırım : Hem senin ecrin, mükâfatın hiç kesilmez!
Süleyman Ateş : Senin için kesintisiz bir mükâfât vardır.
Tefhim-ul Kuran : Gerçekten senin için kesintisi olmayan bir ecir vardır.
Ümit Şimşek : Senin için ardı arkası kesilmeyecek bir ödül vardır.
Yaşar Nuri Öztürk : Senin için kesintisiz bir ödül var.
Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.