FANDOM


7/20 Araf Suresi
Kuran-ı Kerim
7/22


Arapça harfli ayet metni Edit

وَقَاسَمَهُمَا إِنِّي لَكُمَا لَمِنَ النَّاصِحِينَ

Latin harflerine transcriptli metin Edit

Ve kâsemehumâ innî lekumâ le minen nâsıhîn(nâsıhîne).

Kelime anlamlı meal Edit

1. ve : ve 2. kâseme-humâ : ikisine yemin etti 3. innî : muhakkak ki ben 4. leku-mâ : gerçekten sizin ikinize 5. le min en nâsıhîne : mutlaka nasihat (öğüt) edenlerdenim

Abdülbaki Gölpınarlı Edit

Ve yemin ederek şüphe yok ki dedi, ben size öğüt verenlerdenim.

Ali Bulaç Meali Edit

Ve: "Gerçekten ben size öğüt verenlerdenim" diye yemin de etti.

Ahmet Varol Meali Edit

Ayrıca: "Şüphesiz ki ben size öğüt verenlerdenim" diye onlara karşı yemin etti.

Diyanet İşleri Meali(Eski) Edit

'Doğrusu ben size öğüt verenlerdenim' diye ikisine yemin etti.

Diyanet İşleri Meali(Yeni) Edit

“Şüphesiz ben size öğüt verenlerdenim” diye de onlara yemin etti.

Diyanet Vakfı Meali Edit

Ve onlara: Ben gerçekten size öğüt verenlerdenim, diye yemin etti.

Edip Yüksel Meali Edit

Kendilerine yemin de etti: 'Ben size öğüt veriyorum.'

Elmalılı Hamdi Yazır (sadeleştirilmiş metin) Edit

Ve: «Ben gerçekten sizin iyiliğinizi isteyenlerdenim.» diye ikisine de yemin etti.

Elmalılı Meali (Orjinal) Edit

Ve her halde ben sizin hayrınızı istiyenlerdenim diye ikisine de yemin etti

Ömer Nasuhi Bilmen Edit

Ve onlara, «Ben muhakkak sizin için elbette hayırhâh olanlardanım.» diye yemin etti.

Muhammed Esed Edit

Ve onlara: "Ben gerçekten sizin iyiliğinizi isteyen biriyim" diye de and verdi.

Suat Yıldırım Edit

(20-21) Fakat şeytan onlara, gözlerinden gizlenmiş olan edep yerlerini açığa çıkarmak için vesvese verdi. Onlara şöyle telkinde bulundu: "Rabbinizin size bu ağacın meyvesini yasaklamasının tek sebebi, sizin meleklerden veya ölümsüz hayata kavuşanlardan olmanızı önlemektir" diyerek, kendisinin onların iyiliğini istediğine dair yemin üstüne yemin etti.

Süleyman Ateş Meali Edit

Ve onlara: "Elbette ben size öğüt verenlerdenim." diye de yemin etti.

Şaban Piriş Meali Edit

Ben sizin, iyiliğinizi isteyen, size öğüt verenlerdenim, diye onlara yemin etti.

Ümit Şimşek Meali Edit

Sonra da 'Ben sizin iyiliğiniz için öğüt veriyorum' diye yemin etti.

Yaşar Nuri Öztürk Edit

Ve onlara, "ben size öğüt verenlerdenim" diye yemin de etti.

Yusuf Ali (English) Edit

And he swore to them both, that he was their sincere adviser.

M. Pickthall (English) Edit

And he swore unto them (saying): Lo! I am a sincere adviser unto you.

Elmalı tefsiri (sadeleştirilmiş) Edit

Muhammed Esed Tefsiri Edit

Ve onlara: "Ben gerçekten sizin iyiliğinizi isteyen biriyim" diye de and verdi.


Ömer Nasuhi Bilmen Tefsiri Edit

Community content is available under CC-BY-SA unless otherwise noted.